Ben Artemis. 🩷Yaklaşık 3 yaşında, dişi, siyah Alman Çoban Köpeği meleziyim. İnsanları çok seviyorum. Sevilmekten büyük keyif alıyorum; yatmak, güzel yemek yemek ve sevdiğim insanın yakınlarında olmak da başlıca hobilerim. https://t.co/uZL2n7jZSx #sahiplen
Belediyeler vahşi yöntemlerle ve acımasızca topladıkları köpekleri "barınak" dedikleri yerlerde yine vahşice öldürüyorlar.Her anı zulüm bir dönem yaşatıyorlar hayvanlara. Kedilere saldırmaya yelteniyor bu ara o plan ne ise. DİKKAT EDİN. SONLARINIZ REVA GÖRDÜĞÜNÜZ SONLAR GİBİ OLUR
Yıllardır Türkiye’de “10 milyon sahipsiz köpek var” deyip insanları korkutan kim varsa, şimdi bana cevap versin!
Bakanlık saymış, bakın! 1,5 milyona yakın sahipsiz köpek var diyor. Yıllardır bizim söylediğimiz sayılar bunlar!
Peki şimdi soruyorum: 1,5 milyon köpek rahatlıkla kısırlaştırılamaz mıydı? Kısırlaştırılırdı! Popülasyon kontrol altına alınırdı, bugün bunların hiçbiri yaşanmazdı.
Ama yıllarca “10 milyon köpek var!” diye insanları korkuttular. Korku yarattılar, toplumu bu hayvanlara karşı kışkırttılar ve sonunda bu canları ölüme gönderdiler.
Allah onların bin bir türlü belasını versin!
Bir de durmadan bana yazanlar vardı:
“Cenk Efendi, Cenk Efendi… Havuzlu villanda oturuyorsun, Türkiye’de 10 milyon köpek var!”
Eee, şimdi ne oldu?
Nerede o 10 milyon köpek?
Şimdi biriniz çıkıp bana cevap versin!
Allah topunuzun belasını versin, “Türkiye’de 10 milyon sahipsiz köpek var” deyip insanları korkutanların!
Bu hayvanların başına gelenlerin vebali, yalanla korku yaratanların da boynundadır.
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
📣Altındağ Belediyesi Ekiplerinin Yeni Doğum Yapmış Anne Köpeğe Şiddetine Son Verilsin, Sorumlular Cezalandırılsın!
Bu dilekçeyi göndererek ve dilekçe kampanyasını paylaşarak bana destek olur musun?🙏
https://t.co/8jzcrvSQuB
Ordu, Aybastı Perşembe Yaylası sömürge madenciliğiyle katlediliyor. Doğanın, meraların, derelerin, ormanların ve yüzlerce yıllık yaşam kültürünün sadece ekonomik girdi olarak gören anlayış toprağın, suyun ve insanın var olma hakkını yok sayıyor.
Ne güzel yaşatan yasa yaptınız. Toplayıp ötanazi hakkı vermeniz yetmedi, şimdi de hayvan sahiplerini ve hayvanları ortak yaşam alanlarından uzaklaştırmaya çalışıyorsunuz. Mesele artık yalnızca hayvan düşmanlığı değil; belli bir yaşam tarzına, birlikte yaşama kültürüne ve sizden farklı olana tahammülsüzlük meselesi.
Ayağımızdaki ayakkabıyla basarak girdiğimiz, dışarıya açık ortak mekânlara hayvanların hijyen gerekçesiyle alınmamasını savunmak da pek inandırıcı olmuyor.
Derdiniz hijyen ya da kamu düzeni değil; sizden olmayana yaşam alanı bırakmamak. @TCTarim@milliparklar@Akparti@iyiparti@herkesicinCHP@yenipartiyiz@MHP_Bilgi@iletisim
"Ben ne yaptıysam halkım için halkımla birlikte yaptım.”
Bugün Fatsa, neoliberal bataklığın pençesinde betona gömülmüş ve kimliği kalmamış. Fikri Sönmez (Terzi Fikri) ve 1979-1980 Fatsa deneyimi halkın kendi kaderini kendi elleriyle çizebileceğinin, doğrudan demokrasinin ve dayanışmanın somut bir kanıtıydı. Çamur kampanyalarıyla sokakların temizlendiği, karaborsanın ve rüşvetin yok edildiği, kararların Halk Komiteleri aracılığıyla mahalleli tarafından kolektif bir şekilde alındığı o kısa dönem sermaye odaklı, rantçı kent anlayışına verilmiş en güçlü tarihsel yanıttır. Bugün Fatsa’nın kontrolsüz betonlaşmaya, siyanürlü madencilik talanına ve kimliksizleştirmeye teslim edilmesi planlı bir tercihin sonucudur. Halkın yönetime katılım kanalları kapatıldığında ve doğa, yaşam, insan yerine sermayeyi merkeze alan politikalar hakim olduğunda kentin dönüşeceği yer tam olarak bu neoliberal yıkımdır. Terzi Fikri'nin mirasını hatırlamak geçmişe duyulan özlemin ötesinde kentine, doğasına ve geleceğine sahip çıkmak isteyenler için bugün de geçerli olan toplumcu bir belediyecilik ve yaşam pusulasıdır.
11-17 Ağustos'da İstanbul'da yapılan ve Türkiye'nin tanımadığı Rum yönetiminin de kendi bayrağı ile katıldığı Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı'na ev sahipliği yapan Türkiye Coğrafya Kurumu bir açıklama yaparak kendini savundu!
KKTC'nin dışlanmasına yönelik yoğun eleştirilere yanıt için yapılan açıklamada, bir tek kez bile KKTC adının geçmemesi dikkatimi çekti. Oysa konu KKTC'nin dışlanması!!!
Aşağıda metnini göreceğiniz açıklamayı özetleyecek olursam söylenen şudur:
- "Bu uluslararası bir yarışmadır. Düzenleyen kuruluşun kurallarına göre tanınmış devletler katılabilir. KKTC tanınmış bir devlet olmadığı için davet edilmedi. Kıbrıs Cumhuriyeti tanınmış bir devlet olduğu için davet edildi ve bayrağını da açtı. Bizden kaynaklanan bir durum yoktur. Bizi suçlayanlar art niyetlidir, onlara karşı hukuk yoluna başvuracağız"
****
Bu açıklamaya karşı şu hususları vurgulamak istiyorum:
++++
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi olarak Çerçeve yasa olarak adlandırılan yasa teklifini imzalayan 358 milletvekili hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduk! Eninde sonunda hesap vereceksiniz bundan kaçış yok!
#HainsizTürkiye@cvpgenelmerkez
İhanet yasasının hazırlanma süreci hakkında suç duyurusunda bulunduk.
CVP olarak; Anayasa’nın temel hükümleriyle, millî egemenlik anlayışıyla ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletinin bölünmez bütünlüğüyle bağdaşmadığını düşündüğümüz bu yasanın hangi iradeyle ve hangi süreç sonunda hazırlandığını yargı önüne taşıdık.
Büyük Türk milletini de bizimle aynı safta yer almaya çağırıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı, hazırladığımız örnek dilekçe ile adliyelere giderek bu ihanet sürecine karşı suç duyurusunda bulunmaya davet ediyoruz.
Şikayet Dilekçemiz:
https://t.co/AjNMvJu0yu
Şu fotoğraflarda gördüğünüz kedinin ismi Şaşı. Kendisi kör ve sağır. Özdilek AVM'nin otoparkında küçücük bir yere yuva yapmış, orada kendi halinde yaşıyordu. Çevredeki insanlar tarafından da temizliği, bakımı ve her türlü ihtiyacı eksiksiz bir şekilde karşılanıyordu…Binlerce metrekarelik alanlara koca koca inşaatlar, AVM'ler yapıp bu hayvanların yaşam alanlarını işgal ettiğiniz yetmiyor, bir de onları buralarda barındırmak dahi istemiyorsunuz. Bu hayvan kör ve sağır halde kendisine sığınacak güvenli bir yuva bulmuş. Çevredeki duyarlı insanlar temizliğine kadar her şeyiyle ilgileniyor, ancak AVM yönetimi kediyi dışarı atmak istiyor. Bu can kör ve sağır, dışarıda tek başına yaşayabilecek durumda değil. Doğasını işgal ettiğiniz yetmiyormuş gibi bir metrekarelik alana dahi sığdıramıyorsunuz. Birçok AVM artık sokaktaki canlara ev sahipliği yapıp kapılarını açarken, Özdilek AVM, siz kör ve sağır bir kediyi ölüme mi terk etmek istiyorsunuz…Bırakın hayvan orada yaşasın, zaten herkes bakımını üstlenip gerekli bütün olanakları sağlıyor. Çevre ve hayvan dostu gibi gözüküp hayvan kat*li olmayın…
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Çerçeve Yasa adıyla bilinen ihanet belgesinin imzacıları hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.
#HainsizTürkiye 🇹🇷
#TamBağımsızTürkiye 🇹🇷
@cvpgenelmerkez 🇹🇷
https://t.co/6QWz4kJohc
Yıllardır bu ülkede görülmeyen bir hastalığı yeniden hortlattınız. Tebrik ederim.
Verilere göre kuduz vakaları yıllardır yok denecek kadar azken, şimdi karantina haberleri gelmeye başladı. Haberlerin yalan olma ihtimali elbette var; ancak gerçekse, bizi geçtim, bilim insanlarının bu yasa çıkmadan önce yaptığı uyarıları neden dinlemediğimiz ortada.
“Başıboş köpekleri toplamayın; onlar yaban hayatı ile insan arasındaki bariyerdir” diyen bilim insanlarını dinlemediniz. Eğer bugün gerçekten kuduz yeniden yayılıyorsa, bunun bedelini hep birlikte ödüyoruz.
Hayırlı olsun.
SEVİNDİRİCİ HABER,
🍉 Bitlis’in Güroymak ilçesinde çiftçilik yapan Ethem Akbaş, yaklaşık 30 yıl önceki ata tohumuyla karpuz üretti. Geleneksel tohumdan yetişen karpuzların her biri yaklaşık 20 kiloya ulaştı.
Akbaş’ın yetiştirdiği dev karpuzlar, görenlerin dikkatini çekti.
Gerçekten! Bu isteklerde 40 gün duymamayı, sonra bir sabah derdesti, yürümeyi engellemeyi, bu kadar üzüntüye sebep olmayı gerektirecek bişey yok!
Gazi ve şehit yakınlarına saygı! #GazilerimizinHakkınıVerin
Keçiyi bağlamak için çakılan kazığın bile yeşerdiği,tarlalarından bolluk-bereket fışkıran,dağlarından yağ, ovalarından bal fışkıran, bir zamanlar yoldan geçenlere göz hakkı diye kasayla meyva ikram edilen bir ülkede; MARUZ KALINAN YOKLUĞU KİMSE KADERLEDIŞ GÜÇLER İLE İZAH EDEMEZ.!