Nagehan Alçı'nın bizzat Devlet Bahçeli'yi kaynak göstererek verdiği "Öcalan'a İmralı'da konforlu ev inşa ediliyor" haberine Murat Ağırel, Sözcü TV'yi kapattırmayacak şekilde cevap veriyor;
Çerçeve yasa hakkında muhalif çevrelerde çok farklı analizler yapıldı. Bunlar arasında sık tekrarlanan ve oldukça temelsiz bulduğum birkaç tezden bahsetmek istiyorum. Bu argümanlar yasayı desteklemek, Özel'in pozisyonunu savunmak ve siyasi partilerin tercihlerine idealist gerekçeler bulmak için kullanılıyor. Ama sonuçta, öyle ya da böyle, iktidarın planını kabul ettirme işlevi görüyorlar.
1. "Çerçeve yasa çok sorunlu ama hayır dersek iktidar propagandası yüzünden Kürtler bize oy vermez."
HAYIR. Doğru aday ve kampanyayla, özellikle büyükşehirlerde Kürt seçmenin desteğini muhalefet alabilir. Ayrıca süreci yürüten Kürt aktörlerin, siz evet deseniz bile, seçim zamanı sizi desteklemesinin hiçbir garantisi yok. Kazanımlarını korumak için iktidara giderek daha bağımlı hale geliyorlar.
Daha önemlisi, muhalefet iktidar propagandasından korkarak oy kullanırsa yarın başka konularda da aynı baskıyla iktidarın çizdiği sınırlar içinde hareket etmek zorunda kalır. Yeni Parti başarılı olacaksa, iktidar propagandası aşılmasını öğrenmeli.
2. "Yasa sorunlu ama destek verip süreci barış ve demokratikleşme yönünde itelim."
HAYIR. Türkiye'deki otoriterleşmeyi yaratan aktörlerle bu yasayı gündeme getirenler aynı. Otoriterleşme, iktidar elitlerinden bağımsız olarak ,gelişen bir doğa olayı değil. Dolayısıyla iktidar değişmeden, iktidarın hazırladığı bu yasanın kendi başına demokratikleşme getirmesini beklemek gerçekçi değil.
Aynı argüman komisyona katılım için de söylenmişti. CHP komisyona girdi ama geçen bir yılda demokratikleşme olmadı; aksine çok daha ağır baskılarla karşılaştı.
3. "İki yıldır devam eden süreç bir devlet projesidir. Özel ve İmamoğlu da destek vermek zorunda; yoksa iktidara gelemezler."
HAYIR. Artık iktidardaki elitlerden özerk hareket eden bir devlet aygıtı yok. Olsaydı yargı ve bürokrasi muhalefeti bu ölçüde sistematik baskı altında tutamazdı.
Süreci yürüten aktörler zaten iktidar değişmesin diye bu hamleleri yapıyor ve muhalefetin iktidara gelmesini engellemeye çalışıyor. Dolayısıyla onlarla kurulacak bir uzlaşının muhalefetin önünü açacağını düşünmek gerçekçi değil.
4. "Yasaya hayır demek sağcılıktır, Kürt düşmanlığıdır."
HAYIR. Yasayı zaten sağcı bir iktidar hazırladı. Hukuken ve siyaseten ne kadar sorunlu olduğunu söyleyen çok sayıda solcu hukukçu, akademisyen ve gazeteci var. Kürt seçmende de sürece ilişkin iddia edildiği ölçüde büyük bir heyecan görünmüyor.
Nitekim aylardır sürecin çok popüler olduğunu gösteren anketler paylaşan bazı araştırmacılar, referandum önerisine ilk karşı çıkanlar arasında yer aldı.
5. "Kendisi evet deyip partisini serbest bırakan Özgür Özel büyük bir stratejik hamle yaptı. Şimdi iki tarafın da desteğini alacak."
HAYIR. İki tarafın da desteğini kaybetmesi daha olası. Böylesine önemli bir konuda günlerce net bir pozisyon alınamamasının ardından Özel'in evet, grubun çoğunluğunun ise hayır demesi iki başlı bir görüntü yarattı. "Tabanın sesini dinleyin" denilen milletvekilleri hayır diyorsa, doğal olarak, siz kimin sesini dinliyorsunuz sorusu ortaya çıkıyor.
Üstelik Özel'in evet oyu iktidar medyasında neredeyse gündem bile olmadı. Parti, anayasaya aykırı bulduğu için komisyonda önerge verdiği ve görüş aldığı hukukçuların ciddi biçimde eleştirdiği bir yasaya Meclis'te destek vermiş oldu.
Ortaya 2016 dokunulmazlık krizinden çok farklı olmayan bir tablo çıktı. Kılıçdaroğlu örneğinde olduğu gibi, Özel'in taban desteği ve siyasi meşruiyeti darbe aldı. Bundan sonra bu yasa kapsamında yaşanacak her olumsuzluk da dönüp kendisine yönelik bir eleştiriye dönüşecek.
Allah kimseyi Eren Bülbül ve onu korumak için üzerine kapaklanan, 41 kurşun yiyerek şehadete yürüyen astsubay Ferhat Gedik'in katillerini savunacak kadar alçaltmasın!
@eczozgurozel Allah senin belanı versin. Sen ve senin gibi Evet diyen her kimse şehitlerin kanında boğulursunuz inşallah. Gün yüzü görmeyesin. Bir taneniz de şaşırtın be arkadaş kime ümit bağlasak sonunda pişman oluyoruz. Bu da yalan oldu
🔴 Turhan Çömez Süleyman Soylu'nun fotoğrafını gösterip AK Parililere seslendi:
🗣️ Sizin İçişleri Bakanınız Gara şehitlerinin olduğu gün, "Murat Karayılan'ı bin parçaya bölmezsem suratıma tükürün" demişti. Şimdi o adamla aynı masanın etrafında toplandınız, pazarlık yapıyorsunuz!
Gazeteci Murat Ağırel:
"50.000 vatandaşımızın ölümünden sorumlu bölücü terör örgütü liderinin bize barış güvercini olarak pazarlanmasını asla kabul etmeyeceğiz
Oy hesapları yapıp bu tezgahı açanlara da vatansever demeyeceğiz"
@eczozgurozel@eczozgurozel yenipartiye destek olmak için yatırdığım para size haram zıkkım olsun. Bu yasaya kim “evet”dediyse iki yakası bir daha bir araya gelmesin.
Türkiye Cumhuriyeti haritasını 5'e bölseler "vardır bir bildikleri" diyecek kadar cahil, bağnaz veya kanını ve ruhunu 1 aylık maaşa satmış bir kitleyle karşı karşıyayız.