İsrail'in, Lübnan'a yönelik saldırılarından dolayı bir anne çocuğunun ölmesini istemediği için Türk gazeteciye "çocuğum senin olsun, Türkiye'ye götür" cümlesi yürekleri dağladı.
#İspanya’ya taşındıktan sonra fark ettik.
Türkiye’de ekmek yiyince:
→ şişkinlik
→ mide ağrısı
→ halsizlik
→ beyin sisi
İspanya’da ekmek yiyoruz.
Hiçbir şey olmuyor.
Neden biliyor musunuz?
Çünkü buğday aynı değil.
🇹🇷 Türkiye’de:
Hibrit buğday.
Daha sert gluten.
Glifosat (ot ilacı) kalıntısı hâlâ tartışmalı şekilde kullanılıyor.
Hızlı mayalama.
Katkı enzimleri.
Ağartılmış un.
Gerçek ekmek değil.
Hızlandırılmış bir hamur.
🇪🇸 İspanya’da ise:
Uzun fermantasyon.
Ekşi maya geleneği.
Daha sıkı gıda denetimi.
Gerçek buğday türleri hâlâ kullanılıyor.
Bu yüzden aynı gluten
vücutta tamamen farklı tepki veriyor.
Ama fark sadece ekmekte değil.
İspanya’ya yerleştikten sonra şunu da fark ettik:
Meyve ve sebzede de fark inanılmaz.
Domates gerçekten domates gibi kokuyor.
Soyunca bütün mutfak kokuyor.
Türkiye’de ise çoğu ürün:
→ hibrit ( İsrail tohumu )
→ hızlı büyütülmüş
→ raf ömrü için yetiştirilmiş.
Tat neredeyse yok.
Ata tohumları ise neredeyse tamamen kayboldu.
Bir fark daha var.
Gerçek buğday siyezdi, kavılcaydı.
Gerçek ekmek
20 saat mayalanırdı.
Bugün ise
2 saatte kabaran
katkılı bir hamur yiyoruz.
Bu mesele nostalji değil.
Bu bir sağlık meselesi.
Ve artık kimse
“buğday aynı buğday” demesin.
Çünkü gerçek şu:
Biz sadece kendimizi değil
çocuklarımızın geleceğini de yavaş yavaş zehirliyoruz.
#tly #phe #borsaistanbul
Dün işi bıraktım.
Benim maaşım iyiydi ama işyerindeki arkadaşa yapılan haksızlığa dayanamamıştım.
Yeni evde almıştık.
Bir dünya borç yapmıştık.
Şimdi aynı maaşlı iş bulmam zor olacak galiba.
Bugün bir şirkete iş için CV bıraktım ama "50 kişi başvurmuş beni mi alacaklar" diye aklımdan geçirdim.
Hiç umutlu değildim.
Eve giderken balık alayım dedim.
150 TL olunca 1 kg istedim.
O sırada bir abla ile küçük kızı geldi.
Balıkçıdan 50 liralık balık istedi.
Sonra vazgeçti.40 liralık istedi.
Belli ki parası çıkışmadığı için istediği kadar alamıyor...
Bir yalan geldi hemen aklıma.
Dedim ki ablaya: "İzin verirseniz ben ısmarlayayım. Bugün annemin vefat yıldönümü. Bende balık alıp dağıtıyordum. Herkese ısmarlıyorum. Nasibiniz varmış sizin de kardeşim. Kabul edin de bende sevineyim’’.
Şaşırdı, "olmaz" dedi, ama ısrar edince kabul etti...
Az bekle ablacım dedim. Yan dükkandan salatalık malzeme aldım. Karşı fırından da sıcak ekmek alıp tekrar yanlarına vardım. O kız çocuğu ekmekleri taşımak için ellerini uzattı. Yüzünde çok büyük bir sevinç vardı. Elimi cebime attım. Son kalan 250 lirayı da küçük kıza uzattım. Teşekkür edip gittiler...
Balıkçı, ‘’Sağ olasın kardeşim. Onların babaları geçen hafta vefat etmişti. Yaptığın çok makbule geçti’’ dedi.
Ev almak için arabamı da satmıştım.
Minibüse binip gidecektim, ama hiç paramın kalmadığını fark ettim. Olsun dedim. Yokuş yukarı yürüyerek eve gittim...
Saat: 17.33…
Telefonum çaldı.
Bir bayan beni aradı. "İşe alındınız Serdar Bey" dedi.
Hem de maaşım eskisinden 4.500 TL fazla idi...
Saat: 21.45… Telefonum çaldı. Babam aramaktaydı: "Köydeki pek işe yaramayan tarlamızı biri istiyor. Tavuk çiftliği kuracakmış. Şu kadar paraya anlaştık. Sen ne dersin? Tamam dersen satalım. Kısmetse o para ile senin ev borcunu kapatalım..."
Saat:02.03…
Şükür namazımı kıldım.
Duamı yaptım.
Kısmetse bu Pazar günü o balıkçıdaki ablayı bulacağım.
Ne ihtiyacı varsa alacağım.
Bundan sonra onu ve kızını asla yalnız bırakmayacağım…
Sonsuz şükrolsun sana Allah’ım…
*
(Okuduklarınız yaşanmış bir olaydan aktarılmıştır)
Sayın veliler;
Çocuğunuz özgüvenli ve hiperaktif degil!
Kısacası: Saygısız ve şımarık!!!
Bunun böyle olmasının sebebi öğretmenler asla değil,
Sadece Sizsiniz!
Öğretmene cep telefonu kullanmak zorundaymış gibi muamele edilirse,
Öğretmene zorla öğrenci grubu kurudurulursa,
Öğretmene zorla veli grubu kurudurulursa,
Öğretmen sürekli veli ve öğrenci ile muhatap ettirilirse,
Öğretmene ders dışında sürekli etkinlik, angarya, cart, curt işler verilip eğitim öğretim ikinci hatta üçüncü plana atılırsa,
Öğretmen sürekli evrak, kürek, toplantı, seminer vs. ile oyalanırsa,
Toplumda öğretmenler sürekli tatil yapıyor algısı yaratılırsa,
Öğretmene çaycı ve güvenlik görevlisi maaşı reva görülürse,
Öğretmenleri cimer vb. yerlere şikayet etmek marifetmiş gibi lanse edilirse,
Eğitim öğretim basit bir şeymiş gibi formasyonu olmayanlar dahi ücretli öğretmenlik adı altında çalıştırılırsa,
Öğretmene asli görevi unutturulup eğitim öğretimden uzaklaştırılırsa,
Öğretmene sürekli aba altından sopa gösterilirse, ders programı ile, onla bunla tehdit edilirse,
Ne eğitimin değeri kalır ne de öğretmenin.
Eğitimde özü kaybettik. Toparlanıp özümüze dönmemiz gerekiyor.
Oğuzhan Abravcı
Milli Eğitim Bakanı Sn. Yusuf Tekin, öğretmenlerimizin il emri taleplerini karşıladı.
Öğretmenlerimiz ise #YusufTekinAileyiKorudu diyerek karşılık veriyor.
@Yusuf__Tekin
✅ Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’den aileleri sevindiren müjde!
İller arası mazeret tayini başvurusu yapan TÜM öğretmenlerin atamaları yapıldı.
📍Aile birliği, kamu yararı ve insan onuru gözetildi.
#YusufTekinAileyiKorudu
Sayın Bakanım Allah ayağınıza taş değdirmesin. Sağlık özrü ile tayin istemiştim çıkmamıştı ama il emri kararınızla milyonları bir kez daha kazandınız #YusufTekinAileyiKorudu
Mazeret tayinlerinde il emri hayırlı olsun
Aile, sağlık ve diğer mazereti olan öğretmenleri birleştirmek insani bir konudur
Bu iradeyi gösteren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin @Yusuf__Tekin
Ve Personel Genel Müdürü Bülent Çiftçiye teşekkür ederiz
Ancak
İl dışı atamalarda tercih açılmıyor
Yıllardır Öğretmenler tayin isteyemiyor
Bol tercihli
İkinci il dışı takvimi talep ediyoruz.
Var olan tıkanıklığın emekliliği teşvik ederek özellikle Batı bölgelerinde yüksek mevcutlu sınıflar göz önüne alınarak yeni okullar yapılarak normların açılmasını sağlanmasını talep ediyoruz
İl/İlçe emri hakkı verilmesi için Türk Eğitim-Sen olarak MEB'e yazılı talepte bulunmuş bulunmaktayız.
Eğitim çalışanlarının aile bütünlüğü için mücadelemiz devam ediyor...
MAZERETE BAĞLI YER DEĞİŞTİRMELERDE İL/İLÇE EMRİ HAKKI VERİLSİN! https://t.co/BYJnHYEg8N @Türk Eğitim Sen aracılığıyla