+ Vatandaş: Başkanım ev kiraları çok pahalı.
- Akp’li yönetici: Biz şimdi S400leri aldık niye ? Çatımız sağlam olsun hanelerimize mermiler bombalar düşmesin diye
Gazeteci arkadaşımız #HakanTosun sokak ortasında dövülerek katledildi!
Bugün İzmir'de insan hakları savunucusu Avukat #AliAydın sokak ortasında katledildi!
Yeter artık!
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 2025 Paweł Adamowicz Ödülü’nü kazandı.👏🏻
🇪🇺 Avrupa Birliği Bölgeler Komitesi tarafından verilen bu prestijli ödül; yerel demokrasiyi, temel özgürlükleri ve halk iradesini baskılara rağmen savunan liderlere veriliyor.
🔹 50’den fazla Avrupa Parlamentosu üyesinin 🔹 45 Avrupa Bölgeler Komitesi üyesinin 🔹 Avrupa şehir ağlarının ve Türkiye’den sivil toplumun 🔹 Yaklaşık 9 bin Avrupalı ve Türkiyeli yurttaşın desteğiyle (imza vererek, dayanışma göstererek ve kamuoyu desteği sunarak sürece katıldı.)
Bu ödül, Türkiye’de yerel demokrasinin yalnız olmadığının ve dünyanın bunu dikkatle izlediğinin açık göstergesidir.
🕊️ Paweł Adamowicz’in mirası şunu söylüyor: Demokrasi, en çok yerelde savunulursa ayakta kalır.
Tebrikler Ekrem İmamoğlu. Mücadele devam ediyor.
@CAOIletisim @ekrem_imamoglu@nuriaslan_tr@ibbhaberr@istanbulbld
İstanbul seni seviyor!
İBB olarak tek bir gayemiz var: Kadim kentimizin insanlarını gülümsetmek ve İstanbul’u her gün yeniden sevdirmek istiyoruz.
Şehrimizi emeğiyle ve varlığıyla anlamlı kılan herkesi çok seviyoruz.
Sizden aldığımız güçle, gece gündüz demeden İstanbul için aşkla çalışıyoruz.❤️
Benim hayatımdan giden şey Sn. Vekil Zengin, sahnelerden mikrofonlarla yeğenlerinize sağladığınız ayrıcalıklar yüzünden gidiyor. Ama utanmıyorsunuz.
Benim hayatımdan giden şey Sn. Vekil Zengin, Turizm bakanlığınız işini iyi yapmadığı için 74 canla beraber 4 kişilik bir aile olan kuzenlerimiz Güngör ailesi toprağın altında yatıyor diye gidiyor. 5 yaşında Kerem’i babası ile, 14 yaşında Pelin’i annesi ile koyun koyuna gömdük, bakanınız hala erken ödemeli tatil satıyor. Ama utanmıyorsunuz.
Benim hayatımdan giden şey Sn. Vekil Zengin, Eğitim Bakanınız okullarımızı, çocuklarımızın geleceğini mahvedip, kendi çocuğunu özel okula yolladığı için gidiyor, 9 yaşında bir çocuk annesi olarak çocuğumu sizin bu insan öğüten sisteminizden nasıl kaçıracağıma dertlenip durduğum için gidiyor. Ama utanmıyorsunuz.
Benim hayatımdan giden şey Sn. Vekil Zengin, 20 yaşından beri çalışıyorum bütün bir gençliğim, üretimim, emeğim sizin iktidarınızda geçti, kötü politikalarınız yüzünden doğduğum büyüdüğüm şehirde bir ev sahibi alamaz hale geldiğim için gidiyor. Ama utanmıyorsunuz.
#SeninHayatındanGidiyor demişsiniz ya… Evet siz utanmazlığınız, beceriksizliğiniz, sömürü düzeniniz ile üzerime çöktüğünüz için benim hayatımdan gidiyor.
Kirasını ödeyemediği için evden çıkarılan bir emekli, soğuktan donmamak için sığındığı arabada yanarak can verdi bugün. 25 yıllık iktidarın üzerini örtemediği buz gibi gerçek budur.
Yoksul halkın öfkesini, yoksulluğunun sebebi olan sisteme ve iktidara değil nefret unsuruna dönüştürülmek istenen komşusuna yöneltmek, faşizmin ta kendisidir ve rengi yoktur, kapkaradır!⬛
Hepimizin vergileriyle kamu yayıncılığı yapması gerekenler, içimizden birilerini hedef gösteremez, hayatlarımızı tehlikeye atamaz, nefret suçu işleyemez.
Evlatlarımızı hedef tahtasına oturtan, kamu gücünü elinde tutanların ideolojisini topluma tek gerçek olarak dayatması ve kendi normunun dışında olan herkesi "tehdit" ilan etmesidir.
EKREM İMAMOĞLU ŞİMDİ DE ÖZEL JETİ İLE FUHUŞLA SUÇLANIYOR!
Gerçekten bu iddialar doğru mu? Bunu cevaplamadan önce birkaç şey demek isterim.
— Ekrem İmamoğlu’nun önce anasının ak sütü gibi helal olan diplomasını iptal ettiler.
— Sabahın köründe yaka paça gözaltına alıp tutukladılar.
— Bununla da yetinmeyip avukatını bile “onu iyi savunduğu için” tutukladılar.
— Mallarına el koydular. Babasına oğluna soruşturma açtılar. Sosyal medya hesabını bile kapattılar.
— Şimdi de özel jetiyle fuhuş ve uyuşturucu ile suçluyorlar!
Biri de çıkıp YUH ARTIK BE KARDEŞİM demiyor. 1-Bildiğim kadarıyla adamın özel jeti yok. 2-Bir kişinin birine “duymuştum” deyip iftira atması kadar kolay bir şey yok. Bunu daha önceki kumpas davalarda defalarca gördük. Benim merak ettiğim şey kendine müslüman diyen bu insanların hiç mi Allah korkusu yok?
Bu ülkede kazanması kesin olan Cumhurbaşkanı adayı 300 gündür cezaevinde, bir idam edilmediği kaldı adeta!
Son söz: Ekrem İmamoğlu derhal serbest bırakılmalı!..
CHP'nin %40'a ulaşması için 5 milyon üyeye, taze kana ihtiyaç var. İlçelerde, mahallelerde tam koordinasyon, yüz yüze iletişim paradigmasına geçiş, yapısal dönüşüm, hak temelli yeni nesil siyaset, örgütlenme için ısrar, ısrar, ısrar. Dışarıdan eleştirme, gel değiştir. #CHPyeÜyeOl
İyi ki kalbimize dokundun Gülşah Başkanım…
Bu kentte izini, sesini, emeğini hep hissedeceğiz.
Adın, yaptıkların ve bıraktığın iyilik daima yaşayacak.
Seni hiç unutmayacağız.🤍
300 gün!
Dile kolay. Küçücük bir hücre. Ondan da küçük bir pencere. Burada insanlığın bulduğu ilk icat bile yok. Ateşten mahrumuz. Değil sıcak bir yemek yapmak, sahanda yumurta yapmak bile mümkün değil. Hepimizin her gün kullandığı ve ihtiyaç duyduğu aletler ve teknolojiler de bizden uzak. Bilgisayar yok, sansürlü de olsa internet yok, küçücük televizyonlar, izin verilen matbu yayınlar, kalem - kağıt dışında iletişim bütünüyle kuşatma altında.
Avukatlarımız, bizi ziyaret eden milletvekilleri ve sınırlı koşullarda ailemiz dışında bir başka insanla görüşmek, fikir alışverişinde bulunmak, sohbet etmek mümkün değil. Sayın Erdoğan’ın 120 gün hükümlü olarak Pınarhisar Cezaevi’nde sahip olduğu koşulları okuyorum:
”Derin donduruculu büyük boy bir buzdolabı, çamaşır ve bulaşık makinesi, toplantı ve çalışma masaları, deri koltuklar, oturma grupları ve büyük ekran bir televizyonla, kalacakları koğuşu ve cezaevi kütüphanesini bir çalışma alanına dönüştürülür.
Yakınlarına göre Erdoğan burada tam 30 bin kişiyle görüşür.” (Kaynak: https://t.co/cUb3ArA9i8)
Bizim böyle imkanlarımız yok. Biz yalnızca adli bir tedbire maruz kalan masum insanlar olmamıza rağmen, büyük bir tecride, baskıya maruz kalıyoruz.
Değerli Tayfun Kahraman’ın hakkında Anayasa Mahkemesi bir karar verdi. Anayasa ve Anayasa Mahkemesi kararı yok sayılarak tutuklu tutulmaya devam ediyor. Başka adli tedbirler almak mümkünken Mehmet Murat Çalık başkanımız sağlık durumuna rağmen tutuklu tutuluyor. Bir çok arkadaşımız çok ağır koşullarda özgürlüğünden mahrum bırakılıyor. Tutuklu yargılamaya itiraz başvurularımız ya işleme konulmuyor ya da matbu kararlarla geçiştiriliyor.
Hakkımdaki suçlamalara bakıyorum. Kendi ayağımla emniyete gittim. İfadem alınırken 7 suçlama yönelttiler. 6’sında İstanbul’da bile değildim. Rüşvet suçlaması yönelttiler. İddianame açıklanınca gördük ki rüşvet suçlaması da ortadan kalktı. İhaleye fesat karıştırma dediler. 4 suçlamada yine İstanbul’da bile değilim. Kalanlarda ise ihaleye fesat karıştırmam mümkün değil. Sorumlu değilim. Yapılan ihaleler önceki dönem yapılan ihalelerin aynısı. İhale açılmış, ihale komisyonu belli, yetkililer belli, ihaleyi Belediye iştiraki kazanmış. Her şey usulüne, kanuna, ölçüye uygun.
Hukuk ölçüdür. Ölçü kaybolursa hukuk kaybolur. Hukuk kaybolursa bütün bir mekanizma yalnızca insanların hak ve özgürlüklerini yok eden bir araca dönüşür.
Sayın Erdoğan uluslararası hukukta ölçünün, hukukun ortadan kalkmasından yakınıyor. Haklı. Ulusal hukukta da ölçünün, hukukun uygulanması gerekir. Anayasa ortada olmasına, Anayasa Mahkemesi kararları bağlayıcı olmasına rağmen bu kararları uygulamamak da ölçüsüzlük, hukuksuzluktur. “Dünyada hukuk egemen olsun ama Türkiye’de olmasın” demek herhalde kabul görecek bir mantık değil.
Biz güzel ülkemize böyle ölçüsüz, hukuksuz, normsuz bir ülke olmayı reva görmüyoruz. Biz insanların korku içerisinde yaşadığı, herkesin kaygı içerisinde hayatını sürdüğü, düşünmekten, konuşmaktan çekindiği bir tek günü bile insanlarımızın hak ettiğini düşünmüyoruz. Halk neden kendisine hizmet etsin diye kurduğu devletten korksun? Neden halkımız dertlerini, sıkıntılarını, taleplerini anlatamasın? Neden halkımız göreve getirdiği bir iktidar kendi sorunlarını çözemiyor, kendisine hizmet edemiyorsa değiştiremesin?
300 gündür ailemize, sevdiklerimize, bir sohbete hasret nasıl dayanıyoruz derseniz, güzel günlerin umuduyla, milyonların bize verdiği destek ve güçle direniyoruz.
Görüyoruz ki milyonlar dua ediyor, görüyoruz ki yaşlı anneler, babalar dualarına bizi de ekliyor, ülkemizin huzura, özgürlüğe, adalete kavuşması için adeta şafak sayar gibi gün sayıyor.
Geçecek elbette bu günler. Hak ve adaletin hakim olduğu günlere de kavuşacağız. 86 milyon vatandaşımız için hayallerimiz, umutlarımız, rüyalarımız var. Çile çiçekleri gibi çilenin içerisinden doğan güzel bir bahçeye kavuşacağız.
Murat Çalık’a ve ailesine 10 aydır yaşatılan bu zulüm artık son bulmalı. Bu işkenceye karşı yalnızca CHP’lilerin değil, diğer muhalefet partilerinin de açık ve net bir tutum alması gerekiyor. Bu aileye reva görülenlerin her gün kamuoyunun gözü önüne serilmesi ve afişe edilmesi lazım.
HAMANEY İDAM KARARLARI ALMAYA BAŞLADI • Erfan Soltani, İran’da özgürlük devrimi için sokağa çıktığı gerekçesiyle tutuklandı. 24 saat sonra idam edilecek. Tüm dünya duysun!
Molla rejimi, bu Çarşamba günü (14 Ocak) onu idam etmeye hazırlanıyor; ailesine verilen bilgiye göre karar kesin. Kendisine avukata erişim hakkı dahi tanınmadı. Bu açık bir insanlık suçudur.
Erfan’ın tek “suçu”, özgürlük çağrısı yapmaktı. Onun sesi olun.
—
KHAMENEI HAS STARTED ISSUING EXECUTION ORDERS • Erfan Soltani was arrested for taking to the streets in Iran in support of the freedom revolution. He will be executed in 24 hours! Let the whole world hear it!
The mullah regime is preparing to execute him this Wednesday (January 14), and his family has been informed that the decision is final. He was also denied access to a lawyer.
This is a crime against humanity. Erfan’s only “crime” was calling for freedom. Be his voice. #ErfanSoltani #Iran #IranRevolution2026 #IranProtests
Sokak röportajında hicivli bir röportaj veren vatandaş tutuklanalı tam 22 gün oldu. O zaman esip gürleyip “unutturmayacağız” diyen herkes şimdi sus pus. Hatta onunla da kalmadı, ona mikrofon tutan Kendine Muhabir Hasan Köksoy da tutuklandı. Anlattıklarında hiçbir yalan bulunmayan bu 2 insan yoktan yere tutuklu! 3 çocuğu babasız büyüyor!
Lütfen üşenmeyip paylaşalım. Kendine Muhabir Hasan Köksoy ve vatandaşımız derhal serbest bırakılmalı!
Rektörlükten gelen aşağıdaki yılbaşı hediyesini şu mesajla iade ettim:
** Teknopark gelirlerinin %80'inin üniversiteye gitmemesini kamufle etmek için verilen bu "sus payını" kabul etmiyorum.**
64 gündür grevde olan Smart Solar işçileri önlerine barikat kuran polise; Bu işçiler şu an maaş alamıyor! 2 ay maaş almadan yaşasanıza! 28 bin lira asgari ücret olmuş, yaşasanıza! Yanlış yapıyorsunuz patronların çocuklarını kolluyorsunuz!
Patron dostu, İşçi düşmanı Akp!
Fotoğrafın çekilmiş olduğu, 23 Ocak 2023’te, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu Genel Başkanımız iken açmış olduğumuz kafeyi, Ağustos 2024’te Sayın Özgür Özel Genel Başkanımız iken devrettim. Yani yaklaşık 1,5 sene önce devredilmiş bir yer burası. 3 ay önce de boykota direnemediği için kapandı.
Alın bu bilgiyi ne yaparsanız yapın.
Sizin gibi hayatını iftiracılık ile idame ettirenlerle ve bu yalanları paylaşanlarla yargı önünde hesaplaşacağız.
Kamuoyuna duyurulur.
Ekonomik ve psikolojik olarak çok ama çok zor bir yıl bizi bekliyor. Korkarım gelen yıl gideni aratacak. O yüzden ailenizle, sevdiklerinizle, dostlarınızla daha çok zaman geçirin. Size iyi gelen mekanlarda, iyi gelen insanlarla...Baba evinde banyo yaparken "kızım iyi misin?" diye kontrol etmeleri bile burnumun ucunu sızlatıyor. Bana "evde" olduğumu hissettiriyor. Sinirlerinize ve akıl sağlığınıza hakim olun. Ama haklı öfkenizi dizginlemeyin, ananızın ak sütü kadar helal olan her hakkımızı savunmak için o haklı öfkeye çok ihtiyacımız var. Hatay'dan, yeniden yeşerttiğimiz köyümden hepinize şimdiden hayatınızı ve geleceğinizi dönüştürmek için güç diliyorum.💓
Çocukların MESEM’lerde, iş cinayetlerinde öldürülmediği, kadınların katledilmediği, halkın yoksullukla, korkuyla ve adaletsizlikle terbiye edilmediği bir ülkeyi birlikte kurabilmek için, birbirimize tutunmaktan ve mücadeleden vazgeçmeyelim.
Yeni yılın sözcüğü SAFLARI SIKIŞTIRALIM olsun. Örgütlü bir halk asla yenilmez. #Saflarısıkıştıralım #HalkKazanacak
Bu tweeti elden ele “Hayırlı Cumalar” mesajı atıp da zulme susan insanlara ulaştıralım lütfen, durum ciddi.
Soldaki Tayfun Kahraman. MS hastası. Yürümekte, hareketlerde güçlük çekiyor. Dün MS atağı geçirmiş ve kutu gibi cezaevi aracında hastaneye gönderilmiş, tek başına sabaha kadar koğuşta acı çekmiş! Bu insan cezaevinde yaşayamaz!
Sağdaki Murat Çalık. Hem lösemi hem lenfoma öyküsü var. 15 kilo verdiği söyleniyor. Hastalığın nüksetme riski var.
İnsani olarak söylemek zorundayız:
Murat Çalık ve Tayfun Kahraman en azından ev hapsi adli kontrolü ile serbest bırakılmalı!..