Bütün stand up sanatçıları bir araya gelip soyle güzel bi show hazırlasa, korkmadan çekinmeden şakalarını yapsalar...ondan sonra görsek bu destek veren arkadaşları
Şahan Gökbakar'dan tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’a destek açıklaması:
"Deniz'in gösterisindeki şakalar sebebiyle tutuklandığını üzülerek öğrendim!
Kendi isteğiyle ülkesine dönmüş bir kişiyi, konuşarak işlediği iddia edilen ve ceza alsa bile muhtemelen hapse girmeyeceği bir suç gerekçesiyle tutuklamak ve tutuklu şekilde yargılamak kabul edilir bir şey değil!”
Bugün iki önemli şey oldu:
1) Mansur Yavaş, Özgür Özel ile yol yürüyeceğini açıktan ilan etti.
2) KK, partiye format atmadan kurultaya gitmeyeceğini netleştirdi. Yolsuzluktan casusluğa tüm suçlamalara sahip çıktı. Özgür Özel'e yönelecek yeni operasyonların yolunu yaptı.
İşin ahlaki boyutuna girmeyeceğim. Ağır konuşmadan o konuya girmek çok mümkün değil. İşin teknik kısmında kalırsak, aslında operasyonların arkasındaki strateji değişmedi.
Ana hedef, muhalefetin dişlerini sökmek. Muhalefet olarak var olan ama hiç kimseyi ısıramayan, dolayısıyla iktidara gelme ihtimali olmayan bir muhalefet tasarımı. Çözüm süreci üzerinden Öcalan'ı Kürt siyasetinin tek adamı ilan ederek DEM'in sesini kısmaya çalışmak da muhalefetin bayrak adamı İmamoğlu'na yapılan operasyon da aynı stratejinin parçalarıydı. En tepeden lider kafalanır veya bertaraf edilirse, muhalefetin de dişleri sökülür diye düşünüldü. İmamoğlu bertaraf edilmeye çalışıldı ama CHP dağılmadı, birbirine düşmedi. Dolayısıyla Öcalan ile DEM'e yapıldığı gibi, CHP'nin başına iktidarla çalışmaya hazır bir vasi atandı. Ancak buradan da yeterince verim alınmayacak gibi gözüküyor. Hem KK imajını kurtarabilecek gibi görünmüyor hem de Mansur Yavaş'ı değişimcilerden uzaklaştırma stratejisi 19 Mart'tan sonra bugün bir kez daha çöktü. Rüzgar yönünü değiştirmezse, el büyütmek zorunda kalacaklar. Her şeye rağmen muhalefeti dişleri keskin şekilde tutabilen Özel'i bertaraf etmeye çalışacaklar.
Buna yanıt verecek strateji, "Hepimiz Kara Murat'ız" demeli. Muhalefete liderlik edecek kişilerin İmamoğlu-Özel-Yavaş'tan ibaret olmadığını, kimi içeri alırlarsa alsınlar aynı idealin peşinden gidecek ve muhalefeti bir arada tutacak insanların bitmeyeceği bir kurumsal muhalefet örgütlenmeli. Mahkeme kararıyla kapatılamayacak bir muhalefet zihniyeti oluşturulmalı. Ve karşı tarafın büyük bir "batık maliyet yanılgısı" içinde olduğu sinyallenmeli. Buraya kadar yapılan her şey boşuna gitmesin, "batık maliyet" olmasın diye daha da el yükseltiliyor. Ancak el ne kadar yükseltilirse yükseltilsin bir işe yaramayacağı ve bu operasyonları yürütenlerin ödemek zorunda kalacakları siyasi maliyeti kabarttığı anlatılmalı.
Gezi, bu toprakların vicdan terazisidir.
Dün o terazide adalet arayanların kararlılığı neyse, bugün demokrasiyi ve sandığı savunanların iradesi de odur.
Bugün, tam 13 yıl sonra, yine aynı çizgideyiz.
Ne bir adım geri, ne bir cümle eksik…
Boyun eğmeyenlere…
Direnenlere…
Mücadele edenlere selam olsun.
Gezi, bu toprakların vicdan terazisidir.
Dün o terazide adalet arayanların kararlılığı neyse, bugün demokrasiyi ve sandığı savunanların iradesi de odur.
Bugün, tam 13 yıl sonra, yine aynı çizgideyiz.
Ne bir adım geri, ne bir cümle eksik…
Boyun eğmeyenlere…
Direnenlere…
Mücadele edenlere selam olsun.
Sen benim 93 yaşındaki annemin kalbini kırdın... O kadın sana oy vermek için ne zorluklarla gitti seçim sandığına, sana inanmıştı o***** çocuğu...
Hakkım haram olsun...
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral:
Yusuf Tekin'e saldıranlar şunu iyi bilsin: Bu milletin değerleriyle kavgalı olan herkes karşısında bizi bulur!
Sizin derdiniz ne eğitim ne çocuklar… Sizin derdiniz maneviyatla yetişen bir neslin önünü kesmek.
Çünkü biliyorsunuz ki inancıyla, ahlakıyla, vatan sevgisiyle büyüyen bir gençlik, sizin kirli düzeninizi yerle bir eder!
Işıl Öykü Dinç'in ailesine tehdit:
"Vazgeçmezseniz sizi kızınızın yanına gömeriz"
Işıl Öykü Dinç, yolun karşısına geçerken hızla gelen bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybetti. Sürücü serbest bırakıldı. Ailesi kampanya başlattı ve adalet arıyor. Ama birileri bundan rahatsız.
Aile farklı numaralardan gece-gündüz aranıyor, küfür ve tehdit içerikli mesajlar alıyor. Gelen arama ve mesajlarda kendileri öldürülmekle, kızlarının mezarı da tahrip edilmekle tehdit ediliyor.
Işıl Öykü Dinç cinayetinin davası bugün 11:00'de Kartal Anadolu Adliyesi’nde görülecek.
Destek için davaya gidebilir ya da başlattıkları kampanyayı imzalayabilirsin:
https://t.co/cP50TzjGY8
#IşılÖyküDinçİçinAdalet
Temel fonksiyonu öğretmenlerin özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi olan eğitim sendikaları, sokaklarda.
Milli eğitim bakanını istifaya çağırıyorlar, iktidara laf yetiştiriyorlar, kızıyorlar, bağırıyorlar, çağırıyorlar.
Doğru bulmasam da bu eylemi, siyasi mecra kendi içinde sindirebilir, tartışabilir, kavga konusu yapabilir.
Tesiri, siyasetin sınırlarını aşmaz.
Fakat.
Öğrencileri ve öğretmenleri, okulları boykota çağırmak ne demek?
Toplumun sinir uçlarıyla oynamayın, kriminal hesaplar peşinde koşmayın.
Aklınızı başınıza alın.
Geçmişten ders çıkarın.
Bu milleti sahaya inmek zorunda bırakmayın.
Türkiye’de bundan böyle herhangi bir mafya, çeteci, gangster, çakal, it, kopuk, elleri silahlı karakterlerin olumlu ve karizmatik gösterildiği tek bir TV dizisi bile olamayacak.
Yapmaya kalkana DEVLET ağır bedel ödetecek.
Türkiye’de silah kullanma hakkı sadece DEVLET’e aittir
Yaşasın Atatürk'ün "Tam bağımsız Türkiye" ideali
"Oysa hangi istiklal vardır ki yabancıların nasihatleriyle, yabancıların planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir…” (Atatürk, 6 Mart 1922
"Tam bağımsızlık,siyasî,malî, ekonomik, adlî, askerî, kültürel vb. her hususta tam bağımsızlık,tam serbestlik demektir. Bunların herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk, millet ve memleketin gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından yoksunluğunu ifade eder." (Atatürk, Nutuk, C.I,s.834)
"Bugünkü savaşımlarımızın amacı,tam bağımsızlıktır. Bağımsızlığın tamlığı ise ancak malî bağımsızlık ile mümkündür. Bir devletin maliyesi bağımsızlıktan mahrum olunca,o devletin bütün hayatî kuruluşlarında bağımsızlık felce uğramıştır." (Atatürk-1922, Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, C. I,s.222-223
Erdoğan’a gık diyeni tutuklasınlar ama Atatürk’e ağzınıza geleni söyleyin değil mi?
Ancak vatan haini kansızlar Atatürk’e söver. Dedeleri de hain olduğu içindir.