Net Kâr Sevdası :)
Herkese merhabalar, bugün sanayi şirketlerinin 2Ç26 finansallarında net kârı ciddi şekilde büyütebilecek ancak şirket değerini aynı oranda artırmayacak bir muhasebe etkisinden bahsedeceğim.
Konu, üretim kazançlarına uygulanacak kurumlar vergisi oranının %25'ten %12,5'e düşmesiyle beraber ertelenmiş vergi yükümlülüklerinin yeni oran üzerinden yeniden ölçülmesi.
Ertelenmiş vergi yükümlülüğü, varlık ve yükümlülüklerin muhasebe değeri ile vergi değeri arasındaki vergiye tabi geçici farkların gelecekte doğurması beklenen vergi etkisini ifade ediyor. Vergi oranı düştüğünde bu etki de daha düşük oran üzerinden yeniden hesaplanıyor.
Örnek olarak MFG Sanayi Şirketi'ni ele alalım.
MFG Sanayi'nin bilançosunda 20 milyar TL ertelenmiş vergi yükümlülüğü bulunduğunu; bu tutarın tamamının %25 oranla hesaplandığını, tamamının 2027 ve sonrasında tersine döneceğini ve %12,5 oranına tabi üretim kazancıyla ilişkili olduğunu varsayalım.
Bu varsayımlar altında;
20 milyar TL'lik ertelenmiş vergi yükümlülüğü 10 milyar TL'ye düşecek. Aradaki 10 milyar TL'lik yeniden ölçüm farkının finansal tablolarda nerede gösterileceği ise ilgili geçici farkın ilk olarak nerede muhasebeleştirildiğine bağlı olacak. Etki kâr veya zarar tablosuna, diğer kapsamlı gelire veya doğrudan özkaynaklara yansıyabilecek.
Örneğimizde etkinin tamamının gelir tablosuna tek seferlik ertelenmiş vergi geliri olarak yansıdığını varsayıyoruz.
MFG Sanayi'nin basitleştirilmiş bilançosu değişiklik öncesinde şu şekilde olsun:
Görüldüğü üzere şirketin toplam varlıklarında herhangi bir değişiklik yok. Nakit aynı, stoklar aynı, alacaklar aynı, fabrika kapasitesi aynı. Sadece bilançoda taşınan ertelenmiş vergi yükümlülüğü 10 milyar TL azalırken özkaynaklar aynı tutarda artıyor.
Şimdi gelir tablosuna bakalım.
MFG Sanayi'nin çeyreklik finansallarının aşağıdaki gibi olduğunu varsayalım:
*Örnekte cari vergi giderinin %25 oran üzerinden hesaplandığı varsayılmıştır. Gerçek şirketlerde mevcut üretim ve ihracat indirimleri ile yatırım teşvikleri cari vergi oranını değiştirebilir. Yeni %12,5 oranı ise kapsama giren üretim kazançları bakımından 2027 vergilendirme döneminden itibaren nakit vergiye yansıyacaktır.
Şirket normal şartlarda 5,25 milyar TL net kâr açıklayacakken, ertelenmiş vergi gelirinin etkisiyle 15,25 milyar TL net kâr açıklıyor.
Net kâr neredeyse üç katına çıkıyor.
Ancak;
Satışlar değişmedi, FAVÖK değişmedi, faaliyet kârı değişmedi, vergi öncesi kâr değişmedi, şirketin kasasına 10 milyar TL nakit girmedi.
Nitekim dolaylı yöntemle hazırlanan nakit akış tablosunda bu durum açıkça görülecek: net kâra dahil edilen ancak nakit yaratmayan 10 milyar TL'lik ertelenmiş vergi geliri, işletme faaliyetlerinden nakit akışına geçiş sırasında düşülecek.
Buna rağmen raporlanan net kâr ciddi şekilde büyüdüğü için, finansallar açıklandığında şirketin çok güçlü bir sonuç açıkladığı izlenimi oluşabilir.
Yıllık net kâr büyümesi oldukça yüksek görünür.
Net kâr marjı yükselir.
Tek seferlik gelir son 12 aylık net kârı büyüteceği için ekranda görülen tarihsel F/K oranı da mekanik olarak ciddi şekilde gerileyebilir.
Yıllık bir örnek üzerinden gidersek;
Şirketin normal yıllık net kârı 10 milyar TL, piyasa değeri 100 milyar TL olsun.
Tek seferlik 10 milyar TL'lik ertelenmiş vergi geliriyle raporlanan yıllık net kâr 20 milyar TL'ye çıkacak.
Düzeltilmiş net kâr üzerinden F/K: 100 / 10 = 10,0x
Raporlanan net kâr üzerinden F/K: 100 / 20 = 5,0x
Şirket ekranda bir anda yarı fiyatına ucuzlamış gibi görünecek.
Ancak bu ucuzlama, şirketin tekrarlanabilir kazanç gücündeki aynı ölçüde bir iyileşmeden kaynaklanmadığı için sürdürülebilir olmayacak.
Bir sonraki dönemde aynı yeniden ölçüm etkisi tekrarlanmayacağından, diğer koşullar sabitken raporlanan net kâr normalleşecek.
Bu yüzden bu tür dönemlerde raporlanan F/K yerine;
Düzeltilmiş net kâr,
FAVÖK,
Faaliyet kârı,
Serbest nakit akışı
Üzerinden değerleme yapmak daha anlamlı olacaktır.
Burada iki farklı etkiyi birbirinden ayırmak gerekiyor.
Birincisi, 2Ç26 finansallarında görülecek yeniden ölçüm etkisi.
Bu etki tek seferlik ve nakit dışıdır; şirket değerine bire bir eklenmemelidir.
İkincisi ise 2027 yılından itibaren şirketin üretim kazancı üzerinden daha düşük nakit vergi ödemesi.
Bu etki, şirketin gelecekteki serbest nakit akışını gerçekten artıracağından bugünkü değer üzerinde olumlu bir etki yaratabilir.
Dolayısıyla şirket değerini olumlu etkileyen asıl konu, 2Ç26'da yazılacak yüksek muhasebe kârı değil; 2027'den itibaren üretim kazançları üzerinden ödenecek nakit verginin tekrarlayan biçimde azalmasıdır.
Özetlemek gerekirse;
MFG Sanayi'nin net kârı 5,25 milyar TL'den 15,25 milyar TL'ye çıkabilir.
Ancak şirketin satışları, FAVÖK'ü ve nakit üretimi değişmiyorsa şirketin değeri de net kârla aynı oranda artmaz.
Net kâr rakamına bakmadan önce, kârın nereden geldiğine mutlaka bakılmalıdır.
Çünkü net kârın büyümesi her zaman şirketin daha fazla değer yarattığı anlamına gelmez. Bazen görülen artış, yalnızca bilançoda taşınan bir yükümlülüğün yeni vergi oranıyla yeniden hesaplanmasından ibarettir.
Not: Gerçek şirketlerde ertelenmiş vergi yükümlülüğünün tamamı otomatik olarak yeni orana çevrilmez. Geçici farkın kaynağı, tersine dönme zamanlaması, üretim kazancıyla ilişkisi, yatırım teşvikleri ve etkinin gelir tablosuna mı diğer kapsamlı gelire mi yansıyacağı şirket bazında ayrıca incelenmelidir. MFG Sanayi A.Ş örneği mekanizmayı anlatmak amacıyla sadeleştirilmiştir.
VUK tarafında enflasyon muhasebesi (25-26-27 hesap dönemlerinde) uygulanmayacak olmasının değerleme tarafına herhangi bir etkisi olmayacağı yönündeki görüşlere katılmıyorum.
* Genel olarak değerleme yaparken verginin etkisini bulabilmek için Adj. EBIT üzerinden %25 kurumlar vergisi uygulanır. Daha sonra diğer bileşenlerin etkileri de göz önüne alınarak serbest nakit akışı hesaplanır. Hesaplanan bu değer uygun bir iskonto oranı ile indirgenerek şirketin bugünkü değeri ortaya çıkar.
* Şimdi alınan yeni kararla VUK tarafına uygulanmayan enflasyon muhasebesi çoğu şirkette efektif vergi oranlarında yükselmesine sebebiyet verecek bu durum da şirket değerini "doğrudan" etkileyecektir.
* Bu durumdan x sektörü olumlu y sektörü olumsuz etkilenir gibi bir genelleme de yapılması sağlıklı olmayacaktır. Şirket bazlı ilerlemek daha doğru bir sonuç verecektir.
* Değer tarafına değindikten sonra şimdi de TFRS özelindeki uygulamalara değinmekte fayda olduğunu düşünüyorum. Bildiğiniz üzere TFRS finansallarında enflasyon muhasebesi uygulanmakta. (VUK tarafında ise ara dönemlerde uygulanmayacağı açıklanmıştı.) Bu sebepten ötürü bilançodaki varlık değeri enflasyon düzeltmesi ile beraber artarken vergi matrahı sabit kaldı. Bu durum da şirket "ert. vergi yükümlülüğü" ayırmak zorunda kaldı.
* Bu durumun Q4'te VUK'a da enflasyon muhasebesi uygulaması ile beraber tersine dönmesini bekliyordum. Eğer bu senaryo gerçekleşseydi q4 finansallarında ertelenmiş vergi geliri yazacaktı. Bu da net karların çok daha iyi gelmesine sebebiyet verecekti.
* Şimdi ise şirketler için en kötü senaryo gerçekleşmiş oldu. Hem TFRS tarafında o ertelenmiş vergi gelirini yazmayacaklar daha da önemlisi vergi giderleri arttığı için SNA tarafından gol yiyecekler.
* Bu noktada regülatör en azından şirketlerin "maddi duran varlıklarına" enflasyon düzeltmesi yapmasına müsade etmesi bu durumun şirketlere olası negatif etkisinin daha sınırlı kalmasına sebebiyet verecektir.
* Alıntıladığım twitte enflasyon muhasebesinin vergi özelindeki etkisini gözlemleyebilirsiniz.
Kamu bankaları (TCMB'nin sıkılaştırma hedeflerine ters yönde:) kart komisyonlarında indirime gitmiş.
%3,66 komisyon oranı genel alışveriş için 2,39’a, akaryakıtta 2,25’e indirilmiş.
Yani; yıllık her şey dahil oran %75,68 yerine sırayla 44,35 ve 41,33 olacak.
2 bin TL'yi 3 taksit yapma maliyeti de; 193,26 TL'den sırayla 125,53 ve 118,10 TL'ye inmiş olacak.
[Maliyetler insin. Tüketici için iyi. Lakin boyu aşan harcamalara dur demek için gelir vs kart limiti olayına iyice bir el atılması gerek]
Gerçek CHP 80 darbesinde kapatıldı. bugünkü CHP, shp cart curt birleşimiyle kurulmuş, 90lardan beri kademeli olarak pkk ile yakınlaşan ve yalnızca isim haklarını kullanan başka bir CHP’dir..
🇪🇺 New Protected Designation of Origin from Türkiye registered!
🫒 ‘Edremit Zeytinyağı’ is a natural extra virgin olive oil produced from Edremit olives grown in the the Edremit and Havran districts of Balikesir province.
Discover it ⬇
https://t.co/DeExAKteaW
#EUQuality
İbretlik. Suudi Veliaht Prensi MbS ve BAE Devlet Başkanı MbZ en yakın dost iken birbirlerini boğazlayacak kadar düşman olmuşlar.
MbS: "BAE bizi sırtımızdan bıçakladı. Ne yapabileceğimi görecekler. Katar'a yaptığımdan daha kötüsünü yapacağım."
https://t.co/RS4OIAbbr4
25 kuruşluk poşete, bir lokantada 20₺ fazla gelen hesaba, ödediğimiz 500₺ apartman aidatının akıbetine gösterdiğimiz hassasiyeti, son 21 yılda ödediğimiz 9 trilyon 443 milyar lira verginin nerelere harcadığına göstermediğimiz sürece üzerimizdeki vergi yükü asla azalmayacaktır!
1) Doğanlar Mobilya (#Dgnmo) Şirket Analizi
Herkese merhabalar bugün Doğanlar Mobilya hakkında bilgi vermeye çalışacağım.Şirketi Analizine geçmeden sektör ile ilgili bilgi vermek istiyorum.
1) Herkese tekrardan merhabalar bugün Kontrolmatik Teknoloji’nin (#Kontr) faaliyet alanlarını daha yakından tanımak için Lityum iyon pili nedir, avantajları, çalışma prensibi ve kullanım alanları gibi konulara değineceğiz.