Gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in ifadesiyle ilgili detaylar ortaya çıktı:
SORULDU: Soruşturmaya konu ihaleyle ilgili daha önce işlem yapıldı mı?
- Güner, aynı ihaleye ilişkin daha önce soruşturma yürütüldüğünü ve takipsizlik kararı verildiğini söyledi.
SORULDU: Mevzu bahis ihalenin iptali belediyeye zarar verdi mi?
- Güner, sonraki ihalelerin daha düşük bedelle sonuçlandığını ve belediyenin aylık yaklaşık 4–5 milyon TL daha az ödeme yaptığını savundu.
SORULDU: Mevzu bahis ihale iptali hukuka uygun bulundu mu?
- Güner, iptal işleminin KİK ve Danıştay tarafından hukuka uygun bulunduğunu ifade etti.
SORULDU: Evinde bulunan para ve altınlara ilişkin ne söyledi?
- Güner, 100 bin TL’nin kendilerine, 50 gram altının ise eşine ait düğün altınları olduğunu belirtti.
Hiçbir şey yapmadan her şeyin düzeleceğini bekleyenler var.
Bir de sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi yaşayanlar…
Oysa kader, bekleyene değil; gayret edene yol açar.
Kader gayrete aşıktır.
MUHASEBE ZAMANI
#MuhsinYazıcıoğlu soruşturmasında bugün gözaltına alınanlar daha önce soruşturulmuş, bazıları tutuklanmış isimler.
İki askerin eşini de eklemişler. Hiç ilgisi olmayan bir isim daha eklenmiş.
Feridun Seren bilim adamlarının hayatını kaybettiği Isparta kazasının kaza kırım ekibinden.
15 Temmuz'un yıl dönümünde, zaman ayarlı bir algı ve @abakingurlek'i parlatma operasyonu olduğunu söylemek mümkün.
Oysa ki Yazıcıoğlu'nun helikopteri düştüğünde yeri nokta atışı bulunmuştu. Ancak Genelkurmay'dan Maraş'a gönderilen lokasyon tam tersi istikametteydi.
Peki o lokasyonu bildiren birimin başında kim vardı ?
AKP'li tümgeneral Şirin Ünal. 15 Temmuz'da da aktif rolü olan bu ismi 17 yıl boyunca kimse sorgulamadı.
Eğer ilk anda tespit edilen yere gidilse herşey çok farklı olabilirdi.
Yine, yeniden 'fütü sakızı' ile dosyalar kapatılıyor, siyasi rant peşinde koşuluyor.
Şu yayını izleyin, gerçekleri görün 👇
https://t.co/AbJrrBtEc1
I spent 6 years in Turkish Air Force, then nearly 7 years in prison over the 2016 coup attempt. I was later acquitted, forced into exile, and rebuilt my life in the UK.
Now, our documentary telling this story has been blocked in Turkey from day one.
@JohnSimpsonNews@hannahluci
... Aşağıdaki İdda Doğrumudur ? ...
Eski FBI Çalışanı Sibel Edmonds:
*Bu Söylediklerim Belgeli,İsveç Basınında Yayınlandı
*10 Seneden Fazla İsrail Doktorları Tarafından
Sadece Kendisi Değil Tüm Ailesi İsrailde Bakılıyor
İlaçları İsrailden Alınıyor
* Mossad David Barnea nın Önerisi ile
Prof.Dr Itzhak Shapiro
1,4 milyar dolar ceza ödeyeceğimiz Barzani ile petrol ticareti hakkında halkı yanıltmayıcı bir bilgiyi vereyim;
2011'de İstanbul'da Powertrans adıyla bir şirket kuruldu. Aslında offshore şirketiydi ve Singapur merkezli fon şirketleri tarafından yönetiliyordu.
Görünürde patronu olmayan Powertrans'ın hiseedarları arasında Türkiye'den, çok manidar isimler yer alıyordu...
Yine 2011'de bakanlar kurulu kararıyla Irak petrollerinin Türkiye üzerinden satın alınması, depolama, iç ve dış pazarlara sevkıyatı için Powertrans'a imtiyaz yetkisi verildi.
Petrolün satın alınıp piyasaya arz sürecine kadar tüm işlemler Powertrans tarafından yürütüldü.
Irak merkezi hükümetinin izni ve iradesi dışında PKK hamisi Barzani ile Türkiye arasındaki bu karlı petrol ticareti Powertrans'a ihalesiz verildi...
Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin son kararı ile birlikte tablo şu;
Powertrans ve Türkiye'deki manidar hissedarları ceplerini doldurdu, 1,4 milyar dolarlık ceza gariban Türk halkına kaldı...
#15Temmuz’da işledikleri suçlardan yargılanmamak için dokunulmazlık getiren KHK’yı bu yüzden çıkardılar.
Bir yanda Harbiyelilerin boğazını kestiler öbür yanda sniperlarla infazlar yaptılar.
15 Temmuz tarihin en büyük komplosudur !
Cemaatin arkasında dediğiniz gibi ABD-İsrail-Almanya olsaydı siz zor tutuklardınız on binlerce insanı. Bak Merkel aradı Deniz Yücel'i, Trump tweet attı diye Brunson'u mahkemesiz duruşmasız tahliye ettiniz. Sizin gücünüz gariban Anadolu insanına yetiyor !
Mantık: Önce F35 almak için paramızı veriyoruz.
Sonra parasını verip S400 alıyoruz.
Finalde ikisinden de oluyoruz ve paramız uçup gidiyor, kimse sesini çıkaramıyor.
Sonrada kendi beceriksizliğimizden dolayı getirilen CAATSA’yı kaldıracağız diye yine kendi kendimize seviniyoruz.
Olay basit: S400 nerede F35 nerede? Paralarımız, vergilerimiz nerede?
Timur Soykan "Mal varlığı üzerindeki tedbiri kaldırmak için Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili 300 bin dolar rüşvet alıyor. Telefon kayıtlarında, mesajlarda bunu doğrulayan dijital veriler elde ediliyor.
Yargının halini görüyor musunuz? Parası olanı kurtaran ama belediye başkanlarını, seçilmiş insanları hapseden bir yargı düzeninden bahsediyoruz."
@frekanstr_ Özgür bey biraz daha fazla “FETÖ” dersen reis belki insafa gelir. Bu arada Alpaslan Aslan darbe ortamı hazırlamak için Danıştayda Hakimlerimizi şehit eden katil değilmiydi.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
@ekrem_imamoglu Ekrem bey maalesef güzel ülkemde herkes ancak kendisi mağdur olunca feryat ediyor. Siz ve partiniz 17/25 Aralık yolsuzluk/hırsızlık/rüşvet davasının arkasında durmak yerine 25 Aralık 2013 te C.savcısının kararı uygulanmayarak anayasanın askıya alınmasını seyrettiniz.
15 Temmuz’un üzerinden 10 yıl geçti! Ancak bu yıl 15 Temmuz’u anlatmayacağım! Çünkü artık herkes biliyor ki; 15 Temmuz bir kumpastı! Hedef ordu, yargı ve milletin ta kendisiydi!
15 Temmuz’u kurgulayan üst aklın amacı; yeniden şaha kalkan Anadolu’yu cehalet, fakirlik ve çaresizliğe mahkum etmekti! Bu kumpası bahane edip ülkeye can veren, ümit olan, cehaletin karanlığını aydınlatan, kalbi vatan diye atan, gücümüze güç katan tüm değerlere saldırdılar! Uyuşturucu, fuhuş ve faizi yaydılar! Dini temsil etmeyen, insani değerlerden fersah fersah uzak olan figürler vasıtasıyla, halkı dinden hatta imandan soğuttular! Anadolu’yu yarı açık, hatta çoğu kapalı koca bir hapishaneye çevirdiler!
Evet Cumhuriyet’in yüzüncü yılında, 21’nci Yüzyıla damgasını vuracak Türkiye yerine; açlık, çaresizlik ve yoksullukla boğuşan, geçim derdinden kafasını kaldıramayan, düşünse, konuşsa, sorgulasa kafasına balyoz indirilen, gülüşü, geleceği, huzuru çalınmış, ümidini yitirmiş, tek adam kontrolünde bir damla adalete, liyakate muhtaç bırakılmış bir Türkiye projesini, büyük ölçüde tamamladılar!
O yüzden artık bana “15 Temmuz’da ne oldu” diye sorma!!! Git sokaktaki çocuğa, pazardaki teyzeye, madendeki işçiye, tarladaki çiftçiye, gelecekten ümidini kesmiş öğrenciye, aynada gördüğün kişiye sor!!! Onlar ve dahi aynadaki sen, anlatır sana; 15 Temmuz’da ne olduğunu!!! Bu karanlık tablonun ve şatafatlı sarayların hikayesini!!!
Tuğg. Gökhan Şahin Sönmezateş;
“Beni Hulusi Akar görevlendirdi.”
“Evlat sen bu işi halledersin, onu alıp bana getireceksin. Ben ona ne yapacağımı biliyorum!” dedi.
Defalarca, “Aman bir sorun çıkmasın, sana güveniyorum.” dedi.
“15 Temmuz gecesi de irtibat halindeydik.”
Evli kadına mesajlar atan MHP Sinop İl Başkanı Hikmet Çınar, reddedilince kadının aracının sileceklerini kırıyor.
Kadının Emniyete giderek şikayetçi olması üzerine yapılan incelemelerde şahsın MHP İl Başkanı olduğu anlaşınca olay kapatılıyor. İl Başkanı Çınar, Yönter'e yakın..