İTÜ mezunu bu kızımız Kanal İstanbul hakkında tüm gerçekleri anlatmayı bir Türk vatandaşı olarak kendine görev edinmiş
Ağzına yüreğine sağlık
Tebrik ediyorum 👏 👏 https://t.co/jwbTnaAWzK
Memur maaşları yapılan 7. toplu sözleşme gereği Ocak ayında %15 + enflasyon farkı şeklinde yansıyacaktır.
Ancak Ocak ayında alınan ilk maaştan itibaren, %15 vergi ile başlayan vergi kesintisi serüveni, %20 - 27,35 ve 40 vergi kesintisi şeklinde devam etmektedir.
Ülkemizdeki hissedilen yüksek enflasyona rağmen düşük maaş artışı ve yüksek vergi diliminden dolayı, Şubat ayından itibaren vergi kesintisinin daha fazla olmasına ve memurların giderek azalan maaş almasına sebep olmaktadır. Hatta Temmuz ayında yapılan enflasyon farkı zammının da vergi ile geri alınması artık sıradan bir hal almaya başlamıştır.
Memurlar beslenme, giyim gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak bir yana, ev kirasını bile ödemekte zorluk çekmeye başlamıştır. Hekimsen olarak diyoruz ki, memurların artık insanca yaşayabileceği bir vergi sistemine geçilmesi ve %15'te sabitlenmesini, ayrıca oluşan aylık enflasyon farkının alınacak ilk maaşa yansıtılmasını talep ediyoruz.
#SabitGelireSabitVergi
Dün bir arkadaşımla taksiye bindik ve doktor olduğumuzu muhabbetimizden anladığında bizi bir tek taksiden atmadığı kaldı. En son da "Bir yıldız vermeyin lütfen 🥺🥺" dedi. Hak etmiyorlar doktorları. Salacaksınız bunları çayıra, güle oynaya doktorsuz hasta hasta yaşasınlar
Sen para kazanmak için her köşeye özel hastane şubesi açacaksın.
Ama senin başında olduğun ucube sağlık sistemden kaçıp ailesinin geleceğini kurtarmaya çalışan genç meslektaşlarına elinle ”Para” işareti yapacaksın.
Buna dedemin lafıyla cevap verebilirim ancak.
Edep yahu!
🫰🫰🫰🫰🫰
Kayseri’ye cenazemize gelmiştiniz sayın bakanım hatırlar mısınız? Kardiyoloji uzmanı meslektaşım polikliniğinde bir cani tarafından 2 şarjör kurşunla şehid edildi.
Keşke o da yurt dışana gitmiş olsaydı!
🚨Parmak şıklatmak için gitmiyor meslektaşlarınız dağ gibi sorunlarımız var, siz görmüyorsunuz…
Hayır sizden dolayı!
Kanunsuzlaştırılmış, yoksullaştırılmış, öz kıyımlara sürüklenmiş ve çaresiz bırakılmış tıp öğrencileri ve hekimler bu ülkeden gitmek zorunda kalıyor.
Doktorlar ve tıp öğrencileri sizden nefret ediyor!
Atatürk'ün ölümü üzerine yurt dışından gelen mektuplar:
5- ANZAC askeri Yüzbaşı Stuart Maclean'den mektup, 11.11.1938
Ekselans, bu mektubu, Avustralya ordusunun birçok eski subayı adına, bizce daha çok Kemal Paşa olarak bilinen Ünlü Önderiniz Ekselans Kemal Atatürk'ün ölümünü nasıl derin bir üzüntü ile öğrendiğimizi bildirmek ve Büyük Şefinin onarılmaz kaybı dolayısıyla kahraman Türk milletinin acısını paylaşmak arzusuyla yazıyorum. Avustralya Ordusundan olan bizler liderinizin pek iyi temsil ettiği Türk askerinin yiğitliğini, cesaretini ve güler yüzlülüğünü ateş altında tanıyıp öğrendik. Bu nedenle, Ekselans Atatürk'ün zamansız ölümü üzerine Türk milletinin uğradığı büyük kayıp dolayısıyla, bazı Avustralyalı eski askerlerin derin sempatilerini Cumhurbaşkanınıza ve onun aracılığıyla Türk halkına iletmesini Ekselanslarından rica ederiz.
LBA-K.732/2:
Aramızda gizli saklı yok. Ben 10 bin döner alıyorum.
2 bin lira döner alan yandal pediatri uzmanı hangi motivasyon ile çalışacak soruyorum. Bu beni rahatsız ediyor.
Teşvik sistemi ile sözleşmeli hekimlik sisteminin adaletli bir şekilde revize edilmesi gerekiyor. “
US weapons expert debunks Israel’s denial of Gaza hospital strike
Speaking to MEMO, weapons expert and US Army veteran Dylan Griffith challenged Israel's claim that it was a Palestinian 'misfired rocket' and not the Israeli military that struck the Al-Ahli Baptist Hospital on 17 October 2023, killing over 500 Palestinian civilians. Griffith examines the available visual evidence to refute Israel's version of events, which has now been endorsed by US President Joe Biden.
ben de şu yazımı ilave edeyim..
Bunu ESP'nin bildirisine karşı yazdım ama belli bir güruh zaten aynı şeyleri söylüyor. Onun için kime karşı yazdığımın fazla bir önemi yok.
-----------
1. Hamas, Filistin halkının haklı davasına el koymuştur. Ele geçirmiş, gasp etmiştir. Olan budur. Bu eylemi de başka hangi örgütler desteklerse desteklesin kerhen yapılmış destektir -gerçekten böyle bir destek varsa eğer-. Bu kirli saldırıda Hamas’ın imzası vardır. Hamas ideolojisinin yaptığı; onların kadın düşmanı zihniyetlerini açığa vurdukları kirli bir saldırıdır bu. Yıllardır yaptıkları gibi yine Filistin halkını zor duruma düşürdüler. Esas buna karşı çıkılmalı. Bırakın desteği…
2. Ölmüş kadının cesedini soyup, üstüne oturmuş, gülen eğlenen, zevk alan, azgın erkek güruhuna karşı söylenecek bir sözünüz yok mu? Taliban’ın yaptıklarını unuttuk mu? Işid’in yaptıklarını unuttuk mu? Ezidi kadınlarını IŞİD hangi gözle görüyorsa bunlar da İsrailli kadınları aynı gözle görüyor. Görmediniz mi o rezil erkekleri, abilerini taklit eden o küçük oğlanları…
3. Bunlar ezkaza İsrail’i ele geçirse bütün kadınlar mahvolmuş demektir Filistinli kadınlar da dahil. Onları eve kapatacak, okula göndermeyecek, başörtüsüz dışarı çıkarmayacak ve hatta bu konuda giderek gericileşerek (böyle oluyor çünkü) cariye-köleler alma hevesiyle onun bunun sınırına saldıracakları bir devlet kuracakları açık değil mi?
4. Hamas eskiden bu derece barbar değildi. Yakın zamanda büyük bir güç elde etmiş olan öyle bir hocaları var ki onu örnek alıyorlar: IŞİD. Radikal güçler, vahşet ile kısa sürede başarı kazanıldığını iyi bilir. Bunun orta çağ sonlarındaki en bilinen örneği Moğollardır. Bunlar da o zamanın Moğollarını örnek alıyor. Barbarlık savunulamaz! Artık farklı bir dünyadayız ve kısa süreli başarı dışında bu yöntemle başarı kazanamazlar. Filistin halkı bu yöntemle kazanamaz. Filistinlilerin önce bu şeriatçılara karşı direnmeleri, bayrak açmaları şarttır.
5. Kadına karşı kalkan eller kırılır. Bundan sonra böyle olacak! Kimse karşımıza; ben haklı bir dava savunuyorum, ulusal bir dava savunuyorum diye; şeriatçı, kadın düşmanı, sivil insanları hedef alan, insan hak ve onurunu çiğneyen, yok sayan; kimliğiyle çıkmasın. Bir kadın olarak söylüyorum: Ey Hamas ve benzerleri ve destekçileri; size destek yok! Aksine size karşı isyan var. Savaş var. Şeriatçılara ve şeriatçılığı açan yollara destek vermeyeceğiz! Ezberci güya solculara da destek vermeyeceğiz! Bulanıklara destek vermeyeceğiz (bazı gazeteci, siyasetçi ve partililer), her yerde rezil edeceğiz, teşhir edeceğiz sizleri. Önce pisliğe karşı çıkacak sonra Filistin halkının adını ağzınıza alacaksınız! O yüzden biz Filistin halkını savunuyoruz diye karşımıza çıkmayın!"
Kamuoyuna önemle bildiririz;
Son dönemlerde sıklığı artan ‘’sağlık çalışanına yönelik Terör eylemleri’’ bizleri yıldıramaz.
Yıllarca iş bırakma dahil birçok eylem ile Sağlıkta şiddete dur dedik. Ancak durmuyor, artarak devam ediyor.
Bu eylemlerin asıl sebebi bu canilerin hakettikleri cezayı veremeyen hukuk sistemi ve bu düzeni makul gören kanun koyuculardır.
Biz bu şiddeti sindiremiyoruz, korkmuyoruz ve her zamankinden daha güçlü olarak bir aradayız.
-09.10.2023 tarihinde Kocaeli ilinde uygulanan iş bırakma kararının tüm yurtta uygulanacağını ve her ay artan iş günü sayısı ile iş bırakılacağını deklare ediyoruz !
-09.10.2023 tarihinde tüm illerden gelen İl dernek temsilcileri ile Kocaeli’nde
-14.10.2023 tarihinde tüm il dernek başkanları ve yönetim kurulu üyeleri ile Ankara’da olacağız.
Emekten gelen gücümüz ile son defa Sağlık bakanlığına sesleniyoruz;
Bize rağmen sağlığı idare edemezsiniz. Ama biz size rağmen fedakarca çalışıyoruz.
Bizler artık bu şartlar altında hizmet üretmeyi reddediyoruz.
Sizler için ise sağlık çalışanına uygulanan şiddeti engelleyemediğiniz her gün İstifa büyük bir erdem olarak karşınızda durmaktadır.
Son 20 yılda kamu ihale kanunu en az 200 kez değiştiren TBMM gerekli adımları atmaya muktedirdir.Ancak bu düzenlemenin henüz yapılmamış olması ise 85 milyon vatandaşın sağlık hakkının gaspıdır.
Taleplerimiz kapsamlı raporlar halinde defalarca muhataplarımıza iletilmiştir... Tekrarlıyoruz;
1-Sağlıkta Şiddeti Önleme Yasasında yapılacak düzenlemeler 3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu yerine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda yapılacak düzenlemeler ile yapılmalıdır.
2-TCK’da yapılan düzenleme ile verilecek ceza alt sınırı en az 2 yıl olmalıdır.
3-Sağlık çalışanlarına şiddet uygulayanlara, iyi hal indirimi veya başkaca bir cezada indirim uygulanmamalıdır.
4-Cezalar ertelenmemeli, “hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasını“ engelleyecek düzenlemeler yapılmalıdır.
5-Şiddete uğrayan hekim-sağlık çalışanının hizmetten her şartta çekilebilmesinin yanı sıra şiddet uygulayan kişilere de kademeli olarak şiddetin türü ve tekrarlanması durumuna göre 5–10 yıl arasında Kamu Sağlık Hizmetlerinden yararlanması men edilmeli, sağlık hizmetini bu süreçte ancak ücretli alabilmesi sağlanmalıdır.
6-Sağlık çalışanına hakaret durumunda ise, Türk Ceza Kanunu, Şerefe karşı işlenen suçlar kısmında düzenleme yapılmalı ve 125. Madde 3. fıkra a bendine “Doktor ve sağlık çalışanlarına yönelik görevleri sırasında işlenen hakaret suçunda ceza 2 yıldan az olamaz ibaresinin eklenmelidir.
7-Hekime yönelik darp, cebir, tehdit, hakaret, görevi yaptırmama gibi suçlar tutuklanma sebebi olan katalog suçlara eklenmeli, insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamına alınmalıdır.
Talepler yerine getirilmediği takdirde, ortak STK paydaşlarımız ve 81 ilde sahanın efektif örgütlü idaresi ve vatandaşlarımızın desteği ile mücadeleyi arttırarak kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.
AHEF Yönetim Kurulu