“birazdan bu yer küçük gelmeye başlayacak,
ve dışarı çıkacağım.
Geniş yamaçlara,
vahşi rüzgarların estiği
ve soğuk yıldızların parladığı,
ayağımı yollara koyacağım.
buradan dünyanın kalbine taşınacağım…”
Yorulmam deme gönül, mutlaka yorulursun.
Ortada seyrederken, kenara savrulursun.
Zamanın tenceresi, penceresi çok farklı.
Temmuz’da buz tutar, ocak’ta kavrulursun…
-Abdurrahim Karakoç
Issız dağ,
terkedilmiş köy,
göçük dam,
eski ocak,
hala ayakta!
duman izleri..
doğmuşlar, ölmüşler
ve göçmüşler.
pencereden gökova,
yerde pösteki..
kuş cıvıltısı, hepsi zırdeli.
katıldım onlara..