✈️F-35 konusunda olumlu atmosferin oluşmasıyla birlikte en çok merak edilenlerden biri de Türkiye’nin parasını ödediği ve senelerdir ABD’de hangarlarda bekleyen 6 adet savaş jetinin teslimatının hemen yapılıp yapılamayacağı.
🗣️F-35’in tek radar soğurucu kaplama tedarikçisi Ergün Kırlıkovalı:
🔹“Bu uçaklar hangardan çıkarılıp hemen uçurulabilecek durumda değil”
🔹“Sıkı bir bakım-onarım süreci gerekecek.”
🔹“Jetler sıradan bir hangarda değil, ‘derin uyku’ denilen bir prosedürle muhafaza ediliyor.”
🖊️@g_e_melikoglu
🔗https://t.co/l91n46GqlY
Şahsi kanaatime göre ABD bu işi bitirmek ve Hürmüzün açılması+Nükleer şeffaflık taahhütü ile kapatmak istiyor. Elektrik altyapısına falan girişilmek istenmiyor. Çünkü olayın devamında her yönden maliyeti büyük bir iş olur. Lakin İran içindeki aşırılıkçılar işi çok çıkmaza sürüyorlar. Bunun nedenlerini şöyle sıralayabilirim:
1- ABD’nin mutabakat için İran’a verdiği tavizlerin devamının gelebileceğini ve bunun bir zaafiyetten kaynaklandığını düşünmeleri
2- ABD ve İsrail’i caydırarak yendiklerini ve buna devam ederek kazancı büyüteceklerini düşünmeleri
3- Hürmüz’deki statüyü kesin olarak kaybetmek istemiyor olmak. Böylece hem ülkeye para girişi sağlamak hem de Körfez ve dünya üzerindeki siyasi baskıyı kalıcılaştırmak.
4- Ali Hamenei sonrası yeni düzende insanların daha iyi makamlar için köşe kapmaca oynaması ve savaşı söylemsel düzeyde araçsallaştırmaları. Mutabakat sürecinin rakipleri hainlikle suçlamak için kullanışlı olması.
Belki bunlara şimdi aklıma gelmeyen bir iki madde daha eklenebilir. ABD ise gerek Başkanlık seviyesinde gerek Başkan Yardımcısı seviyesinde ciddiyeti ve niyetleri net olarak söylemekte. Vance Ateşkes iyidir, rejim değişikliğiyle işimiz yok gibi şeyler söylerken Trump da bir yandan enerji altyapıları tehdidini sürekli yineleyerek İran’ı artık masada tutmaya çalışıyor. Keza aşağıdaki yazımda da aktarmak istediğim üzere İran’ın saldırılarına karşı ABD rastgele vurmuyor. Vurduğu yerlere bakıldığında görülen şey iki uçlu. Hem savaşı yeniden başlatırlarsa yapmaları gerekeni yapıyorlar hem de boğaz ve deniz hakimiyetini sağlayan yerler vuruluyor. Akkale gibi sembol vuruşlarla da sivil altyapı mesajları net olarak veriliyor. ABD bir nevi, 2010’ların meşhur tabiriyle “oğlum bak git” diyor diyebilirim. Anlaşıp konuyu kapatmak istiyor. Ancak İran’da savaş yanlılarının eli her geçen gün güçleniyor.
🛢️ABD’nin Hürmüz’de uyguladığı abluka, İran ekonomisini hedef alarak petrol gelirlerini keserken Tahran’ı ciddi bir depolama ve üretim krizine sürüklüyor.
Uzmanlara göre depoların dolması halinde üretimin durması ve petrol kuyularının kalıcı zarar görmesi ihtimali krizi derinleştirebilir.
🗣️Trump’ın “bombadan daha etkili” dediği abluka stratejisi ile Washington, İran’ı masada “teslim olmaya” zorlamayı amaçlıyor.
🖊️@g_e_melikoglu haberi...
https://t.co/roLamc2L0A
Ya anlaşma olmazsa da savaş büyürse 🙄
Felaket tellallığı yapmak gibi olmasın ama müzakere süreci olumsuz sonuçlanırsa bizi neler bekliyor, anlatmaya çalıştım 👇
https://t.co/yttxDKcFO8
Mozaik Savunma Konsepti çok yanlış anlaşılıyor. Detaylı bir şekilde açıklamak isterim:
📌 Öncelikle bu konsept 12 Günlük Çatışma sonrası üretilmedi.
📌 Mozaik savunma esasen kara işgaline karşı geliştirilmiş bir konsepttir. İran, ABD’nin 2001’de Afganistan’ı ve 2003’te Irak’ı işgalini yakından incelemiş, konvansiyonel bir ordunun ABD karşısında tutunamayacağı sonucuna varmıştır. Bu süreçte birden fazla isim belirleyici rol oynamıştır.
📌 Dönemin Devrim Muhafızları Genel Komutanı Yahya Rahim Safevi (1997-2007), komutanlığı boyunca asimetrik savaş doktrinini Devrim Muhafızlarının temel yönelimi haline getirmiştir. Kendisi de 2000’lerin başından beri benzer ifadelerle yaptığı konuşmalarında konseptin ana hatlarına değinmiştir.
📌 Ancak mozaik savunmanın kavramsal mimarisi Safevi’nin tek başına şahsi bir şekilde değil, döneminde onun komutanlığı altında kurulan Devrim Muhafızları Strateji Merkezi’nde şekillenmiştir.
📌 2005 yılında Devrim Muhafızları esnek ve katmanlı bir savunma planını "Mozaik Savunma" adıyla doktrine ettiğini ilan etmiş, bu planın baş mimarı dönemin Devrim Muhafızları Strateji Merkezi Müdürü Muhammed Ali Caferi olmuştur.
📌 Caferi ve ekibi bu merkezde ABD’nin Afganistan ve Irak’taki güçlü ve zayıf yönlerini sistematik biçimde analiz etmiştir.
📌 Caferi 2007’de Devrim Muhafızları Genel Komutanı olarak atandığında, Strateji Merkezi’nde tasarladığı planı uygulamaya geçirmiş ve 2008’de her vilayet için ayrı bir komutanlık kurmuştur.
📌 Dönemin Devrim Muhafızları Kara Kuvvetleri Komutanı Muhammed Cafer Esedi, ülkenin “savunma mozaiklerine” bölündüğünü ve her bölgedeki tehdide o bölgenin kendi mozaiğinden karşılık verileceğini kamuoyuna duyurmuştur.
📌 Caferi ayrıca Besic kuvvetlerini sahadaki vilayet komutanlıklarına bağlamış, böylece yapıya bölgesel savunma karakteri kazandırmıştır.
📌 Caferi yapısal dönüşüme odaklanırken, 2009’da Devrim Muhafızları Genel Komutan Yardımcısı olarak atanan Hüseyin Selami düşman tehditlerine karşı asimetrik ve düzensiz savaş doktrini geliştirmeye yoğunlaşmıştır.
📌 Selami 2012’de doktrine saldırı boyutu eklemiş ve “büyük strateji düzeyinde savunmacıyız ama strateji ve taktik düzeyinde saldırganız” formülünü ortaya koymuştur.
📌 2019’da Caferi’nin yerine Genel Komutan olarak atanan Selami, mozaik yapıyı devralmış ve bu çerçeveyi sürdürmüştür.
📌 Mozaiğin bir diğer kritik ayağı pasif savunmadır. Tuğgeneral Gulam Rıza Celali 2005’ten bu yana Ulusal Pasif Savunma Teşkilatı’nın başında görev yapmıştır. Bu teşkilat doğrudan Rehber’e ve Genelkurmay Başkanı’na bağlıdır, kararları tüm kurumlar için bağlayıcıdır.
📌 Aldatma, kamuflaj, kritik altyapı sertleştirme, dağınık konuşlanma ve siber savunma gibi unsurlar bu teşkilatın sorumluluğundadır. Mozaik savunmanın “vur ve hayatta kal” mantığının “hayatta kal” kısmı büyük ölçüde Celali’nin teşkilatının üzerine inşa edilmiştir.
📌 Irak’la sekiz yıllık savaşın deneyimleri ve 2006’daki İsrail-Hizbullah savaşındaki asimetrik taktiklerin başarısı da bu doktrine önemli katkılar sağlamıştır.
📌 Ancak gelinen noktada konsept salt kara işgaline karşı değil, havadan gelen tehditlere ve füze atışlarına karşı da revize edilmiş durumdadır. Pasif savunma, aldatma, dağınık konuşlanma ve hızlı toparlanma gibi unsurlar bu revizyonun ürünüdür.
📌 Bu konseptin “mozaik” diye adlandırılmasının sebebi sahada kaos yaratmak değil, tam tersine parçalı ve dağınık yapıların koordineli biçimde bir bütün resim inşa etmesidir. Her parça kendi başına anlam taşır ama asıl anlam parçaların birbirleriyle iletişim halinde oluşturduğu bütündedir. Burada kritik nokta şudur: Muhabere olmadan muharebe olmaz. Parçalar arasında haberleşme kesildiği anda ortada mozaik değil enkaz kalır. Aksi halde bunun adı mozaik savunma değil, dağınık mevziler olur.
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez:
“Bugün her zamankinden daha fazla şunu hatırlamak gerekir:
İran rejimi gibi nefret edilen bir rejime karşı olmak mümkündür ki İspanyol toplumunun tamamı bu rejime karşıdır.
Ama aynı zamanda uluslararası hukukun dışında, gerekçesiz ve tehlikeli bir askerî müdahaleye de karşı olunabilir.
ABD Kongresi’nin ya da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yetkilendirmesi olmadan başlatılan bir savaşa karşı olunmalıdır; daha önce de söylediğim gibi, bu tür bir savaş uluslararası hukuku ihlal eder.
İspanya’nın duracağı yer burasıdır ve Avrupa Birliği’nin tamamının da burada durması gerektiğine inanıyorum.”