Figüran haberimize suç duyurusunda bulunan Gürsel Tekin’in açıklamasını dikkatle dinledim. Haberimizi çürüten tek bir cümle söylemeyedi. Hatta “Şurada 70 kişi (sonradan 40’a düşürdü) fazla olsa ne olur eksik olsa ne olur” diyerek haberi direkt yalanlayabilecek herhangi bir bilgiye sahip olamadığını da açık etti. Siz yalanlayamadığınız bir haberle ilgili neye dayanarak “halkı yanıltıcı bilgiyi yaydılar” diye suç duyurusunda bulundunuz?
Ayrıca BirGün’e yönelik diğer hakaretleri de çaresizliğinin yansımasıdır ve suyu bulandırma çabasıdır. Bu hakaretlerle ilgili hukuki haklarımızı kullanacağız. Tekrar ediyoruz; hak etmedikleri koltuklarda oturanlar binbir emek ve özveriyle büyütülen değerlere dil uzatamazlar.
İmamoğlu’nun avukatları kürsüdeki kişiyi rezil ediyor şu anda.
Tora Pekin:
“Savunma yapmaktan kaçıyorsunuz dediğiniz müvekkil 9 Mart’ta ilk duruşmada buraya geldi, ifade vereyim dedi.
İlk ben konuşayım dedi. Siz kabul etmediniz. Sen son sırada konuşacaksın dediniz.
Aylar geçti şimdi son sıradayız, şimdi de aynı müvekkile ya yarım günde konuşup susacaksın ya da susma hakkını kullanmış sayarım diyorsunuz.
Susma hakkınızı mı kullanıyorsunuz dediniz, HAYIR DEDİ.
Şimdi ne okuyorsunuz?
Tutanağınız hakikat dışı.
İşlemleriniz hakikat dışı!”
Tam da meslektaşımın dediği gibi yaşanan her şey gerçek bir kepazelik!
Bir şeyler oluyor… Görüyor musunuz?
Bir şeyler oluyor…
Şehirler, meydanlar, sokaklar…
Toprak gibi uyanıyor, nehir gibi yatağına sığmıyor.
Güzel şeyler oluyor…
Bize bir millet, bir de ayağımızın altındaki bu bank yeter!
Müzisyen Ali Altay, Kılıçdaroğlu'na hediye ettiği şarkının kullanımını yasakladı:
"Atatürk'ten özür diliyorum. Hak-Hukuk-Adalet şarkımı sizden geri çekiyorum!"
— Akbayram Ailesi, Kılıçdaroğlu’nun Edip Akbayram şarkılarını kullanmasını yasakladı:
“Edip Akbayram’ın yorumladığı eserlerin, kamuoyunda “mutlak butlan” sürecinin temsilcisi veya destekleyicisi olarak görülen kişi, grup ve organizasyonlar tarafından siyasi etkinliklerde kullanılmasına izin vermediğimizi beyan eder, kamuoyunun bilgisine sunarız.”
Fatih Altaylı:
Gurbetçiler Türkiye’de oy kullanmak istiyorsa yıllık vergi vermeli.Vergi vermezsin, çifte vatandaşsın,€ kazanıyorsun,yılda 10 gün bir Alman kadar vakit geçiriyorsun sonra gelip Türkiye’nin kaderiyle ilgili karar veriyorsun senin ne haddine.?
Basına yansıyan haberlerde; Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine hukuken son derece tartışmalı bir ihtiyati tedbir kararıyla getirilen ve kamuoyunun geniş kesimlerinin tepkilerine rağmen bu görevi kabul eden Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından gerçekleştirileceği belirtilen bazı satışlardan elde edilecek gelirin derneğimize bağışlanmasının planlandığı öğrenilmiştir.
Derneğimiz, kuruluşundan bu yana Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda; hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve hukuk devletini savunan, temel hak ve özgürlüklerin korunması için mücadele eden ve çalışmalarını partiler üstü sürdüren bir sivil toplum örgütüdür.
37 yıldır kararlılıkla savunduğumuz bu ilkeler gereği; demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerin, özellikle de ana muhalefet partisinin yönetimine, olağan demokratik süreçler ve kurultay iradesi dışında kayyum niteliğinde bir müdahaleyle getirilen bir yönetimden gelecek herhangi bir bağışın derneğimiz tarafından kabul edilmesi mümkün değildir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Kemal Kılıçdaroğlu:
Bu halk senin içinde biriktirdiğin kin ve nefreti hiç unutmayacak…
Bu halka sırtını döndün…
İktidara yüzünü döndün…
İktidarın hizmetkarı oldun…
Senin yanında duranların karşısında durmaya başladın…
Bu halk seni affetmeyecek…
Bu halk hakkını şana asla helal etmeyecek…
Ve seni tanıdığım için…
Seninle tokalaştığım için…
Şana saygı duyduğum için…
Çok üzgünüm…
Utanç duyuyorum…
Demokrasimizin en dip anındayız. Benim gibi şu anda Halk TV ekranında bu anları izleyen Kemal Kılıçdaroğlu bu hale getirilen genel merkeze girip "Ben Genel Başkan'ım, ben CHP Genel Başkanı'yım" diyecek öyle mi? Vallahi bravo!.