martıda kadınlar taciz ediliyor diyorsun da, şikayetvarda binlerce kadının taksiciler yüzünden mağdur olduğu, darp edildiği, yolda bırakıldığı ortada; taksilerde panik butonu veya GPS takip sistemi var mı da konuşuyorsun? konuyu manavlığa armuta getirip asıl pisliği halının altına süpürmeye çalışıyorsun ama yemezler. armutla insan taşımayı aynı kefeye koyacak kadar mantığı yitirmişsin. o lüks manavla senin arandaki fark kalite ve sunum meselesidir, müşteri isterse gider lüks manavdan alır isterse tanzimden alır; ama takside seyahat etmek bir kamu hizmetidir, lüksü ya da markalısı olmaz, kalitelisi olur vatandaşa güvenli ve temiz ulaşım sağlamak zorundasın. ben müşteriyim, güvenli ve temiz araç arıyorum; plaka baronlarının tekelinde rezil olmaya mecbur değilim. daha da sana bu konuda yazacak vaktim yok, kendi hayal dünyanla baş başa kalabilirsin, hadi eyvallah.
@OguzAlperOktem@martiteknoloji
önce sığır dedin tutmadı paralı troll dedin o da tutmayınca şimdi yapay zeka diyorsun :) karşında küfretmeden iki cümleyi bir araya getiren biri olunca bünye alışık değil tabi hemen yapay zeka. benim senin mesleğini bilmeme gerek yok ki ben müşteriyim parayı veren koltuğa oturan benim, yemeğin kötü olduğunu anlamak için aşçı mı olmak gerekiyor. ayrıca seninle kendi durağına gitsek tabi sorun yaşamayız önemli olan yağmur yağdığında mesai çıkışında sade vatandaş el kaldırdığında ne olduğu. madem izmirde her şey dört dörtlük madem kısa mesafeye bayılıyorsunuz o zaman izmirdeki millet niye durakları aramak yerine martı çağırıyor. işini iyi yapan adam rekabetten korkmaz bu kadar panik yapmanız bile her şeyi özetliyor zaten.
Demek ki neymiş vatandaş sizin kendinizden memnun olduğunuz kadar memnun değilmiş. @OguzAlperOktem
Önce ortaya hakaret atıp, cevabını alınca 'üstüne alınmışsın' diyerek geri vites yapman bile ne kadar haksız olduğunun özeti. Gelelim sığındığın bahanelerin gerçekliğine:
Sadece İstanbul'da oluyor' masalını külahıma anlat. Ankara’dan İzmir’e, Antalya’dan Bursa’ya kadar yağmur yağdığında, vardiya değişiminde veya 'kısa mesafe' dendiğinde vatandaşın neler yaşadığını bu ülkede yaşayan herkes biliyor.
Kendi aracıyla, kendi yakıtıyla ve kendi emeğiyle direksiyon sallayan insanlara 'hırsız' deyip; milyonluk teneke plaka rantıyla asıl şoförün sırtından geçinen tekel düzenini 'emek' diye savunmak akıl tutulmasıdır.
Söyleyecek tek bir mantıklı argümanın kalmayınca 'paralı troll' yaftasına sarılman çok normal. Benim savunduğum tek şey, kendi paramla rezil olmadan, güvenli ve insanca ulaşım hakkım. Sizin derdiniz ise vatandaş değil, bozulan tekel konforunuz. @OguzAlperOktem
Milyonluk plaka rantını "esnaf edebiyatı" ile savunup duygu sömürüsü yapmak, asıl adaletsizliğin ta kendisidir. SGK ve vergi diyerek mağdur edebiyatı yapıyorsunuz ancak yıllarca asıl emekçi olan taksi şoförlerini sigortasız, hiçbir güvence vermeden, insanlık dışı mesailerle direksiyon sallatan sistemin ta kendisi bu plaka ağalığıdır. "Esnaf" kelimesinin arkasına saklanarak korumaya çalıştığınız şey alın teri değil, rekabete kapalı bir tekelin konfor alanıdır.
Vergi meselesine gelince; Martı zaten devasa bir şirket olarak kurumlar vergisini ödüyor. TAG modelinin asıl amacı da, yıllardır taksilerde elden ele dolaşan, kaydı kuydu olmayan ve devasa boyuttaki o kayıt dışı nakit ekonomisini dijitalleştirip, her bir kuruşu şeffaf ve tamamen vergilendirilebilir hale getirmektir. Yeni nesil ulaşım, devletin vergi kaybını artırmaz, aksine kayıt dışılığı bitirir.
Verdiğiniz "Food truck" (sokak lezzetleri aracı) örneği ise dünyadaki değişimden ne kadar kopuk olduğunuzun tam bir özeti. Dünyanın her yerinde food truck'lar yasal, modern ve sevilen bir alternatiftir; onlar da kendi kategorilerine göre vergi ve izin bedelleri öderler. Bir restoran sırf yüksek kira ödüyor diye, müşteriye bayat yemek yedirme ya da "bu masaya servis açmıyorum" deme hakkına sahip değildir. Müşteri daha iyi, daha temiz ve daha pratik bulduğu için gidip o karavandan alışveriş yapar. Tıpkı bugün insanların, sırf plaka sahibi "vergi veriyorum" diye kaba saba bir hizmete katlanmak yerine, temiz ve nezaketli TAG sürücülerini tercih etmesi gibi.
Gerçek esnafın emeğine herkesin saygısı sonsuzdur. Ancak sahip olduğunuz milyonlarca liralık sarı plakanın değer kaybetme korkusunu "esnafın hakkı" maskesi altına saklamaya kalkarsanız, buna sadece kendiniz inanırsınız. Adalet, vatandaşı tek bir seçeneğe ve niteliksiz hizmete mahkum etmek değil; iyi olanın kazandığı, herkesin kurallara uyduğu şeffaf ve rekabetçi bir sistem yaratmaktır.
@OguzAlperOktem de belki cevaplayacaktır ama ben size hepsinin cevabını anlayacağınız şekilde vereyim.
Bana ne şirketim olduğunu sormuşsunuz ama, inanın şirketimin adını ve vizyonunu size anlatsam da bunu idrak edebilmeniz pek mümkün görünmüyor. Zira küresel teknoloji ekosisteminin ve serbest piyasa ekonomisinin nasıl çalıştığına dair en ufak bir fikri olmayanların, "sensörün ne kadarı yerli" veya "yarın sürücüler ne yapacak" gibi argümanlarla ortaya çıkması zaten meselenin ne kadar uzağında olduğunuzu özetliyor.
Öncelikle şunu belirteyim bazı şeyleri anlayabilmeniz için bazı şeyleri tekrarlamış olacağım kusura bakmayın. Donanım milliyetçiliği yapmak, teknoloji okuryazarlığının sıfır noktasında olmaktır. Bugün dünyadaki hiçbir dev teknoloji şirketi tekerleği yeniden icat etmez; donanımı küresel tedarik zincirinden alır, yazılımı, yapay zeka entegrasyonunu ve veri işleme modelini kendi pazarına göre kurgular. Mesele sensörün lehimini kimin yaptığı değil, o otonom sistemi İstanbul'un kaotik dinamiğine adapte edebilecek vizyonu ortaya koymaktır.
"Otonom gelince TAG sürücüleri ne olacak?" şeklindeki duygu sömürüsü ise, matbaa geldiğinde "hattatlar ne yapacak" ya da traktör icat edildiğinde "tırpancılar nasıl geçinecek" demekle aynı yüzeyselliktir. Gelişimi durdurarak istihdam korunmaz; teknoloji eski operasyonel işleri bitirirken, o filoları yönetecek, bakımını yapacak, sistemini geliştirecek yepyeni sektörler yaratır.
Şunu da anlayabileceğiniz en basit seviyeye indirgeyerek açıklayayım: Otonom araçlar ne kadar yaygınlaşırsa yaygınlaşsın, insan sürücülü sistemler bir gecede buharlaşıp yok olmayacak. Ulaşım tek boyutlu bir ihtiyaç değildir. İnsan inisiyatifinin, esnekliğin, iletişimin ve özel hizmetin gerektiği durumlarda sürücülü sistemler her zaman var olmaya devam edecek. Tıpkı asansör icat edildi diye merdivenlerin yıkılmadığı gibi, otonom araçlar piyasaya girdi diye de direksiyon başındaki insan tamamen ortadan kalkmayacak; sadece alternatifler çeşitlenecek. Tabii yeniliğe kapalı, tekelci bir zihniyetin farklı seçeneklerin bir arada, özgürce var olabileceği bir ulaşım ekosistemini kavraması biraz zor olabilir.
Metninizdeki en büyük mantık çöküşü ise "tekel" tanımınızda yatıyor. Taksiciliğin tekel olması; plaka sayısının suni olarak kısıtlanıp dışarıdan sisteme girmenin yasaklanmasından, yani yasal bir rant yaratılmasından kaynaklanır. Oysa teknoloji platformlarının yönettiği bir ağda kapı rekabete açıktır; yarın daha iyi bir yazılım yapan, daha iyi bir filo kuran herkes bu pazara girebilir. Rekabete kapalı, suni bir plaka derebeyliği ile inovasyona dayalı serbest piyasayı aynı kefeye koymak, temel ekonomi terimlerinden bile bihaber olmaktır.
Kısacası; değişimi okuyamamakta ve statükoya sıkı sıkı sarılmakta özgürsünüz ama bari bunu "teknolojiyi sorguluyoruz" gibi vizyoner bir kılıfa sokmaya çalışıp kendinizi komik duruma düşürmeyin
"Sığır" dediğiniz insanlar tek tuşla arabasını çağırıp, ne ödeyeceğini bilerek, kimseye ağız eğmeden insanca seyahat ediyor. Asıl sığır sürüsü; "abi değişim saatim", "kısa mesafe gitmem" diyenlerin peşinde yağmur çamur demeden el pençe divan durup meleyenler olmasın sakın?( taksiyi tercih edenlere saygı duyuyorum ) bunların zihniyetinde olanlara ithafen yazıyorum.
Yüzümüze kapı kapatan, beni arabasına layık bile görmeyen köhne bir sisteme bu kadar aşık olmamızı beklemeniz cidden göz yaşartıcı bir Stockholm sendromu. Sizin hor gördüğünüz o "sığırlar", alacakları yolcuların kim olduğunu bilerek alarak gidecekleri yere konfor içinde çoktan ulaştı bile. Hazımsızlığınız için de bir soda iyi gelir, malum çağın epey gerisinde kalmışsınız. @OguzAlperOktem
Sen "araştır" derken hala Google'da amele gibi sekme sekmeye gezmeyi veya ansiklopedi karıştırmayı kastediyorsun herhalde. Kendi teknoloji şirketimde sistem mimarileri kuran ve senaryoları yazan biri olarak sana modern dünyadan küçük bir vizyon dersi vereyim: Yapay zekaya doğru parametreleri verip, karmaşık verileri saniyeler içinde analiz ettirerek sentezletmek, günümüzün en üst düzey ve zeka gerektiren araştırma yöntemidir.
Tabii bir yapay zekaya doğru "prompt" yazıp onu ileri seviye bir araştırma asistanı gibi kullanabilmek belli bir analitik kapasite ve beyin kıvrımı gerektirdiği için, senin onu sadece basit bir kopyala-yapıştır aracı sanman çok normal. Senin vizyonun ve teknolojik algın bu sistemlerin nasıl çalıştığını idrak etmeye yetmez o yüzden sen kendi ilkel yöntemlerinle taş devrinde "araştırmacılık" oynamaya devam edebilirsin. Sana bir de kolaylık yapayım. Linki bırakayım da ilkel yöntemlerle uğraşarak farklı dillerde araştırma yapamaya uğraşma yapman gereken sadece linke tıklamak. Haydi kolay gelsin.@OguzAlperOktem
Onu da anlatayım ;
Şirketler hukuku 101: ABD borsasındaki (NYSE) 'Martı Technologies' ana holding, Türkiye'deki 'Martı İleri Teknoloji A.Ş.' ise onun %100 iştirakidir. Yani TR'deki şirketin sahibi bizzat ABD'deki şirkettir. Oğuz Alper Öktem de resmi SEC kayıtlarına göre bu yapının Kurucusu ve CEO'sudur. Global holding yapılanmasını (parent/subsidiary) bilmeyenlere duyurulur; kapı gibi resmi evraklar ortadayken bilmeden konuşmayın. 📄📉@OguzAlperOktem
Teknoloji cahilliği yine devrede. Dünyada otonom araç teknolojisi geliştiren şirketlerin (Waymo, Cruise vb.) neredeyse hiçbiri sıfırdan otomobil şasisi üretmiyor; Jaguar veya Chevy gibi hazır araçları alıp üzerine kendi yapay zeka, sensör ve otonom yazılım mimarilerini entegre ediyorlar. Oğuz Alper Öktem’in bahsettiği "yılların mühendisliği" o Maxus'un sacı veya direksiyonu değil; araca otonom yeteneği kazandıran sistemin ta kendisi. "Sadece yeşile boyamışlar" diyerek arka plandaki yazılım AR-GE'sini küçümsemeye çalışanlar, donanım üretimi ile otonom teknolojisini ayırt edemeyen vizyonsuzlardır.
Ayrıca asıl büyük haberi kaçırıyorsunuz: Pazarın dengelerini tamamen değiştirecek ikinci yolculuk uygulaması da çok yakında geliyor. Siz kaportayla oyalanırken ulaşım ekosistemi büyümeye devam ediyor. 🚀🤖 @OguzAlperOktem
ABD borsasına (NYSE) açık bir şirketin şeffaflığından bihaber olanlara SEC 101 dersi: Evet, Martı (MRT) teknik olarak bir SPAC birleşmesi sebebiyle Cayman Adaları siciline kayıtlı. Buraya kadar doğru. Ama 'Oğuz Alper Öktem'in şirkette resmi kaydı bile yok' demek için finansal okuma yazmanızın olmaması lazım. Girin SEC EDGAR sistemine, Form 20-F ve 6-K raporlarına bakın; adamın 'Founder, CEO & Chairman' unvanıyla kapı gibi imzası duruyor.
ABD borsasına (NYSE) açık bir şirketin şeffaflığından bihaber olanlara SEC 101 dersi: Evet ULAN, Martı (MRT) teknik olarak bir SPAC birleşmesi sebebiyle Cayman Adaları siciline kayıtlı. Buraya kadar doğru ULAN. Ama 'Oğuz Alper Öktem'in şirkette resmi kaydı bile yok' demek için finansal okuma yazmanızın olmaması lazım. Girin SEC EDGAR sistemine, Form 20-F ve 6-K raporlarına bakın; adamın 'Founder, CEO & Chairman' unvanıyla kapı gibi imzası duruyor. Şimdi öğrendiğini var sayarak diğer ortaklarını da kendin bakar görürsün!!! Cehalet cüretkardır ama resmi evrak affetmez!!! @OguzAlperOktem
@Hamza_Grgn@Akparti@MHP_Bilgi Sandık tehdidi savururken matematiği unutuyorsunuz.Martı TAG’ı tercih eden,güvenli ve uygun fiyatlı ulaşım isteyen milyonlarca vatandaşın oyu, bir avuç plaka sahibinin oyundan katbekat fazladır. Asıl o gün geldiğinde halkın gücünü göreceksiniz. @OguzAlperOktem@Akparti@MHP_Bilgi
@Tusonics Her sektörün kuralı var diyorsun ama kısa mesafeyi almamayı veya taksimetrede yazandan fazlasını istemeyi o kurallar mı emrediyor? Vatandaşı yolda bırakıp kandırmak sistemin bir dayatması değil, tamamen karakter meselesidir. Bu karakter sorunu çözümü getiren yegane sebeptir….