Satılan ve yıkılan bir imparatorluktan , yep yeni bir TÜRK devleti kuruldu. hainler satarken ve kaçarken TÜRK evladı savaştı ve devletini kurdu. Bu gerçeği hazmedemeyen , iskilipli atıf ve onun gibi hain piçler , bunu kafalarına iyi soksun,,Burası TÜRK Cumhuriyetidir,,
TÜRK ün Atası ve Devletinin Kurucusu ATATÜRK e Saygı Duymayan ve Yoksayan Kim varsa , Hepsinin En tepeden En Aşşağıya kadar Anasını , Avradını , Ölüsünü Dirisini Tüm Anadolu siksin...
NATO 3.0, Türkiye'de güvenlik ihraç eden bir sistemi gerektiriyor. CHP'ye butlan, bu sistemin inşasının parçası. Teslim alınmayan İran yeni hamlelerle dize getirilip İsrail'in güvenliği sağlandığında Çin'e saldırılacak. Ve son zirvede AKP Türkiye'sini de mevziiye aldılar...
"Kurtuluş Savaşı" demeyecekmişiz!
Neyden kurtuluyormuşuz?
Önce Osmanlı varmış!
Millî Eğitim Bakanımız böyle diyor!
Evet... Sayın Bakan, Mustafa Kemal Atatürk Samsun'dan Kurtuluş Savaşı'nı başlatmadan önce bir Osmanlı vardı. Ama hangi Osmanlı?
Viyana kapılarına dayanan Osmanlı mı, Sevr'e imza atan Osmanlı mı?
Cevap çok açık: Sevr'e imza atan Osmanlı!
Payitahtı işgal altında olan bir Osmanlı!
Kurucusu Osman Gazi'nin sandukası Yunan askeri tarafından tekmelenen Osmanlı!
Ortada bal gibi bir Kurtuluş Savaşı vardır, ortada destansı bir Millî Mücadele vardır.
Bu destansı Millî Mücadele'nin adı Kurtuluş Savaşı'dır.
Neyden kurtulduğumuzu size söyleyeyim:
Sevr'den kurtulduk!
İstanbul'daki İngiliz işgalinden kurtulduk.
Gaziantep'teki Fransız zulmünden, Ege'deki Yunan zulmünden, Doğu'daki Ermeni zulmünden kurtulduk.
Asırlık Türk yurdunun Haçlı çizmeleriyle çiğnenmesinden kurtulduk.
Tekrarlayalım: Atatürk, yüce Türk milletiyle bir Millî Mücadele vermiştir ve bu mücadelenin adı Kurtuluş Savaşı'dır.
Unutmayın; altında Atatürk'ün imzası olmayan son zafer olmasaydı, önceki hiçbir zaferimizi kutlayamayacaktık!
Örneğin, bugün İstanbul'un fethini kutlayabiliyorsak bunu Atatürk'ün İstanbul'u İngiliz işgalinden kurtarmasına borçluyuz.
O yüzden tarihi tarihçilere bırakıp temelinde farklı hesaplar olan ucuz işlerle uğraşmamalıyız.
Hele de bu konulara eğitimi asla karıştırmamalıyız!
Unutmayalım: Osmanlı da bizim, Türkiye de bizim, hatta daha önceki Selçuklu da bizim!
Bir takım siyasi hesaplar uğruna tarihimizi birbiriyle çarpıştırmaya kalkmak akıl kârı değildir.
AKP’nin belgeli gemi vurgunu!
Türkiye Petrolleri A.Ş.‘nin alt şirketi olan Türkiye Petrolleri Offshore A.Ş.‘nin;
Sondaj gemilerine aldığı ‘platform destek gemileri hizmetleri’ için devasa tutarlarda ödeme yaptığını tespit ettik.
TP-OTC önce hizmetlere ilişkin kiralama ve diğer giderleri TPAO’dan tahsil ediyor, ardından şirketlere aktarıyor.
Her sondaj gemisi başına ortalama 2 adet platform destek gemisi hizmeti kiralanıyor.
🔴Sondaj gemisi başına ödenen destek gemileri hizmet tutarı⬇️
Günlük: 30.000 Dolar
Aylık: 900.000 Dolar
Yıllık: 10.950.000 Dolar
🔴Kiralık olarak kullanılan 11 adet destek hizmet gemisi için TPAO’nun kasasından çıkan toplam tutar⬇️
Günlük: 165.000 Dolar
Aylık: 4.950.000 Dolar
Yıllık: 60.225.000 Dolar
İlki 2017, sonuncusu 2025 yılı olmak üzere satın alınan toplam 6 adet sondaj gemisi için;
Bugüne kadar ödenen kiralık destek gemileri hizmet tutarı toplamı:
En az 225 Milyon Dolar!
Güncel kurla 10 Milyar 500 Milyon Lira!
Oysa TPAO’nun, bu tutarla, mevcut destek gemilerini defalarca kez satın alması mümkündü!
TPAO mevcut 6 sondaj gemisini, onlarca yıllık operasyonlar için satın aldığına göre;
Bu sondaj gemilerinin kullanması zorunlu olan destek hizmet gemilerini niye satın almıyor da, astronomik rakamlarla kiralıyor?
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a soruyorum!
Bu para kimlerin cebine giriyor, derhal açıklayın!
İşte aylık kesilen faturanın belgesi⬇️
Tarihe NOT..
Kemal.K. Profesyönel bir İstihbarat Elemanıdır . Hatta Özel yetiştirilmiştir. Boşuna kimse Medet ummasın.
Türkiye Üç parti Eliyle Felakete Sürükleniyor.
Vâr Olduğu söylenen TÜRK derin Devleti Neredesin...
Bir işadamı kaç kere vergi verir?
Çöp ve Çevre temizlik,Emlak,Gümrük,Gelir,KDV,Miras,MTV,Alkol-tütün,yurtdışına çıkış
Noter vergisi dahil adamlar eksiksiz vergilerini ödüyor.
Zaten maliye vergiyi geciktirme faizi ile alıyor.
Bir işadamı trafik kavgasından adliyeye düşüyor,haklı olduğu davadan büyük para isteniyor,"yoksa en üst sınırdan ceza alır,sürünürsün" diyorlar.
Adam işadamı ama bankalara borçlu,maliyeye borçlu gidiyor hapise düşmemek için tefeciden borç alıyor Adliyeye çökmüş çeteye "vergi gibi" rüşveti ödeyip canını kurtarıyor.
Yıllar önce aldığı evin imara aykırı bir kusurunu buluyor belediyedeki çete; sen işadamıymışsın keseceğimiz "vergiyi"(Rüşvet) ödemezsen gelir evini yıkarız diyor.
İşadamı çaresiz başka bir tefeciye gidiyor Belediye çetesine de ödeme yapıyor.
Tefecilere ödeme günü gelince bu sefer tefecinin silahlı adamları işyerinin kapısına dayanıyor.
Adam can korkusuyla emniyete sığınıyor bu sefer ordaki çete "Sen işadamıymışsın?" Biz senin koruruz ama bize de para vereceksin,diyorlar.
Bir süre tefecilerden korunmak için "vergi öder" gibi her ay ödüyor.
Ama tefeciler durmuyor hem çeteleri üzerine salıyor,hem adliye de icra,haciz davaları açıyor.
İşadamı bu sefer çetelere ve tekrar adliye çetesinin eline düşüyor.
Bu olaylar olunca karısı uzaklaştırma kararı çıkartıp,boşanma davası açıyor.
Adam elektrik malzemesi ürettiği atölyenin ofisinde koltukta uyumaya başlıyor.
İşçilerine ve hammadde parası ödeyemeyince iflas ediyor.
İntihara teşebbüs ediyor.
İşadamları Türkiye de en ufak bir suçdan karakola,adliyeye,belediyeye işi düşse o işadamına "vergi keser gibi" rüşvet,haraç kesiliyor.
Adeta malını mülkünü yağmalama çalışıyorlar.
Geçen yıl bir cenaze namazı evveli anlatılan bu işadamı hikayesini size niye nakl ettim?
Eminim siz de benzerlerini duymuşsunuzdur.
Bu konuya niye değiniyorum?
15-20 yıl öncesinin en medyatik işadamlarından biri olan A.A. da malını mülkünü tamamen satıp şirketlerini kapatıyormuş.(Akrabası anlattı)
Binlerce işçi çalıştıran bu işadamı gözaltına alınmak,mahkeme,"vergi" gibi rüşvet taleplerinden pes etmiş.
Son beş yıldır Akp li işadamları dahil işadamlarının bu ülkede artık iş yarmak istemediklerine şahit oluyoruz.
Yurtdışına gidenlerine,Ege köylerine taşınıp şirketlerini kapattıklarına çok yoğun tanık oluyorum.
Bu gidişle vergi alacak işadamı kalmayacak.
Vergi alacak devlette de kalmayacak.
Zaten memur,bürokrat, adliyesinde çalışanları zapt edemeyen devletin de yıkılmasına kaçınılmazdır.
Sahte Tarikat ve Cemaat piçleri , Din bilmez Ajan ipneler. Sıra size de gelecek, gece yatağınızda boğulacaksınız.. Sahibinizin kucağına haçsanızda Kurtuluşunuz yok...