Gizlisini birileri açıklar zaten. En azından açıktan deklare ettiğimiz itikadımız ve amelimiz şudur ;
1-Allah noksanlardan münezzehtir. Her cihetten kemâl ona aittir.
2-Efendimiz (sav) onun elçisidir. Başka beşerle kıyası mukabil değildir. Ümmetin ittibasının farz olduğu tek masum odur.
3-Sahabe-i kiramın ayakları başımız üstündedir. Onların topluluğuna muhalefet sünnete ittibadan kopmak demektir. Onlara saygısızlık edene nefretimiz bulaşmıştır.
4-Müminler yeryüzünün hayırlıları, Dünyanın meyvesidir. Onların buğz etmesini bereketsizlik, duasını nimet addederiz. Mücmel olarak müminlerden bahsederken bunu gözetiriz. Onların topluluğunu hayırla yad ederiz.
4-Kelime’i şehadet getireni ise hakiki mümin addederiz. Müminlerle hukukumuz kardeşlik üzere kuruludur. Her bir müslümanın canı, ırzı, haysiyeti bizim için kendi canımız, ırzımız ve haysiyetimiz gibidir. Müminlere faydalı iş yapan her müminin yaptığı işi, kendi işimiz gibi bilir ve destekleriz.
5-Hasımlığı müslümana olan kişi gerek kafir olsun gerek müslüman olsun, ona buğz eder sert davranırız.
Müslümana diliyle zarar verse, dilimizle buna mani olmaya çalışırız. Onun müslümanlara verdiği zararın boyutu arttıkça ona olan buğzumuz ve tavrımızdaki sertlik artar.
Bir vucudun azaları gibi olduğumuz müslümanlara verdiği acı, uzuvdan dile yansıyan bir feryat gibi, refleks olan bir tokat gibi bizden şaklamazsa gönlümüzü nifaktan yana muhasebe ederiz.
Varı yoğu, aklı fikri müslümana ve müslümanlara hasımlık etmek olanı dünyada müslüman saysak dahi, bunu nifak görür ve böylesinin ahiretinden endişe ederiz.
6-Müslümana hasımlık ve zulm etmeyen gerek kafir gerekse mümin herkes davet ve nasihat ehlidir. Böylesi ile yumuşak konuşuruz.
7-İş görmeyenin nasihatini ciddiye almayız. Kavgası olmayanı boksör, erin yaptığı işi bile bilmeyeni başımıza mareşal kılmayız.
Nasihatin esas muhatabı şakidir. Gavura geçtik öfkeyi nasihat edecek cesareti nefsinde bulamayanın, yeryüzünün hayırlıları olan müslümanlara sabah akşam nasihat görünümlü ahlaki üstünlük satmasını ciddiye almayız.
1945 yılında her yanı enkaz olan Almanya toparlanırken, iki atom bombası atılmış Japonya ayağa kalkarken, Fransa, İtalya savaşın yaralarını sararken Türkiye 52 yıl boyunca yerinde saydı.
1950-2002 arasındaki o 52 yılda Türkiye çok ağır badireler atlattı, çok ağır bedeller ödedi.
52 yılda Türkiye’de 39 hükûmet kuruldu. Bu, 52 yılda Türkiye’de ortalama her 16 ayda bir hükûmet değişmiş demek.
Hükûmetlerin ömrünün ortalama 16 ay olduğu bir ortamda yol yapamazsınız, okul açamazsınız, hastane inşa edemezsiniz, konut üretemezsiniz; tankın, topun, füzenin, uçağın, millî savaş gemisinin hayalini bile kuramazsınız.
Şimdi bize “tabii ki yapacaksınız, bu sizin göreviniz” diyorlar.
Elbette görevimiz, elbette yapacağız ama lütfen bir sorgulayın…
102 yaşındaki Cumhuriyet Halk Partisi kimi zaman seçimsiz, kimi zaman darbeyle, kimi zaman koalisyon ortağı olarak hükûmetteydi. Kendisi iktidarda olmadığında fikirleri iktidardaydı. Acaba şu ülkede dikili bir taşları var mı?
Sevgili gençler…
Büyüklerinize sorun, belgeselleri izleyin,
açın arşivden o dönemin gazetelerini okuyun; anarşi, terör, huzursuzluk, belirsizlik, karamsarlık, umutsuzluk dışında hiçbir şey göremeyeceksiniz.
AK Parti’nin daha 15 ay önce kurulmuş olmasına rağmen 3 Kasım seçimlerinde %36 oy oranına ulaşabilmesi, esasen bir isyanın, bir itirazın, bir çığlığın, büyük bir değişim talebinin tezahürüdür.
AK Parti’nin tek başına iktidara gelmesi, açıkçası bir halk devrimi olmuştur. 23 yıl boyunca biz 3 Kasım devrimine sadakatle bağlı kaldık.
23 yıldır her seçimde kazanıyorsak işte bu, 3 Kasım seçim sonuçlarına olan sadakatimizin bir neticesidir.
Yeterli mi? Elbette değil. Daha yapacak çok işimiz var…
🔥Togg'un Euro NCAP çarpışma testi yayımlandı!
Avrupa'da satışa çıkacak olan yerli otomobil Euro NCAP güvenlik testlerinden beş yıldızlık skorla geçmeyi başardı.
Türkiye 24 yılda kamu borcunun GSMH'ye oranını % 51'den %26'ya düşürdü.
Yani borç azaldı. Halkın refah seviyesi 2 kat arttı.
Buna karşın ABD %54 olan borç oranını % 120'ye; İngiltere % 37'den % 103'e çıkardı.
Kaynak: The Spectator Index
Görmüş olduğunuz bu makaslar,
Recep Tayyip Erdoğan'ın
23 yıl boyunca yapmış olduğu açılışlarda kullanılan makasların sergisi.
Ne yaptı ki diyenlerin
Gözüne girsin demek az kalır...
Hepsini Erdoğan yaptı.
🔴Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin:
Maarif sistemini sabote etmeye çalışan bazı çevrelere sormak istiyorum;
Siz nasıl bir Türkiye hayal ediyorsunuz?
▪️Tarihine yabancılaşmış, kendi kimliğini reddeden, küresel akımlara teslim olmuş bir Türkiye mi istiyorsunuz?
▪️Millî ve manevi değerlerini özümsemeyen, erdemden, ahlaktan ve toplumsal sorumluluk bilincinden yoksun nesiller yetiştiren bir eğitim sistemi mi istiyorsunuz?
▪️Daha adil, daha özgür, daha güçlü bir Türkiye inşa eden bir eğitim sisteminden mi rahatsızsınız?
▪️Milletin iradesine ket vuran, kendi geleceğini inşa edemeyen, bağımlı ve yönlendirilmeye açık bir Türkiye mi istiyorsunuz?
Gassal dizisinden niye rahatsız oldunuz ölülerinizi oto yıkamacıya mı götürüyorsunuz ya da halıya sarıp makineye mi çektiriyorsunuz !! Olay ne !! Niye ürperdiniz bu kadar, muhteşem bir senaryo, ıkındırık repliklere boğulmamış bir akış, bence bu daha ön yıkama :)) asıl olay ikinci sezonda 😇👏 Tebrikler @zahidsobaci@ziyadvarol
Uluslararası toplum, 13 yıl boyunca katliama uğrarken Suriye halkına maalesef yeterli desteği vermedi, veremedi.
Şimdi bunu telafi etmek mümkündür.
Bunun yolu da Suriye’nin inşa ve imar çabalarına destek olmaktan geçiyor.
61 yıllık zulmün, baskının, karanlığın ardından yıkılan Baas rejimi, geride kelimenin tam anlamıyla büyük bir enkaz bıraktı.
Yaklaşık 1 milyon insanı katledilmiş, nüfusunun yarısı yerinden edilmiş, 13 yıldır süren çatışmalardan bitap düşmüş bir Suriye’yle karşı karşıyayız.
Suriye halkının bu ağır yükün altından tek başına kalkması mümkün değil.
Suriye’nin; komşularının, dost ve kardeş ülkelerin, Avrupa Birliği ile uluslararası kuruluşların güçlü desteğiyle süratle ayağa kalkması lazım.
Bu anlayışla Şam Büyükelçiliğimizi 12,5 yıllık aranın ardından cumartesi günü yeniden faaliyete geçirdik.
Türkiye, Suriyeli kardeşlerinin yanında olmaya devam edecektir.
Boş ver dede,
Sen zaten bensiz Aksasız Kudüs gibiydin,
Sütten ırmaklarımız var
Yakuttan ağaçlarımız..
Bak burası gölgeli vadi
Üzüm bağına baksana,
İncilerime bak elbisem nasıl,
Burada ölmek yok
Burası senin kalbin tertemiz
Cennetteki Gazzemiz..
….