⚫️Amerikan üslerine alışmak: İran'ın vurduğu noktalar ne anlatıyor?
❝ ABD’nin bölgede neden bu kadar üssü var, üslere ev sahipliği yapan ülke halkları bu onursuzluğa nasıl izin veriyor, son saldırıların ardından bu üsler sorgulanıyor mu? ❞
🖊️Ogün Eratalay yazdı
https://t.co/rVpq8pMTEW
Türkiye bugünkü koşullarda aleyhindeki her gelişmeye şüphecilik ile yaklaşmalıdır.
ABD, İsrail ve İngiltere’nin false flag (sahte bayrak) operasyon yeteneği asla göz ardı edilemez.
8 Haziran 1967’de, Altı Gün Savaşı sırasında, Doğu Akdeniz’de uluslararası sularda bulunan Amerikan istihbarat gemisi USS Liberty, İsrail savaş uçakları ve torpido botları tarafından yaklaşık bir saat süren saldırıya uğradı. Saldırıda 34 Amerikan denizcisi hayatını kaybetti, 171’i yaralandı ve gemi ağır hasar aldı. İsrail olayın bir kimlik hatası olduğunu açıklayıp özür diledi ve tazminat ödedi.
Olayın “ters bayrak (false flag)” olduğu iddiası bugün bile devam ediyor. Bu iddia sürpriz saldırının ABD’yi Mısır karşısında savaşa çekmek için planlanmış olabileceği görüşüne dayanır. Bu iddiayı savunanlar, geminin açıkça Amerikan bayrağı taşıdığını, İsrail keşif uçaklarının gemiyi uzun süre gözlediğini ve saldırının uçaklar ile torpido botlarıyla koordineli biçimde yapıldığını ileri sürer. Onlara göre amaç gemiye Mısır’ın saldırdığı algısını yaratarak ABD’yi savaşa sokmak ya da geminin topladığı istihbaratı susturmaktı.
ABD de Tonkin Körfezi Olayı ile Vietnam savaşına dahil oldu. Söz konusu ters bayrak operasyonu Ağustos 1964’te Vietnam açıklarında ABD muhriplerinin Kuzey Vietnam torpido botları tarafından saldırıya uğradığı iddiasıyla ortaya çıktı. İlk temas bir çatışma olarak kabul edilirken, ikinci saldırının daha sonra büyük ölçüde yanlış radar ve sonar yorumlarından kaynaklandığı anlaşıldı. Buna rağmen ABD Kongresi Tonkin Körfezi Kararını kabul ederek Başkan Lyndon B. Johnson’a Vietnam’da geniş askeri yetki verdi ve bu olay ABD’nin Vietnam Savaşı’na büyük çaplı müdahalesinin gerekçesi oldu.
ABD ve İsrail’in İran ile sürdürdüğü hukuksuz ve insafsız savaşa NATO’yu ve Türkiye’yi kendi yanında dahil etmek için her türlü manipülasyonu ve kışkırtmayı yapabileceğini göz ardı edemeyiz.
Bugünkü konjonktürde İran’ın 1639’dan beri savaşmadığı Türklerle savaşmak ve yeni cephe açmak için kasıtlı hareket etmesini düşünmek akıl ve mantık dışıdır.
Ülkemiz hiçbir koşulda haydut Trump ve katil Netanyahu’nun coğrafyamızı kana bulama planlarının parçası ya da destekçisi haline getirilemez.
Türkiye’deki NATO üsleri derhal kapatılmalı, ABD askerleri ve Epstein faili Tom Barrack sınırdışı edilmelidir!
Bu savaştan uzak durun!
ABD ve ortağı İsrail, günlerdir İran’ı hedef alan saldırılarıyla başlattıkları savaşa ülkemizi de ortak etmek için harekete geçmiş durumda.
Beşinci gününe gelinen savaşta, tüm teknolojik güç ve hava hâkimiyetlerine rağmen hiçbir ilerleme sağlayamayan ABD ve İsrail, çareyi savaşı genişletmekte arıyor.
İran’ın içinden beşinci kol çıkarıp silahlandırma planlarının basına yansıdığı bir sırada, bugün İran’dan ateşlenip Türkiye’ye yöneldiği öne sürülen bir füzenin NATO savunma sistemlerince vurulduğu haberi gündeme geldi.
Bu haberin ardından, Bakanlığın aksi yöndeki açıklamasına rağmen, tüm medyanın tek merkezden hareket ediyormuş gibi “İran’dan atılan balistik mühimmat Hatay’a düştü” şeklindeki açık çarpıtması ve NATO’nun, daha olayın ayrıntılarına dair hiçbir bilgi yokken “İran’ın Türkiye’ye saldırmasını kınıyoruz” açıklaması büyük bir tuzaktır.
AKP iktidarını uyarıyoruz.
Ülkemizi, büyük bir provokasyona imza atarak İsrail ve ABD'nin yanında bu savaşın parçası kılma çabalarına geçit vermeyeceğiz.
Bir kez daha ilan ediyoruz: Halkımızın ve ülkemizin güvenliğine yönelik en büyük tehdit dünyanın en büyük terör örgütü olan NATO ve ABD’dir.
NATO üsleri derhal kapatılmalı, ülkemizdeki ABD askerleri bir an önce kapı dışarı edilmelidir.
1-HÜDA PAR ile Terör Örgütü Hizbullah arasında bir ilişki var mı diye sorulduğunda ısrarla ‘’bağımız yok ‘’ deniyor.
Buyurun açık kaynaklardan kısa sürede ulaşılabilecek HÜDA-PAR kadrolarının bir kısmını ve yaptıklarını hatırlayalım.
Bugün Eskişehir Yolu KK'nin SanaSöz ve MHP'nin Birlikte Kurarız afişleriyle beraber bir siyasetçinin daha afişi vardı.
Efe Gazi Subaşı, AKP'den aday adayı. Kendisinin sloganı "Gençlerin Sesi" olmakla ilgiliydi. (Afişin fotoğrafını çekemedim, alttaki sitesindeki afiş)
Kaç tanesini yazmaya nefesim yetecek hiç bilemez hallerde başlıyorum tek tek sıralamaya...
1)- Yakının cenazesinin yanında kurda kuşa yem olmasın diye eksi bilmem kaç derecede yatmak zorunda kalan şu vatandaşımızın insanlık onuruna sahip çıkmak için #helaletmiyorum
Canlı değil ama ölü de değil! Karşınızda kimyasal etkili bir mantar türü olan Massospora yüzünden ‘zombi’ haline gelmiş bir ağustos böceği… Bu mantar türü, böceklerin zihinlerini kontrol ediyor ve onları üremeye zorlayarak enfekte böcek sayısının artmasını sağlıyor.