X hesabım (@gamzecinlar) Türkiye’de erişime engellendi. Nedenini anlamış değilim ama zaten hiçbir şeyin izahı yok artık 🤷🏻♀️
Yeni hesabım @gamzecinlar1 ile devam…
Sahte bağlantılara tıklamak, kişisel ve bankacılık bilgilerinizin kötü niyetli kişilerin eline geçmesine neden olabilir.
-Gelen mesajı detaylı bir şekilde inceleyin.
-Mesajın gönderildiği telefon numarasını veya e-posta adresini kontrol edin.
-Tanımadığınız ve güvenilirliğinden emin olmadığınız bağlantıları açmayın.
Şüpheli bulduğunuz mesajlardaki bağlantılara tıklamayın ve iletişim kanallarından doğrulama yapın.⚠️
Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin sosyal medya paylaşımında doktor yerine “eski adli tıp çalışanı” yazıp sonra düzelttiği için 28 Eylül’den bu yana hapiste tutulan gazeteci Fatih Ergin @ferg1923, avukat @aaoztrk aracılığıyla bu mektubu iletti.
Silivri’deki koğuşta @cumhuriyetgzt1 gazetesi okuduklarını da belirtmiş. @emrkongar
Fatih Ergin ve görevini yapan tutuklu gazeteciler serbest bırakılsın! #GazetecilikSuçDeğildir #GazetecilereÖzgürlük
WhatsApp’ta Yakınınızdan Gelen Para İsteğine Dikkat!❗️
Dolandırıcılar, ele geçirdikleri WhatsApp hesapları üzerinden rehberdeki kişilere ulaşarak “Acil havale yapabilir misin?” gibi mesajlarla para talep ediyor ve farklı kişilere ait IBAN bilgileri gönderiyor.
Hesap sahibi ise gönderilen mesajları kendi telefonunda göremeyebiliyor. Bu saldırılarda güncellenmemiş telefonlardaki güvenlik açıklarından yararlanılabiliyor.
Nasıl Korunursunuz?
✅ Telefonunuzun işletim sistemini güncel tutun.
✅ WhatsApp’ta iki adımlı doğrulamayı etkinleştirin.
✅ Otomatik medya indirmeyi “Asla” olarak ayarlayın.
✅ Hesabınız ele geçirilirse SMS doğrulamasıyla yeniden giriş yapın.
Dolandırıcılara Dikkat!
⚠️ Para isteyen yakınınızı normal telefon aramasıyla mutlaka teyit edin.
⚠️ IBAN’daki alıcı adı ile mesajı gönderen kişi aynı değilse para göndermeyin.
⚠️ Acele ettiren ve dekont isteyen mesajlara itibar etmeyin.
Dolandırıcılığa uğramanız hâlinde mesajların ekran görüntülerini, dekontu ve IBAN bilgilerini saklayarak en yakın kolluk kuvvetine veya adli makamlara başvurun.
Selahattin Günday, Ankara'daki siyasetçilerin pek tanıdığı bir gazeteci değildir. Neden tanımazlar biliyor musunuz?
Çünkü Selahattin ne "iktidar yandaşı" ne de mesleğini şu partinin bu ideolojinin hizmetine sunmuş bir "muhalif gazeteci"dir. O sadece gazetecidir. Şöhreti yoktur. Selahattin işte bu sebeple yalnızdır. Onun hakkında kampanyalar yapılmamasının sebebi budur.
Elini vicdanına koyup hukuk ölçülerinde Selahattin'in neden iki aydır hapiste tutulduğunu izah edebilen bir hukukçuya rastlamadık.
Bu bir devirdir, gelir geçer.
Elbette Selahattin de çıkar hapisten.
Ama bu yaranın izi kalır. En büyük haksızlık hukuk eliyle yapılan haksızlıktır. "Şeriatın kestiği parmak acımaz", doğrudur. Ama zaten meselemiz de budur. Soruyoruz: Bu kesilen parmaklar neden bu kadar acı veriyor...
Bugün itibarıyla üyesi olduğum Yeni Parti’den istifa ediyorum.
Ben siyaseti koltuk hesabı yapmak için yapmadım.
Benim mücadelem hiçbir zaman kişisel ikbal mücadelesi olmadı.
Ancak üzülerek görüyorum ki bugün bazıları kendi kişisel ikbalinin, makamının ve koltuğunun hesabına düşmüş durumda.
Son olarak benim hasta yatağında olduğum bir dönemde il kongresinde gündemin kurultay delegeliği üzerinden tartışmaya dönüştürülmesini ve bu tartışmalar nedeniyle kongrenin başlatılmamasını, şahsımın kurultay delegesi olarak dahi yazılmamasını kabul edilebilir bulmuyorum.
Burada mesele bir delege listesinde kimin olup olmaması değildir.
Mesele yıllarca birlikte mücadele etmiş insanlara gösterilmesi gereken saygıdır.
Mesele yol arkadaşlığı hukukudur.
Mesele seçilmiş bir Büyükşehir Belediye Başkanına gösterilmesi gereken siyasi nezakettir.
Mesele birlikte yürüdüğümüz insanların birbirine nasıl davrandığıdır.
Benim beklediğim vefa, benim aradığım yol arkadaşlığı bu değil.
Yol arkadaşlığı hukukunun bu kadar kolay çiğnendiği, kişisel çıkarların ortak değerlerin önüne geçirildiği bir anlayışın içinde yokum.
Benim önceliğim de sorumluluğum da çok açık: Tekirdağ.
Benim her sabah uyandığımda düşündüğüm şey Tekirdağ’ın hangi sorununu çözeceğimiz, hangi yatırımını tamamlayacağımız, hangi projemizi hayata geçireceğimiz.
11 ilçemizde yaşayan vatandaşlarımız bizden hizmet bekliyor.
Altyapı bekliyor, yol bekliyor, su bekliyor, sosyal destek bekliyor.
Tekirdağ’ın kaybedecek bir günü bile yok.
Benim önceliğim siyasi hesaplaşmalar değil, Tekirdağ’a hizmettir, Tekirdağ’ın bekleyen sorunları, devam eden yatırımları ve halkımıza verdiğimiz sözlerdir.
Ben enerjimi kentin geleceğine harcamayı tercih ediyorum.
Bizim mücadelemizde, yolumuzda, önceliğimizde Tekirdağ’ın daha güçlü, daha adil, daha yaşanabilir bir kent olmasıdır.
Ben bu göreve Tekirdağ’a hizmet etmek için geldim.
Biz başımız dik, alnımız açık, hemşerilerimize karşı sorumluluğumuzun bilinciyle yolumuza devam edeceğiz.
Ve bütün gücümle Tekirdağ’ıma olan sevgim ve bu güzel şehre hizmet etme sorumluluğumla Tekirdağ için çalışmaya devam edeceğim.
Saygılarımla…
Dorukhan Büyükışık davasında 22 saatlik duruşmanın ardından 26 sanıktan 12’si adli kontrol şartıyla tahliye edildi. 1 sanık hakkında ayrıca ev hapsi uygulanmasına karar verildi. Bir sonraki duruşma 18 Aralık’ta.
Dorukhan Büyükışık cinayeti davasında 26 sanık ve avukatları dinlendi. Ethem Büyükışık ve avukatları da belgelerle cinayetin nasıl gerçekleştiğini anlattı ve sanıkların çelişkilerine dikkat çekti.
12 kişi hakkında adli kontrol uygulanarak tahliye kararı verildi.
Ancak cinayetin çok kritik bulguları ortaya çıktı. Bundan sonraki duruşmalar gerçeğin daha da açığa çıkmasına yol açacak.
Değerli dostlarım bugün sona eren 22 saatlik duruşmada Dorukhan’ımızın hukukunu koruma çabamızda bizlere bir kez daha büyük güç ve destek verdiniz. Adalete güvenmeye devam ediyoruz. Sizlere sevgi, saygı ve minnet duygularımızı sunuyoruz. Sağ olun, var olun…
Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış görevden alınan rektörler arasında. “Kişiye özel” akademik kadro iddialarıyla çok konuşulan Alkış, kendisine ‘tam itaat’ edilmesini istediği yönündeki sosyal medya paylaşımlarıyla da gündeme gelmişti.
4 Nisan 2015 tarihinde takım otobüsümüze yapılan ve faili meçhul kalan saldırının failleri ve maddi gerçek iddianameyle aydınlatılmıştır. Beklentimiz yapılacak yargılama sonucunda adaletin eksiksiz olarak tecelli etmesidir.
SON DAKİKA!
Fenerbahçe takım otobüsüne yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin 5 şüpheli hakkında iddianame düzenlendi.
İddianamede şüphelilerin bazılarının takım otobüsünün güzergahını takip ederek gelişini haber verdikleri diğer şüphelilerin ise otobüsün geçişi sırasında av tüfeğiyle ateş açtıkları değerlendirildi.
Gazetecilik yaptım diye ev hapsindeyim. Elektronik kelepçenin boşa çıkmasını bekliyorum, çok yoğunluk varmış. Bu süreçte sıklıkla resmi polisler gelip kontrol ediyor.
Son yazımı paylaştıktan bir saat sonra koşa koşa evime operasyon yapıldı. Tüm elektronik cihazlarıma el konuldu. İki gün TEM Şube’de gözaltında tutuldum. Beni, bu ülkeye 30 sene hizmet etmiş babamın silah arkadaşları gözaltına aldı. Nedenini bile anlayamadım.
“Yanıltıcı bilgi” dediler geçtiler. Kimi, hangi bilgiyle yanıltmışım, belli değil. Yanıltıcı bilgi iddiasıyla neden Terörle Mücadele ekiplerinin geldiği belli değil. Savcı talimatı oraya yazmış. Sorulan sorular ise bambaşka. Emniyette ifade alınmadı, doğrudan savcı beyin huzuruna çıktım.
Önce ifadeden sonra savcılık tarafından serbest bırakıldım. Sağlık raporumu aldım. Ek birkaç soru daha olduğu söylendi, koşa koşa tekrar gittim. Israrla telefon şifrem istendi. Haber kaynaklarımı korumak için veremeyeceğimi, Gazeteci olduğumu söyledim. Yapacak bir şey yok dendi, sevk edildim.
Koşa koşa sevk edildiğim mahkemeye indim. Huzura çıkamadan, kendimi savunamadan, “yoğunluk” gerekçesiyle elime tutuşturulan bir karar kağıdıyla ev hapsi aldım. Hala neyle suçlandığımı bilmiyorum.
Vatandaşın çalınan parasının peşine düştüm diye altın bilezik beklerken prangayla taltif edildim.
Canları sağ olsun…
Şeref madalyamdır.
Ben kimsenin başını öne eğecek bir şey yapmadım.
Gözaltındayken kendimi savunamazken 14-15 trol hesaba, “Dezenformasyonlarıyla anılan Yiğit Uzun gözaltına alındı.” şeklinde tweetler attırılarak itibarsızlaştırılmaya çalışıldım. Birileri bunu yaptı. Siz ise seslerini kestiniz, bana sahip çıktınız.
Ha, bu günler elbet geçecek. Susanı da konuşanı da gördüm.
İzzetbegoviç’in dediği gibi:
“Ve her şey bittiğinde hatırlayacağımız şey düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.”
Devran döner, onlarla da yüz yüze geliriz.
Tutuklu bütün meslektaşlarıma selam olsun. İnşallah TCK 217 sopasından kurtulacağımız günlere…
BirGün Muhabiri İsmail Arı, cezaevi koşullarını anlattı: Ayaklarımız ranzanın altında
🔴16 gündür Sincan Cezaevi'nde tutulan muhabirimiz İsmail Arı, 28 kişilik koğuşta 62 kişinin kaldığını ifade etti
🔴 Koğuşta yerde yatanların, vücutlarının yarısı ranzanın altında uyuduklarını anlattı
🔴Yaşadıklarını mektupta kaleme alan Arı, “Sadece gazetecilik yaptığım için buradayım” dedi
Haberin tamamı:
https://t.co/lB7hIZtI9R
Eski bakan ve Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklamaya sevkinin ardından #DuruşumuzBelli kampanyası başladı.
Ak Partili isimler Erdoğan’ın “Yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz” konuşmasını paylaşıyor.
Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması kapsamında hakimliğe sevk edilen eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya tutuklandı
— İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması devam ediyor
— Soruşturma kapsamında "şüpheli" sıfatıyla savcılıkta ifadesinin alınmasının ardından "Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından tutuklanması talebiyle hakimliğe sevk edilen Kaya'nın işlemleri tamamlandı
— Sulh ceza hakimliği, Kaya'nın bu suçlardan tutuklanmasına karar verdi
https://t.co/qxgXnGTu9S
Savcılığın eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya hakkında hazırladığı tutuklamaya sevk yazısında dikkat çeken iddialar şöyle:
• SPK raporunda, Kaya’nın OZATD (Özata Denizcilik) hisselerinin fiyatını etkileyebilecek kamuya açıklanmamış bilgilere sahip olduğu belirtildi.
• TERA Grubu’nun şirket ve fonları aracılığıyla OZATD hisselerinde yoğun alım yaptığı tespit edildi.
• Kaya’nın TERA Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile görüştüğü, TERA yöneticisi Erdin Özel ile geçmişten tanışıklığının bulunduğu ve yatırım sürecinde Özel ile yoğun iletişim kurduğu sevk yazısına girdi.
• Kaya’nın TERA Grubu bünyesinde yatırım hesabı açtığı, ilk kez borsa yatırımı yapmasına rağmen yüksek miktarda yatırım gerçekleştirdiği belirtildi.
• Kaya, Nisan 2026’da aldığı OZATD hisselerini 16 Eylül 2026’da sattı. TERA fonlarıyla ilgili tasfiye kararı ise 17 Eylül’de alındı. Yani satış, tasfiye kararından bir gün önce gerçekleşti.
• Normal şartlarda T+2 takas süresine tabi olan satış bedeli, hisselerin TERA Yatırım’a virman edilmesiyle aynı gün Kaya’nın hesabına aktarıldı. Savcılık bu işlemi de şüpheli buldu.
Savcılık, Kaya’nın TERA yöneticileriyle iletişimini, yatırım miktarını, hisse hareketlerini ve tasfiye kararından bir gün önce satış yapmasını birlikte değerlendirerek tasfiye kararını önceden bildiği ve bu bilgi doğrultusunda işlem yaptığı iddiasında bulundu.
Bu gerekçelerle Kaya hakkında “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma” ve “Sermaye Piyasası Kanununa Muhalefet” suçlarından tutuklama talep edildi. Savcılık ayrıca kaçma ve delil karartma şüphesini gerekçe göstererek adli kontrolün yetersiz kalacağını savundu.