AKP'lilerin "Artık dövebiliyoruz" dediği, bakanın "Giden gitsin" dediği bilim insanlarından birisi...
Bir kamu üniversitesinde cerrah. Öyle bir yorulmuş, enerji kaybetmiş ki, muhtemelen hemen yemekhaneye indirmişler.
Süslü bir basın toplantısı, yanında protokol filan yok. Yemeğini yerken aynı anda mutlulukla ameliyatların önemini anlatıyor.
“Filler tepişir çimenler ezilir”
Öğretmenler, gençler intihar ediyor, emekli, işçi,köylü geçim krizinde boğuluyor, Atatürk ve Laik Cumhuriyet’e saldırı artıyor.
Butlan bahanesi ile koltuk derdine düşenler işlediğiniz günah ve aldığınız vebal altında yok olacaksınız.
Kılıçdaroğlu CHP grup toplantısına katılamadı çünkü meşruluğu olmayan bir genel başkan olarak CHP Genel Merkezi'ne girdiği gibi TBMM'ye de polis zoruyla girebilmesi mümkün değil.
“Bir konser bileti satın almak, bir sanatçının yaş alma hakkını, hata yapma hakkını ya da biyolojik süreçlerini satın almak anlamına gelmez. Sanatçı ile seyirci arasındaki bağ bir alışveriş kontratı değil, hissi bir ortaklıktır.”
Bugün “siyasetten zenginleşmeyi kaldıracağız” diyen AKP’li Gürsel Tekin ile ilgili gazeteci Serdar Akinan’ın bu videosunu hayretle dinledim:
“— Gürsel Tekin, Kars Ardahan'dan geldi. 18 yaşında Kadıköy'de çaycı olarak başladı. Garsonluk yaptı.
— 286 daire, 9 tripleks villa, 7 tane benzin istasyonu, 11 temizlik şirketin var senin. Zenginliğe bakar mısınız?”
Şimdi o zaman hep beraber sormak zorundayız. Çaycılıktan gelip bu kadar zenginleştiğin doğru mu?
1. ve 2. derece yakınlarının üzerine kayıtlı mallarını açıklayacak mısın?
Neden AKP’nin kararıyla kayyum koltuğuna oturmayı kabul ettiniz?
Siyasetçi olarak millete çamur atmadan önce tüm bu sorulara cevap vermek zorundasınız!
Özgür Özel, Gazeteci Deniz Zeyrek’e konuştu:
- Butlancılara akıl verenler hukuku sonuna kadar zorluyor. Butlancılar kendilerini OHAL zamanı Cumhurbaşkanı gibi görüyorlar. Her istediklerini yapabileceklerini, istemediklerini engelleyebileceklerini sanıyorlar.
- Mahkemenin tedbir kararının her şeyi sınırladığı doğru değil ama onlar öyleymiş gibi davranıyorlar. PM toplantısını erteledik diyorlar. Oysa PM’yi biz de toplayabiliriz. PM’nin toplanması için 12 üyenin imzası yeterli.
- Kemal Bey’e ne desem ‘bilmiyorum’ diyor, ‘evet’ diyor, ‘tamam’ diyor. ‘Tedbir var, kurultay yapamayız’ diyor ya...
- ‘Yargıtay’a başvuruları geri çekelim karar kesinleşsin, hemen yapalım kurultayı’ diyorum. ‘Bilmiyorum, hukukçulara sorayım’ diyor.
- Hangi öneriyi sunsam ‘Bilmiyorum ben hukukçu değilim’ diyor. ‘Önerilerinizi yazın, hukukçulara sorayım’ diyor. Bu kadar tepkiye rağmen bu işi nasıl sürdürmeye çalışıyorlar anlamıyorum.
Sayın Özgür Özel’in @eczozgurozel içinden geçtiğimiz zorlu,hukuksuz dönemde CHP’nin genel başkanı olması bütün muhalif kesimler için demokrasi adına bir şanstır.
Oyuncu Şebnem Sönmez'den Kemal Kılıçdaroğlu'na:
"78 yaşındasınız, kalan yaşamınız nasıl olsun istiyorsunuz?
Siz Anayasa'ya aykırı ama evet dediğinizde ne istiyordunuz?
Adalet yürüyüşünizde Ankara'dan İstanbul'a yürürken ne istemiştiniz?
Bugün ülkemin canını neye feda ettiğinizi merak ediyorum.
Bugün bir milletvekili bile değilken Genel Başkanlığını yıllarca üstlendiğiniz CHP'nin devlet tarafından 'atanmış' başkanı olmayı kendinize yakıştırıyor musunuz?
Siz siyasete selam verdiğiniz ilk günden bugüne arınmak istediğim, istediğimiz her şeyin sembolüsünüz.
Ben sizden arınmış bir ülke istiyorum.
Cumhuriyeti, halkı ve partiyi sizin zihniyet ve edimlerinizden arıtmak boynumuzun borcudur.
Vatandaş olarak haklarımı biliyor ve sizden bile korumak için var gücümle yaşıyorum.
Oyuncu olarak herkese nasip olmayacak kıymette ustalarımın düsturlarını alnımın ortasında taşıyorum.
Devlet babaya güvenmiyor, muhalefet anaya inanıyorum.
İnandıklarımın, güvendiklerimden kat be kat üstün olduğunu bilin."
GEZİ TUTSAKLARINA ÖZGÜRLÜK ✊
Can Atalay
Çiğdem Mater
Tayfun Kahraman
Mine Özerden
Osman Kavala
Bu toprakların tanık olduğu en haklı en kitlesel ve meşru toplumsal itiraz dalgasının, şanlı 2013 Haziran direnişinin sorumlusu olarak haksız yere mahkûm edildiler. Onlardan birer "ibretlik" yaratmaya çalıştı rejimin yargısı.
AYM kararlarına rağmen de hâlâ zindanda tutuluyorlar.
#GeziDirenişimizOnurumuzdur
#GeziTutsaklarınaÖzgürlük
Güzel taktik zekice;
miting yaptırmadığın yerde durmazsın yürürsün,
sen yürüdükçe kitle arkandan yürür ve kalabalık artar.
Aksiyon büyür.
Yürümeyi yasaklayamazsın, katılanları yasaklayamazsın.
Bu liderlik, bu halkın gücüyle baş edemezsiniz.
Madara olacaksınız.
Siz bakmayın Özgür Özel şunu yanlış yaptı bunu yanlış yaptı diye yumuşak sedirinde kıçından ahkam kesenlere. Özgür Özel tek başına müthiş bir demokrasi mücadelesi veriyor. Genel merkezden çıkması bile partiyi korumak için yaptığı bir hamle parti binasına polis yollayan utanmazlara karşı bir CHP lilik gösterisi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisine, demokrasiye, millet iradesine, siyasal alana bu saldırıyı yapanlar ve aparatları er ya da geç millete hesap verecektir!
Sonuna kadar mücadele edeceğiz!
#sondakika
Tanrı sizin belanızı versin emi Doruk madencilik ‼️
SON DAKİKA | Doruk Madencilik işçileri, 3 ayrı bakanlığın garantörlüğünde yapılan uzlaşmaya rağmen işverenin alacakları ödemediğini duyurdu.
Madenciler, 1 Haziran'dan itibaren Ankara'da daha güçlü bir eylem yapacaklarını bildirdi.
📍Bırakın şimdi butlan, şutlan, Kılıçdaroğlu’nu. Sabahattin Önkibar’ın bu konuşması neden yeterince gündem olmadı? Halbuki yeri göğü inletmesi gerekirdi. Dikkatle dinleyin:
“— Dün Silivri’de dehşet bir şeye tanık olundu.
— İddianame İmamoğlu’nun kasası olarak görülen ve itirafçı olarak duyurulan Murat Kapki dün mahkeme salonunda adeta çığlık attı.
— Dedi ki: ‘Savcılar beni karımla tehdit etti.’
— Dedi ki: ‘Eşimi gözaltına alıp tutuklanacağını ima ettiler. Ben de karımı kurtarmak için ne derseniz evet diyeceğim dedim. Önüme konan her şeyi de imzaladım. Savcı o gün Roma’yı da sen mi yaktın deseydi yine evet diyecektim!
— Halbuki değil Ekrem İmamoğlu’nun kasası olmak, değil suç örgütünde bulunmak, suç örgütünün yöneticisi olmak; Ekrem Bey’le hayatımda bir kere bile konuşmadım.’ dedi.
— Evet İmamoğlu yargılamalarında en büyük dayanak yapılan Murat Kapki dün mahkemede bunları söyleyerek adeta iddianameyi paramparça etti, davayı bitirdi!
— Şimdi anladınız mı İmamoğlu duruşmaları neden televizyonda canlı yayınlanmıyor?
— Canlı yayın olsaydı ‘karımla beni tehdit etti’ ifadesi millet tarafından duyulup öğrenilecek ve büyük tepki yaratacaktı.
— Bakın yakın tarih, yakın geçmiş ortada.
— AKP’lilerin tamamının zulüm mahkemesi dediği 1960 Yassıada yargılamalarında bile o dönem televizyon olmadığı için radyodan naklen yayın yapıldı.
— Evet, darbeciler bile mahkemede olanları milletten saklamayı düşünmediler.
— Bugün ise tam tersi yapılıyor. Her şey saklanıyor. Çünkü orada edilecek sözlerden korkuyorlar.
— Emin olun bilseler mahkemede İmamoğlu rezil olacak, AKP fayda sağlayacak; vallahi 15 kanal canlı yayın yapar!”
İBB DAVASI TEMELİNDEN ÇÖKMÜŞTÜR!
I say this with a heavy heart. The Erdoğan regime has now used captured courts to stage a judicial coup against the CHP, my political home and Türkiye’s oldest party.
Using the judiciary to replace a party’s democratically elected leadership carries no legitimacy. This is a blatant attempt to reshape political competition through the courts.
What happened today goes far beyond one party. It is an attack on the will of the people, on democracy, on the Republic, and on the foundations of the constitutional order.
Türkiye has seen too many moments when law was weaponized to redesign politics and this must not become another one.
This act is no longer only about party politics. The people of Türkiye must now stand together for their country.
We will not yield. Together, we will defend our party, our democracy, and our Republic.