📍Komedyen Deniz Göktaş, Çorlu Yüksek Güvenlikli Cezaevine gönderildi. Demesi kolay. Orası bir “kuyu tipi cezaevi” aslında. Dostum Avukat Mehmet Pehlivan da 1 yıldır orada. Kendisi şöyle nitelemişti orayı:
“— Kuyu tipi hapishane' deniyor ya hiç duydunuz mu kuyu tipi hapishaneyi Sayın Başkan?
— 5 metrekare avlusunu, 13 metre çevreleyen yükseklikte duvarlar var. Yani güneş en dik zamanda, temmuz ayında bile avluda zemine düşmüyor, sadece duvara yaslanıyor. Etrafındaki o uzun duvarlar nedeniyle kendinizi hep kuyunun dibinde hissediyorsunuz!
— Akşam olduğunda da o kuyunun kapağı kapatılmış gibi hissediyorsunuz. Yani güneşten yararlanma imkanınız, güneşin en çok ve en dik açıyla geldiği yerde bile yalnızca duvardan nasiplenerek günde sadece bir saat.
— O etki size kuyu hissiyatı verdiği için oraya da “kuyu tipi hapishane” deniyor. Ben orada kalıyorum. Bu salonda orada kalan, kuyu tipi hapishanede kalan dört tutukluyuz, ben, Murat Ongun, Elçin Karaloğlu ve Hüseyin Köksal. Ben öyle bir yerden geliyorum…”
Kuyu tipi cezaevleri hukuka ve Anayasa’ya aykırıdır. Suçsuz insanların kuyu tipi cezaevinde tutulması insan haklarına tamamen aykırıdır!
Deniz Göktaş serbest bırakılmalıdır!
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu,
Siz, Cumhuriyet Halk Partimizin uzun yıllar Genel Başkanlığını yapmış, partimizin en zorlu dönemlerinde sorumluluk üstlenmiş önemli bir değerimizsiniz.
Bugün yaşanan süreçte de milyonlarca CHP’li, sahip olduğunuz tecrübe ve devlet adamlığı birikimiyle sağduyulu bir yaklaşım göstermenizi beklemektedir.
Partimizin kurumsal kimliğinin korunması, örgütlerimizin ve seçmenlerimizin daha fazla üzülmemesi, Meclis çatısı altında ve kamuoyu önünde istenmeyen görüntülerin oluşmaması hepimizin ortak sorumluluğudur.
Bu nedenle, CHP’nin birliği, kardeşlik hukuku ve geleceği adına atacağınız her yapıcı adımın toplumda karşılık bulacağına ve partimize güç katacağına inanıyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi hepimizin ortak evidir. Bu evin zarar görmemesi için göstereceğiniz hassasiyet, yalnızca partililerimiz tarafından değil, demokrasiye inanan tüm yurttaşlar tarafından da takdirle karşılanacaktır.
🔴DEVLET BİZE BUNU NEDEN YAŞATTI?
🎙️Esra Işık: Burası sadece benim değil, annemin babamın köyü. Burası aslında benim kuşaklarımın köyü. Benim son kalan toprağım. Burada büyüdüm; çocukluğum zeytin ağaçlarının başında, çam ağaçlarının dibinde geçti. Bebekken ananemin, babaannemin kucağında tütün tarlalarındaymışım.
🔗https://t.co/zJ8z3Q7xzG
🎙️@timursoykan ile Cevap Hakkı'nın yeni bölümü ŞİMDİ YAYINDA!
Haklarımız için başlattığımız açlık grevinin 7. gününde bugün de Kurtuluş Parkındayız.
Doruk Madencilik işçileri açken Holdinglere de onların işbirlikçilerine de huzur vermeyeceğiz!
AKP'li Faruk Gökkuş: Bir bakan sorumluluk almış istifa etmiş, çözüm mü? Çözüm mü bu?
CHP'li Ülkü İnanlı: Ayla öğretmen öğrencilerin üzerine kapanmış onları korumak için. Eşi de duyup kalp krizi geçirmiş. Milli Eğitim Bakanı istifa etmesin canım ne var ki bunda? İktidar öyle olmuyor, iktidar sorumluluk işi arkadaşlar. Beceremiyorsanız hepiniz istifa edeceksiniz.
Seksen yaşında bir köylü kadın:
“Bu yaştan sonra nere gitçez? Zeytinlerimizle oynamen, vicdan yok mu sizde…”
Buna “kamulaştırma” diyorlar.
#AkbelenOrmanı
Muğla Akbelen’de acele kamulaştırmaya karşı direnişin sürdüğü Ekizköy’de, muhtar Nejla Işık’ın kızı Esra Işık “Görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla tutuklandı.
İtiraz etmek ,toprağına sahip çıkmak nasıl görevini yaptırmamak olur !
Teğmen #EbruEroğlu’nun mahkemede tüyleri diken diken eden sözlü savunması:
“TSK’da erinden orgeneraline kadar herkes bu yemini etti. Biz TSK’dan uzaklaştırılabiliriz. Ünformamıza, kılıcımıza, kimliğimize el koyabilirler. Ancak kütüğe çaktığım plaket orada duruyor. Üniformamız ruhumuza mozaik gibi işli. Kılıcımız kınında, Türk düşmanlarına karşı çekileceği günü beklemekte. Orduevine girişimiz yasak olsa da Türk Milleti bize gönül kapılarını açmış, sofrasında bir tabak yemek, altımıza bir döşek vermek istemiştir. Bizim için önemli olan budur. Son sözü her zaman “TÜRK MİLLETİ SÖYLER” Ben de Türk Milleti’nin bir ferdi olarak diyorum ki; yaşa, var ol Harbiye, yıkılmaz satvetinle…”
#TeğmenEbruEroğlu
Mehmet Murat Çalık'ın büyük sağlık sorunları olduğunu herkes biliyor ve 9 Martta İstanbul'da Silivri'de yargılamalar başlayacak.
Annesi sandalyelerin üstünde sabahtan akşama kadar evladını bekliyor, namazını da orada kılıyor, ibadetini de orada yapıyor. Aile zor durumda…
Üretici Sencer Solakoğlu:
"Türkiye'de sadece Diyarbakır, Hakkari, Van, Muş, Erzurum, Kars bölgesinde besi hayvancılığı yapılsın kulaklarınızdan et fışkırır, Avrupa'nın organik et pazarına hükmederiz.
Çanakkale Köprüsü'nü yapmayıp, bu bölgeye yatırım yapsaydık bunu başarırdık."
Her zamanki gibi sabah erken kalktı.
Masanın başına oturdu.
09.28’de “Kınıyorum!” diye başlayan yazısını gazeteye faksladı.
Bir aylık bebeğine son kez baktı, 09.35’te evden çıktı.
Eşine, “Ben arabayı ısıtayım, iki üç dakika sonra gelirsiniz” dedi.
Titiz bir adamdı. Onu takip edenler de bunu biliyordu.
Arabasının üzerinde gazete kâğıdına sarılı bira kutusunu görünce alacağını tahmin ediyorlardı.
Öyle de oldu.
09.40’ta bomba patladı.
https://t.co/limCKfMhxF
10 Ekim 2015’te Ankara Garı’nda IŞİD terör örgütünün gerçekleştirdiği katliamın 10. yılında, yaşamını yitiren 104 yurttaşımızı saygı ve rahmet ile anıyorum.
Timur Soykan: Emrullah Turanlı, yandaş bir müteahhit, Şişli'nin göbeğine 72 katlı milyar $'lık bina yapmak istiyor
BB Resul Emrah Şahan, deprem toplanma alanını diye izin vermiyor
Sonuç:
Müteahhit şikayet etti, başkan tutuklandı, yerine gelen kayyum izin verdi, inşaat başladı