Samimiyet kokan her şeyi severim. İnsan olsun, nesne olsun; fark etmez. Bir elbiseyi markasına bakarak değil, içinde mutluysam giyerim. İçten verilen yavan ekmekle de doyar, huzurla kalkarım. Açlıktan ölsem dahi soğuk bir tavırla uzatılan bala dokunmam. Samimiyet varsa hayattan keyif alırım. Samimiyetin olmadığı yerde önce keyfim kaçar, sonra ben. Bana samimiyet lazım azizim, samimi niyet.
Keyfimi kaçıran kimseyi hayatımda istemiyorum. Huzursuzluk duyduğum ve rahat hissetmediğim hiçbir olayın içinde bulunmak istemiyorum. Değersiz hissettiren, kendime olan saygımı eksilten, gururumu inciten, hevesimi kıran, iyi gelmeyen, kendinden başka hiçbir şeyi düşünmeyen insanlarla bir arada kalmak istemiyorum. Kaostan, kötülükten, ajitasyondan, manipüle edilmekten çok sıkıldım. Ben sadece hayatıma yormadan, yorulmadan devam etmek istiyorum…
"Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı" filminde Mahmut Hoca’nın karneleri dağıtmak üzere okula çağırdığı velilere yaptığı unutulmaz konuşma, son yaşanan olayların ardından yeniden gündemde:
“Hatalı, hatta suçlu ana baba vardır!”
Üniversite yıllarından bugüne taşınan o sessiz anlaşma: "Bunalınca gel, konuşalım, geçer." Uzun uzun dertleştik, yine birbirimize ilaç olduk. Dostluk tam olarak bu☘️
Bekar olmayı seviyor muyum? Evet. Bir ilişkide olmak ister miyim? Kesinlikle. Ama asıl mesele, yalnızlığımdan daha değerli bir varlığa sahip biriyle karşılaşıncaya kadar bekar kalacağım. Beni gerçekten takdir eden ve saygı duyan biriyle. O kişiyi bulana dek kendimle gayet mutluyum. Huzurum ve özdeğerim, daha azına razı olacak kadar değersiz değil.