Uyanan uyanmıştır sevgili canlar .Uyanana ne gam ne keder Rabbimizin izniyle göreve odaklanıp ,Kuranı Kerim’in kılavuzluğu ve Hz Muhammed (asm) kanalında görev idrakiyle yola devam edeceğiz . ( Uyanacak olan sevgili canlar , gece rüyalarınıza dikkat ediniz ve gündüz gelenlere )
#SONDAKİKA | Kanada’da bir kasaba, ağaçları yaşayan varlıklar olarak tanıdı.
Ağaçlara tanınan haklar:
• Yaşam hakkı.
• Doğal büyüme hakkı.
• Bütünlük hakkı.
• Yenilenme hakkı.
Schumann yine coştu. Gökyüzü bu kadar hareketli iken yaşamın çok sakin olması beklenemez. Fiziksel veya ruhsal etkileri olacaktır. Özellikle ulf (eflâtun) her yere ulaşır.
Kötü yok senin hamuruna uygun olmayan var koca bahçede taş var toprak var çamur var gül var .Var da var büyük resimde her şeye ihtiyaç var senin hamuruna uygun olmayana odaklanıp kalma bakış açını değiştirdiğinde güneşi göreceksin
SON DAKİKA
AMERİKA'DA BİR TÜRK YAPAY ZEKA SİRKETİNDE
KOKU VE TAT ALMA İLE İLGİLİ ÇIĞIR AÇICI BİR BULUŞ YAPILDI.
(Fikir bendendi seneler evvel ve telif hakkı bana verilecek)
Bir kaç sene içerisinde koku ve tat alma uygulamaları cep telefonlarimizda olacak!
Konu ile ilgili detaylı bilgilere geçmeden evvel size şunu soru sorayım:
Sizce koku ve hatta tat telefonları gelecek mi?
Gelirse ne zaman gelecek?
Ses ve görüntü çoktan taklit edildi evet Milyonlarca piksel, farklı renkler ve ses sensörleri sayesinde uzaktan birbirimizi görüp işitebiliyoruz.
Peki ya koku ve tat?
Dünya/insan-makine arayüzünde beş duyu organından ikisinin (görme ve işitme) uzaktan iletimi elektron transferiyle keşfedildi ve günlük hayatta kolayca kullanılıyor.
Koku ve tat nakli de aslında uzun zamandır keşfedildi ve kullanılıyor, sadece henüz yaygın değil.
Hayal edin:
Telefonunuzu elinize aldığınız anda sevdiğiniz insanın kokusunu, yemeğinin tadını ve teninin sıcaklığını anında hissedebileceksiniz.
Kokunun uzaklara canlı aktarımı yaklaşım olarak bulundu.
Bir kaç yıl içinde hızla yaygınlaşacak. Geliştirilmesi için hiçbir engel yok.
Bu teknoloji kapıda beklerken siz de kendi iç teknolojinizi, yani bilinç kapasitenizi geliştirmeye başlayın; çünkü gerçek devrim dışarıda değil, içinizde.
Kısa zamanda koku, tat ve hatta dokunma hislerini uzağa aktarabileceğiz. Telefonda konuştuğumuz insanın dokunduğu, kokladığı, tattığı şeyleri biz de hissedebileceğiz.
Nasıl olacak?
Yeni telefon sistemlerinde milyonlarca koku sensörü ve pikseli bulunacak. Diğer taraftan nakledilen koku, orada tanımlanıp programdaki yüklü dosyalarla bu tarafta da aktif hâle gelecek.
Amerika’da veya Antarktika’da akrabanızla görüntülü konuşurken “Ne yiyorsun?” diye sorduğunuzda, o “Buyur” deyip elindeki portatif tat makinesine değdirecek; siz de sensör arayüz çubuğunu tadacaksınız ve tadını anlayacaksınız.
Elinizdeki bir nesnenin dokusunu bile uzaktaki birine aktarabileceksiniz.
Ve hatta uzaktan aşk, cinsellik bile mümkün olacak.
En büyük talep buna olacak.
Ülkeler arası ilişkiler ivme kazanacak. Eşlerin veya sevgililerin reel orgazm için illa yan yana gelmesine gerek kalmayacak.
Koku, dokunma, cinsel temas… hepsi mümkün hâle gelecek.
Bu imkânlar sizi korkutmasın; aksine motive etsin.
Çünkü sevgi ve bağ, mesafe tanımaz hâle gelecek ve insanlık daha önce hiç olmadığı kadar yakın hissedecek.
Koku, tat ve dokunmanın uzaklara transferi, elimizdeki akıllı cihazlar vasıtasıyla gerçekleşecek.
Ben çocukken hatırlıyorum:
Ses ve görüntünün radyo ve TV’lerden aktarımı sonrası cemaat ve tarikatçılar “Koku nakli de olacak, Kur’an’da var” der dururlardı.
Yusuf aleyhisselamın kanlı gömleğini uzaktan koklayan babası Yakup (a.s.) örneğini verirlerdi.
Ecnebilerin bulmasını bekliyorlardı ama epey gecikti.
Bulununca da “Bak Kur’an’da vardı, hocamız söylemişti, işte mucize” diyecekler.
Şimdi sıra sizde:
Bu yenilikleri sadece izlemeyin, kendi hayatınızda bilinçli bir şekilde kullanın ve dönüştürün.
Koku ile Şifalanırız Aslında
Bu teknolojik nakil meselesi bir yana, koku zaten kadim bir şifa aracı.
Kokular en çok beyne faydalıdır. Frekansı 80 MHz’in altındaki kokular düşünceyi ve hayalleri baskılar, enerjiyi emer.
Bazı kokular ise belirli organlara iyi gelir; onları o bölgeye deriden sürmek gerekir. İşin erbabı şifacılar bunu çok iyi bilir.
Her sabah birkaç damla gül yağıyla güne başladığınızda, günün stresini daha doğmadan yenmiş olursunuz.
Gül ve lavanta tüm organlara ve bedene faydalıdır.
Limon, portakal, greyfurt gibi turunçgillerin kokusu da öyle…
Papatya, melisa, ardıç da öyle.
Nane beyne pek etki etmez, esas iç organlara faydalıdır.
Gül frekans olarak zirvededir, tütün ise en dipte.
LADA .Hiç duymuş muydunuz ?
Tip 1.5 diyabet (LADA), yetişkin yaşta başlayan ve hem Tip 1 (otoimmün) hem de Tip 2 diyabet özelliklerini bir arada taşıyan özel bir şeker hastalığı türüdür. Pankreas insülin üretmeye devam eder ancak yavaş yavaş hücre kaybı olur >>>
@surrealistnot Geçmiş gelecek ve şimdi iç içe aynı anda ? Zaman hapishane .olmuş bitmiş izlenirken burada olanlar gayb değil … Bu haber size gelmiş muhtemel yorum yapan kişinin de bilinci dışında külli bilinçten akışta haber verilmiş