Gazze’deki soykırım, mevcut düzenin neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu çok net bir biçimde göstermiştir.
Eğer bir sistem kuvözdeki masum bebekleri kurşunlardan koruyamıyorsa, sivillerin toplu şekilde hedef alınmasının önüne geçemiyorsa bu, yapısal bir çürümedir.
Bu tablo, ahlak ve meşruiyet krizinin en bariz halidir.
Küresel sistemde yaşanan kriz, evvelemirde ahlaki ve varoluşsal bir krizdir.
Krizin ulaştığı boyutu görmek için 7 Ekim sonrası Gazze’ye bakmak yeterlidir.
Son 2,5 yılda 73 bin Filistinli İsrail saldırılarında can verirken yaralananların sayısı 172 bini geçiyor.
Dün Suriye ve Gazze’de, bugün Batı Şeria ve Lübnan’da en temel insanlık sınavını veremeyen bir sisteme güvenmemiz bizden nasıl beklenir?
Dahası kardeşlerimizin, dostlarımızın ve evlatlarımızın geleceğini etkileyen bu sistem krizi karşısında eli kolu bağlı kalmamız nasıl düşünülebilir?
Bizim dünya beşten büyüktür şiarıyla 13 yıldır insanlığın gündemine taşıdığımız temsil açığı kapatılmadan, çok net söylüyorum, ne sistem krizi çözülebilir ne de daha adil bir dünyanın inşası mümkün ve muhtemeldir.
Bugün alınan sonuçlarla birlikte Trendyol Süper Lig’e yükselmeyi garantileyen, bu sezon oynadığı futbolla herkesin takdirini kazanan @Erzurumspor’u, Erzurumlu tüm kardeşlerimi, tüm dadaşları yürekten tebrik ediyorum.
Erzurumspor’a Süper Lig’de şimdiden başarılar diliyorum.
Netanyahu ve katliam şebekesi barbarlıkta Hitler’i çoktan geride bıraktı.
Avrupa’daki Holokost sürecinde dahi Gazze’deki kadar insanlık dışı görüntüler ortaya çıkmadı.
Her gün onlarca masumun bir lokma ekmek, bir yudum su bulamadığı için can verdiği bir acımasızlığı zerre kadar insanlık onuru taşıyan hiç kimse kabul edemez, buna sessiz kalamaz, bu cinnet haline rıza gösteremez.
Her kim Gazze’deki soykırıma sessiz kalıyorsa İsrail’in işlediği insanlık suçlarına ortak oluyor demektir.
Gazze’de insanlık ölürken, bebekler, çocuklar ölürken, insanlar bir çuval un alabilmek için ölürken hiçbirimiz buna sessiz kalamayız ve kalmayacağız.
O masum bebeklerin kopmuş kafalarını, o çocukların kopmuş ellerini, bacaklarını, köpeklerin açlıktan yemeye başladığı gömülmemiş cesetleri, o açlığı, o feryadı, annelerin yüreğimizi yakan o çığlıklarını hiçbirimiz unutamayız, hiçbirimiz unutmayacağız.
Açlıktan kitlesel ölümlerin başladığı bu kara günlerde uluslararası toplumu insanlık cephesinde birleşmeye davet ediyorum.
Gelin, bu caniliğe hep birlikte tepki verelim.
Gelin, bu zulme, bu vahşete artık yeter diyelim.
Gelin, gözünü iktidar hırsı bürümüş bir avuç insanlık düşmanının insanlığın adını daha fazla lekelemesine müsaade etmeyelim.
Terörsüz Türkiye hedefimize giden yolda bugün atılan önemli adımın hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Ülkemizin güvenliği, milletimizin huzuru ve bölgemizde kalıcı barışın tesisi için yürüdüğümüz bu yolda Cenab-ı Allah hedeflerimize ulaşmayı bizlere nasip eylesin. 🇹🇷
ve Osmanlı yükleniyor…
Recep Tayyip Erdoğan :
Şam ve Diyarbakır bizim ortak şehrimizdir. Mardin ve Musul, Kerkük, Ankara, İstanbul bizim ortak şehrimizdir.
Bizler ittifak yaptığımızda atlarımızın rüzgarı Adriyatik'ten Çin Denizi'ne serin esintiler yaydı.
Özellikle gençlerimizin gönüllerini ferah tutmasını istiyorum.
Biz bu makamlarda olduğumuz sürece, bu ülkede ne adına olursa olsun, kimsenin kutsallarımıza hakaret etmesine göz yummayız.
Haklıyken haksız konuma düşecek adımlardan herkes uzak durmalıdır.
Öfkenin aklı perdelemesine hiçbir genç kardeşim izin vermemelidir.
Yolumuzu aydınlatan, kalplerimizi aşkla, merhametle, şefkatle dolduran sevgili Peygamberimizin aziz hatırasına da emanetine de sahip çıkmak asli görevimizdir.
Biz bunu şeref sayıyoruz.
Bu görevi bugüne kadar layıkıyla yerine getirdik, inşallah bundan sonra da en güzel şekilde ifa edeceğiz.
Ya uyandırın Bedr’in aslanlarını,
Ya da çağırın Kafkas kartallarını,
Söyleyin Selahaddin Eyyûbî’ye,
Mescid-i Aksa LANETLİLERİN ayakları altında!
Ey toprağın altındaki diriler, geri dönün.
Çünkü toprağın üstündeki bizler çoktan öldük..! #Free_Free_Palestaine