Eşi benzeri olmayan bir video daha sizinle...
TOP ve TOPÇU'dan çok iyi anlayan duayen isim Serdar Ali Çelikler'den gayet tutarlı Kevin De Bruyne yorumları.
Yazık! Gyökeres'in Halaand ile birlikte Norveç'te oynadığını sanıyorlar. @trt1 ve @trtspor ekranlarında yıllardır futbol konuşuyor bu adamlar. TFF Başkanı Avustralya ile Avusturya'yı ayırt edemez TRT'de futbol konuşanlar futbolcuları ayırt edemez. Bakın biz elendik diye üzülüyoruz ama bizim bu cehalet ile Dünya Kupasına katılmamız bile çok büyük başarıymış valla.
Hakan Yandaş ile asgari ücretli oyuncu sayısı ikiye çıktı Fenerbahçe'de. Böyle giderse gerçekten, Ake, Greenwood hatta belki de Pele için bile limit açılabilir.https://t.co/2AOFVQ7pDs
@4yildizlihsp Hasan Turan
Arda Tagay
Efekan Çelik
Yasin Kasal
Abdullah Kolazlı
Yorum yazanların isimleri beyler iyice not edin bir tanesine bile A takım yüzü gösterirsek bize yazıllar olsun
TFF, Mert Hakan Yandaş'ın; "Sözleşme detaylarını biliyoruz hiçbir sorun yok, her şey kurala uygun." diye açıklama yapmadı mı henüz?
UEFA'dan bir sonraki cezayı bu kez Fenerbahçe değil TFF almalı. Gözümüze sokarcasına her şeye göz yumuyorlar! @UEFA
İnsan düşünmeden edemiyor…!
Fenerbahçe’nin 22 yabancı futbolcusu olmasına ve harcama limiti olmamasına rağmen ısrarla yabancı futbolcu transfer etmesi akıllara şu soruyu getiriyor:
“Acaba bir yerlerden, ‘Siz istediğiniz gibi transfer yapın, biz son anda yabancı kuralını değiştirir, harcama limitlerini de bugüne kadar olduğu gibi yine görmezden geliriz.’ mi dendi?”
Ne de olsa UEFA ceza verse de, TFF ceza veremiyor.
Ali Abi yine enfes bir yazı yazmış. Her bir cümlesine katılmakla birlikte bu yıl tüm taraftarın tetikte olma ve bir diğerini uyarma halini benimsemesi gerektiğini düşünüyorum. Önümüzde yazılacak bir tarih var; ancak bunu baltalamak isteyen dahili ve harici kötüler olacak. Her birimiz bunun karşısında, takımımızın etrafında kenetlenirsek bu kez o rekoru kıracağız. Yaşasın Galatasaray 💛❤️
-Okan Buruk’a açık mektup-
Sevgili Okan Buruk,
7 Temmuz’da 27.Şampiyonluk hedefi ile yeni sezona başlıyoruz.
Bu hedef gerçekleştirildiği takdirde Türk futbol tarihinde yeni bir ilk başarılmış olacak ve bu başarı en çok Galatasaray’a yakışacak.
Böyle bir başarının arifesine bizi getiren Teknik Direktör Okan Buruk bundan 26 yıl önce yine aynı günlerde bu sefer futbolcu olarak aynı başarının arifesinde 2000-2001 sezonuna başlamıştı.
Bir önceki sezonu Avrupa’dan iki kupa getirerek kapatmış olan Türk futbol tarihinin en iyi takımını durdurmak için her yolu denemekten geri durmayacak olan, benzer marifetlerini yine aynı gözü karalıkla icra ettikleri bir başka sezonda kendi ifadeleri ile “hız sınırını aşmış ve radara yakalanmış” ve neticesinde tarihlerine kara bir leke bulaştırmış olacak bir rakiple karşı karşıyaydı.
Dönemin Galatasaray Başkanı ve yönetimi her ne kadar çok büyük başarıların kazanıldığı bir dönemde görev almış da olsalar bu en önemli sezona başlarken takımın önemli isimlerinin ayrılmalarına engel olamamış hatta bazı ayrılıkların sebebi olmuşlardır.
Fatih Terim’in yerine Mircea Lucescu, ayrılan çok önemli oyuncuların yerine yine çok önemli oyuncular getirilmiş, Türkiye’deki en güçlü kadroya sahip olduğumuz gerçeği değişmemişti.
Ama bir gerçek de futbolculara verilen sözleri uzun zamandır tutamayan, asli görevlerini yerine getiremeyen yönetimle takım arasındaki bağların koptuğu, yöneticilerin bu ortamda bir de oyunculara karşı davranışlarındaki yanlışlar sebebiyle takımın ahenginin eskisi gibi olmadığı gerçeğiydi.
Bu ortamda en çok haksızlık yapılan, hatta kaybedilen şampiyonluğun sorumlusu olarak görülen futbolcu Okan Buruk Galatasaray terbiyesi gereği sessiz sedasız ayrıldı, ileriki yıllarda kendi tribünlerinden ona yöneltilen aşırı tepkilere rağmen gerçekte neler yaşandığını hiç anlatmadı.
Tarih kürsüsünden o günlere yakından tanıklık etmiş ve gerçekleri bilen bir Galatasaraylı olarak tam da 27. Şampiyonluğun arifesinde bunları hatırlatmak gerektiğini düşündüm.
Galatasaray tarihi çok büyük başarılara olduğu kadar bu başarıların ardından gelen ve tamamen iç çekişmelerden dolayı engel olunamayan tuhaf başarısızlıklara da şahitlik etmiştir.
26 yıl önce Galatasaray’da yaşanan buydu.
Bir de sahalardaki asker hakemlerin Galatasaray gollerini tereddütsüz kaldırdıkları bayraklarıyla iptal edişleri, Galatasaraylı futbolcuları ve tribünleri tahrik edecek tavırlar takınıp buldukları her fırsatta kullandıkları kartlarla sonuçlara Galatasaray’ın aleyhinde olacak şekilde etki ettiklerini de eklemem lazım.
Bu organize hikaye ligin finalinde Kadıköy’e gözlerini kapatıp görevini yapmaya çıkan hakem Orhan Erdemir’in utanç verici yönetimiyle taçlanmıştır.
O sezonun hikayesi “bir tanık” tarafından televizyonlarda en ince ayrıntısına kadar anlatılmış, dönemin Fenerbahçe futbolcusu Serhat Akın’ın ligin son maçı olan Samsunspor deplasmanında gelen şampiyonluğu kutladıkları sırada soyunma odasında Başkanlarının kendilerine “Fazla sevinmeyin, siz nasıl şampiyon olduğunuzu bilmiyorsunuz” dediği tarihe bir delil olarak bırakılmıştır.
Sevgili Hocam,
Dört kere üst üste şampiyon olan ve beşinci şampiyonluğu bu şartlar altında yaşayamamış olan futbolcu Okan Buruk bugün aynı başarının arifesinde Galatasaraylıların sevgilisi ve Teknik Direktörü Okan Buruk olarak bulunuyor.
Küçük bir çocuk olarak katıldığı Galatasaray ailesinin en sadık evlatlarından biri olarak bu senenin ne kadar önemli olduğunu çok iyi bildiğinize hiç şüphem yok.
Galatasaray’daki iç çekişmelerin, futbol takımının transferleri, sevk ve idaresi ile alakalı Başkan ve yönetimle farklı görüşlerde olunmasından kaynaklanan “sessiz mücadelenin” Galatasaray’a yine zarar vermesine müsade etmeyin.
Adanmış hayatların umudu olan bu formayı hakettiği bu başarıya bu sefer kavuşturun.
Ne kendi içimizde yaşanacak olumsuluklara ne de yıllar önce izledikleri yoldan giderek yine aynı neticeyi bekleyecek olan rakibe fırsat vermeyin.
Allah yardımcınız olsun.
Bir toplumun hafızasızlığı, o toplumdaki ne türden kişilerin menfaatine hizmet eder, tartışmaya gerek yok.
Bugün binbir hamasetle, olanca mistifikasyonla kendilerince bir gerçeklik inşa etmeye çalışanların mahkeme ifadeleri, dönemin tanıklarının ve aktörlerinin verdikleri beyanatlar, apar topar bir gecede yapılan yasa değişiklikleri ile işin hukuksal akışına siyasi erkin müdahaleleri ve sair gerçekler hiçbir hamasetin üstünü örtemeyeceği somut olgulardır.
Toplumlar hafızasızlaşabilir, unutabilir ama tarih asla silmez kendine kaydedili olan hakikati.
@ibrahimertuerk@AtillaDilaver üstadları takip ediniz. O hakikatleri belgeleri ile göreceksiniz.
🎙️ Osman Altunterim :
🔸 Yani bir 7 milyon euro'luk bir ceza geldi ama bu sadece iceberg'in görünen tarafı. Çünkü UEFA'nın vermiş olduğu bu cezanın yaptırım tarafında ne var onu bilmiyoruz. Gerekçeli karar henüz gelmedi. O gerekçeli karar açıklandıktan sonra, Fenerbahçe'nin itirazlarından sonra o karar onaylanırsa o zaman önümüzdeki se... Bu geçen sezonun değil, bundan önceki sezonun limitleriyle alakalı bir ceza. Bir de geçtiğimiz sezonun limit problemi var.
🔸 Yani daha henüz Kerem Aktürkoğlu meselesi henüz şu anda gündeme gelmiş değil. Aynı zamanda federasyon, UEFA'nın vermiş olduğu bu ceza ile ilgili nasıl bir tavır gösterecek bunu da bilmiyoruz. Yine orada da muhatabımız Sayın Hacıosmanoğlu ve onun kankası, yoldaşı, federasyon hukuk işlerinden sorumlu yöneticisi, Burak Yılmaz'ın adını listeden silmeyi teklif eden kıymetli büyüğümüz, ünlü hukuk adamı Fuat Göktaş. Muhataplar bunlar. Bakalım ne karar verecekler, bilmiyoruz. Tahkim Kurulu seçimi sonrasında belki genel kurulda orada bir takım söylemler dile getirilebilir. Ben Galatasaraylı yöneticilerin yerinde olsam çıkar bunun hesabını sorarım orada.
📌 Real Madrid yaklaşık 125 yıldır beyaz forma giyiyor. Kimse "geçen senenin aynısı" demiyor. Çünkü ikonik formalar her sezon yeniden tasarlanmaz; korunur.
Galatasaray'ın sarı-kırmızı parçalı forması da bir tasarım değil, kulübün kimliğidir.