Pizza siparişi verirken yanlışlıkla ödeme yöntemini nakit seçmişim, kurye arkadaş kapıda söyleyince fark ettim.
Üzerimde hiç nakit olmadığı için ibana atayım dedim, yasak dedi.
Ne yapacağız o zaman diye söylendim, kurye arkadaş dedi ki abi gel motorun arkasına atla seni ATM'ye götüreyim, olur dedim ben de.
Neyse motorun arkasına atladım, Halkbank ATM'sine geldik. Nakit çekip kuryenin ödemesini yaptım.
Eee dedim eve geri götürmeyecek misin taksi mi tutayım ? Abi sana bir şey soracağım dedi, sor dedim.
Hangi partilisin diye sordu, CHP diyince gülümseyip atla abi bırakayım evine dedi.
Eve dönerken motorun arkasında sesimizi duyurmak için bağıra çağıra sohbet ediyoruz. Konu siyasete geldi.
Kemal Bey hakkında ne düşünüyorusunuz, diye sordum.
Kurye şu cevabı verdi:
"Abi biz sabahtan akşama kadar motor üstündeyiz, kar, yağmur, çamur, sıcak demeden paket atıyoruz. Bugüne kadar Özgür Özel'in bir kere bile kuryelerin hakkını savunduğunu görmedim.
Kemal Bey zamanında biz eylem yapmıştık, kendisi bize destek vermişti, belediyeye talimat verip çorba da göndermişti. Gariban adamın halinden Kılıçdaroğlu anlar." dedi.
Motordan inince kuryeye sarıldım, sarılırken çaktırmadan cebine bir şeyler de koydum. Çok şükür, milyon dolarlık linç kampanyasına rağmen vatandaş gerçekleri görüyor.
Welcome to the Tactician's Gauntlet, a new tournament taking place July 11–12 during #TFTCrown.
🏆 Open to everyone
🎁 Earn in-game rewards
💰 $10 entry fee
Register now at https://t.co/y84fzVUi9U
Törene katılıyorsanız seremoninin işleyişi nasılsa ona uyacaksınız. Yoksa gidip diplomanızı sekreterlikten alabilirsiniz. Ben orada kendimi değil Felsefe Bölümü'nü temsil ediyorum, sizin showunuzun bir parçası olamam.
Spiker basketbol maçında “Yunanları denize döktük.” diyince “öyle şey söylenir mi” diye burada kendini parçalayan bir meczup vardı. O elemana İspanyolların dünya kupası twitlerini tek tek okutmak istiyorum şu an.
Ne yapın ne edin, 35-40 yaşından önce kenara 3-4 daire koymaya bakın.
Kafanız inanılmaz rahat olur.
Özellikle yaşınız gençse iki şeye odaklanın:
Ya iyi bir eğitim alıp yüksek maaşlı bir işe girin ya da iyi para kazandıran bir meslek öğrenin.
Bu denklemin ortasında kalırsanız, hayatın da ortasında kalırsınız.
Ortada kalanların ne ev alabilme şansı var ne de başka bir şey.
Bugün 50 bin lira maaş alan biriyle, 150 bin lira kazanan birinin hayatı çok farklı ilerliyor.
Bu insanların biriktirdiği para, yaptığı yatırım, aldığı ev ve kurduğu hayat da bambaşka oluyor.
Aynı durum, iyi bir meslek sahibi olup aylık 200-250 bin lira kazananlar için de geçerli.
Ne kadar çok kazanırsanız, o kadar hızlı birikim yaparsınız.
Ne kadar hızlı birikim yaparsanız, o kadar çok yatırım yaparsınız.
Yatırım yaptıkça da para sizin yerinize çalışmaya başlar.
İleride rahat bir hayat istiyorsanız, genç yaşta en büyük hedefiniz gelirinizi artırmak olsun.
İyi para kazandıran bir işiniz varsa, sırtınız yere kolay kolay gelmez.
Çoğu insanın yıllarca ulaşamadığı yere siz daha erken ulaşırsınız.
Bu da sizi ülkenin %90’ından öne geçirir.
We cannot consider #AI to be morally neutral. In reality, every technical tool embodies choices and priorities through what it measures, ignores, and optimizes, and how it classifies people and situations. Ethical discernment cannot be limited to asking whether we are using a system for good or bad purposes. It must also examine how that system is designed and what vision of the human person and society is embedded in the data and models that guide it. #MagnificaHumanitas
Nişanyanları kimse böyle bir paragraf yazı yazacak kadar ciddiye almıyor. Herkes işin eğlencesinde. Ama sizin kafanızda öyle saçma bir entelektüel ya da eğitimli insan imajı var ki bu şekilde bir paragraf yazı yazıp saçmalıyorsunuz.
Nişanyan ve geri zekalı iki oğlunun miras paylaşımı vakası kendine Müge Anlı izliyor dedirtmekten çekinen güya eğitimli sosyal medya gençliğine ilaç gibi geldi. Pespaye dedikoduya bayılan bir millet olmamızın da büyük etkisinin olduğu hipokrit toplumsallaşmanın yeniden üretilmesinin bir örneği olması bir yana, hayattan tüm beklentisi küçük mülk sahibi birer orta sınıf üyesi olmak olan yığınların ıslak rüyalarını süsleyen ögeleri barındırdığı için de büyük hevesle dahil olunan, bir aptallaşma ideolojisi yeniden üretimini de gözlemek mümkün. Toplumsal zekamız bayır aşağı yuvarlanıyor.
"Keşke insan göçebelikten vazgeçmeseydi. Çok çok daha az olurduk, çok daha az yaşardık ama inanın çok daha mutlu olurduk.
Yerleşik düzene geçince dinamik olan statik oldu. Mobilite kaybedildi.
Biz hep buradaydık, bura bizim kutsal toprağımız anlayışı çıktı."
Nevzat Kaya