Şunu sakın unutmayın. Aşırı anlayışlı insanlar, her şeyi biriktirirler ve hiç beklemediğiniz anda sizi silip atarlar. Ve bunun asla geri dönüşü yoktur.
Doğumdan sonra spor yap yoksa kocan sana bakmaz diyen zihniyete biyoloji dersi vereyim
Kadın vücudu 9 ay boyunca başka bir insanı inşa ediyor. pelvis genişliyor, karın kaslarının arasındaki bağ doku geriliyor ve açılıyor, tıpta buna karın kasları ayrışması deniyor. hormon dengesi tamamen değişiyor. relaxin hormonu bağ dokusunu gevşetiyor ki bebek doğum kanalından geçebilsin. bu süreçte vücut kendi yapısını söküp yeniden kuruyor. doğumdan 6 hafta sonra spor yap kocan kaçar yoksa demek bu mühendisliği hiç anlamamak demek.
Doğum sonrası dönemde prolaktin tavan yapıyor çünkü emzirme fizyolojisi bunu gerektiriyor. prolaktin östrojeni baskılıyor. östrojen düşünce kas toparlanması yavaşlıyor, yağ depolanması artıyor özellikle kalça ve göğüste. bu vücudun hatası değil bebeği besleme stratejisi. evrimsel olarak yağ deposu olan anne süt üretebilen anne demek. yağ deposu olmayan anne açlıkta bebeğini kaybeden anne demek. vücut estetik kaygını değil bebeğin hayatta kalmasını önceliklendiriyor.
Bir de kortizol meselesi var. yenidoğan döneminde uyku 2 saatlik parçalara bölünüyor. kronik uyku yoksunluğu kortizolü sürekli yüksek tutuyor. kortizol ne yapıyor? iç organ çevresi yağlanmayı artırıyor, kas yıkımını hızlandırıyor, insülin direncini tetikliyor. yani kadın spor yapsa bile stres hormonu vücudu sabote ediyor. bunu bilmeden spor yap diyen adam yangın söndürücüsüz itfaiyecilik yapıyor.
Doğum sonrası vücut ortalama 12 ila 18 ayda hormonal dengeye dönüyor. kalça tabanındaki kas grubu yani pelvik taban rehabilitasyonu yapılmadan ağır antrenman başlatmak iç organların aşağı sarkması riskini artırıyor. yani erken ve agresif spora dönüş iyileştirmiyor aksine hasar veriyor.
Kadına doğumdan sonra kocan için topla kendini demek tıbbi cehalet. o vücut bir insan üretti, saygıyı hak ediyor. toparlanma olacak ama zamanlama kadının vücuduna ait, kocanın beğenisine değil
Bir hadîs-i şerîfte şöyle buyrulmaktadır:
“Kıyâmet gününde mü’min kulun terâzisinde güzel ahlâktan daha ağır bir şey bulunmaz. Allah Teâlâ çirkin hareketler yapan, çirkin sözler söyleyen kimseden nefret eder.” (Tirmizî, Birr, 62/2002)
"Ben, bana bu kadar inanan birine bunu neden ve nasıl yaptım?"
Çünkü bazı insanlar sana, senin kendine inandığından bile daha çok inandı. Ve herkes, hayatına giren böyle bir sevgiyi maalesef iki kez bulamayabilir.
MS teşhisi aldıktan sonra hatıralarını geride bırakmak için saçlarını kesen kadın:
"Üç gün önce baş ağrılarıyla gittiğim hastanede MS olduğumu öğrendim.
Kadınlar her şeyi unutmak istediği zaman saçlarını keser, o anılardan kurtulmak isterler.
Köklerimle tekrardan daha sağlıklı ve daha güçlü bir şekilde bu hayatta mücadeleme devam edeceğim."
“Birisinin hüngür hüngür ağlayarak kurduğu bir cümlenin, hiç kimsenin gönlüne değmemesi kadar canım yandı o gece. Sonra, gırtlağımda yüklemi olmayan bir cümle ile eve döndüm. İnsan aptal olduğunu öğrenince eve döner hep.”