Günler de ölüp gidiyor
Giderek eskiyor akşamın sesi
Ve sen alacakaranlıkta belli belirsiz anımsanan
Uzunca bir yolu gider gelirdi gözlerin
Beni öpersen dağılır zaman
Avlun olurum arsız otun
#goncaözmen
Yılda bir kez uzaktan selamlaşırız
İşitebildiğimiz birkaç kelimeyle..
Geçmiş alacağına sayıyor bazı şeyleri
İşte bunlar da buzul dağının çiçekleri
Onur Uçar
Sen de söyle
Lanetli aynalardan kaçarken
Hangi ürkek geceyi çaldın gündüzden
Sanki fark edip
aykırı renkleri eline aldığın olmadı mı?
Karanlığa açılan gözlerin
aydınlığı mı selamlayamadı!
İçimde komodin dolusu düş
Elimde bir avuç ölüsü öpüş
Bilemezsin Ayten Hanım
Bilemezsin
Hayatlarımız,
ikilemler üzerine kurulu ayaklı iskele
ve hiç buluşmayacak olan ayrı limanlarda
Sil umudun yankısını
sars düşünceni!
Ne kadar "olur" varsa al yanına
cılız omuzlarından dökülsün
Bilirim,
Avunurum,
Sarhoşluğun da güzel
seni görebildiğim rüyalar da..
Dünya telaşı bitmiyor Ayten Hanım;
Geçmiyor ne gecesinde ne gündüzünde..
Gözü boyalı desenler
bir ihtimale asılı kalmaya dursun
Kalmaz yerinde tutsak akıl
varmaz bir başkasına canım.
Peki ya bu ne öfke
Ne sevincinde uyku var insanın,
ne de hüznünde..
O.U
Gel bi "on birinci günde" saati akşama uğurlayalım..
Havaya kalkan kadehler gözlerinden ışığı alırken,
Dudakların benden binlerce kırmızı çalsın.
Bugün cumartesi olsun, yarını pazara yayalım..
14.11
Tamamlayıp zamanı en güzel anıya koşarken
Uğurlama yalnız kalmak için seni bekleyen birini
Geniş olgulara düşürüp yakala kuşların gagasından
Çektiğin bütün fotoğrafları ağaçların hür sesiyle
Eskimiş düşüncelerden kopup yakala çığlığı ellerinle
12.11
En uzun geceden beter,
Gördüğüm en uzun rüyaydı
Önce gezdim her bir yeri oda oda
Sözüne diline dokundum, yapma!
Gözümün uzağına bi kalabalık düştü
Sonra bi "hakim" sesi geldi kulağıma
Aklım durdu; şık kıyafetler, desenler
Elin ayağım titredi; seni istemeye gelmişler
Onur Uçar
..
Şimdi hangi günah avutur bizi
Hangi tanrı başımızı okşar
Kim barkına alır bizi arka kapısından
Kim gözlerimizin alasına düşer
Üstelik hangi sebeple.
Şimdi kim bize ucuz bir ölüm sunar
Böylesine zengin bir hayattan sonra
Üstelik kim hangi sebeple..
Onur UÇAR
VERA'nın Beşinci Mevsimi
Yaşadık,
İnkar edilemez bir sonsuzluğu sahiplenerek.
Bulutları altımıza alan zirvelerde;
Ve yadsınamaz uçurumların kenarında,
Çiçeklerin yaşam örgülerinden ilham alarak
Ördük birer birer papatyadan taçlarımızı..
..
Bir pazar güneşinde,
Ceviz kabuklarına sığmayan nedenlerimizle
Birer birer tüketmek yerine birbirimizi
En güzel manzarasında
Sonsuzluğun sonunu getiren beceriyle
Vera'nın yaşına bakmaksızın yaktık ormanları!