İddialar doğruysa; bu skandal çok farklı. Bu kez; AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya hazineden, halkın emeği ile var ettiği kaynaklardan çalmadı. İhalelerden götürmedi. Artık yeni bir aşamaya geçildi. Dolandırıcılıkla doğrudan insanların parasını aldı. Düşünün: İktidar partisinin genel başkan yardımcısı insanları milyarlarca lira dolandırdı. Ve saatlerdir AKP’den de Fatma Betül Sayan Kaya’dan da açıklama bile yapılmıyor. Parasını çaldığı insanlarla ilgili arandığı zaman ‘M��sait değilim’ diyebiliyor. Bu ülke bu kadar çürüdü işte.
Faiz haram ama bir hisseyi 250 liradan alıp, üç ayda 4480 liradan satmak ve binlerce küçük yatırımcının cebinden çıkanı, kendi cebine aktarmak helal!
Aile bakanı, aileleri perişan etti!
Hakan Fidan, Türk milletini “azınlık” olarak gördüğünü ima ediyor.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanı bu topraklarda Türk Milletini azınlık olarak göremez, gösteremez, bunu ima dahi edemez.
Tiktok editlerine benzemez bu işler Hakan Fidan! Ağzından çıkan sözü kulağın duysun.
Sonunda Üsküdar'ı da gasp etmeyi başardılar.
2024 Mart seçimlerinde 39 belediyenin sadece 13'ünü AKP kazanmıştı. Şimdi ikisi kayyum olmak üzere 22’sini yönetiyorlar.
Bu belediyelere seçimle gelmiyorlar; hileyle, tehditle, yargı oyunlarıyla çöküyorlar!
Bu belediyeleri en fazla birkaç yıllığına zorla yöneteceksiniz. Sonra ne olacak, size oy vermemiş -yine vermeyecek- olan halkı mı tutuklayacaksınız?
Vatandaşı ikna odalarına mı alacaksınız?
Daha da önemlisi, halk iradesini çalıp galibiyet pozu verirken ar damarınızı çatlatacak kadar iştahınızı kabartan nedir?
Bu kadar yüzsüzlük karşılığında ne vadediliyor size?
Çocuklarınızı komşularınızın yüzüne nasıl bakıyorsunuz ?
Her şeyi geçtik, hiç aile terbiyesi de almadınız mı?
Bir evi kredi ile alınca ve kredisi bitince ev sizin olur.
Türk halkı vergileriyle yol, hastane, köprü yapıyor. Bunların masrafları biteli yıllar oluyor ama halk para ödemeye, sistem de onlardan para almaya devam ediyor.
Krediyi ödediysek Türk halkı neden bunların sahibi olmuyor?
1) Bu kadın tazminat ödemeli
2) Bu kadın adam yaralama suçundan tutuklanmalı
3) Pitbull beslemek yasaklanmalı veya “kısıtlanmalı”
4) ya da: Aslan beslemek ve bu kadının üstüne salmak da serbest olmalı (bu sonuncu madde elbette ironidir)
Erol Mütercimler net konuştu: “Milletvekilliği bir meslek değildir; emekli maaşı almaları kabul edilemez.” dedi.
Bu açıklama, sosyal medyada yeniden gündeme gelerek geniş yankı uyandırdı.
Mütercimler, milletvekilliğinin bir meslekten ziyade halka karşı yürütülen bir temsil görevi olduğunu ifade ederek, milletvekillerine emekli maaşı bağlanmasını eleştirdi.
Bu açıklamanın ardından sosyal medyada yeni bir tartışma başladı:
“Milletvekillerinin emekli maaşları iptal edilsin mi?”
Tartışmanın en çok öne çıkan noktalarından biri ise milletvekilleri ile diğer emekliler arasındaki gelir farkı oldu.
2026 yılının ilk yarısında emekli milletvekili aylığının yaklaşık 177 bin 658 TL olduğu belirtilirken, Temmuz 2026’daki artışlarla bu tutarın yaklaşık 201 bin 677 TL’ye yükseldiği bildirildi. Görevde bulunan milletvekillerinin maaşı da yaklaşık 310 bin TL seviyesine çıktı. Böylece hem milletvekili maaşı hem de emekli aylığı alanların toplam geliri yaklaşık 512 bin TL’ye ulaşıyor.
Buna karşılık, toplumdaki çok sayıda emekli oldukça düşük aylıklarla yaşamını sürdürmeye çalışıyor. TBMM’de Ocak 2026’da gerçekleştirilen bir konuşmada en düşük emekli aylığının 20 bin TL, ortalama emekli aylığının ise yaklaşık 23 bin 550 TL olduğu ifade edilmişti.
Tartışmanın temel noktası da tam olarak burada ortaya çıkıyor:
Milletvekilliği gerçekten bir meslek olarak kabul edilmiyorsa, milletvekillerine özel emeklilik hakları tanınması ne kadar doğru?
Bununla birlikte, milletvekillerinin görevleri boyunca sahip oldukları sosyal güvenlik ve emeklilik haklarının tamamen ortadan kaldırılması da başlı başına hukuki ve siyasi bir tartışma konusu.
Dolayısıyla konu yalnızca “maaş yüksek mi, düşük mü?” sorusundan ibaret değil.
Asıl mesele şu:
Halkı temsil edenlerle toplumun diğer kesimleri arasında ekonomik açıdan bu kadar büyük bir fark bulunması adil mi..
Sizce milletvekillerinin özel emeklilik hakları kaldırılmalı mı..
3600 ek gösterge düzenlemesiyle mühendisler 4200 ek gösterge olmasına rağmen yansıtma oranları değişmediği için mağdur kesimlerinden birisi olan kamu mühendislerinin özellikle emekli maaşı ve ikramiyesinde yaşadığı soruna çözüm üretilmelidir.
@MemurSenKonf@_aliyalcin_@HBTONBUL@huseyinozturk_1@sonertufanoglu
Deniz Zeyrek: “Bugün annem için alışveriş yaptım; 1 kilo kıyma 1.000 TL.
Annemin aldığı emekli öğretmen maaşı 33 bin TL. Ayda 2 kilo kıyma, 2 kilo normal et alsa 5 bin TL gidiyor. Maaşının altıda biri.
Kirayı neyle verecek? Faturaları neyle ödeyecek?
Bir de 23.500 TL emekli maaşı alanı düşün. Türkiye şu anda bu halde.”
🚨 Erol Mütercimler’den milletvekilleri ve öğretmenler üzerinden dikkat çeken kıyaslama:
♦️ Şu anda 600 milletvekili var; herhalde 50 tanesi görev yapıyor, geri kalan 550 tanesinin işi yok.
♦️Dünyanın maaşını veriyoruz, emekliliklerini ve ailelerini karşılıyoruz.
♦️Milletvekilliği neden bir meslek olsun ki? Neden bir görev olmasın? Niye iki yıl görev yapanı emekli edip tüm sağlık giderlerini karşılıyoruz da öğretmenlerimizi ne hallere getiriyoruz?
♦️Öğretmeni bu hale sokmak, ülkenin geleceğini yok etmektir.
♦️Cami imamlarını nasıl baş tacı ediyorsak, bu ülkenin insanına hizmet eden öğretmenlerimizi de aynı şekilde üst seviyede tutmalıyız.
♦️İsveç ve Norveç’e bakın; öğretmenlerine ne kadar maaş veriyorlar?
♦️Atama bekleyen binlerce öğretmenimizin bir an önce Türk çocuklarının karşısına geçmesi gerekiyor.
♦️Eksik öğretmenimiz varken öğretmen kalitemizi de artırmalı ve insana yatırım yapmalıyız. Betona veya şehirleşmeye yapılan yatırımdan önce insana yapılan yatırım önemlidir.
Ümit Özdağ'ın ırkçı olduğunu savunanlara katılmıyorum
Özdağ Atatürkçü ve milliyetçidir.
Irkçı imajı Turancı duruşundan geliyor.
Turancılık kültürel-dilsel bir birlik düşüncesidir. Atatürk'ün kimlik düşüncesiyle de paraleldir.
Milliyetçilik, 2.dünya savaşı sonrası, özellikle Avrupa'da, ırkçılıkla etiketlenip eşitlendi. Fakat, ortada ki, ülke halklarının kültürel mirasını unutmasına ve kimliklerini gittikçe kaybetmesine de sebep oldu.
Milliyetçilik tepeden bakıldığında, ülke kimliğini ve kültürünü, dininden ve ırkından bağımsız, beraber yaşama isteğidir.
Neden sürekli kötülendiği ve uzak kalınmaya çalışıldığını anlamıyorum. Aynı dinleri kötüye kullananlar gibi, ideolojiyi de kötüye kullananlar olması kaynaklı muhtemelen...
Özdağ'ın kendisi de kimlik tanımını kültürel temelde yapıyor, "Türklük; kültür, duygu, tasa ve kıvançta birlik olmaktır" diyor ve Kürt, Zaza, Kazak, Kırgız, Özbek gibi grupları Türk milletinin ayrılmaz parçası olarak tanımlıyor.
Sevgili Türk halkı,
Onbinlerce asker, sivil yurttaşımızın ölüm emrini veren narko-terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın İmralı’da bahçeli bir evde ikamet etmeye ve bir devlet komisyonuna başkanlık etmeye başladığının farkında mısınız?
Öcalan’ın yapılmak istenen yeni anayasayı yazacak kişilerden birisi olduğunun farkında mısınız?
Türk Milleti’nin Türk, Kürt, Arap diye 3 farklı millete bölündüğünün farkında mısınız?
Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin ağır çekim yıkılmakta olduğunun farkında mısınız? @zaferpartisi
Velev ki tatile gitti.
O bir eş,o bir anne,o bir kadın.
Ne elde ettiniz bu ŞEREFSİZ paylaşımınızla?
Dilek İmamoğlu verdiği onurlu mücadele ile,güçlü DİRENİŞİYLE sizi çok korkutmuş anlaşılan.
Aile düşmanı AHLAKSIZLAR!
Pisliğinizde boğulun.