Günaydın umudunu diri tutanlar!😀
“Özel şu anda artık sadece bir politik figür değil, hepimizin içindeki “işler düzelebilir” umudunun bedenleşmiş hali.”( @kivilcimgen )
Uyumayın!
Bu gece yatağa başını koyduğunda uyuyamayan iki kişi daha var çünkü: Tayfun Kahraman ve kızı Vera.
Tayfun, şuan tek kişilik hücresinde ışığı kapatmış, gözleri tavanda, karanlıkta kızını düşünüyor. Kavuşamamanın verdiği yürek acısıyla.
Ya Vera…
Babasının yanında olmasının güven duygusunun yokluğunda ürkek bir serçe gibi…
Vera, henüz 3 yaşındayken babası ondan koparıldı. Şimdi 7 yaşında. Dört yıl geçti. Vera babasız büyüyor…
Biliyor musunuz, Vera babasının evdeki halini hiç hatırlamıyor. Hem de hiç. Bir çocuğun, babasını evde nasıl güldüğünü, nasıl sarıldığını, sabah kahvaltısında nasıl oturduğunu unutmasının ne demek olduğunu hiç düşündünüz mü?
Vera’nın hafızasında babasına dair kalan tek yer, ayda bir kez gittiği Silivri Cezaevi’nin soğuk görüş salonu. Babasını özgür bir insan olarak değil, demir kapıların ardında hatırlıyor.
Siz bir çocuğun uyuduğunda düşlerinin bile özgür olamamasının ne demek olduğunu bilir misiniz?
Ve Vera, artık Silivri Cezaevi’nden nefret ediyor.
7 yaşındaki bir kız çocuğu için cezaevi yolları, o zindan havası artık çok ağır geliyor. Bir çocuğun yüklenmemesi gereken kadar ağır…
Adaletsizlik, en çok bir çocuğun sessizliğinde büyüyor.
Uyumayın; Anayasa Mahkemesi kararının açıklanması ve uygulanması için Vera’nın sesi olun!
İktidara yürüyüşünü engellemek için saray tarafından karşısına kayyum atanmış Özgür Özel'e "yahu sen sarayı ne zaman eleştirdin" demek, en hafif tabiriyle akıl fukaralığıdır, ahlaksızlıktır!
CHP Lideri Özgür Özel:
"O binada bugün Kemal Bey'e Çubuk'ta organize bir linç girişimi yaşatılırken ölümü göze alarak onunla birlikte, onu koruyarak yanında duran mesela Murat Emir yok.
Ama 1980 öncesi 7 TİP'li genci öldüren Haluk Kırcı'nın ekibi selam veriyorlar 12. kattan, Genel Başkan katından selam veriyorlar objektiflere.
Kemal Bey Şavşat'ta saldırıya uğradığında kirpinin içinde onunla birlikte, suikaste uğrayan ve onunla birlikte saldırı altında kirpinin içinde olan Seyit Torun yok orada. Çünkü Kemal Bey'e oradan ateşler atılırken, kirpinin içine girerken Kemal Bey'inin üstüne kapanan Seyit Torun'u iki kolundan tutup da attılar o binadan dışarıya.
Ya hapse atılacaksın ya AK Parti'ye katılacaksın dendiğinde dimdik duran belediye başkanlarımız yok orada. Ama bir sonraki operasyon şu CHP'li belediyeye deyip belediye başkanlarının kendilerine, ailelerine haysiyet suikastı yapanlar, o haberleri yapanlar o binada geziyorlar.
Adalet Yürüyüşü'nün biri isim babası, biri fikir babası Aykut Erdoğdu'yla Bülent Tezcan yok. Aykut Silivri'de 12 metrekarelik zindanda ama İBB borsasında tutuklananları ziyaret edip '2 milyon lira vereceksin, şu iftirayı atarsan çıkarsın' diyen avukat, Yunanistan'a kaçarken yakalattığımız avukat, göstermelik ev hapsi kaldırılan avukat o binada, 'Arınma başlanmış burada' diye paylaşıyor.
O binada AK Parti'yi yenen kadrolar yok. O binada yenilgiye itiraz edenler, o binada direnenler, mücadele edenler yok. O binada Cumhuriyet Halk Partisi bu yolu yürüyemesin diye tarihin görülmüş en büyük iftira, kumpas, karalama ve algı yönetim kampanyalarının yöneticileri, partinin aklı olmuşlar güya. Bizi yıpratacak diye partiyi perişan eden işlerle meşguller orada.
O yüzden şimdi çıkmışlar oraya buraya, 'Efendim bir paralel CHP varmış. Paralel CHP anlayışı varmış. Bizim meclisi paralel Genel Merkez olarak yapmamız kabul edilemezmiş. O yüzden burası da zapt edilmeliymiş.'
Biz Genel Merkez'den meclise yaptığımız yürüyüşte bu zihniyeti arkamızda bıraktık. Eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış bu çirkin zihniyeti geride bıraktık. Onlara bıraktık.
Ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir binadan ibaret değil, bir anlayıştan, bir inançtan gerekirse bir inattan ibaret olduğunu ve bunun bu ülkenin son umudu olduğunu, son kalenin bir bina, kapısı, çatısı değil; son kalenin Cumhuriyet'e inananların yüreğindeki olmayan korku duygusu, var olan mücadele duygusu olduğunu söyledik."
İFADEMİN YAZIYA DÖKÜLMÜŞ HALİ GERÇEK DIŞIDIR
KENDİMİ ESİR GİBİ HİSSEDİYORUM
İş insanı, reklamcı Serkan Öztürk savunmasına başladı: Savcılıkta 4 ifadem var. Üçünde avukat yoktu. Avukat istemiyorum, diye başlayan yazılı ifadelerin hiçbirinde 'avukat istemiyorum' demedim.
Savcılar, sohbet gibi olacağını söylediler.
İfademin yazıya dökülmüş hali tamamen gerçek dışıdır.
Yorum yapılarak aktarılmış.
Ben bu ifadeleri okumadan imzaladım çünkü o odadan bir an önce çıkmak istedim.
Oradaki baskıyı anlatmama gerek yok, tahmin edebiliyorsunuzdur.
Bunları kabul etmiyorum.
İlk üç ifade soru cevap şeklinde olmadı.
Konuşulan konulardan bazıları ifadeye geçmiş bazısı
geçmemiş. Hayata dair her konuda konuştuk, siyasetten
de, memleketlerden de... Konuşmalarım çarpıtılmış.
Aklımın yok sayıldığını düşünüyorum. Kendimi esir gibi hissediyorum.
#ibbdavası
79 yaşındaki KK arının diyor, 78 yaşındaki Bahçeli uzlaşın diyor, 73 yaşındaki Cumhurbaşkanı bizimle ilgisi yok diyor, 80 yaşındaki Trump Erdoğan’ı çok seviyorum diyor, 79 yaşındaki Barrack Türkiye’ye Monarşi yakışır diyor. Ah benim güzel Ülkem
Muhteşem ötesi bir çalışma:
Ekrem İmamoğlu: “Sevgili gençler, zaman bir kurtarıcı bekleme zamanı değildir
Sizin hür fikriniz ve hür vicdanınız sizin için en doğru rehberdir
Sonunda hem kendi geleceğinizi kurtaracak, hem de gururla anlatacağınız bir özgürlük destanınız olacak”
Sevgili gençler, zaman bir kurtarıcı bekleme zamanı değildir.
Sizin hür fikriniz, hür vicdanınız sizin için en doğru rehberdir. Bu ülkenin aydınlık yarınlarını kurmak hepimizin üzerine düşen bir vazifedir.
Sonunda hem kendi geleceğinizi kurtaracak hem de sizden sonrakilere gururla anlatacağınız bir özgürlük destanınız olacak.
Gözden kaçmasın!
İBB davasında etkin pişmanlıktan yararlanan itirafçı tutuklu sanık Vedat Şahin de ifadesini geri çekti:
Savcılıkta SÖYLEMEDİĞİM bazı ifadeler yazıldı, yönlendirmeyle ifade verdim!!!!!
AKP propagandasını düzeltin.
❌CHP'de bölünme yaşandı
✅CHP'ye bir AKP kuklası atandı
❌CHP birbirine girdi
✅Bir avuç AKP kuklası CHP yönetimine zorla getirildi
❌Bakalım Kılıçdaroğlu ne yapacak?
✅Kılıçdaroğlu Erdoğan neyi emrederse onu yapacak
❌Yargı öyle karar vermiş
✅Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde Türkiye 143 ülke arasında 118. sırada yer alıyor
78 yıllık ömürmüş... Ulan insanlar şerefli yaşamayı seçtikleri için 15'inde, 19'unda, 23'ünde, 25'inde öldürüldü bu ülkede. Sen 78 yıllık ömrünü, en sonunda hiç ettin. Bize ne?