@rozerine0000 O mahlukatlar Apocu kisvesi altında sadece birliğe saldırırlar Berzanî ye nemir e saldırmak onların ne alçak olduklarını gösterir ve Serok Apo yu da size hedef yapmaktır amaçları malesef
Hanişe suikastinden bu yana yaşanan gelişmeler,bu tespitimi teyit etmektedir.
İran kendisini kurtarabilmek için kollarının kesilmesine göz yummuş görünüyor.
Ancak bu sonucu değiştirmeyecektir.İran önümüzdeki süreçte en az üç parçaya bölünmek üzere istikrarsızlaştırılacaktır.
İSRAİL HİZBULLAH'IN KOMUTA KADEMESİNİN TAMAMINI ÖLDÜRDÜ....
İsrail, Gazze’de devam eden savaşın yanı sıra, kuzeydeki Lübnan sınırında yeni bir cephe açtı.
İsrail ordusu, çağrı cihazı ve telsizleri patlatarak başlattığı Hizbullah'a yönelik saldırılar kapsamında Lübnan'a çok......
@DEM_ist_kadin Kemalist tc ye mi yeni yaşam kuracaksınız çok yazık kürtleri tc ye köle edemezsiniz 1911 değil biz özgür kürdistan ı kuracağız size rağmen
@AvSerkanRamanli Kürdistan a kürdistan demek bile suç iken sen uçak seferleriyle mi eşitlikten dem vuracaksın kendi anadilini bile ortaklarına dayatamıyorsun bize siyaset mı yapacaksın
“Hizbullah darbe aldı, ama diz çökmeyecek” diyen Hamaney, Hizbullah’ta çökecek diz de kalmadı gerçeğinin farkında değil herhalde.
https://t.co/CCjwo59aly
Almanya'da yaşayan profesyonel Kürt dövüşçü Azadî, annesine soruyor:
- Anne en büyük dileğin ne ?
- En büyük dileğim bir Kürt kızıyla evlenmen.
-Neden Alman kızları güzel değil mi?
- Alman kızları hepsi çok güzel, ama en iyisi Kürd kızları.
Dün bir sokak röportajı izledim.
Konuşan 70 yaşını geçmiş bir şahıstı.
Hayat tecrübesi olduğu belliydi.
Analitik zekaya sahipti.
“Herkes doğru bildiğini söylese iç savaş çıkar, korkumuzdan konuşamıyoruz,
İktidar ile muhallefet el ele vermiş halkı susturuyor”dedi.
Bu doğru bir tesbit.
Türkiye sistemi suni teneffüsle yaşatılıyor.
İç savaşın koşulları gittikçe olgunlaşıyor.
Muhallefet dedikleri aslında iktidarın payandasıdır.
Kötülük düzeninin suç ortağıdır.
El ele vermişler, halkın sokaklara inmesini birlikte engelliyorlar.
Ama nereye kadar?
fizikte bir yasa var
Kaynayan tencere bir müddet sonra mutlaka kapağı fırlatır.
KÜRTLERİN VARLIĞI TÜRK DEVLET SİSTEMİNİ DAĞILMAYA MAHKÜM EDİYOR
Hatırlarsınız, Kürtlerin gerilla savaşını başlattığı 1984 den önce farklı bir Türkiye vardı.
Kürtler geçmişte oldukları gibi Türk devleti için potansiyel bir tehlike olmalarına rağmen örgütsel ve askeri olarak uyku dönemini yaşıyorlardı.Bu yüzden geleneksel Türk devlet düzeni bütün kurumlarıyla işliyordu.
Ordu, polis, parlamento, yargı ve bürokrasi kendi içinde, kendi mevzuatına göre bütünlük içindeydi.Kuşkusuz bu kurumlar çağdaş ve demokratik değildi ama kendi sahalarında mevcut anayasaya ve yasalara uygun bir disipline ve tutarlılığa sahipti.
1984 yılındaki gerilla savaşının başlamasıyla birlikte Türk devleti bütün kurumlarıyla klasik yapısını adım adım terkedip bir özel savaş aygıtına dönüştü.
Önce köy koruculuğu yasasıyla siviller silahlandırıldı ve bunlara aşırı yetkiler verildi.Daha sonra JİTEM, JÖH, PÖH ve diğer paramiliter, kontra yapılar meydana çıktı ve tarihte ilk kez merkezi ordu ve polisin dışında, ordunun ve polisin yetkisini kullanan yapılar ortaya çıktı.
Kürdistan’da görev yapan devlet personeline ekstra paralar ve ayrıcalıklar verilerek özel bölgeye özel bir kanun getirildi.
OHAL ilan edilerek Kürdistan’da ayrı bir rejim inşa edildi.
Kürtlerin varlığına ve ulusal mücadelesine karşı duyulan kin, öfke ve düşmanlık yeni bir paradigma haline geldi.
Devletin resmi kurumları ve kolluk kuvvetleri dışında kalan bir çok kişi, grup ve çevre durumdan vazife çıkardı, örgütlendi, Kürt düşmanlığı yaparak devletten yardım ve kanun dışı yetkiler istedi, devlet kendi yetkisini parça parça, adım adım bunlara devretti.
Artık silahlı silahsız paralel yapılar, çıkar grupları her tarafta boy veriyor ve güç kazanıyordu.
Mafyalar, çeteler, tarikatlar, medya grupları, yerel zorbalar,kendilerine parti, vakıf, dernek süsü veren bir çok grup Kürt düşmanlığının prim yaptığını gördü ve buna göre pozisyon aldı.
Biz gerilla savaşını başlatırken savaşın büyümesi sonucunda Türk siyasi sisteminin farklı görüş ve çözüm önerilerine göre ayrışacağını bekliyorduk, bu beklentimiz gerçekleşmedi, daha farklı bir şey oldu, Türk sistemi bölündü ama partiler bazında, siyasi akım ve projeler bazında değil, mafya grupları ve diğer çıkar grupları olarak bölündü.
Vatan, millet, bayrak, ezan, şehit söylemlerini şiyar edinen çıkar grupları devletten yetki ve pay istedi, devlet de ulufe dağıtır gibi verdi.
Ordu, polis, yargı başta olmak üzere devletin bütün kurumları çıkar çevreleri arasında bölüşüldü.
Devlet küçük çıkar ve suç öetelerini, mafya gruplarını kısa sürede kullanıp çöpe atmayı düşünürken bu gruplar devleti kullanarak güçlendi, devleti kendilerine mecbur hale getirdi, sonunda devletin kendisi çöp oldu.
Türkiye devlet ve toplum olma özelliğini yitirdi.
Bakanlıklar, ordu, polis, yargı ve güvenlik bürokrasisi adı bilinen bakanlar ve müdürler tarafından değil, adı bilinmeyen mafya ve tarikat adamları tarafından idare ediliyor.
Parlamento, anayasa ve yasalar sadece devlete resmiyet ve meşruiyet kazandırmak için göstermelik olarak bulunduruluyor.
Devleti yönetenler Mehmet Ağar, Alaettin Çakıcı,Korkut Eken, Menzil tarikatı, İsmailağa cemaati gibi yapılardır.
Kürt fobisi, Kürt nefreti Türk devlet sistemini içerde böyle parçalayıp bir çeteler ve tarikatlar koalisyonuna dönüştürürken dışarda da ABD ve Rusya arasında bölüşülmüş, her bir tarafa muazzam ve stratejik tavizler vermeye mecbur hale getirdi.
Bugün Türkiye içerde 80 bin korucuya maaş veriyorsa, Suriye’de yüzbinlerce cihatçıyı besleyip koruyorsa, İŞİD, Hizbullah, El Qaide gibi cihatçılar önünde diz çöküyorsa,Kürtlere duyulan korkudandır.
Türkiye’de suç çetesi kurma yaşı 15 yaşa kadar düştü.Katiller ve suç örgütleri mantar gibi çoğalıyor.Devletin eski kodlarına dönme gücü kalmadı.
Siz tek adam, tek devlet söylemlerine kanmayın, Türkiye’de yüzlerce devlet vardır.Erdoğan ve grubu bu suç örgütlerinin en büyüğüdür ama artık diğerlerine boyun eğdirecek durumda değildir.
Kürtler bütün yetmezliğine rağmen devleti bu hale getirdi.
Wezareta Parastinê ya Tirkênd agirker gotiye "em hêvî dikin mitefîqên me li gor rihê tifaqê û perspektîfa ewlekariya hevkar biryaran bistînin û sînorkirinên veşartî û aşkere li hemberî me rakin."
TRC êdî qebûl dike ku hatine tecrîdkirin û ev ne tecrîdek ragihandî ye.
Tercal o!
* Berî tu herî Emerîqayê min li vir nivîsî, ku tu deriyê Îmraliyê venekî dê deriyên Cîhana Rojava li te venebin û kes bi te re hevdîtinê neke.
* Ev 10 sal in, te Harûn Colemêrgî fam nekir.
* Tu bû qeşmer û tu berî nanê ku dan Serokên Cîhanê, te baz da Turkî.
Cenaze wo!
Başkanlar için verilen yemeğe katılamayacağın kadar sana ne söylendi?
* Deccal-i Süfyan!
* Deccal-i Mesih'in yaveri!
Senin kaderin belli:
* Dünyanın bütün kötülerine benzeye benzeye en son Firavun gibi öleceksin.
* Akdeniz seni çekiyor şimdi.