Osman Kavala'dan cezaevinde dokuzuncu yıl mesajı:
İlk tutuklandığımda bunun bir hata olduğunu, kısa zaman içinde düzeltileceğini düşünüyordum. Yanılmışım.
Cezaevine girdiğimde 60 yaşındaydım. Bu yaştan sonra sivil toplum alanında aktif olarak çalışabileceğim sürenin neredeyse tamamını ve sağlıklı yaşayabileceğim yılların önemli bir kısmını cezaevinde geçirmiş oldum. Ancak, yaşamakta olduğumuz bütün sıkıntılara rağmen, ülkemde hukuk devletinin tesisine yönelik gelişmeleri görebileceğime inanıyorum.
Ümit ettiğim gibi, Gezi davasından ve maruz kaldığım adaletsizlikten ders çıkartılabilirse, bu benim için teselli kaynağı olacak.
https://t.co/85tZaX3OEb
Osman Kavala’nın Dokuzuncu Yıl Açıklaması:
“İlk tutuklandığımda bunun bir hata olduğunu, kısa zaman içinde düzeltileceğini düşünüyordum.
Yanılmışım.”
https://t.co/BtYsPVRthH
5 gündür cezaevinde tutulan muhabirimiz İsmail Arı'dan mesaj
"Koğuş kapasitesinin çok üzerinde sayıda insanla birlikte kalıyoruz. En temel ihtiyaçlarımızdan olan battaniye ve yastık dahi bize verilmedi. Bu nedenle yaklaşık 1.000 TL gibi yüksek bir ücret ödeyerek kantinden satın almak zorunda kaldım.
Şikayetlerimin ardından talep dilekçemi ancak sonradan işleme aldılar. En temel insani ihtiyaçlarımızı karşılamak için bile mücadele etmek zorunda bırakılıyoruz"
https://t.co/aoIrfTn1GQ
Sözde Milli Eğitim Bakanının ziyaret ettiği bir okulda
“Bize gelecek yoksa
Sana huzur yok
Yusuf Tekin istifa” pankartı açıldı diye 19-20 yaşında iki gencecik kadını gece yarısı ev baskınıyla gözaltına aldılar.
Arkadaşlarımız geceyi nezarette geçirdi. Birazdan adliyeye sevk edecekler.
Bir bakanı pankart açıp istifaya davet etmek suç ama “bursla okumuş” başka bir bakanın nereden bulduğu belli olmayan milyonlarını fon tezgahıyla milyarlara katlaması suç değil bu memlekette!
Savcılar, karakollar, adliyeler cümlenize açıkça soruyorum;
Peşine düşebildiğiniz, arayıp bulabildiğiniz, gece yarısı kapısına dayanıp gözaltına alabildiğiniz “en tehlikeli” suçlu bu gençler mi ya sizin!?
Arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın!
🔴TÜRKİYE’Yİ AYAKTA KALAMAYACAK KADAR SOYMUŞLAR!
🎙️Gazeteci @bahadir_ozgur1: Türkiye Cumhuriyeti’ni oturmuşlar soymuşlar. Bunu pervasızca yapmışlar. Bu bir yolsuzluk değil, basit bir rüşvet değil. Gerçekten halkı muhtaç bırakacak, zayıf bırakacak kadar yapmışlar. Bu bir milli güvenlik sorunu. Ülkeyi ayakta duramayacak hale getirecek mekanizma kurmuşlar.
🔗 https://t.co/KCf2FYJfQu
Tutuklanan muhabirimiz İsmail Arı: Hakim dinlemedi bile, avukatların sözünü kesti. Yatarı bile olmayan suçtan beni bir kez daha cezaevine gönderiyorlar
https://t.co/5KM9AKsgmN
🔴BirGün muhabiri İsmail Arı hakkında tutuklama talebi!
📌Muhabirimiz İsmail Arı, kamuoyunda dezenformasyon yasası olarak bilinen ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamasıyla, tutuklanması talep edilerek sulh ceza hakimliğine sevk edildi!
📌Eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in şikâyetiyle açılan soruşturmada İsmail Arı’ya yöneltilen suç maddesi aynen şöyle:
“Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.”
🔴Ebubekir Şahin ile bu maddenin nasıl bir ilgisi olabileceğini kamuoyu takdir etsin…
https://t.co/BRchtWrhbI
Basın meslek örgütlerinden yurttaşlara çağrı: Baskılara ve sansüre karşı 24 Ekim’de buluşalım!
📌Basın meslek örgütleri, gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara, medya kuruluşlarına kayyum atanması ve erişim engellerine karşı 24 Ekim Cumartesi saat 14.00’te birçok kentte buluşma çağrısı yaptı
📌TELE 1’e kayyum atanmasının birinci yılında düzenlenecek eylemlerde, “Basın hürdür, sansür edilemez” mesajı verilecek
Haberin tamamı:
https://t.co/2vgVvIlUJE
Haber yaptığı için halihazırda bileğinde kelepçeyle ev hapsinde tuttukları bir gazeteciyi, Murat Ağırel’i bu kez “haber yapmadığı” için tutukladılar!
İhalelerden götürdükleriyle, halkın vergileriyle dağıttıkları geri ödemesiz kredilerle tüm basın organlarına çöktüler. Yetmedi, kayyumlarla çöktüler.
Yetmedi.
Mesleğinin onurunu satmayan gazetecileri ne satın alabildiler ne korkutabildiler.
Şimdi onları da tek tek esir alırsak bitecek sanıyorlar.
Bitmeyecek.
Ne yaparsanız yapın birileri çıkacak ve gerçekleri anlatmayı sürdürecek.
Savaşta bile basına saldırılmaz!
Gazetecilerden elinizi çekin!
#GAZETECİLİKSUÇDEĞİLDİR