@aykiri Küçücük çocuk daha bebek sayılır onlar bize Allah’ın emaneti gözümüz gibi bakmamız gerekiyor annenin elini bırakmaması gerekiyordu araba gidene kadar küçük bir can gitti bu acı ile nasıl yaşanır Rabbim düşman başına vermesin
Ağlicam şimdi🥹
Yüksekten düşen 3 aylık bebeği babası hastaneye götürürken motorize zabıta ekipleri babayı ve bebeği fark etmiş. Bebeği babadan alıp hastaneye yetiştirmişler🥹 BEBEK HAYATTA🤍🥹
İYİ İNSANLAR İYİ Kİ VAR🤍
Hangi şehir olduğunu bilen varsa yazsın ben keşfette gördüm
(Sayfa adı çıkmış #reklam)
@doranavirus İzlerken kalbim yerinden çıkacak gibi oldu bebeğim ile ambulansta hastaneye yetişmeye çalışırken o yolllar bitmek bilmiyordu şükür iyimiş bebeğin durumu 🌺Rabbim kimseye bu anı yaşatmasın
Bu ülkede 12 ve 13 yaşında sözde iki ÇOCUK katliam yaptı‼️‼️‼️
Ulan hırt piçlerinize sahip çıkın, mecbur muyuz her gün silahla taranıp, öldürülmeye‼️
Birisi dün tam 16 kişiye kurşun yağdırdı;‼️‼️‼️‼️
Bugün de 13 yaşındaki ÇOCUK 4 insanı katletti‼️‼️‼️
Yetmedi 20 masum insana kurşun yağdırdı ‼️
Fatma videoları silmeyecek seni yenge müsveddesi.O Orossspu çocuğu ceza alana kadar da biz paylaşmaya devam edeceğiz!!
Fatma'nın sesi olun!
https://t.co/IXZBUhf84U
Trabzon’da katıldığı Amerikan Matematik Olimpiyatları’nda Türkiye birincisi olan 4’üncü sınıf öğrencisi Lina Saka (10), bu kez 153 ülkenin katıldığı STEM Olimpiyatları’nın matematik kategorisinde 100 tam puanla dünya birincisi oldu.
Şampiyon Lina, İtalya’daki finalde Türkiye’yi temsil etmeye hak kazandı.
Lina Saka, "STEM Matematik Olimpiyatları'na katıldım ve 100 tam puan alarak tüm kategoriler arasından dünya birincisi olan tek Türk oldum" derken annesi Ayça Karadeniz Saka, "Tüm sınıf kategorileri arasında dünya birincisi olan tek Türk Lina oldu. Ülkemizi temsil etme hakkı kazandı ve Roma’ya davet aldı. Mutlu ve heyecanlıyız” diye konuştu.
Uzaklaştırma kararı kapsamında elektronik kelepçe takılan eşi Rıza Tunçdoğan’ın kelepçeyi kırarak günlerce firar ettiğini belirten Dilek Yiğiter Tunçdoğan, yetkililere çağrıda bulundu.
“17 sabıka kaydı olan bir insanın elini kolunu sallayarak sokakta gezmesini istemiyorum. Benim ve kızımın can güvenliği yok.”
Acımızı bile yaşamamıza izin vermeden ölü bir kadını suçlamaya yeltenenler, sizlere inat toparlanıyoruz. Tüm belgelerimle bu cinayetin yolunu döşeyen her kişi ve kurumu ifşalayacağım. 7 yaşında çocuk buz gibi toprağın altındaysa hiçbiriniz rahat uyumayacaksınız.
@gnsbsnz Annesinin kucağında son yolculuğu oldu gözyaşlarım sel şuan aynı yaşta kızım var kabullenemiyorum bu durumu ölmek için çok erken hiç unutmayacağım buna sebep olanlar daha beterini yaşayacaklar Allah er yada geç bırakmayacak yanlarına
Of güzel meleğim koruyamadık seni ve anneni
@19891989can Anlamıyorum gerçekten şu Kuran Kursu işleten vakıflar çocuklara istismar etmeden duramıyorlar mı neden hep aynı kesimden Çocujalr zarar görüyor gerçekten mantığım almıyor onların okuduğu din kitaplarında bunlar normal mi karşılanıyor nedir bu çocukaların sizden çektiği yeter artk
Benim kızım 4,5 yaşında yaşamış olduğu öz babanın istismarı nedeniyle 20 aydır pedagoglara gidiyor, yaşadıklarının travmasını yaşıyor ve bunu ömür boyu UNUTAMAYACAK!
Suçtan kurtulmak için her yolu denedi sanık ve avukatı!
Para için iftira attı dediler, abinin evde çıplak gezdiğini iddia ettiler, kıskançlık dediler, sosyal medyada kamuoyuna seslendiğim için Mahkeme heyetini etkilemeye çalışıyor dediler, sağlam raporu çıktı itiraz ettiler ... dediler de dediler...
Sonuç ; 639 gündür kızıma yaşatılanlar için bugün sanığın akli dengesinin yerinde olup olmadığına dair gelecek ikinci rapor 3. Duruşmaya yetişmediği için yine 3,5 ay beklemek zorundayız!
Dün Hifa İkra ve annesinin ölümü beni çok derinden sarstı!
"Çocuğun beyanı" HİÇE SAYILDI, Annenin yardım çığlıkları HİÇE SAYILDI, DUYULMADI, DUYULMAK İSTENMEDİ ve bir anne kızıyla birlikte artık bu dünyada DEĞİL! YOKLAR! YOK YOK YOK !
Bunun ötesi YOK! YOK! YOK!
ÇOK ÖFKELİYİM, ÇOK DOLUYUM!
Ama bu öfke beni susturmayacak.
Bu öfke beni geri çekmeyecek.
Çünkü ben yalnızca kendi kızım için değil, sesini duyuramayan tüm çocuklar için konuşuyorum.
Bir çocuğun beyanı yok sayıldığında,
bir annenin çığlığı duyulmadığında
sonuç sadece bir dosya değil,
bir hayatın yok oluşu oluyor.
Benim kızım çok şükür yaşıyor.
ama yaşadığı travmayla bir ömür yaşayacak.
Ben susarsam, yarın başka bir çocuk susmak zorunda kalacak.
Ve adalet gelene kadar da burada olacağım.!!!
#İstismaraKarşıAdalet
➖Lösemi tedavisi gören bir çocuğu vardı Fatma Nur Öğretmen’in.
➖ Hem kendi çocuğunu hayata bağlamak hem de bizim çocuklarımızı hayata hazırlamak için bir çaba, bir mücadele içindeydi.
➖Okulunda giderek artan şiddet eğilimi nedeni ile kurula başvurdu geçen yıl, "Önlem alın" dedi, isimler verdi.
➖O isimlerden biri geçen yıl bir öğrenciyi bıçakladı, diğeri ise Fatma Nur Öğretmen’i katletti.
➖Açtığı YouTube kanalına şöyle yazmıştı: “Çabamı kayıt altına almak ve ömrüm yeterse oğluma; "Bak, seninle biz bu yollardan geçtik" demek istiyorum…"
➖Zor bir yoldu onun geçtiği, çok zor.
➖Ve yetmedi ömrü.
➖Bir caninin bıçak darbeleri ile hayata veda etti.
➖Atatürk: "Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır" diyordu ve Fatma Nur Öğretmen işte o nesil için, o eser için hayatını feda etmişti.
➖Peki, göz göre göre gelen bu cinayet kimin eseri, kimin ihmali, kimin aymazlığı, kimin sorumluluğu?
➖Mekânın cennet olsun, nurlar içinde uyu Fatma Nur Öğretmen…
#FatmaNurÇelik
#ÖğretmenSahipsizDeğildir
#ÖğretmeneŞiddet
Yıllar boyunca bir ülkenin üzerine mezar taşı gibi çöktün.
Kadınlara sokakta copla, kırbaçla, tecavüzle, kurşunla “ahlak” dersi verdin.
Mahsa’yı öldürdün, Nika’yı parçaladın, Hadis’i astın,
sonra da “kızlarımız iffetli olsun” diye nutuk çektin.
İtiraz edenin nefesini kestin.
Muhalif dediğin herkesi ya zindanda çürüttün,
ya darağacında sallandırdın,
ya da faili meçhul bir kurşunla susturdun.
Binlerce genci idam sehpasına çıkardın;
bazıları 17’sinde, 18’inde, 20’sinde…
Cellatlara “Allah’ın emri” dedirttin.
Korkuyu resmî ideoloji yaptın.
Biatı iman, itaati ibadet, sorgulamayı küfür saydın.
Bir nesli Evin’de, Rajai Shahr’da, Gohardasht’ta çürüttün;
bir nesli pasaportu elinden alınmış, bavulla sürgüne mahkûm ettin;
bir nesli de annesinin kucağında ağlarken yetim bıraktın.
Adalet diye bir şey kalmadı; yerine infaz mangaları geldi.
Hukuk diye bir şey kalmadı; yerine fetva makinesi geldi.
Özgürlük diye bir şey kalmadı; yerine “ölüm” kelimesi geldi.
Şimdi bir ceset toprağa indi.
Ama arkanda ne bir dua var, ne bir gözyaşı, ne bir saygı.
Sadece asılan çocukların annelerinin laneti var.
Sadece cop yemiş, saçları kesilmiş, göğsü kurşunlanmış kadınların öfkesi var.
Sadece hapishane duvarlarında kanla yazılmış isimler,
sadece sürgünde ölenlerin kemikleri,
sadece “nereye gömdünüz oğlumu?” diye haykıran analar var.
Tarih seni affetmeyecek.
Halk seni affetmeyecek.
O darağacında sallanan gençlerin gölgesi,
senin mezar taşının üstünden hiç inmeyecek.
Annesinin kocası tarafından işkence edilen bu 9 yaşındaki çocuğa nolur ses olup acilen kurtaralım.
Küçücük çocuğa böyle canavarca davranan cani insan müsveddesini de ehlileştirecek bir yaptırım uygulansın.
@alpklnctr Olayın gerçek yüzünü videolarda yayınlandı bebek babası ile arabadayken olmuş bebeği kimse dövmemiş haksız yere başka insanları linçlemeyelim onalrında çocukalrı var başka çocuklar zarar görmesin yanlış anlaşılma yüzünden
Hayatını kaybeden Göktuğ bebeğin annesi Serpil Demirel, adalet arıyor:
“Oğlum Göktuğ normal doğumla dünyaya geldi. Hiçbir sağlık sorunu olmayan bir bebekti. Doğumundan bir müddet sonra kaka yapamama problemi olmuştu. Lavman kullanmaya başladık. 1-2 derken çocuk cerrahı doktoruna götürmeye karar verdik.
Yapılan işlemler ve tetkikler sonrasında oğluma Hirschsprung yani megakolon tanısı konuldu. Aldığı besini popo yoluyla çıkaramayıp karnında şişlik ve kusma görülmesi en büyük belirtileriydi. Oğlumuz iyi olacak umuduyla doktorlara teslim ettik. Mide bağırsak yıkama işlemi yapıp ameliyat olacaktı.
İşlem başladıktan kısa süre sonra Göktuğ burundan aldığı litrelere ilacı popo yoluyla çıkaramadı, şişmeye ve kusmaya başladı. Bir terslik vardı. Göktuğ artık bakmıyordu, gözleri boş bakıyordu.
Doktorlara söylememe rağmen “olur” deyip beni başlarından attılar. Benim oğlumun sorunu kaka yapamama; senin verdiğin litrelere ilacı nasıl çıkarmasını beklersin ey çocuk cerrahı?
Popodan bir hortumla destekleyip daha kolay çıkmasını sağlaması gerekirken bu işlem çok sonra yapıldı. O zaman iş işten geçmiş, beyin kanaması geçirmeye başlamış, bütün kan değerleri alt üst olmuştu. Kan değerlerinin alt üst olduğunu görmelerine rağmen o ilaç yine kapatılmadı. Kapatılsa belki bir şansı daha vardı.
Göktuğ artık inlemeye, uykuya meyille halsizliğe başladı, göz bebekleri bile artık tamamen farklı bir yöne bakmasına rağmen anlayamadılar. Bir anne olarak çok söyledim. Çok çırpındım, “bakın nolur benim oğlum böyle bakmaz” dedim, “benim oğlumun gözleri mavi renk rengi bile değişti” dedim, sesimi duymadılar.
Çok yalvardım, çok ağladım... Değişti dedim sesimi duymadılar. Çok yalvardım çok ağladım olur annesi deyip hiçbir şey anlayamadılar. Kendileri anlayamadıkları gibi bu kadar çırpınmama rağmen kendilerinden üst başka doktorlara bile haber vermediler.
Benim çocuğum orada benimle beraber çırpınırken kimi evinde kimi odasında ayaklarını uzatıp keyif yaptı bizim için o gün sabah olmadı... Sabah doktorlar geldiğinde aldıkları testlerin bu şekilde olduğunu ilacı sabah kapattıklarını söylediler sodyum değeri 180 iken kapatıldı...
Biz bu doktorlara canımızı oğlumuzu emanet ettik. Ne yazık ki güle oynaya götürdüğümüz oğlumuzu torbayla teslim ettiler bize.”