İstanbul Üniversitesi’nde Özgür Üniversite Hareketi’nden arkadaşlarımız, Filistin Eylem Komitesi’nin pankartını asmaları ve stant açmaları gerekçesiyle, polis ve ÖGB’nin koruduğu faşistler tarafından saldırıya uğradı!
Üniversitelerimizde ne faşist çetelere ne de polis-ÖGB baskısına geçit vermeyeceğiz!
BEYAZIT FAŞİZME MEZAR OLACAK!
88 gündür kuyu tipi hapishanede tutuklu bulunan Deniz Göktaş, bugün çıkarıldığı mahkemede tahliye edildi.
Halkın gerçeklerini dile getiren, ülkenin sorunlarını mizahıyla teşhir eden sanatçılar tutuklanırken, iktidardaki isimlerin karıştığı yolsuzluklar karşısında soruşturma dahi açılmıyor.
Eleştiriyi suç saymaya çalışan iktidarın baskı ve sansür politikalarına, yaratmak istediği korku iklimine geçit vermeyeceğiz!
Ceylan Önkol’un devlet eliyle katledilmesinin üzerinden 17 yıl geçti!
Ceylan Önkol, 28 Eylül 2009’da, Lice’de hayvan otlatırken devletin attığı havan mermisiyle katledildiğinde henüz 12 yaşındaydı.
Ceylan Önkol’un katledilmesinin üzerinden geçen 17 yıla rağmen Ceylan’ın katledilmesine ilişkin kimse yargılanmadı. Savcı olay mahalline bile girmeye gerek görmedi , otopsinin karakol bahçesinde yapıldığı bu katliam, devletin cezasızlık politikalarının bir kez daha göstergesi oldu.
Ceylan Önkol, devletin katlettiği ilk çocuk değildi, son çocuk da olmadı. Çocukların yaşamlarını çalan, katliamları cezasızlıkla örten bu düzenden hesap soracağız! Ceylan Önkol şahsında katledilen tüm çocuklar için mücadelemizi büyütecek, katillerin ve sorumluların yargılanması için mücadeleyi sürdüreceğiz.
Bir çocuk işçi daha sermayenin çarkları arasında katledildi!
17 yaşındaki Yiğit Söyler, MESEM’de çalışmaya başlamadan önce harçlığını çıkarmak için kuryelik yaparken hayatını kaybetti. Bu yıl tespit edilen 63. çocuk işçi ölümüydü.
Bir yanda geçinemediği için yaşamına son veren emekliler, diğer yanda okul sıralarında olması gerekirken çalışmak zorunda bırakılan, sermayenin ucuz iş gücü olarak kullandığı ve iş cinayetlerinde katledilen çocuklar var.
Emekliler sefalete, çocuklar ölüme mahkûm edilirken saraylarında keyif süren iktidar ve sermaye sahipleri bilsin ki; sermayenin çarkları daha rahat dönsün diye halkın yoksul çocuklarının kanını akıtanlardan, çocukları patronların insafına terk edenlerden,katledilen yüzlerce çocuğun hesabını soracağız!
Çocukların yaşamını sermayenin kârına feda eden bu sömürü düzeni yıkılana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz!
📍 Ankara
Dün Ankara’da, emeklilerin “Geçinemiyoruz” eyleminde intihar ederek hayatına son veren emekli Ali Şekeroğlu’nun hesabını sormak için buluştuk.
AKP-MHP iktidarı, gencinden yaşlısına halka yalnızca yoksulluğu ve ölümü vadediyor. Halkı açlık ve baskı sopasıyla terbiye etmeye çalışan bu iktidardan soracak hesabımız var.
AKP halka hesap verecek!
Öğrenci İşçiler Köle Değildir!
Öğrencinin emeğine göz diken Locals Cafe’yi teşhir etmek ve ücreti gasp edilen öğrenci işçi arkadaşımız için Locals Cafe’nin önündeydik.
Arkadaşımızın ve hakkı gasp edilen tüm işçilerin hesabını soracağız!
Gencinden Emeklisine, Geçinemiyoruz!
Bugün Anayasa Mahkemesi önünde emeklilerin gerçekleştirdiği eylem sırasında bir emekli "Geçinemiyoruz!" diyerek intihar girişiminde bulundu.
İnsanların asgari ücretle açlık sınırında yaşamaya zorlandığı, emeklilerin insanca bir yaşam sürdürebilmek için mücadele ettiği, öğrencilerin ise yetersiz burslarla hem okuyup hem çalışmak zorunda bırakıldığı düzenin yarattığı gerçeklik budur.
AKP iktidarının hepimizi içine hapsetmeye çalıştığı sefalet dolu hayatların çaresi örgütlü mücadeledir. Zincirlerimizi kıracak, bu düzeni yıkacağız!
Üniversiteleri karakola çevirmek için yollanan genelgeye karşı çıktığı için Devrimci Gençlik Birliği’nden (@dgbiletisimyeni) arkadaşımız Ulaş tutuklandı.
Bu genelgelerin amacının örgütlü mücadelemizi, kampüslerden sokaklara devrimcileri baskılamaya çalışmak olduğunu biliyoruz. Ancak daha iyi bildiğimiz bir şey varsa, o da mücadelemizin genelgelerle baskılanamayacağı, yok edilemeyeceğidir.
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
İstanbul Üniversitesi'nde bildirilerimizi sıra arkadaşlarımızla buluşturduk.
Özerk-demokratik üniversite talebimizi kampüslerden yükseltmeye, üniversitelerimizi genelgelerle, kayyum rektörlerle ve baskılarla yönetmeye kalkanlara karşı örgütlü mücadelemizi büyütmeye devam ediyoruz!
Ege Üniversitesi'nde YÖK genelgesine karşı stant açtığı için tutuklanan mücadele arkadaşımız Ulaş Yıldırım için Alsancak TSKM önünde basın açıklaması düzenledik.
Genelgeler ve baskılar sökmedi, sökmeyecek. Özgürlük ve gelecek mücadelemiz sürecek!
Arkadaşımız Ulaş Yıldırım derhal serbest bırakılsın!
Genelgeler ve Baskılar Sökmedi, Sökmeyecek!
Geçtiğimiz salı günü Ege Üniversitesi’nde YÖK genelgesine karşı stant açıp bildiri dağıttığı için gözaltına alınan bir mücadele arkadaşımız hukuksuzca tutuklandı.
Kampüslerimizde sözümüzü söylememizi, yan yana gelmemizi ve mücadele etmemizi engellemeye çalışanlara cevabımızı yine sokaklardan veriyoruz.
Bugün 18.30’da Alsancak TSKM önünde buluşuyoruz.
Dün Ege Üniversitesi'nde YÖK genelgesine karşı stant açıp bildiri dağıttığı için gözaltına alınan, aralarında 3 yoldaşımızın da olduğu 28 öğrenci serbest bırakılırken 1 mücadele arkadaşımız tutuklandı.
Üniversiteleri baskı ve denetim altına alarak birer hapishaneye çevirmeye çalışan YÖK düzenlemelerine karşı mücadelemiz sürecek. Baskılar bizi yıldıramaz, üniversitelerimizi savunmaya devam edeceğiz!
Aralarında 3 yoldaşımızın da olduğu 27 öğrenci, Ege Üniversitesi kayyım rektörlüğünün yayımlandığı güvenlik genelgesi ve YÖK'ün yayımladığı "Terörsüz Türkiye" genelgesine karşı okulda stant açarak tepki gösterdiği için gözaltında tutuluyor.
Arkadaşlarımız okulda yaşanan her türlü hak gaspına, yemekhane zamlarına ve yurtlarda öğrencilerin yaşadığı sıkıntılara karşı dönem boyunca ses yükseltmektedir.
Bu saldırılara ve baskılara karşı Eskişehir'den sesleniyoruz:
Üniversitelerde Baskıya Son!
“Bir ölü yatıyor
vurdular
kurşun yarası
kızıl karanfili gibi açmış alnında
İstanbul’da, Beyazıt Meydanı’nda.”
68 kuşağının yükselen öğrenci hareketinin içerisinde yer alan; emperyalizme, sömürüye ve bağımlılığa karşı mücadele eden gençlik önderlerinden Taylan Özgür, 23 Eylül 1969’da, henüz 21 yaşındayken Beyazıt Meydanı’nda polis tarafından arkasından vurularak katledildi.
Taylan’ın katledilmesi, 68 kuşağının yükselen devrimci gençlik mücadelesine yönelik saldırıların en açık örneklerinden biriydi. Yıllarca “faili meçhul” olarak anılan bu cinayette, katilin kimliği ve cinayetin nasıl işlendiğine dair tanıklıklar ortadayken sorumlular cezasız bırakıldı.
Bizler Taylan’ın sırtına sıkılan kurşunun tesadüf olmadığını biliyoruz. O kurşun, örgütlenen, mücadele eden ve boyun eğmeyen devrimci gençliğe yöneltilmişti.
Taylan’ın mücadelesini, onunla birlikte katledilen devrimci gençleri unutmadık,hepsinin hesabını soracağız.
Taylan Özgür ölümsüzdür!
27 ÜNİVERSİTELİ GECEYİ NEZARETHANEDE GEÇİRECEK!
Ege Üniversitesi’nde İçişleri Bakanlığı’nın “Terörsüz Türkiye” söyleminin arkasına sığınarak yayımladığı, öğrencilerin kampüs içinde her anının izlendiği genelgeye karşı stant açmak isteyen; polis ve ÖGB şiddetine karşı direnen, aralarında 3 yoldaşımızın da bulunduğu 27 mücadele arkadaşımız hakkında mevcutlu kararı verildi.
Yükselen üniversite hareketinin önüne geçmeye çalışan iktidara, bulunduğumuz hiçbir alanda geçit vermeyeceğiz. Ne gözaltılarınız ne de baskılarınız bizi mücadelemizden vazgeçirebilir.
Gözaltındaki arkadaşlarımızı da geri alacağız, mücadeleyi daha da güçlü yükseltmeye devam edeceğiz!
📍İstanbul Üniversitesi
Parasız ve nitelikli yemekhane hakkımız için dilekçe masasında buluştuk.
Üniversiteleri sermayeye peşkeş çekenlere karşı; söz, yetki, karar üniversite bileşenlerine!