Aynı duyguları paylaşmamak nasıl mı sürekli onu düşünürsün canın yanar, onu kalbine kilitlersin, boğazına düğümlersin, içine hapsedersin, onu o olmadan seversin. Sevgi sadece şanstır, bazen aynı hissi paylaşan birini bulursun bazense şansızsındır.
Terörist katildir, terörist canidir
Teröriste güven olmaz, terörist ile pazarlık olmaz
Terörist başı barış güvercini gösterilmez
Terörist başına statü verilmez
Terörist başına umut bağlanmaz
Terörist başına umut hakkı tanınmaz
Aksini iddia eden her kim varsa Başbağlar’da olduğu gibi bir çok köyde katliama uğrayan ve teröristle mücadelede hayatlarını kaybeden tüm ŞEHİTLERİMİZİN KANINDA BOĞULSUN
ABD, NATO ve TÜRKİYE
Bir ülke düşünün. Müttefiki tarafından askerinin başına çuval geçirilmiş, ülkesini bölmek için terör örgütü kurmuş, onları desteklemiş, silah ambargosu uygulamış, olmayan bir soykırımı kabul etmiş, ülke menfaatlerine karşı diğer devletlerle her türlü ittifakı yapmış, ülkeye karşı başka ülkelerle ortak tatbikat yapmış, komşu ülkelerde kendisine karşı askerî üsler kurmuş, Kıbrıs gibi ülke için hayati bir konuda karşı cephede yer almış, terör örgütlerine binlerce silah sağlamış, askerî gemisini vurmuş, baskıyla istediklerini yaptırmış bir ülke için ne denir?
Herhalde dost denemez.
Dolayısıyla böyle bir ülkenin başkanı tarafından söz konusu ülkenin cumhurbaşkanı övülüyorsa, dost veya arkadaş olarak tanımlanıyorsa, pohpohlanıyorsa inanılır mı?
Evet NATO toplantısı için gelecek olan ABD başkanından bahsediyorum.
Ben olsam bırakın ABD isteklerini NATO için yapılacak teklifleri de kabul etmezdim. Hele hele çevremizdeki ve dünyadaki hak ve hukuksuz saldırılarını ve Kanada, Venezüela, İran ve bütün Avrupa devletlerine karşı açıktan tehditlerini de göz önünde tutarsanız. NATO’dan çıkma tehdidini de unutmamak gerekir.
Böylesine tutarsız bir kişinin sözlerine güvenip kimse Türkiye üzerinde kumar oynama hakkına sahip değildir.
Türkiye büyük devlettir.
Tam 2763 yol kontrol noktasının kaldırılması yetmedi, şimdi de bebek katili serbest kalsın diyorlar.
Sonraki adım ne olacak?
Ya serbest bırakılmazsa ne olacak, ne yapacaklar?
Aynı filmi defalarca görmek zorunda mıyız?
Emekli Albay Orkun Özeller, kendisini ölümle tehdit eden İzmir Ülkü Ocakları Başkanı Burak Kılıç’ın aradan 10 ay geçmesine rağmen ifadesinin hala alınmadığını belirterek duruma tepki gösterdi:
“Hukuk devletimiz 10 aydır şunun ifadesini alamadı.
Kendisi de zaten azıcık delikanlı olsaydı gider ifadesini verirdi. Kıvırmazdı.
Sayın İçişleri ve Adalet Bakanlığı istediğiniz zaman insanların anında ters kelepçeyle ifadesini alabiliyorsunuz.
Burak Kılıç isimli T.C vatandaşının adı birçok suç dosyasında geçmesine karşın neden ifadesi bile alınamıyor.
Birileri tarafından mı korunuyor? Yoksa bana bir saldırı yaptırmasını mı bekliyorsunuz?”
👉🏻(İzmir Ülkü Ocakları Başkanı Burak Kılıç’ın Sinan Ateş cinayetinde, Ateş’in evinin adresini ve oturduğu sitenin fotoğraflarını cinayetin azmettiricisi Tolgahan Demirbaş’a gönderdiği ortaya çıkmıştı.)
Bu işin sonunda suçlu Türk ordusu ve Türk emniyeti çıkarmış mesela... Vatan toprağını korumak suçtur diye yasa çıkarsınlar al sana çözüm, kardeşlik... Öyle ya hapisten çıkarıp miting miting gezdirdikleri katil pişman gibi halimiz var mı diyor..
20 ay önce PKK ve elebaşı Öcalan ile başlayan "müzakere" süreci, ne yazık ki bir "teslimiyete" dönüşmüş durumda.
PKK silah bırakmadığı halde Doğu ve Güneydoğu'daki 2.763 güvenlik noktası kaldırıldı.
Üstelik Cumhuriyet Gazetesi'nin haberine göre Öcalan ve PKK'lılar için çıkarılacak yasa taslağı, TBMM'ye sunulmadan önce terör örgütü elebaşı Öcalan'ın onayına sunulacak.
AKP'li Bülent Turan, "bir 40 yıl daha mı kaybedelim?" diyor.
Bülent bey biz 40 yıl kaybetmedik; vatanımızı savunduk, bölünmesini engelledik! Şehitlerimizin ve gazilerimizin hakkını kimseye yedirmeyiz.
Zafer Partisi olarak tekrar ilan ediyoruz; Bebek katillerine, Mehmetçik katillerine AF YOK!
Türkiye terörü tamamen yok edecek güçtedir.
SAVCILIĞIN KARARINI ÖĞRENDİK
Pkk terör örgütünün lideri ve yöneticisi olmaya devam eden Bebek katili ABDula öcalan, örgütün 1999 yılından sonraki eylemlerinden de sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulunmuştum.
Savcılığın verdiği cevabı herkesin anlayabileceği hale getirince bilgi vereceğim. (Hukukçu dostlarımız çalışıyor)
Tabii ki sorulacak çok soru var
Hukuk devletimiz 10 aydır şunun ifadesini alamadı. Dün talimat duruşması vardı yine bitmek bilmeyen hukuki bir mazeretle ifade vermedi. Kendisi de zaten azıcık delikanlı olsaydı gider ifadesini verirdi. Kıvırmazdı.
Sayın @TC_icisleri ve @adalet_bakanlik istediğiniz zaman insanların anında ters kelepçeyle ifadesini alabiliyorsunuz.
Bana açıkça hakaret ve tehdit paylaşımları yapan Burak Kılıç isimli T.C vatandaşının adı bir çok suç dosyasında geçmesine karşın neden ifadesi bile alınamıyor. Birileri tarafından mı korunuyor? Yoksa bana bir saldırı yaptırmasını mı bekliyorsunuz? (kendisi zaten tek başına saldırmaz kalabalık bir gruba yaptırır)
Yaptığım paylaşımdan dolayı anında gözaltı ve tutuklama ile suçsuz yere 2 ay cezaevinde tutuldum. Aynı dönemde bana hakaret ve tehditte bulunan birinin henüz ifadesi bile alınmadı…..
Eşit yurttaşlık ve ADALET istiyorum.
En iyi niyetli haliyle İş bilmez insanlar denir
Eğer kontrol noktaların kapatılması bir kaç yıllık zaman dilimine yayılarak yapılıyor olsaydı derdim ki i; şartlar değerlendirilmiş terör örgütü etkisini kaybetmiş ve tehdit algısı azaldıkça kontrol noktaları kapatılmış.
Eğer ki bir anda kontrol noktaları kapatılıyorsa ortada kamusal düzene yönelik bir akıl değil siyasi bir oyun var demektir. İktidar kaygısı memleket kaygısından çok daha üstün görünüyor.
“Bu adımlara karşın devletin iyi niyeti suistimal edilir ve örgüt yeniden bölgede etkin olmaya kalkarsa haddini bildiririz” düşüncesindeyseniz. Bu sefer bedelini siz ödersiniz, sıvasız evlerin çocukları değil.
📍Nihat Genç’i anma programı belli oldu
Son nefesinde "Cumhuriyet'i yaşatın" diyerek ardında bıraktığı mücadele mirasını unutmadan, vefatının birinci yılında bir araya geliyoruz.
📅4 Temmuz Cumartesi
🕛12.00 – Gölbaşı'ndaki mezarı başında anma
🕑14.00 – V Kafe'de mevlit
https://t.co/9vVEXYKPcg
Yılmaz Özdilin anlatımıyla ABD nin kendi askerini nasıl koruduğunu bir dinleyin. Onlar suç işleyen askerini bile koruyorlar biz görevini yapanı askerimizi korumuyoruz.
Huduttan kaçak geçenleri bu anlayışla engellememiz mümkün olmaz.
@adalet_bakanlik
Kimler kimlerle kol kola….
Biri ABDula öcalan’ın da avukatıydı. O avukatın bir de kardeşi vardı. Katil, hem de bir Üsteğmenimizi şehit eden katil.
Biri ABDula öcalan’a statü verme için çırpınıyor, onu İmralı’da görmek için izin istedi, alkışlarla onay verildi, fakat gidememiş olsa da biz gitti kabul ediyoruz.
Türk siyasetinde dostluklar
Lütfen okuyun 👇
En büyük uyuşturucu tüccarı PKK ve Bakan Bey daha yenice 2.700'den fazla yol kontrol noktasını "Terörsüz Türkiye" kapsamında kaldırdığını açıkladı.
Şimdi de "uyuşturucu ile mücadele edeceğiz" diyor.
"Hangimiz bayrağımızı birimizden daha az severiz" demiş sayın Bakan yardımcısı...
Daha az sevenleri boş versin, nefret edenleri ama seviyormuş gibi laf ve takiyye yapanları anlatalım ona.
...
Belki kendisi farkında değildir ama...
CIA'nın kuklası olan tarikatları gördük mesela, Türk bayrağından nefret ederler.
CIA'nın kuklası FETÖ ile işbirliği yapanları gördük, nefret ederler.
FETÖ ile bir olup orduya kumpas kuranları ve destekleyenleri gördük, makamlarını o bayraktan çok severler hatta bayrağımızdan nefret ederler.
ABD ile gizli anlaşmalar yapanları gördük, Türk bayrağından nefret ederler.
BOP projesine memur olanları gördük, nefret ederler.
Atatürk'e "ayyaş" diyenleri gördük, nefret ederler.
"Keşke Yunan kazansaydı" diyenleri ve onları bir mürit gibi ziyaret edenleri gördük, nefret ederler.
Atatürk'ün "en büyük mirasım" dediği Türkiye Cumhuriyeti'ni, ABD/İsrail'in çıkarları uğruna etnik bir federasyona dönüştürmeye çalışanları gördük, Türk bayrağından, Türklükten, Türk'e ait her şeyden nefret ederler.
Etnik bölücü teröristleri ve onların siyasi temsilcilerini gördük, nefret ederler.
Bu etnik bölücülere statü vermeye çalışan sözde milliyetçiler gördük mesela, sadece Türk bayrağından değil, Türklükten de nefret ederler.
Ermeni yalanlarını demokrasi ambalajıyla pazarlayanlar var mesela nefret ederler.
Atatürk'ün, "bir fesat ve hıyanet ocağıdır" diyerek kapattığı Heybeliada Ruhban Okulu'nu açmaya çalışanlar var mesela nefret ederler.
Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusuna "Türk, Kürt, Arap, vs" diye etnik ortaklar bulmaya çalışanlar var mesela, nefret ederler.
Lozan'ı delmeye, devrim kanunlarını ortadan kaldırmaya çalışanlar var mesela, nefret ederler.
Sahte diplomalarla devletin içine sızmış liyakatsiz iktidar düşkünleri var mesela nefret ederler.
Atatürk'ün altı okunu mora, maviye boyamaya kalkan soyutarılar var mesela, nefret ederler.
Daha çok var, Türk bayrağını sırf Türk'ün bayrağı olduğu için birimizden az seven, hatta nefret ettiği halde sever görünen.
Ve 40 yıl kaybetmişsek eğer, bölücü teröre karşı savaştığımızdan değil, biz savaşırken terörle pazarlık eden iki yüzlüler sebebiyle...
Kendi çocuğunu askere bile göndermeyenler sebebiyle...
Bizim uğruna can verdiğimiz toprakları çok uluslu şirketlere satanlar sebebiyle...
Asker dağda açlığa da, susuzluğa da, hasrete de, ölüme de meydan okurken para için, makam için iktidar için o askerin terini ve kanını pazarlayanlar sebebiyle kaybettik.
Herkes canını veren asker kadar adam olamadığı için kaybettik.
Aksine, o asker kanıyla Türk bayrağına zaman kazandırdı, yoksa daha Özal zamanında Atatürk'ün en büyük mirası yok edilecekti.
Birileri söylesin sayın Bakan Yardımcısı'na, Türk bayrağını sevmeyenler en çok mikrofonların ve Türk milletinin kutsal değerlerinin arkasına saklanıyor.
Türk milleti de bunu biliyor, ama o tarihi tokadını neden vurmadığını vallahi ben de bilmiyorum.
Bülent Turan @turanbulent farkında mıdır 40 yıl kaybettik dediği yıllarda biz onların devlet adına verdiği emirlerle teröristle mücadele ettik.
Ne oldu 40 yıllık kararlılıkları?,
Ne oldu giden canlar, ne oldu giden kollar bacaklar?
Ne oldu yetim kalan çocuklar?
Bülent Turan hamaset yaptığı İstiklal marşımızı ağzına almasın, hak etmiyor. Milli mücadele döneminde yaşasaydı Bu anlayışla insanlarımız ölmesin diye Sevri kabul ederdi…. İstiklal marşı hiç yazılmazdı.
Birileri Bülent Turan’a @turanbulent anlatsın, İstiklal Marşını ezbere bilmek değil hissetmek gerektiğini.
Türk bayrağından hele bize hiç bahsetmesin.
Varsın gitsin statü vermeye çalıştıkları bebek katiline bahsetsin,
Gitsin mitinglerde konuşmalarına izin verdikleri teröristlere bahsetsin
Gitsin meclisteki dem partili vekillere bahsetsin….
“Dalgalan sen de şafaklar gibi ey nazlı hilal” dedirtsin. Sonra da kendisi diyebilecek mi?;
“Olsun artık sana dökülen kanlarımızın hepsi helal “
Bülent Turan terörle mücadelede kan dökmediği için kanı dökülenler umrunda değil.
Şu yaptığı konuşmadan mideme ağrılar girdi…. İncitti bizleri
Ona oradan iki mısra yazayım.
“Sen şehit oğlusun incitme yazıktır atanı
Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı”
İncitmesin, bizi incitmesin…..
Ama İncitiyor, çünkü bizde olan bazı şeyler onda hiç olmuyor.
🔴1980 öncesi Diyarbakır’da yaşanan vahşi bir terör cinayeti:
19 Mart 1980’de, Üsteğmen Ömer Koç, eşi ve çocuklarıyla Dilan Sineması’na gitmişti.
Ailesinin gözleri önünde adı anons edilerek dışarı çağrıldı ve yaylım ateşiyle şehit edildi.
Bu alçak eylemi gerçekleştirdiği iddia edilen kişi, Saim Vildan Tanrıkulu (Vildan Saim Tanrıkulu).
https://t.co/KYMgQ1dxdq
Olayın ardından yurtdışına kaçırıldı.
6 Şubat 1993 tarihli Resmî Gazete’de (sayı 21488), Bakanlar Kurulu kararıyla Türk vatandaşlığından çıkarıldı.
Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, Devlet Bakanı Erdal İnönü ve Tansu Çiller’in imzaları taşıyan kararda yer aldı.
https://t.co/KYMgQ1dxdq
Abisi ise TR705 kod adlı Sezgin Tanrıkulu.
Wikileaks’in sızdırdığı Stratfor (gölge CIA olarak bilinen istihbarat şirketi) belgelerinde “güvenilir kaynak” olarak kodlanan, Kürt sorunu ve PKK konularında bilgi veren kişi olarak geçti.
https://t.co/u4oNNBz5c0
Saim Vildan Tanrıkulu, Avrupa’da (özellikle İsveç’te) PKK bağlantılı faaliyetlerini sürdürdü; İsveç Kürdistan Dernekleri Federasyonu başkanlığı yaptı, toplantı ve gösterilerde boy gösterdi.
https://t.co/BUYMS7xSDt
17 Haziran 2026’da ise kardeşi Sezgin Tanrıkulu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaret etti.
Sarmaş dolaş görüntülerin ardından Tanrıkulu şu açıklamayı yaptı:
“Sayın Devlet Bahçeli’yle memleket meseleleri üzerine hasbihal ettik.
Kürt Meselesinin barışçıl çözümü konusundaki çabaları dolayısıyla şahsım ve vekili olduğum Diyarbakır adına teşekkürlerimi ilettim.”
Türkiye’de terörün acıları hâlâ taze, şehit kanı yerde dururken bu tablo, “normalleşme” adı altında nelerin pazarlandığını gösteriyor.
Milletimizin üzerine ölü toprağı serpilmesine, tarihi hafızanın silinmesine izin vermeyelim.
Şehit Üsteğmen Ömer Koç’u ve tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyoruz.🇹🇷
(Kaynaklar:
Resmî Gazete,
Wikileaks/Stratfor sızıntıları,
haber arşivleri.
Fotoğraflarda daire içine alınan kişi Saim Vildan Tanrıkulu.)