cesedinin sarılıp atıldığı halı annesine "kişisel eşya" diye verilen Sedef Güler'i hatırladınız mı?
yarın Bakırköy 4. ağır ceza mahkemesinde karar duruşması var. bu yüzden kısa bir hatırlatmayla size SedefGülerin SesiOl demek istiyorum
lütfen okuyup paylaşır mısınız?
Mustafa Keser, bir konserinde "Yahudi ile Kayserilinin farkı mı var oğlum? Yahudi de hesap kitap bilir, Kayserili de hesap kitap bilir manasında, yanlış anlaşılmasın" diyerek bir fıkra anlattı.
Keser'in anlattığı fıkra: "Kayseri'de bir gayrimüslim kardeşimiz İslam'a geçmeye karar vermiş. İslam'ın şartlarını araştırıyor oradan buradan. Bir dükkana girip 'Ben İslam'a geçeceğim de bu İslam'ın şartı kaçtır bana bir söyler misin' diyor. Kayserili düşünüyor düşünüyor, 'sekiz' diyor. Yahudi 'Beş olmasın sakın' deyince Kayserili 'O bize gelişi' diyor..."
Bu görüntülerin sosyal medyada yayılması üzerine AKP'li ve MHP'li milletvekilleri Mustafa Keser'i sosyal medyada hedef aldı.
Keser'in 15 Mayıs'ta Kayseri'de vereceği konser iptal edildi.
Keser ise geri adım atmadı ve milletvekillerine, "Hiç alakası yokken konuyu getirip dini değerlere dayandıracak kadar akıl yoksunu, okuduğunu veya dinlediğini anlamayan espri fakiri bir insanın benim için Meclis'te hizmet veriyor olmasından da üzüntü ve endişe duydum. Bu kafayla mı memlekete hizmet verecek?" diyerek cevap verdi.
Dün "Bacağını kırın", "Siz yıkın mahkeme kararı arkadan gelir" diyen ‘kudretli’ Süleyman Soylu’nun, bugün eski valisi tarafından Gülistan Doku dosyası üzerinden açığa düşürülmesi bir tesadüf değil, bürokratik çözülmenin ta kendisi.
Ekranda izlediğiniz "siyaseti bırakıyorum" duygusallığı da bir emeklilik beyanı değil; yargılanmama garantisi karşılığında iktidara sunulan "sessizlik ve tasfiyeyi kabul etme" anlaşması. Çünkü kendisi için yeni atamalar ile çember daraltıldı.
Devletin yerine iktidarın bürokratı olmayı seçenler bu yaşananları görmeli. Uğruna kanun çiğnediğiniz siyasiler, gün gelir kendi bekaları için sessizce köşelerine çekilir; faturayı da her zaman "talimatı yerine getirenlere" keserler.