Vakfe duasını dinlerken bir ifade geçti duyduğum andan beri o sözü düşünüyorum..
‘Allah’ın derdiyle dertlenen kişinin dünyalık derdini Allah satın alır. Allah’ın derdiyle dertlenmeyen kişiyi ise Allah, dünyalık dertlerle meşgul eder.’
Az önce arkadaş derste hadisi öğrenince heyecana gelip bize tatlı ısmarladı :)
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Allah Teâlâ’nın yollarda dolaşıp zikredenleri tesbit eden melekleri vardır. Bunlar Cenâb-ı Hakk’ı zikreden bir topluluğa rastladıkları zaman birbirlerine “Gelin! Aradıklarınız burada!” diye seslenirler ve o zikredenleri dünya semâsına varıncaya kadar kanatlarıyla çevirip kuşatırlar. Bunun üzerine Allah Teâlâ, meleklerden daha iyi bildiği halde yine de onlara:
- “Kullarım ne diyor?” diye sorar. Melekler:
- Sübhânallah diyerek seni ulûhiyyetine yakışmayan sıfatlardan tenzih ediyorlar, Allâhu ekber diye tekbir getiriyorlar, sana hamdediyorlar ve senin yüceliğini dile getiriyorlar, derler. Konuşma şöyle devam eder:
- “Peki onlar beni gördüler mi ki?”
- Hayır, vallahi seni görmediler.
- “Beni görselerdi ne yaparlardı?”
- Şayet seni görselerdi sana daha çok ibadet ederler, şânını daha fazla yüceltirler, ulûhiyyetine yakışmayan sıfatlardan seni daha çok tenzih ederlerdi.
- “Kullarım benden ne istiyorlar?”
- Cennet istiyorlar.
- “Cenneti görmüşler mi?”
- Hayır, yâ Rabbi! Vallahi onlar cenneti görmediler.
- “Ya cenneti görseler ne yaparlardı?”
- Şayet cenneti görselerdi onu büyük bir iştiyakla isterlerdi, onu elde etmek için büyük gayret sarfederlerdi.
- Bunlar Allah’a neden sığınıyorlar?”
- Cehennemden sığınıyorlar.
- “Peki cehennemi gördüler mi?”
- Hayır, vallahi onlar cehennemi görmediler.
- “Ya görseler ne yaparlardı?”
- Şayet cehennemi görselerdi ondan daha çok kaçarlar, ondan pek fazla korkarlardı.
Bunun üzerine Allah Teâlâ meleklerine:
- “Sizi şahit tutarak söylüyorum ki ben bu zikreden kullarımı bağışladım” buyurur. Meleklerden biri:
- Onların arasında bulunan falan kimse esasen onlardan değildir. O buraya bir iş için gelip oturmuştu, deyince Allah Teâlâ şöyle buyurur:
- “Orada oturanlar öyle iyi kimselerdir ki onların arasında bulunan şakî (kötü, bedbaht) olmaz.” (Buhârî, Daavât 66. Ayrıca bk. Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 251-252, 358-359)
Peygamber efendimiz ﷺ buyurdu ki;
“Gece namazını ihmal etmeyiniz. Çünkü o sizden önceki salih kişilerin adetidir. Gece namazı Allah'a yakınlık olup günahlardan sakındırır, kötülüklere kefaret olup vücuttan hastalığı kovar.”
Tirmizî
ÇEKİLİŞ
Sahurda kazananı (06.00) açıklıyorum.
Katılmak için rtleyin ve bu tweet'in altındaki tweet'e bir göz atın. Dilerseniz onu da retweetleyin ama şart değil.
Ahlaksızlık alenileşir ve toplum duyarsızlaşırsa, kötülükler normalleşir. Normalleşen bir kötülük teşhis ve tedavi edilemez. Bu bir tür toplumsal intihardır.
📍BÜYÜK ÇEKİLİŞ📍
(Lütfen tüm yazılanları okuyup katılın)
Taha Kılınç Hocanın Doğu Türkistan seyahatinden sonra yazmış olduğu, Çin'in zulümlerini anlatan fotoğraftaki eseri 75 kardeşimize çekilişle hediye ediyoruz.
📍Katılım Şartları ;
⚠️ Bu tweet'i Retweetlemek.
⚠️ Bu tweet'i Favlamak.
NOT 1 : Çekiliş, 22 Ekim 14.00'da neticelenecektir. Bu tweet'in altına talihlileri etiketleyeceğim.
NOT 2 : Beni tanımayanlar için söylüyorum, devamlı çekiliş yapan bir hesap değilim. Lütfen beni çekiliş sebebiyle takip etmeyin.
NOT 3 : Alınan eserin bir kütüphaneye eklenen herhangi bir kitap olmaması, okunması için ve kitap çekilişlerini "bedava kitap" fırsatı olarak gören insanlar olduğu için çekilişte ismi çıksa dahi profilinde yalnızca kitap çekilişi retweetleyen, profilinin kuruluş amacı bu olan insanlara kitabı göndermeyeceğim. Evet biliyorum, o kişilerin kalbini açıp bakamam ya da tek tek "okuyacak mısın ?" diye soramam. Ehline gitmesi için malesef çemberi bu şekilde daraltmak zorundayım.
Bir erkeği eşi karşısında kötü gösteren en etkin şeylerden biri “cimriliktir.” Bakın “yoksulluk” demiyorum. O Allah’ın (cc) bir imtihanıdır. Çabalayıp da ulaşamayan erkeğe herkes saygı duyar, duymalıdır. Ama varken sakınmak, en ufak şeyi hesaplamak, harcadığı her şeyin peşinde koşmak kadına çok ağır gelir. Bir de eli açık bir babayla büyümüşse çok daha zordur. Bu nedenle cimri değil ama tutumlu birisiyseniz bunu evlilik görüşmesi esnasında dillendirin. Hanım kardeş de bunu göze alarak evlensin. Cimriliği ise zaten ıslah etmek lazım.
Tabi bir de kadının “savurgan&doyumsuz” olanı var ki Allah (cc) düşmanımızın başına vermesin. Sırf yenisi alınsın diye sağlamı kıran, 20 lira giren evde 50 liralık yaşamak isteyen, Kapitalizmin varlığını borçlu olduğu kimseler. Allah (cc) göstermesin o da çok zor.
İşte bu nedenle mesele yine karşılıklı anlayışa geliyor. Kadın müsriflik yapmayacak, önce eşimin kesesi diyecek. Erkek de “imkanı varsa” en ufak alışverişini hesaplamayacak, boğazlarından giyimlerinden kısmayacak, aşırıya kaçmadıkça gezintiye çıkacak vs. Kısacası sevin sevilin, merhamet edin saygı görün. Allah (cc) yuvalarınızı cennetten bir bahçe eylesin. Amin.
Bu tiwiti RT edenlerden arasından 10 kişiye hediye edeceğim inşallah. 24 Ekim Cuma 14:00’e kadar katılım sağlayabilirsiniz. Çin’in “Uygur meselesini bitirdik” diye düşündüğü bir dönemde çok içeriden çok gerçek bir kitap. Ne kadar çok okunursa o kadar iyi.
“Ve şimdi… fark ettin ki gereğinden fazla kaygılanmış, fazla korkmuşsun. Her şey senin elindeymiş gibi düşünüp tedbirle kendini yormuşsun. Sonra fırtına geçmiş, O’nun tedbirini ve hikmetini görmüşsün. Bu defa kendinden utanmış, affını dilemişsin. Ardından başka bir fırtına kopmuş, yine eski hâline dönmüşsün. O da geçmiş, tıpkı ilki gibi. İşte böyle… Rabbim merhamet ve lütuf sahibidir; bizse ben ve sen korkularımızın ve cehaletimizin çıkmazlarında dolaşır dururuz.”
En korkunç azap çeşitlerinden biri de Allah'ın hidayeti üzerinden çekmesidir. Hiçbir söz yüreğine işlemez, nasihatler boş gelir, ne Kur'an etkiler ne de günahlar rahatsız eder. Uyuşuk biri olursun ama yine de kendini iyi olduğuna inandırırsın. İşte bu 'iyi' olma yanılsaması çok tehlikeli bir durum. Zira kalbin ölmüştür lakin sen farkında bile değilsindir.