Fenerbahçe en nesyri'nin bonservisini 8 taksit şeklinde 19.5 olarak açıkladı bugun ise fifa'ya ödenmesi gereken taksit borcunun 2.9 milyon olduğu ortaya çıktı. 8 taksit 2.9 milyon 23.2 milyon yapıyor bonuslar hariç 😄
FIFA’nın Fenerbahçe’ye 3 dönemlik transfer yasağı getirmesinin ardından Türkiye Futbol Federasyonu’nun konuyla ilgili herhangi yaptırım uygulayıp uygulamayacağı kamuoyu tarafından merakla bekleniyor. Üç maymunu oynamaya devam mı? @TFF_Org
Son 5 yılın bonservis harcamaları:
Fenerbahçe: 412 milyon €
Galatasaray: 378 milyon €
Beşiktaş: 300 milyon €
Aklınca sıra algı yapıyor Fenerbahçe’sine bir şey diyemeyen bir bejeke başkanı daha 😁
GALATASARAY TEK siz hepiniz!
Gün geçmiyor ki Beşiktaş’ın, Trabzonspor’un, Fenerbahçe’nin Başkan veya yöneticilerinden biri çıkıp hakemleri, MHK'yı ve TFF'yi baskı altına almaya çalışmasını acıyarak takip ediyoruz.
Serdal Adalı'nın bugün kamuoyuna yansıyan
"Geçen sezondan beri hakem hataları en çok hangi takımlara yapılmış? Beşiktaş, Trabzonspor, Fenerbahçe ve Rizespor. Şimdi de bakıyorum, bu 3 büyük kulübün camiasını ısrarla tahrik edip, sokağa dökmek için çalışıyorlar."
açıklamasının neye ve kime hizmet ettiğini kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.
Söylemlerde oluşturmaya çalıştığınız MAĞDURİYET KARDEŞLİĞİ edebiyatını bırakın.
Siz yıllardır MAĞDUR değil dümdüz BAŞARISIZSINIZ!
Kaç kez tekrar ettiğimizi hatırlamıyoruz ve tekrar tekrar ediyoruz; VAR MISINIZ?
Şikayet etmeyin, TFF VE MHK'yı İSTİFAYA DAVET EDELİM!
Galatasaray son 5 yılda senden sadece 65 milyon euro fazla harcadı ve karşılığında 4 şampiyonluk aldı.Muci&Musrati ikilisine 25 milyon bayılıp 6 ay sonra karşılıklı sözleşme feshi için evlerinin önünde serenat yapanlara bak sen hele.
Bu açıklama ne ya ? Ne olacak mesela hakim olamayacağınız olayler nedir ?
Geçen sene Fenerbahçe maçında dışarıda olan pozisyona penaltı çalındığında çok kibar konuşuyordun Serdar bey.
#THF fonunda alacaklıysanız alacağınızın miktarı aşağıdaki gibidir. Aracı kurum ekranlarında gördüğünüz fiyat eğer satış emri verdiyseniz sizi bağlamıyor.
İçeride yeterli para var mı yok mu ileriki günlerde belli olur. Zaten kurulun görevi de bu parayı toparlamak.
Para sıfırlandı gibi bir şey söz konusu değil.
“GALATASARAY NE ZAMAN UZUN SÜRELİ BAŞARI YAKALASA HOCASINA OPERASYON YAPILIYOR”
“OKAN BURUK İSTİFA DEMEK GALATASARAYLILIK DEĞİLDİR”
“OKAN BURUK İSTİFA ETMEMELİ AMA PSİKOLOĞA GİTMELİ”
“GALATASARAYLILARI RAHATSIZ EDEN, ÖZBEK'İN TERCİHLERİ”
— Fatih Altaylı, bugünkü yazısında Galatasaray gündemine değindi:
"Buruk istifa etmemeli ama psikoloğa gitmeli
Galatasaray Trabzonspor’a 4-0 yenildi. “Okan Buruk istifa” korosu yeniden faaliyete geçti.
Doğru, Trabzonspor yenilgisi büyük oranda Okan Buruk’a yazar ve Buruk’un Galatasaray’a geldiği günden bu yana en kötü maçıdır. Maça hazırlanmamış olmanın, rakibi okuyamamış, anlayamamış, rakibe çalışmamanın göstergesidir. M. Salah aynı golden iki tane atıyorsa, bu yüzde 100 teknik direktör hatasıdır.
Okan Buruk’un ruh halinin çok da iyi olmadığını da görüyoruz. Güler yüzlü, esprili, neşeli Okan Buruk gitti yerine sürekli gergin, saha kenarında acayip hareketler yapan ve hakemle dalaşan bir Okan Buruk geldi.
Galatasaray’ın ikinci bir Fatih Terim’e ihtiyacı yok. O Terim’in tarzıydı, Okan’ın tarzı değil. Bu gerginliği normal değil. Elbette 4 yıl üst üste şampiyon olup, 5. yıl hiç olmamış bir şeyi başarmaya yaklaşmanın verdiği stres var ama onun çaresi saha kenarında antipatikleşmek değil. Bu yükün psikolojik ağırlığı zorluyorsa psikoloğa ya da psikiyatra gidersin, hakemin üzerine değil.
Üstelik de bu maçın hakemi Türkiye ligi ya da Hacıosmanoğlu ligi standartlarına göre hiç de fena değildi.
Maçı tribünden izlerken bana mesaj atarak “Hakemin Okan’ı atması biraz ağır bir karar oldu” diyen fanatik Trabzonsporlu bir dostum, Sane’ye yapılan faulün de kırmızı kart olduğunu söyledi ama ben yine de hakemin hiç de fena bir yönetim gösterdiğini düşünmüyorum. Ayrıca da geçmişte Galatasaray’a karşı daha hatalı hakem kararları da oldu, her hakem hatasında Galatasaray teknik direktörsüz mü kalacak!
Evet bunlar Okan Buruk’a yönelik eleştiriler ve çok daha fazlası da mümkün ama bu “Okan Buruk istifa” demek değil. Dikkat edin, Galatasaray ne zaman uzun süreli bir başarı yakalasa, mutlaka teknik direktörüne yönelik bir operasyon oluyor. Terim 4 yıl üst üste şampiyon yaptı, Terim’e yönelik ve Başkan Faruk Süren’e yönelik operasyon başladı. “Naylon Süren” başlıkları atıldı, hakkında yalan haberler üretildi, işleri batırıldı. Aynen Erden Timur’a yapıldığı gibi. Süren’in hataları yok muydu, vardı ama başkanlıktan istifaya zorlanmasını gerektirecek bir durum yoktu. Terim’e İtalya’dan teklifler geldi. Fiorentina’da 8 ay, Milan’da 4 ay teknik direktörlük yaptı. Önemli olan orada kalması değil Galatasaray’dan gitmesi idi.
O yüzden de bugün “Okan Buruk istifa” demek Galatasaraylılık değildir. Geçmişte Süren ve Terim’e yapılanları tekrarlamak ve Galatasaray’a zarar vermektir. Erden Timur Galatasaray’dan uzaklaştırılarak zaten önemli bir zarar verilmişken, bir de Buruk’u hem de sezon ortasında yollamak çok akıl kârı değildir.
Bugün gerçek Galatasaraylıları rahatsız eden ne Okan Buruk’tur ne de her zaman alınabilecek bir Trabzonspor mağlubiyetidir. Trabzonspor bizi ilk kez yenmiyor. Muhtemelen son kez de değil. Futbolda bunlar olur. Alışığız. Namağlup şampiyon olacak halimiz yok.
Galatasaraylıları asıl rahatsız eden Dursun Özbek’in seçimleri. Özbek’i gerek 4 yıl üst üste şampiyonluk, gerekse tesisleşme konusunda başarılı buldum ve bu projeleri tamamlayabilmesi için desteklenmesi gerektiğini söyledim ama bu Özbek’in tercihlerinin Galatasaray camiasında tartışılmasının önünde engel değil.
Seçimlerden önce Özbek, Ahmet Yüce, Özer Saraçoğlu ve benim birlikte yediğimiz bir yemek çok konuşuldu. O yemeğin hiç de düşünüldüğü gibi bir ajandası yoktu. Seçimle ilgili olarak o yemekte Başkan Dursun Özbek’e benim tek söylediğim “Yönetimini oluştururken kimseyi dinleme, işe yaramayan adamları genel kurulda oy potansiyelleri var diye yönetime alma, iş yapacak, göreve layık adamları seç. Merak etme, seçimi kaybetmezsin. Kimsenin seçim şantajına boyun eğme” dedim.
Başka da “ciddi” bir şey konuşulmadı.
Bugün geldiğimiz noktada Galatasaraylılar bir mağlubiyetten veya bir galibiyetten daha çok Özbek’in geçmiş tercihlerinden rahatsız.
Kamuoyuna her yansıyan “önemli” soruşturmada mutlaka Özbek’in “seçtiği” adamlardan biri karşımıza çıkıyor. Elbette suçludur, suçsuzdur bilemeyiz. Kimseyi yargılayacak halimiz yok. Umarız hepsi aklanır.
Ama İBB soruşturması deniyor, oradan Dursun Özbek’in tercihlerinden biri çıkıyor.
Bahis soruşturması deniyor, oradan Özbek’in tercihlerinden bir diğeri çıkıyor.
Borsa soruşturması deniyor. Yine Dursun Özbek’in tercihlerinden biri ile karşılaşıyoruz.
Diyeceksiniz ki, “Başka kulüplerin yöneticilerinin ya da destekçilerinin de adı geçiyor”
Olabilir. O, o kulüplerin üyelerinin sorunu.
Galatasaray’ınki ise benim."