Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Sekreterimiz ve Devlet Memurları Sendikası Genel Başkanı Sn. Tuncay CENGİZ’in kıymetli annesinin cenaze törenine katılım sağladık.
Merhumeye Yüce Allah’tan rahmet; başta Sn. Tuncay CENGİZ olmak üzere ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.
Mekânı cennet, makamı âli olsun. Rabbim ailesine sabr-ı cemil ihsan eylesin.
MEMURUN ALIM GÜCÜ ENFLASYONA YENİLDİ
TÜİK bugün açıkladı: Eylül enflasyonu yüzde 1,84, yıllık enflasyon ise yüzde 29,73 oldu.
Toplu sözleşme artışı da daha ilk aylardan itibaren erimeye başlamaktadır. Yıllık enflasyonun bu seviyelerde seyrettiği bir ortamda, altı aylık dönemler üzerinden yapılan artışlarla memurun alım gücünü korumak mümkün değildir.
Tablo ortadadır: Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 121.786 TL, açlık sınırı 37.388 TL iken en düşük memur maaşı 70.224 TL seviyesindedir.
Devletin işini yapan memur, ailesiyle birlikte yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır.
Memurun kirası altı ayda bir ödenmiyor. Faturası altı ayda bir gelmiyor. Çocuğunun ihtiyaçları altı ayda bir karşılanmıyor. Mutfak masrafı altı ayda bir yapılmıyor.
Memurun hayatı her ay devam ediyor. O hâlde maaşını koruyan sistem de her ay işlemelidir.
Taleplerimiz nettir:
▪️ Enflasyonun maaş artışını aştığı her ay fark hesaplanmalı, takip eden ay maaşlara yansıtılmalıdır.
▪️ Geçmiş dönemde yaşanan reel gelir kayıpları telafi edilmeli; maaşlara büyümeden pay ve refah payı eklenmelidir.
▪️ Vergi dilimi nedeniyle yılın ikinci yarısında eriyen net maaş uygulamasına son verilmelidir.
▪️ Emekliliğe yansıyan, tek kalem ve güvenceli maaş sistemi hayata geçirilmelidir.
Memur lütuf veya geçici iyileştirme değil alın terinin karşılığını ve ailesiyle birlikte rahatça yaşayabileceği bir ücreti istiyor.
Memurun maaşı enflasyona yenilmesin.
Artık çalışanın sesine kulak verilsin.
TBMM Başkanımız Sayın Numan KURTULMUŞ’un nazik davetleri üzerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışına katılım sağladım.
Milletimizin iradesinin tecelligâhı olan Gazi Meclisimizin yeni yasama yılının ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.
Yeni yasama döneminde gerçekleştirecekleri çalışmalar ve alacakları kararlar dolayısıyla tüm milletvekillerimize kolaylıklar ve başarılar diliyorum.
TBMM Başkanımız Sayın Numan KURTULMUŞ’a nazik davetleri için teşekkür ediyorum.
Genç Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası olarak açtığımız davada, Danıştay 12. Dairesi; 6 Şubat depremleri sonrasında kamu personeline ödenen deprem tazminatı ve fazla çalışma ücretinin kapsamı dışında bırakılan bazı ilçeler yönünden eksik düzenlemeyi iptal etti.
Karar kapsamında;
Adana: Feke, İmamoğlu, Karaisalı, Karataş, Pozantı, Saimbeyli, Sarıçam, Tufanbeyli ve Yumurtalık,
Diyarbakır: Çınar, Çüngüş, Dicle, Eğil, Ergani, Hani, Hazro, Kocaköy, Kulp, Lice ve Silvan,
Elazığ: Ağın, Alacakaya, Arıcak, Keban ve Sivrice,
Sivas: Gürün ilçeleri ile bu ilçelerin tüm mahalle ve köylerinin kapsam dışında bırakılmasına ilişkin eksik düzenleme hukuka aykırı bulunarak iptal edildi.
Sosyal medya üzerinden hemşirelik mesleğini ve hemşireleri hedef alan, meslek onurunu ve itibarını zedeleyici ifadeler nedeniyle Genç Sağlık Sendikası olarak suç duyurusunda bulunduk.
Sağlık çalışanlarının itibarını ve çalışma barışını zedeleyen bu ifadelerin hukuki olarak takipçisi olacağız.
Sağlık hizmetinin bütünlüğünü, çalışma barışını ve tüm sağlık çalışanlarının mesleki itibarını korumak adına mücadelemizi sürdüreceğiz.
Aile birliğinin korunması, kamu personel politikalarının vazgeçilmez önceliklerinden biri olmalıdır.
Her yıl mazerete bağlı yer değiştirmelerde uygulanan il emri imkânının bu yıl uygulanmaması, eşi öğretmen olan pek çok üyemizi ve ailesini mağdur etmiştir. Aynı çatı altında yaşama hakkı, hiçbir kontenjan hesabına kurban edilmemelidir.
"Aile ve Nüfus On Yılı" hedefleri doğrultusunda, aileleri bir araya getiren protokol anlayışının Millî Eğitim Bakanlığımızda öğretmenlerimiz için de uygulanmasını ve mazeret atamalarında il emri uygulamasının yeniden hayata geçirilmesini talep ediyoruz.
#AilelerSınıftaKaldı
Ailemizin huzuru, evlatlarımızın güvenliği, yarınlarımızın teminatıdır.
Çocuklarımızı istismardan, gençlerimizi uyuşturucudan ve ailelerimizi suç ağlarından korumayı amaçlayan “Ailem Güvende” operasyonlarını destekliyoruz. Suçun bütün bağlantıları ve finansman kaynakları titizlikle araştırılmalı; sorumluluğu tespit edilen herkes hukuk önünde hesap vermelidir.
Bu süreçte ortaya koyduğu kararlı irade ve özverili çalışmalar dolayısıyla Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’e; soruşturmaları yürüten Cumhuriyet başsavcılıklarımıza, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarımıza ve emek veren tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.
Devlet Memurları Konfederasyonu olarak aileyi, insan onurunu ve çocuklarımızın güvenli geleceğini koruyan mücadelenin yanındayız.
Aileye sahip çıkmak, ülkemizin yarınlarına sahip çıkmaktır.
MEMURUN MAAŞI 24 SAAT BİLE DAYANMIYOR!
Ayın 15’i geliyor, maaş yatıyor.
Daha para hesaba geçer geçmez kira, kredi, faturalar, ulaşım, mutfak ve diğer zorunlu ödemeler sıraya giriyor.
İstanbul’da memurun maaşı harcanmadan tükeniyor.
Mesele “memur ne kadar kazanıyor?” değil; kazandığı paranın ne kadarının gerçekten kendisine kaldığıdır.
Maaş günü bayram değil, ödeme günü olmuş durumda.
Memur geçinemiyor.
Çünkü maaşı hayatına değil, borçlarına yetişiyor.
#Memur #MemurMaaşı #Geçinemiyoruz #İstanbul
Hekim Sen Genel Başkanı Adil Kurban’ın, münferit bir olayı gerekçe göstererek bütün hemşirelik mesleğini kamuoyu önünde hedef alan açıklamasını esefle kınıyoruz.
Sayın Kurban’ı bu talihsiz açıklaması için kamuoyundan özür dilemeye davet ediyoruz.
İSTANBUL’DA MEMUR ZORLU ŞARTLARDA ÇALIŞIYOR, AMA İSTANBUL MEMURA GÖRE HÂLÂ “ŞARK” DEĞİL!
Emniyet personeli İstanbul’da kalmak istediğinde zorunlu doğu görevine tabi tutuluyor.
Peki neden?
Çünkü İstanbul; yüksek nüfusu, yoğun iş yükü, personel açığı, yüksek kira ve yaşam maliyetleriyle memur için her geçen gün daha ağır bir çalışma ve yaşam koşuluna dönüşüyor.
Bugün İstanbul’da görev yapan bir memur;
🔴 Eksik personelle daha yoğun çalışıyor.
🔴 Türkiye ortalamasının üzerinde kira ödüyor.
🔴 Ulaşım ve temel yaşam giderlerinde daha yüksek maliyetle karşılaşıyor.
🔴 Yüksek enflasyon nedeniyle maaşının önemli bölümünü barınmaya ve zorunlu giderlere harcıyor.
🔴 Buna rağmen hizmet puanı ve sosyal haklarda İstanbul’un gerçek yükünü karşılayan bir düzenlemeye sahip değil.
İstanbul’un nüfusu ve iş yükü “büyükşehir”, memurun hakkı neden hâlâ “küçük” hesabıyla değerlendiriliyor?
İstanbul’da memur tutulamıyor ve bunun çözümü sürekli yeni personel atayarak açığı kapatmaya çalışmakdeğildir.
Çözüm; İstanbul’un memur açısından özel şartlarını kabul etmek ve buna göre hak tanımaktır.
📌 İstanbul’a özel yüksek hizmet puanı
📌 Kamu personeline lojman imkânı
📌 Büyükşehirlerde görev yapan memura kira desteği
📌 Belediyelerle iş birliği içinde indirimli ulaşım imkânı
📌 İstanbul gibi yüksek maliyetli şehirler için büyükşehir tazminatı
İstanbul’da memurun emeği de fedakârlığı da yaşam maliyeti de görmezden gelinemez.
Memuru İstanbul’da tutmak istiyorsak, önce İstanbul’da memur olmanın bedelini kabul etmek zorundasınız.
#İstanbuldaMemur #Memur #BüyükşehirTazminatı
Türkiye son yirmi yılda e-Devlet kapısı üzerinden gerçekleştirdiği devrim niteliğindeki dijital dönüşümlerle dünyaya örnek bir model sergiledi. Bugün bankacılık işlemlerinden sağlık randevularına, vergi ödemelerinden dava takiplerine kadar her şey bir tık uzağımızdayken; ne acıdır ki çalışma hayatının en dinamik unsurlarından biri olan memur sendikacılığı, adeta bir “zaman tüneli” içerisinde taş devri bürokrasisine hapsolmuş durumda. umda.
Dünya Genç Sendikacılar Birliği (@waytuorg ) Uluslararası Antlaşma
Kurucusu olduğumuz Dünya Genç Sendikacılar Birliğinde bugün Uluslararası Gençlik Konseyi (İLC) Başkanı Sn.Sadham Dhikran Zarjahan İle Waytu arasında protokol anlaşması imzalanmıştır.
Türkiye’nin öncülüğünde Dünya Genç Sivil Toplum Kuruluşları ile bir araya gelecek emeğin ve emekçinin meslek standartlarını en üst seviye çıkartacağız.
@Murat03Mk2013 Cevap vermek gelmiyor içimden, sürekli sessiz kalma taraftarı olmaya özen gösterdim ama olmuyor. Hiçbir şey yapmayan, yan gelip yatan, koltuktan başka bir çabası olmayanlar...ne oldu koltuk mu sallandı? Koltuk sizindir, boş yazmayı bırakın...