"'Sevdan neymiş öğrenmeyi, göz göze bakıp gülmeyi...' Urfa’nın akşamüstü sıcağı yerini tatlı bir ılıklığa bırakırken, bu şarkı ve yavaşça yükselen tütsü kokusu insanı alıp tam da duymak istediği o uzak seslere götürüyor."
Mavinin nakış nakış işlendiği duvarda,
Bir ışık yanar gecenin ortasında.
Ne saray kalır ne dünya sevdası,
Bir "Allah" ismi yeter kulun yarasına.
Mermer sütunlar sessizce dinler,
Yürekten kopan gizli duaları.
Kimi gözyaşı döker, kimi baş eğer,
O kapıda bırakır bütün yükleri...