Tam 7 yıl önce Yeniçağ Gazetesi’nde “Rektöre haber verin, Ege Üniversitesi yağmalanıyor” başlığıyla yazmıştım.
ŞAKI isimli kitabımda da ayrıntılı şekilde konuyu anlatmıştım.
O gün dile getirdiğimiz iddialar ve ortaya koyduğumuz belgeler yeterince dikkate alınmadı.
Bugün ise Ege Üniversitesi’nde yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında 27 kişi tutuklandı. Operasyonda 16 şirkete ait 150 araç ve 49 taşınmaza el konuldu. Sayıştay raporlarına göre gerçekleştirilen alım işlemleri nedeniyle yaklaşık 3 milyar 100 milyon lira kamu zararı oluştuğu tespit edildi.
Gazetecilik bazen yıllar sonra haklı çıkar.
Aradan geçen 7 yılın ardından ortaya çıkan tablo, o gün yazdıklarımızın ve sorduğumuz soruların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.
İşte o yazı: https://t.co/RFQraXQePP
6 yaşındaki H.K.G’yi, 29 yaşındaki mürit Kadir İstekli ile evlendirdiler. Tarikat dışına çıkarılmayan çocuk 7 yaşından itibaren cinsel istimara maruz bırakıldı. Çocuğa yıllarca bunun oyun olduğunu söylediler. H.K.G. bunu bütün kız çocuklarının yaşadığını zannediyordu. 14 yaşında annesinin götürdüğü doktor istismarı fark etti, polise haber verdi. Tarikat kemik yaşı testine 22 yaşındaki kadını soktu. Sapıklar kurtarıldı. 17 yaşında götürüldüğü
psikiyatrist ‘Sana 7 yaşından beri tecavüz etmiş’ dedi. H.K.G. Kadir İstekli’yi konuşturup istismarı itiraf ettirdi ve konuşmayı kaydetti. Bu kayıtla savcılığa suç duyurusunda bulundu. İki yıl dava açılmadı. Sapıklar medreselerde çocukların yanındaydı. H.K.G.’yi çok tehdit ettiler, şikayetini geri almaya zorladılar. Ama bir adım geri atmadı. Davasında direndi. Bizim haberimizden sonra kadın örgütlerinin, baroların mücadelesiyle davada baba Yusuf Ziya Gümüşel 19 yıl, Kadir İstekli 30 yıl hapis cezası aldı. Yeni Şafak, Akit, Cübbeli Ahmet bu sapıkları savunup H.K.G.’ye iftiralar attı. Suçlu bulunan Yusuf Ziya Gümüşel serbest bırakıldı.
Şimdi sapıklar ve onları savunanlar kutlama yapıyor. Yazıklar olsun.
Belgelendi ama belge yok…. Yıllardır muhalif görünen ama iktidar zora düştüğünde ilk yardıma koşan bu kendine ulusalcıyım diyen nasyonal sosyalistler olur…. Yıllardır bu ülkenin en güvenilmeyecek canlıları bunlardır diye defalarca yazmıştım
Kıymetli mevkidaşım ve birlikte yol yürümekten büyük onur duyduğum İstanbul’un seçilmiş İl Başkanı Özgür Çelik Başkanımızın, Butlan MYK’sı tarafından disipline sevk edilmesi hukuksuzdur, geçersizdir ve asla kabul edilemez.
Bizim mücadelemiz sadece iktidar mücadelesi değildir. Demokrasi, adalet ve hukuk mücadelesidir.
@ozgurcelikchp
#ÖzgürÇelik
CHP HALKTIR, HALKIN DEDİĞİ OLUR.
Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nu ve tutsak edilen yol arkadaşlarımızı özgürlüklerine kavuşturacağız.
Partimize, Genel Başkanımız Özgür Özel’e, seçilmiş belediye başkanlarımıza ve halkın iradesine sonuna kadar sahip çıkacağız.
Geçim, özgürlük, adalet ve seçim için mücadele eden halkımızla birlikte yürüyoruz.
📍 Beykoz | Sultaniye Parkı
🗓️ 18 Haziran Perşembe
🕖 19.30
Sadece gazetecilik yaptığım için 75 gün cezaevinde tutuldum. Ben cezaevindeyken İletişim Başkanlığı basın kartımı iptal etmiş. Gerekçe ise “adli sicilimin” uygun olmamasıymış❗️
Benim hüküm giydiğim tek bir davam dahi yok. Sadece mesleki faaliyeti nedeniyle cezaevine atılan bir gazetecinin basın kartını iptal edenleri tebrik ediyorum
Değerli İzmirli Hemşerilerim ve Kamuoyumuzun Bilgilerine
Cumhuriyet Halk Partimiz’in maruz kaldığı “Mutlak Butlan” kararı ve takip eden süreçte yaşananlar herkesin malumudur. Bu sürecin Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş ve Cumhuriyetimizi kurmuş olan partimizde büyük zararlara yol açtığını görüyor ve anlıyorum. Özellikle son günlerde üst üste alınan ihraç kararları çok endişe vericidir. Dün, bir grup il başkanı ile birlikte İzmir İl başkanımızın görevden alınması İzmir’in siyasi iradesine yapılmış büyük bir haksızlık ve kabul edilemez bir yanlıştır.
Partimizin üyelerinden ve seçmeninden gelen siyasi iradenin hoyratça gözardı edilmesi, gelecek günlerde alınacak benzer kararların habercisi niteliğindedir. Ardı ardına alınan bu kararların olağan görülmesi ve kabul edilmesi mümkün değildir. Bu şartlar altında çıplak gerçeklerle yüzleşmemizin artık kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Partimizin normal demokratik yönetim ortamına en kısa zamanda kavuşması için hepimizin üzerine düşen sorumluluklar elbette vardır. Bugüne kadar ki tavrımla, söylemlerimle ve olağanüstü kurultay için imzamı vererek bu sürece elimden geldiğince katkı vermeye çalıştım.
Ancak anlıyor ve görüyorum ki iyiniyetli çabalarımız beklediğimiz süre içerisinde sonuç vermeyecek, bunun yanında pek çok parti üyemiz haksız ve hukuksuz bir şekilde hedef yapılmaya devam edilecektir. Ülkemizin her türlü kurgu, vesayet ve manipülasyondan uzak, halkımızın hakları ve refahı için çalışan bir Cumhuriyet Halk Partisine ihtiyacı olduğuna yürekten inanıyorum. Yaşamım boyunca bu mücadelenin bir parçası olmaya devam edeceğim. Ancak “ Mutlak Butlan CHP’si” bu mücadelenin çatısı değildir.
Bu kanaat ve düşüncelerle, büyük bir üzüntüyle ve bir gün geri dönebilme umuduyla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum. Bundan sonraki süreçte bağımsız olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevimi sürdürecek, şehrimize ve halkımıza tüm gücümle hizmet etmeye devam edeceğim.
Saygılarımla bilgilerinize sunarım.
“Muhalefetle ilgimiz yok” diyorsunuz; 40 dakikalık konuşmanın 22 dakikasında yine bizi konuşuyorsunuz!
Emekli yok, işçi yok, çiftçi yok, açlık sınırı yok.
Sayın Cumhurbaşkanı bizi konuşmayı bırakın da; biraz da milletin derdini, yoksulluğu, mutfaktaki yangını konuşun!
BİLGİLENDİRME
Cumhuriyet Halk Partisi’nde “mutlak butlan” kararıyla göreve döndürülen Parti Meclisi’nin 57 üyesinden 28’i istifa etti. Böylece, Parti Tüzüğünün 24/3 maddesi uyarınca hem Parti Meclisi hem de onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu resmen düşmüş oldu. Parti Tüzüğüne göre, Parti Meclisi üye sayısının, üye tam sayısının 3’te 2’sinin (40’ın) altına düşmesi durumunda 45 gün içinde kurultaya gidilmesi zorunludur.
*CHP Tüzüğü - Madde 24/3:*
“Parti Meclisinde boşalan üyelikler, sırasıyla yedek üyelerle doldurulur. Parti Meclisine bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra, üye sayısı, üye tam sayısının üçte ikisinin (2/3) altına düştüğünde Parti Meclisi için seçim yapılmak üzere Genel Başkan kırk beş (45) gün içinde kurultayı toplantıya çağırır.”
Özgür Özel:
Bizim suçumuz; seçim kazanıp AKP'ye tehdit oluşturmak, ABD ve İsrail'in bölgede planladığı düzene ve nizama uyum gösterecek makul bir aktör olmayı reddetmek.
İHA’lar, SİHA’lar, füzeler, TOGG’lar, savaş uçakları… Dünya Kupası’na mı gidiyoruz, savaşa mı? Milli Takımımız, siyasi propagandanın değil, 86 milyonun ortak sevinci ve değeridir. Futbola siyaset sokup da milletin hevesini kaçırmayın.