İl Emniyet Müdürümüz Sayın Tolga YILMAZ, geçirdiği rahatsızlık sonucu vefat eden Polis Memuru Selçuk ÖNGER' in düzenlenen cenaze törenine katılarak merhumun acılı ailesine başsağlığı diledi.
13-14 yaşında çocukların içip içip etrafa kustuğu, altına işediği, sahaya su ses bombası attığı ortam taraftarlık değil rezilliktir.#Eskişehirspor luluk başka, asalaklık ve magandalık başka.Yeni sezondan itibaren taraftarda yenilenip eski Köklerimize dönmeliyiz.
#eses#eskisehir
Dün #Eskişehirspor maçından story atanlar, bugün gs şampiyonluk paylaşımı yapıyor.
Stadyumdaki 34 bin kişinin yarıdan fazlası instagram storyisi için gelmiş.Tribün kültürü ile alakası yok, ne baskı var ne tezahürat uyumu
Sadece kuru kalabalık.+++
Bir yanda şov için, bazıları bisiklet sürsün diye caddeler kapatılıyor.
Diğer yanda hizmetin uğramadığı, çukurlarla dolu sokaklarda çocuklar hayatını kaybediyor.
Bir taraf reklam #Eskişehir
Diğer taraf gerçek Eskişehir.
Bu acının tarifi yok
Allah rahmet eylesin.
#İhmal#tepebaşı
🔴Eski memur-yeni memur emekliliği konusunda detaylı açıklama
Eski ve yeni memurların emekliliği konusunda son günlerde yaptığım bazı kısa açıklamalar üstüne sosyal medyada bazı serzenişler gördüm. Açıklamalarımın kendi durumlarını yansıtmadığını söyleyenler yanında konuyu bilmediğimi iddia edenler de oldu.
Olabilir. Kısa açıklamalarda kendimi yeterince anlatamamış olabilirim veya şimdiye kadar bu konuda yazdığım onlarca yazıyı okumadan spot görüntülerdeki üç-beş cümle üstünden yargıda bulunanlar da olabilir.
Sosyal medya üzerinden kişisel polemik yapmayı tercih etmiyorum. Tek tek yanıt vermem de oldukça zor. O nedenle kamu görevlilerinin (memurların) emekliliği konusundaki gerçekleri ayrıntılı olarak bir kez daha bu açıklamada ele alıyorum.
➡️ Sosyal güvenlik sistemi ve sosyal güvenlik uygulaması konusunda genel açıklama
Öncelikle şunu vurgulamalıyım. Ben tekil durumlarla ilgili değilim. Tekil durumlara ilişkin analiz yapmıyorum. Bireysel konularla ilgilili değilim, sistem üzerine çalışan bir araştırmacıyım.
Sosyal güvenlik ve emeklilik konusunun temel özellikleri, ilkeleri ve politikalarıyla ilgiliyim. O nedenle söylediklerimin tekil durumlarla örtüşmemesi söz konusu olabilir. Ben eğilimi ve gidişatı analiz etmeye çalışıyorum.
Maalesef tekil durumlara ilişkin görüş bildirmem mümkün değil. İsteyenler bu konudaki sorunlarını sosyal güvenlik uygulamaları konusunda çalışan uzmanlara iletebilirler. Kendi özel durumları için soru soranlara maalesef yardımcı olamıyorum.
Sosyal güvenlik mevzuatının erişilebilir ve anlaşılabilecek sadelikte ve netlikte olması gerektiğini düşünüyorum. Yasama kalitesi bunu gerektirir. Ama maalesef sosyal güvenlik sistemi adaletsiz bir sistem olduğu kadar sosyal güvenlik mevzuatı bir gayya kuyusu ve tekil durumların içinden vatandaşın tek başına çıkması oldukça zor.
Bu nedenle vatandaşın kendi tekil durumuna odaklanmasını anlayabiliyorum. Ama tekrar edeyim: Ben konunun bireysel değil, sistemik ve yapısal yönüyle ilgiliyim. Yıllardır sosyal güvenliğin sistemik ve yapısal sorunları ile ilgileniyorum ve yazıyorum. Ancak uygulamada vakıf olmadığım çok sayıda ayrıntı var. Bu konu ayrı bir uzmanlık alanı olduğu için ve konudaki uzmanların bilgi ve tecrübesine saygı göstererek o alana girmiyorum. Benim işim sosyal güvenlik politikası ve sistemi.
➡️ Eski-yeni memur emeklisi meselesi konusunda detaylı açıklamalarım.
Gerek 1999’da çıkarılan 4447 ve gerekse 2006-2008 yıllarında kabul edilen 5510 sayılı Kanun Türkiye’nin sosyal güvenlik sistemini kökten değiştirmiş ve daha da adaletsiz hale getirmiştir. Bu sözde iki reformun (ben karşı devrim diyorum) temel amacı sosyal güvenliği bir şirket gibi ele almaktır. Amaç giderleri kısmak ve gelirleri artırmaktır. Bu nedenle emekliliğe erişim (emeklilik koşulları) zorlaştırıldı ve emekli aylıkları düşürüldü.
Emeklilik yaşının yükseltilmesi, prim gün sayılarının artırılması, aylık bağlama oranlarının ve güncelleme katsayısının ve aylık alt sınırının düşürülmesi bu yaklaşımın ürünüdür. Bu "reformlardan" bütün çalışan/emekli kategorileri payını aldı. Emekliliğe erişim zorlaştı ve emekli aylıkları düştü. Bu "reformlardan" son derece olumsuz etkilenenler arasında kamu görevlileri (memurlar) de yer alıyor.
Ancak gerek yasayı yapanların eski bürokrat olmaları ve gerekse Anayasa Mahkemesi üyelerinin eski kamu görevlisi olmalarından olsa gerek Ekim 2008 öncesi kamu görevlisi olanların hakları esas olarak korundu. Ekim 2008 öncesi kamu görevine girenler 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında kaldılar.
Emekliliği hak ediş ve emekli aylığı hesaplamaları 5434’e göre yapılmaya devam etti. Ekim 2008 sonrası ilk kez kamu görevlisi olarak tescil edilenler ise (daha önce başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında olsalar bile) 4/c tescil tarihleri Ekim 2008 sonrası ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa tabi oldular.
Bu durum bugün konuşulan eski-memur yeni memur ayrımını karşımıza çıkardı. Öte yandan 2023 Temmuz ayından itibaren memur maaşlarına yapılan ilave ödeme (seyyanen zam, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek Madde 40) emeklilikte dikkate alınmadığı için hem 5434 (eski) hem de 5510 (yeni) kapsamındaki memurlar için ilave bir eşitsizlik yarattı. İlave ödeme (seyyanen zam halen 22 bin lira civarındadır).
Bu durumda memurların emekliliği konusunda çok sayıda farklı kategori ortaya çıkmaktadır. Aşağıdaki bunları genel hatlarıyla yazmaya çalıştım.
🅰️ 5434’e Tabi Olanlar
1️⃣ 2008 öncesi kamu görevine girmiş ve halen emekli olanlar. Bunlar tümüyle 5434 sayılı yasaya göre emekli oldular. Aylıkları derece-kademe-gösterge sistemiyle hesaplandı. Son görevlerindeki maaşları dikkate alınarak emekli oldular. Aylık bağlama oranları yüzde 75’ti ve 25 yıldan fazla her yıl için bu oran 1 puan artıyordu. Böylece Ekim öncesi kamu görevine girip Temmuz 2023 öncesi emekli olanlara bağlanan aylık çalışırken aldıkları maaşın yüzde 75-yüzde 85 civarında oldu.
Ancak çalışırken aldıkları bu aylığın zaman içinde en düşük aylığa yakınsaması ve mevcut maaşlara göre düşmesi ayrı bir sorundur. Bu sorun aylıkların artırılma biçiminden kaynaklıdır. Burada esas sorun büyümeden emekli aylıklarının pay alamaması ve en düşük emekli aylığının ortalama aylıklardan daha yüksek artmasıdır. Tekrar vurgulayayım 2023 öncesi emekli olan eski memurların başlangıç aylıkları Ekim 2008 sonrası işe girenlere göre oldukça avantajlıdır.
2️⃣ 2008 öncesi kamu görevine girip Temmuz 2023 sonrası emekli olanlar veya önümüzdeki dönemlerde emekli olacaklar. Bunlar 5434’teki sisteme tabi olmalarına rağmen ilave ödeme (375 sayılı KHK) emekliliklerinde dikkate alınmadığı için emekli aylıkları ciddi biçimde düşmüştür. Basit bir anlatımla ilave ödemenin hesaba katılmaması nedeniyle 22 bin lira daha az emekli aylığı alıyorlar veya alacaklar. Burada kritik husus ilave ödemenin emekli aylığı hesabında (hem 5434 hem de 5510 kapsamında olanlar için) dikkate alınmamasıdır. Bu husus Temmuz 2023 öncesi emekli olanların emekli aylıklarınında mevcut maaşlara göre düşük kalmasına yol açıyor.
Dolayısıyla eski memurlar arasında da iki kategori oluşmuştur: Temmuz 2023 öncesi ve sonrası emekli olanlar. Serzenişlerin bir bölümün 2. grupta olanlardan geldiğini düşünüyorum.
🅱️ 5510’a Tabi Olanlar
3️⃣ İlk kez Ekim 2008 sonrası kamu görevlisi olarak (memur) tescil edilenler (daha önce başka bir sigorta kolunda tescil edilmiş olanlar da dahil). Bunlar için artık 5434’teki kademe-derece-gösterge sistemi, son maaş üzerinde aylık bağlama söz konusu değildir. Yeni sistem bütün çalışma hayatı boyunca ödenen primlerin güncellenmesi ve aylık bağlama oranıyla çarpılması şeklindedir. Artık derece-kademe-unvan değil prime esas kazanç (PEK) ve prim gün sayısı önemlidir.
Dolayısıyla son aylığın, unvanın, görevin, kademe ve derecenin yarattığı avantaj ortadan kalkmıştır. Öte yandan aylık bağlama oranı 25 yıl için yüzde 50’dir. Hem emekli aylığına esas aylığın matrahı hem de aylık bağlama oranı düştüğü için Ekim 2008 sonrası memurların emekli aylıkları ciddi biçimde düşmüştür. Dahası Temmuz 2023 yılında başlayan memur maaşlarındaki ilave ödeme uygulamasının da emeklilikte dikkate alınmaması nedeniyle Ekim 2008 sonrası ilk kez tescil edilen memurlar çifte kavrulmuş, çifte eşitsizliğe uğramış durumdadır.
4️⃣ 5510’a Tabi Olup Daha Önce Başka Bir Sosyal Güvenlik Kurumuna Tabi Olarak Çalışmış Olmaları Nedeniyle Emekli Olanlar
2008’de ilk kez tescil edilen memurlar henüz emekli olmasalar da daha önce başka bir sosyal güvenlik kurumuna tabi çalışıp 2008 sonrasında ilk kez memur olarak tescil edilenler içinde halen emekli olanlar söz konusudur. Bunların kamu görevlisi olarak çalışmaları 5510’a tabidir ve yukarıda sayılan faktörler nedeniyle prime esas kazançları ve aylık bağlama oranları düştüğü için bunlara bağlanan aylık da ciddi biçimde düşük kalmıştır.
👇🏾
5434’e tabi olup Temmuz 2023 sonrası emekli olanlar veya önümüzdeki günlerde emekli olacakların aylıkları da Temmuz 2023 öncesi emekli olanlara göre ciddi biçimde düşüktür. Bu doğrudur. 5434’e tabi olmak tek başına yeterli değildir. Temmuz 2023 öncesi ve sonrası emekli olmak ciddi bir faktördür.
Diğer detaylar bir yana özetle üç ana kategoride memur emeklisi söz konusudur.
1️⃣ 5434’e tabi olup Temmuz 2023 öncesi emekli olanlar
2️⃣ 5434’e tabi olup Temmuz 2023 sonrası emekli olanlar veya olacaklar
3️⃣ Ekim 2008 sonrası tescil edilip 5510’a tabi olanlar.
📌 Bunlar içinde durumu en vahim olanlar Ekim 2008 sonrası ilk kez memur olarak tescil edilenlerdir. Temmuz 2023 sonrasında 2. Grup ile 3. Grup olumsuz anlamda birbirine yaklaşmıştır. Ancak 5510’a tabi memurların yaşadığı hak kaybı tümünden daha fazladır.
📌 Umarım bu kez memur emeklileri arasındaki büyük ayrımcılığı ve adaletsizliği yeterince izah edebilmişimdir.
Ülke altyapısında yerli ve millî teknolojilerle geliştirilen akıllı sistemler; güvenli, hızlı ve sürdürülebilir mobilitenin temelidir.
Kendi mühendisliğimizle üretiyor, kendi gücümüzle ilerliyoruz. 🇹🇷
#GüçlüMühendisGüçlüTürkiye#KamuMuhendisiYoksayılıyor#KamuEmekçileri
Kamu mühendisleri olarak yıllardır sabırla, fedakârca ve ülkemizin dört bir yanında, zorlu koşullarda görev yapıyoruz. Milyarlarca liralık yatırımların planlama, proje, denetim ve uygulama sorumluluğunu taşıyor, afetlerden altyapı projelerine kadar kritik görevlerde devletimizin yükünü sırtlıyoruz.
Ancak bugün işveren heyetinin masaya getirdiği teklif, ne emeğimizin karşılığını veriyor ne de adalet duygumuzu gözetiyor. Yoksulluk sınırının altında kalan maaşlarımız, diğer meslek gruplarına sağlanan ek ödemelerden mahrumiyetimiz ve yıllardır görmezden gelinen özlük haklarımız bu teklifte yine yer bulmamış!
Biz sustukça kaybettik, artık sessiz kalmayacağız!
Bu yaklaşımı asla kabul etmiyoruz ve hakkımız olan düzenleme yapılana kadar mücadeleye devam edeceğiz.
#MemurHakkınıİstiyor
#SnIşıkhanMühendiseHakkınıVer
@tcbestepe@cbsbb@isikhanvedat@csgbakanligi@HMBakanligi@memetsimsek
@kaMUhendisleri 🇹🇷 Kamu mühendisleri üretiyor, denetliyor, hizmet ediyor.
Ama maaşı yoksulluk sınırının altında, mesleki itibarı eriyor.
Sadece @kaMUhendisleri olarak hakkımız olan ücreti istiyoruz!
Eskiden #Yangın ile mücadele için yangın gözetleme kulelerine o bölgeden aileler görevlendirilir onlar 7/24 ormanı izler en küçük dumanda ihbarda bulunurdu.Daha çok hakim tepelere kule yapılıp ormana sahip çıkacak o bölgenin insanları işe alınmalı @OGMgovtr@TCTarim#Bilecik
Kamuda çalışan Mühendisler hakkında bana çok fazla mesaj geliyor.
Sonuna kadar haklılar.
Kamuda çalışan mühendisler ile asgari ücretliler arasında neredeyse fark kalmadı.
Bu insanlar NİYE OKUDU o zaman? Niye??
Mühendis arkadaşlarımın yanındayım.
Bu garipliğe SON verin.