Hapishaneden nasıl çıktığını biliyorum. Ne yazık ki yazamıyorum. Sen, kocan ve benzerleriniz 85 yaşında kadınların kağıt mendil satarak kiralarını ödemeye çalıştığı, pazar yerlerinde çürümüş meyvaları toplayarak karnını biraz doyurabildiği bir ülkede hak etmediğiniz ve terbiyesizce yaşadığınız görgüsüz zenginliğiniz ile hem zamanın ruhunu hem devrin yüz karasını temsil ediyorsunuz.
Kötü örnek olarak bir çok Türk gencinin hayatını karartınız ve kararmaya devam ediyorsunuz. Siz halk düşmanısınız.
Sevgili gençler, bunların özenilecek hiç bir yanları yok. Özenmenix gereken bunlar değil her sabah onuru ile kalkıp işine giden ve evinin nafakasını sağlamak için mücadele eden anneniz ve babanız. Siz bunları değil emeği ve aklı ile kazananları örnek alın. @zaferpartisi
biz ne yaşıyoruz ya 1+1 ev 25 bin lira, 2 kahve 300 lira, 1 poşet market alışverişi 1000 lira, 1 ayakkabı 4000 lira, 1 telefon 60000 lira, dışarıda 2 yemek 500 lira.. işin kötüsü de her gün bunların fiyatları artıyor ne yaşıyoruz ya biz NE YAŞIYORUZ aloo yetkili birisi yok mu
Şırnak'ta teröristlerce açılan ateş sonucu Jandarma Komando Er Murat Akman şehit olmuştu.
Çocuk Esirgeme Kurumunda büyüyen ve aldığı tüm maaşı esirgeme yurduna bağışlayan Akman’ın Türk milletine ölmeden önce yazdığı o mektup;
“Bu yazı bir Komando Er mektubudur ve siz bu mektubu gazeteden okuyorsanız ölmüşüm demektir. Bir ailem olsaydı bu mektubu onlara yollamak isterdim ama yok.
Size koğuştaki ranzamdan yazıyorum. şu an etrafımda Adana, Ağrı, Sivas, Edirne, Diyarbakır, Ankara, Antalya, İzmir, Urfa, Trabzon… Türkiye’nin dört bir yanından birbirini tanımayan ama birbirlerinin canını korumaya yemin etmiş bir sürü asker var. Birazdan operasyona gideceğiz, tek dileğimiz kayıp vermeden geri gelmek.
İlerde ölürsem eğer diye bir mektup yazmak çok zor. Aklına getirmek istemez ya insan ölümü, hani her zaman bir umut vardır ya. Askerliğim bittikten sonra yırtıp atacaktım bu mektubu ama şu an okuyorsanız yırtamadım demektir. Zaten pek de kalem tutmaz elim. Silah tutmayı daha iyi bilirim. Sizi korumam için siz öğrettiniz silah tutmayı.
Tuhaf olan siz bu mektubu okurken ben neden öldüğümü bile bilmiyor olacağım. Ya bir mayına bastım ya da yediğim bir kaç kurşun. Bileniniz var mı ben nasıl öldüm ?
Kışlada her televizyona bakışımda birbirinizi öldürdüğünüzü birbirinizin canını yaktığınızı gördüm. Müziğin sesini çok açtı diye komşusunu vuranlar. Gücü kadına yetenler. Cebindeki on lirası için adam vuranlar. Kız arkadaşına baktı diye alayını bıçaklayanlar.
Eti az pişti diye garsona çıkışan adam; sen rahat uyu diye kurşunlar başımın üstünden geçerken ben dağda her bulduğumu kesip yedim.
Arabasını solladılar diye levyesini kapıp arabadan inen adam, beni bir çöp bidonuna atıp giden anam; söylesene ben kimin için öldüm?
Yetimhanede ve askerde en güzel şeyin ekmeğin bölmek olduğunu öğrendik biz. Peki size neyi bölmeyi öğrettiler?
Sizi önce Allah’a sonra birbirinize emanet ediyorum. Ben sizden razı oldum Allah da sizden razı olsun."
Ruhun Şad olsun, Mekanın Cennet olsun Yiğidim.
Bu olayı Türkiye gündeminden düşürmememiz gerekiyor!
Unutmayın: #Narin sizin de çocuğunuz olabilirdi!
Hepimiz 1 tweet de olsa atalım:
#NarinGüranNerede
Ağzı dili olmayan 3 kiloluk bir köpeği baltayla doğrayan insanlar eğer cezası olmasaydı insanlara neler yaparlardı?
Hayvana şiddete caydırıcı ceza gelmediği sürece bu şiddet tırmanacak.
Toplumda huzurumuz kalmadı.
#DünyaKöpekGünü'nde Utanç İçindeyiz.
Antalya, Kepez'de yaşanan bu vahşet karşısında sessiz kalmak mümkün mü? Mahallelinin baktığı masum bir köpek, diri diri yakılarak katledildi. Bu katiller hâlâ aramızda serbestçe dolaşıyor. Üstelik, 10 gün önce aynı bölgede patileri kesilen bir başka köpek için de hâlâ bir soruşturma başlatılmadı.
**Adalet yoksa, vicdan nerededir?**
Bugün, ne yazık ki #DünyaKöpekGünü'nü kutlayamıyoruz. Ama bu vahşete sessiz kalmayacağız. Unutmayın, katillerin aramızda dolaşmasına izin vermek suça ortak olmaktır.
#KatliamıDurdurAYM