Sadece 24 yıl aldı istinaf Mahkemesi bu katile ağırlaştırılmış müebbet cezası vermesi için mücadelem lütfen sesimi duyurmama destek verin 24 yıl yatıp çıkmasın dışarı 16 yaşında kızımı öldürdü...,.
#hieanuraygariçinadalet
Sonradan deist olan hocalarda (hemen aklıma yaşayan üç kişi geliyor yakın zamanda ölen de bir kaç kişi var) sürekli bir adalet, merhamet duygusu, iyilik-kötülük teması, sorulara cevap vermeyen “kitap” “ilah” nitelemesi var. Bana çok ilginç geliyor bu.
Yiğit Cem 11 yaşındayken akranları tarafından bisikletinin frenleri kesilerek 8 metrelik istinaf duvarından aşağıya uçtu ve yoğum bakımda hayatını kaybetti. Katillerin yaşı 11 olduğu için dosyası "kovuşturmaya yer yok" denerek kapatıldı. Katillerin sonrasında mahalledeki çocukları bıçakla tehdit ederek: "Seni de yiğit gibi öldürürüz." dedikleri halde ceza almadılar. Yiğit Cem için susma adalet yerini bulsun! #yiğitcemiçinadalet @AylinAygun65749
Mevcut münazara formatının ortadan kalkması lazım; iki kişi ağır felsefi bir mesele üzerine on dakika biri, on dakika diğeri şeklinde geniş bir topluluk önünde tartışıyor. Böyle bir formattan hayır gelebilir mi?
İzlediğimiz şey yeni ufuklar açan bir beyin fırtınası olmuyor, tartışma doğal olarak hızlıca ilmi kulvardan çıkıp geniş dinleyici kitlesinin beğenisine sunulan bir performansa dönüşüyor.
Belki ben karşı tarafın öne sürdüğü argüman üzerine bir hafta düşünmek istiyorum. O anda hemen cevap vermek zorunda mıyım? Neyin yarışı bu?
Çoğu zaman muhataplar birbirinin öne sürdüğü argümanları tam olarak anlamadan cevap vermek zorunda kalıyor. Kim daha hazırcevap yarışması mı yapılıyor? Aşık atışması mı yapılıyor?
Karşı tarafın söylediğini anlamak bu kadar kolay mı? Felsefi argümanları kavramak son derece zor olur genelde. Oturup sakin kafa ile düşünmek, öncülleri ve o öncüllerden sonucun çıkıp çıkmadığını tartmak gerek.
Şimdi ben münazaranın ortasında argümanı not edeyim de bir hafta düşüneyim desem, (aslında felsefi meselelerde son derece doğaldır) geniş izleyici kitlesine madara olurum. Performansımı (bakın felsefi derinliğimi değil, performansımı) sergileyememiş olurum.
Hazırcevaplığı, kitle önünde özgüvenli konuşmayı, lafı gediğine koymayı değil de felsefi derinliği öne çıkaran bir münazara biçimi var, o da yazılı münazaradır. Taraflar (twitter'daki gibi kısa kısa laf ataraf değil) uzun uzun yazışarak münazara eder.
Böylelikle üç güzellik ortaya çıkar: ilk olarak performans değil de felsefi derinlik öne çıkar, ikinci olarak münazarayı takip eden kitle sizi yemek yerken youtube'dan izleyen bir kitle olmaz da konuya gerçekten ilgili bir kitle olur, üçüncü olarak sizin münazaranız daha kalıcı olur ve belki seneler sonra başka birisi o münazaraya ciddi teorik katkılar sunar.
Yargıtay'a bir anne olarak sesleniyorum: Ahmet'in dosyasına sadece bir dosya olarak bakmayın. O dosyada 14 yaşında bir çocuğun hayatı ve evladını kaybetmiş bir annenin adalet arayışı var.
#AhmetinAdaletiYargıtayda
DUYURU
Arkadaşlar bizler sivil bir insiyatifiz.peojemiz için kurumlardaki memur arkadaşlarla görüşmeye başladık.sesimizin devlet büyüklerimiz tarafundan duyulmasını ve projeye hızlıca hamilik yapmalarını ve korumalarını istiyoruz.Projeyi ve ekibi korumak adına sesimiz duyulsun i
Erzurum Palandöken’deki Kardelen Sitesi'nde aylardır bina sakinlerini, çocukları ve hatta kaymakamın eşini tehdit eden pitbull tehlikesine karşı kaymakamımız devlet otoritesini tesis etmiştir...
Buna rağmen 4 Nisan'da site girişinde pitbull köpeğini kışkırtarak kaymakamımızın üzerine salan, koruma polisi meslektaşımızı ısırtıp yaralanmasına sebep olan kurgulanmış bir tuzağa şahit olduk...
O anlarda görevini yapıp hem kaymakamımızı hem kendisini korumak için silahını çekmek zorunda kalan meslektaşımız hastanede tedavi görürken, olayın baş aktörlerine hiçbir işlem yapılmaması kabul edilemez!
Kamera kayıtlarının önünü arkasını kesip sosyal medyada köpek katledildi yalanıyla servis ederek algı operasyonu yapanlar iyi bilsin...
Siz kurgulanmış videolarla kamuoyunu kandırmaya çalışsanız da biz hakikati biliyoruz...
Kaymakamımız ve meslektaşımızın sonuna kadar yanındayız! 🇹🇷
@mustafaciftcitr@TC_icisleri@ErzurumValiligi
Mutant yasaklı ırk it için sitedeki 6 blok kaymakamdan yardım istemiş.
İtin sahibi daha önce kaymakama 3.5 yaşındaki çocuğunun yanında saldırmış.
Babası oğlum rahatsız diye gelmiş özür falan dilemiş kaymakamdan sonra da kaymakama itibar suikastına başlamışlar.
Sitedeki 6 blok kaymakamdan ağızlıksız gezdirilen bu mutant it için yardım istemiş.
Bundan haberiniz yok mu yoksa ?
Ne kaymakam ne koruma polis gereğini yapmadan izleyecekler miydi?
Açılan soruşturmadaki bu detayın da valilik veya savcılık tarafından kamuoyuna paylaşılması gerekiyor. Kaymakam beye yapılan itibar suikastının da hesabı sorulmalı!
@ErzurumValiligi
Eveet 53 yaşındayım, hayatımda ilk kez kendi memleketimde, kendimi güvende hissetmedim !
Komşum, sitede yasaklı ırk besleyecek, sevdiklerim yaşlılar küçükler endişelenecek,
Tekme mesafesine kadar pitbull köpeklerini millete dayatacaklar !!
Sen tekmeyi basınca kıyamet koparacaklar, kaymakama bile soruşturma açılacak !!
Ne olsun istiyorsunuz?
Tapalım mı, site girişine heykelini mi dikelim, kutsal köpeğe sevdiklerimizi kurban mı edelim, her gün korkarak evden mi çıkalım?
Siteden 1 kişi bile istemiyorsa, Tarım Bakanlığı yetkilisi o hayvanı oradan alır, el koyar, olay biter.
Bu kadar basit bir mevzu ne hale gelmiş !!!
@ErzurumValiligi
Adam 2021'den beri sahiplenmesi yasak pitbull besliyor. Köpek herkese saldırıyor. İnsanlara benim köpeğim senin çocuğundan daha değerli diyor. Herkes imza topluyor köpek alınsın diye.
En son aynı sitede oturan kaymakamın üzerine köpeği salıyor. Kaymakam tekme ile köpeği uzaklaştırıyor. Koruması silah çekiyor. Çünkü daha önce adam kaymakamın üzerine yürümüş.
Erzurum Valiliği gidip kaymakam hakkında soruşturma açıyor. Siz ne yapıyorsunuz? @ErzurumValiligi@mustafaciftcitr@TC_icisleri
11.000 Aufrufe, nur 5 Likes. Die neue Welt akzeptiert die Normalisierung des Völkermords in Gaza nicht mehr. Für Maxim Biller war es letztes Jahr noch eine gute Idee, alle Menschen in Gaza auszuhungern und zu töten.
Düşünsenize İsrail hapishanelerinde 10.000'den fazla tutuklu var. Aralarında kadınlar ve çocuklar var. Erkekler dahil olmak üzere tecavüz var, sistematik işkence var. Her gün acı çekiyorlar. Bir tane yavrunuzun içeride olduğunu düşünün? Dünyayı İsrail'e dar etmek istersiniz.
Bir insan, çocuğunun ayağına diken batsın istemez, gönlü kırılsın, hor görülsün istemez. Kimse onu incitmesin ister. Bir şey başa gelecekse onun değil benim başıma gelsin der. Çocuk için diğergamlık bir erdem bile değildir, hayatın tabii fıtri akışıdır.
🔴 AİLE (YIKMA) YILI'NDA DEHŞET İSTATİSTİK
KPSS sınavında kadın katılımcı sayısı tarihi rekor kırdı. Sınava giren 1 milyon 708 bin adayın 1 milyon 98 binini (%64) kadınlar oluşturdu.
Kürsülerden "Aile Yılı" nutukları atan ve nüfus krizinden yakınanların, icraat kısmında ise tam tersi politikalarla kadını ağır çalışma şartlarına ve kariyer yarışına iten politikaları neticesinde kadınların memurluğa olan talebi erkekleri bile ikiye katlayarak korkunç bir tablo ortaya çıkardı.
FURU-I FIKIHTAN DOLAYI DEIST OLMAK ve EHLI SÜNNET AKAİDİ GERİLİMİ
Furu-ı fıkha ait ameli-şerî ahkamdan/normlardan dolayı -örnek ne olursa olsun- "şerefimle deist olurum" vs. gibi söylemler, hususen Ehli Sünnet'e ait olduğunu söyleyenler cihetinden kanaatimce çok problemli, tutarsız ve dahası tehlikelidir.
Bu esasen Fail-i Muhtar, Kadir-i Mutlak itikadı ve felsefesi, dinin özünde bir vaz'-ı ilahi olması/içermesi ve Ehli Sünnet kelamında isbat-ı vacip ve isbat-ı nübüvvetin akli temeli sonrasında mütevatir naklin/icmanın/haber-i resulün epistemik olarak esas alınması gibi konuların içselleştirilmediğine, yeterince fıkh edilmedigine delalet etmekte ve ciddi bir iman zafiyetine bile işaret edebilir. Vallahu alim.
Elbette bu geleneği, Ehli Sünnet paradigmasını ve çerçevesini esas almanız gerekmez ve başka ekollerin temelleri, usulleri üzerinden mevzu farklı tartışılabilir.
Yine modernist yönelimler veya çağdaş farklı yaklaşımlar üzerinden de elbette meseleler farklı ele alınabilir.
Fakat o zaman kendi konumunuzu, ekolünüzü, itikadınızı şeffaf ve açık-seçik biçimde teblis ve manipülasyon yapmadan, ikili oynamadan ve ilgili geleneğin kabüllerini tahrif etmeden ortaya koymanız gerekir.
Bu gündemdeki modernist "aslen kabih" (pardon "aklen kabih" ;) olacaktı) tasavvuru, evhamı ve kriterleriyle benzer mahiyette size furu-ı fıkıhtan hem dört sünni mezhebin ittifak ve icma ettiği hükümlerden/meselelerden hem de meşru ve hatta rahmet kabul edilen tali ihtilaflarından yüzlerce hüküm/mesele sayarım reddetmeniz gereken.
Biraz Batı'daki modern ve çağdaş ahlak felsefesi, siyaset, sosyal bilim tartışmalarını, İslamofobik sağ popülistlerin İslam ve fıkıh eleştirilerini bilen ne demek istediğimi çok iyi anlayacaktır.
Bir meseleyi bin taklayla tevil ederek, fıkıh tarihimizi tahrif ederek "temize çıkarmanızla" bir şey değiştirmiş olmassınız tam aksine Pandora'nın kutusunu öyle bir açmış olursunuz ki bunun sınırı kalmaz.
Bu dinin ve fıkıh herhangi bir sabitesi kalmaz. Bu keyfi ve öznel kriterlerle kimseye birşey de diyemessiniz artık.
Felsefi ve itikadi olarak tarihselcilikten bile daha problemli olabilecek bir modernizme kapıyı açmış olursunuz, dahası onu "Sünnilik, Maturidilik, Hanefilik, Gelenekselcilik" kisvesinde yeniden üretmiş ve meşrulaştırmış olursunuz.
Hala bu yanlış yöntem ve söylemde ısrar edecekseniz, sizlere mübarek olsun...
Sırada örneğin kölelik, cariyelik, muamelattan hududa, faiz, cinsellik, tesettür, cihad, kadınlarla ilgili meseleler, hayvan etiği, çokeşlilik, zimmi hukuku, yönetim/hilafet meseleleri, Siyerde muhtelif meselelerden cehennemin ebediliği gibi akaid-kelam konularına kadar yığınla konular var.
O konularda da aynı şekilde "modern" insanın ve aklının iyi-kötü/hasen-kabih algısını tatmin edecek, modern ve çağdaş "evrensel" değerlerle, özgürlük, eşitlik, hak-hukuk-adalet, insan hakları algısıyla uyumlu saatler süren izahlarınızı ve geleneğe "yeniden okuma", "aklen kabih" olandan "temizleme/temize çıkarma" seanslarınızı ve videolarınızı bekliyor olacağız...
Hakk taala hepimize ihlas nasip etsin, istikametten ayırmasın...
hürmetler, selamlar...