Son zamanlarda aklımı en çok kurcalayan sorulardan bir tanesi herkes ya da her şey ikinci bir şansı hakeder mi? Başlayıp beğenmediğimiz için bıraktığımız o kitaplar, aramızın açıldığı o insanlar, küstüğümüz şehirler, yarıda bıraktığımız yollar,
neticesinde üzülmeyi veya çeşitli menfî durumları göze alarak yaptım bunu. Devamını getirmek için de gayret edeceğim. Niyet ettim yeniden yaşamaya, Allah’ım kolaylaştır. Bu teşebbüsüm önce kendim sonra da diğer insanlar ve şeyler için hayırlara vesile olsun,
Bi de instagramda biyografime “kendini anlaşılır kılmak imkansızdır” yazmıştım ve onu yazdığım günden beri gerçekten anlaşılmamakla imtihan ediliyorum, kelimelerin gücünü hafife alıyoruz
Dün abime her doğru her yerde söylenmez dedim bugün söylememem gereken bir yerde söylememem gereken bir doğruyu söyledim ve üzülmeme sebep oldu bu kadar çabuk da sınanmaz bi insan söylediklerinden
Anladığımız, inandığımız ve uğruna yaşadığımız şeyin doğru olmasını tabii ki çok isterim. Ama doğru da, gerçek de tek değil. Kaldı ki gerçekten yanlış da anlayabiliriz. Yine de hiç anlamamış olmaktansa yanlış anlamış olmayı yeğlerim ben.
Hayatın bir yerinde, günün birinde mutlaka başarılı olacağımıza inanıyorum. Hayat bize bir şey anlatmak istiyor ve biz mutlaka bir şey anlayacağız. Doğru ya da yanlış demiyorum ama anlayacağımıza inanıyorum.
evlenirken insanlar aslında hayatları boyunca kalplerini en çok kıracak kişiyi de seçmiş oluyor. bu yüzden “love is an act of endless forgiveness, a tender look which becomes a habit” demişler. aşka biraz da tersten bakmak lazım