Mezhepçilik yüzünden çok çektik doğru ama hep biz çektik. Biz hiç mezhepçilik yapmadık ama sürekli Mezhepçilik yapan bize çok çok çektirdi.
Evet, Şia'dan çok çektik, öldürüldük, tecavüze uğradık, iftiraya uğradık, pazarlıklarda satıldık, arkamızdan vurulduk.
Filistin davasına sahip çıktığını iddia edip retorik şarlatanlıkla Filistin'i kullanan ve satan Şia diktatörlüğü, Suriye'de Yermük Kampı'nda Filistinlileri toplu katliamla öldürmüştü. Bugün İsrail Gazze’de Filistinlilere ne yapıyorsa aynısını İran, Yermük Kampındaki Filistinillere yapmıştı. Onları açlığa mahkum etti. Açlıktan öldürdü. İşkence yaptı. Sokak ortasında ibret için infaz etti. Konu Kerbela değil. Konu İran’nın daha dün yaptıkları.
Felluce’de yaptıkları? İran Felluce’de ABD’den daha çok Müslüman katletti. 23 Mayıs 2016 tarihinde İran, “Felluce’ye cehennemi getiriyoruz” operasyonu yapmıştı. Bedir Örgütü, Asaib Ehli'l Hak ve Ketaib Hizbullah diye üç bölümden oluşan Şia teröristlerin başında kim vardı? Bugün posterle sana bana kahraman şehit diye pazarlalan Kasım Süleymani. Haziran 2016’da Kasım Süleymani'nin Felluce dışındaki operasyon odasından fotoğrafları servis edildiğinde İran, “Felluce'nin kontrolü, Bağdat'ın güvenliğini sağlamanın ötesinde, Tahran'dan Şam ve Beyrut'a uzanan Şii Direniş koridorunun güvenliği için” demişti. Şehir kuşatıldı, insanlar açlığa susuzluğa mahkum edildi. Sokaklarda kafalar kesildi, işkenceler ve infazlar yapıldı. Hangi Müslüman böyle bir mezhep katliamı yapmış?
Evet, milyonlarca Müslümanı İsrail'le pazarlık kozu olarak öldüren Şia'dan çok çektik. Bunlar eski defterler değil. Kanı hâlâ kurumamış yeni meseleler.
Peki, Şia bizden hiç çekti mi? Biz hiç saldırdık mı? Biz hiç zarar verdik mi? Hayır. Peki, neden özür dilemeye zorlanıyoruz? Neyin bedelini ödememiz için sağa sola itiliyoruz?
Şimdi hal böyleyken, sırf İsrail'le didişiyorlar diye neden biz özür dileyeceğiz? Neden Mücteba'ya biat etmek zorundayız? Neden dinimizi değiştirip Rafızi inanç sistemi içinde kâfirleşmek zorunda bırakılıyoruz?
Neden onların yaptığı bütün ihanetleri, katliamları, düşmanlıkları affedip onlar adına kendimizi ateşe atmak zorundayız? Neden İran'a biat edelim? Neden İran'a bağlanalım diyenlerin önünü açmak zorundayız? Neden Mücteba kendine yeni saltanat kursun diye İran'a yaşattığı bu yıkımda ona hizmet edelim?
Bütün İrancılar neden acele bir halde "şimdi İran'ı destekleme zamanı, İran'a bağlanma zamanı" diye talaş yapıyorlar? Belki bütün bu saldırılar İran'a bu alanı açmak içindir. Nasıl oldu da hepsi söz birliği etmiş halde, "Haydi an bu an hepimiz Mücteba'ya biat edelim diye tepinmeye başladılar.
Evet, biz mezhepçi değiliz. Ve zaten İslam'da mezhep kavgası olmaz. Bu kavga Hristiyan adetidir. Biz Müslümanlar arasında değil mezhep kavgası, mezhep sürtüşmesi bile yaşanmamıştır. Siz hiç Maliki-Şafii kavgası duydunuz mu mesela? Duymadınız çünkü yok. Hanbelilerle Hanefiler savaşı ne zaman yaşandı? Hiçbir zaman, çünkü yok. Müslümanlar ile Şia arasında süregelen ve sürecek olan savaşlar din savaşıdır; konu mezhep kavgası değildir.
İran'la savaşma fikri Türkiye'de hiç kimsenin aklında olan bir fikir değil. Hiç kimse böyle bir savaş arayışında değil. İran ise her fırsatta Türkiye'yi bir ateşin içine çekmeye, bir savaşa sürüklemeye çalışan bir ülke. Türkiye'de defalarca iç savaş denemesi, istila denemesi yapmış hatta 28 Şubat gibi askeri darbeleri desteklemiş olan İran, hiçbir zaman Türkiye'den bir mukabele görmemiştir.
İran, Türkiye'de narkotik suçlar, fuhuş suçları, bal tuzakları, suikastlar, LGBT köyleri, Captagon hap imalatları organize eden bir ülke. Türkiye'de Habert��rk skandalında ifşa olan seks-espiyonaj örgütleri kurup işleten İran'dan neyin özrünü dileyeceğiz, nesine ve niye destek olacağız?
Türkiye'de hiçbir Müslüman İsrail saldırılarına sevinmiyor, sevinmez. Kimse çocukların ölmesine "oh oldu" demedi, demez. İran ambargodan kurtulsun diye başımızı belaya sokmuş bir ülke olarak, onlara gelecek hiçbir saldırıyı desteklemeyiz; hatta daha fazla zarar görmesinler diye gayret de ederiz.
Ama Yahudilerin Holokost tiyatrosunda kurdukları tuzağın yavrusu olan İran saldırılarının bahanesiyle bu ülkenin, dinimiz İslam'ın düşmanı olan hain İrancılara da alan açmayız. Bu tezgahı 28 Şubat öncesinde çevirdiler ve tuzağa düşüp o delikten bir kere sokulduk. İrancı yılanlar bir daha asla aynı delikten sokamayacaklar.
@AylaErbek@Selcen__Ezgin gezi zekalıya anlatır gibi anlatayım biri vatanını kahpelere şikayet eden pedofili UNICEFe yardım dilenen alelade hoppala diğeri bunun tam tersi senin zaten ahlak problemin olduğu attığın iftiradan belli yalan yuva yapmış mabadınıza dediğini ıspatlayamayanın kanı bozuktur
@Abese_irca Rahmetli Süleyman Özışık abinin YouTube de bir videosu var yarım saatlik CHP'nin son on yılda taciz tecavüz pedofili suçlarını belgeleriyle tek tek anlatmıştı
Bu Alperen Şengün kimse sadece suç ortağı değil aynı zamanda insanlığa karşı işlenen soykırım suçunun azmettiricisi.
İbadet olarak zevk için çocuk öldüren ve katlettiği çocuklar üzerinden servet edinen lanetli bir pedofili bir kavim bu Alperen Şengün gibi ezik Yahudi kölelerinin ellerinin üzerinde işgal ediyorlar gezegeni.
Bu Alperen Şengün kimse sadece suç ortağı değil aynı zamanda insanlığa karşı işlenen soykırım suçunun azmettiricisi.
İbadet olarak zevk için çocuk öldüren ve katlettiği çocuklar üzerinden servet edinen lanetli bir pedofili bir kavim bu Alperen Şengün gibi ezik Yahudi kölelerinin ellerinin üzerinde işgal ediyorlar gezegeni.
Erem Şentürk’ün anlatımıyla muazzam bir medeniyet hafızası tazeleme yolculuğu başlıyor.
İlk durak, Ramazan bereketiyle Bursa 😍
Ardından Edirne, Konya, Ahlat…
Sonra Semerkand, Buhara, Şam–Halep, Saraybosna, Mısır…
Adım adım, bir medeniyeti inşa eden hikmeti anlamaya, hissetmeye, idrak etmeye niyetliyiz inşallah.
Büyük nimet, şahane bir çağrı.
Meraklısına duyurulur.
Afiyetle buluşmak duasıyla…
@ademtaflan55 Bunu ileri seviyeye götürelim bir ev bir araba almak için uğraşırken pat öldün eee n'olacak şimdi
bak Gazze'ye Filistin'e en zengini bir valiz bir atarabası birde terlik fakir olan bir iki poşet kıyafet yalınayak
19 Ekim’de Kıbrıs’ta yapılacak seçim, sıradan bir oylama değil; küresel denklemde, ada için kader niteliğinde bir referanduma dönüştürülmüş durumda!
Bir tarafta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenliğini ve Türkiye ile kardeşlik bağını savunan Ersin Tatar var. Diğer tarafta ise, CHP’nin arka çıktığı ve Adayı yeniden Rum toprağına entegre etmeyi hedefleyen federasyoncular bulunuyor!
Uzun zamandır israil öncülüğünde yürütülen sinsi bir demografik plan adanın yapısı değiştiriliyor... Ayn�� zamanda halk ekonomik ve siyasi operasyonlarla bilinçli şekilde muhalefete yönlendiriliyor.
Amaç açık: Ersin Tatar’ı seçimde zayıflatmak, ardından da “Kıbrıs halkı Türkiye’den bağımsızlığını istiyor” algısı oluşturarak, KKTC’yi devre dışı bırakmak!
Bu senaryo, Türk toprağını israil güdümünde bir Rum bölgesine dönüştürmeyi ve böylece Doğu Akdeniz’deki egemenliğimizi zayıflatmayı hedefliyor.
Burnumuzun dibinde yeni bir İsrail cephesi açmanın altyapısı da bu şekilde hazırlanıyor.
Adadaki israil askeri yığınağının tesadüf olmadığını görmek gerekiyor!
Tüm bu gelişmelere rağmen, KKTC halkının ferasetine güvenimiz tam.
Ayrıca Meclis’in aldığı son karar, bu seçimin “bağımsızlık referandumu” olduğu yönündeki iddiaları tamamen boşa çıkarmıştır. Çok kritik bir hamledir 👏
Herkes bilmelidir ki, 19 Ekim sadece bir seçim değil — ada üzerindeki Türk varlığının geleceğini belirleyecek bir dönüm noktasıdır.
Ersin Tatar'ı ve Kıbrıs Türk Devleti'nin egemenliğini destekliyoruz.
Bir kayığa binip Gazze'ye varmayı uman, İsrailin zulmünün çok küçük bir kısmına 1-2 gün şahit olan, şimdi de devletin yolladığı uçakla yurduna dönüp, devletine parmak sallayacak olanlardan yeni Filistin Kahramanları çıkarmayın! Bu davanın sancaktarı @RTErdogan dır.
Daha düne kadar feminist hareketlerle kadın erkek eşittir diye yırtınanlar diyanet sizin yararınıza miras hukuku diyor maymundan geldiğini iddia edenlerin peşinden gidip ayak altına düşmeyin önce peşinden gittikleriniz basar üstünüze