bugün yeni evli komşumuza gittim kız 25 yaşında 9 aylık bi kızı var. işimi okulumu sordu ordan konuşunca maşallah ne çok şey başarmışsın dedi. ben de direkt sen bundan bin kat daha zor ve anlamlı bi şey başardığını farkında mısın peki dedim çok şaşırdı kibarlık ediyorum sandı +
Valla arkadaşlar Allah hepimize iç güzelliği, baht güzelliği, yol aydınlığı versin. Yanında nefes alabileceğimiz insanlarla karşılaştırsın çünkü hayat gerçekten çok zor.
Bu sahne ilk yayınlandığında ben de bir öğrenciydim ve çocuktum, ama haylaz da bir öğrenci ve çocuktum... Ve karnem pek de iç açıcı sayılmazdı. Ekran karşısında ailecek, nefesimizi tutarak izlemiştik. O an içimde kocaman bir umut yeşerdi.. "Benim ailem de beni notlarımdan daha çok seviyor" dedim ve gerçekten de bana tam da o şefkatle yaklaştılar. O babanın elindeki sopayı usulca yere bırakıp, tüm o öfkesinin gözyaşlarına dönüşerek "Güzel oğlum !" diye evladına sarıldığı an, sevginin en sert öfkeyi bile nasıl dize getirdiğinin en saf halidir.
Çocuklar Duymasın’ın sadece güldüren bir dizi değil, Türk aile yapısının en derinlerine dokunan koca bir sosyoloji dersi olduğunu kanıtlayan o efsanevi yüzleşme...
Karnesindeki zayıflar yüzünden ölesiye korkup Haluk amcasına sığınan o minik çocuk ve peşinden elinde sopayla "Kemiklerini kıracağım!" diyerek kapıya dayanan öfkeli bir baba... İşte tam o gerilimin zirvesinde Haluk, meşhur "Taş Fırın" kabuğunu kırıp, karşısındaki adamın en savunmasız, en narin damarına; "babalığına" dokunuyor.
Ne diyordu Haluk o babaya ? "Onun doğduğu ilk günü hatırlıyor musun? Ne kadar minikti, çaresizdi... Ateşlendiğinde sabaha kadar başucunda beklerdin. Aşı olurken bakamazdın, onun canı yanacağına dünyadaki bütün acılar beni bulsun diye dua ederdin... Şimdi nasıl vuracaksın o çocuğa ?"
Hala kaç defa izlersem izleyeyim gözlerim dolar... Çünkü anlayanlar için, bu sahnede kelimelere sığmayan koca bir hayat dersi gizlidir: Karnedeki kırıklar bir şekilde düzelir, zayıf notlar toparlanır; ama bir çocuğun babası tarafından kırılan kalbini bir daha hiçbir takdirname onaramaz.
Çoğunuz muhtemelen birer ebeveynsiniz ya da geleceğin ebeveyn adaylarısınız... Şunu hiç unutmayın: Ebeveyn olmak bir çocuğun önüne sadece maddi imkanlar yığmak, onun karnını doyurmak değildir.. asıl mesele ona sağladığınız o manevi güvendir. Hiçbir çocuk bu dünyaya gelmeyi kendi seçmedi, onların var olma sebebi bizzat sizsiniz. Bu yüzden, notları ya da hataları ne olursa olsun, onlara elinizdeki tüm imkanlarla ve bitmez tükenmez bir manevi destekle sımsıkı sarılmak sadece bir ebeveynlik görevi değil, boynunuzun en büyük borcudur.
Az önce TV8 ekranlarında kadına şiddeti izledik. Ayşe ye oy verirken yapılan hareketin ne anlama geldiğini hepimiz biliyoruz. Buna sessiz kalınmamalı ve gereken yapılmalı. Şadi hakkında soruşturma açılıp yarışmadan diskalifiye edilmeli
#MasterChefTürkiye