sosyal medyada düşünce yükünü sırtlanmadığım bir gün oluyor.
Atatürk fotoğrafı mı var, hemen beğenesim geliyor.
sevgi gerçekten taşkın bir güç, her şeyin boyunu aşıyor.
senin kadar her şeye yetip düzeltemedik, üzgünüm
ve sana karşı mahcubum.
daha uzun cümlelere içim yılgın ancak,
seni ve düşüncelerini seviyorum. hep ve daima.
yeri geliyor sokaktaki ağaçla, kediyle köpekle zaten hep,
gökteki bulutla, evdeki sehpayla, yanmayan çakmakla dahi konuştuğum oluyor
ama yapay zekayla muhabbete sokulamıyorum, hazzetmiyorum kendisinden.
"var bi sinsilik" diyen tutucu bir yanım var
evrimi durmuş biriyim sanırım.
siteye giriyorum "palamut", çıkıyorum "palamut."
yetkililer umursamayınca doğa cefakar halkımıza destek veriyor sanki,
ucuz ve sağlıklı gıda sunarak.
ben sevmiyorum gerçi,
acaba dönüşüme kapalı mıyım sence de sevgili börek ?
pazardan geldim, arapsaçı çıkmış. giritliyim, ot severim.
şimdi gidip, iki bağ arapsaçı, üç bağ da pazı alsam
sonra bunları bir adet iri soğanla zeytin yağında pişirsem
ve ara ara ben bu karışımdan alıp tavada üzerine yumurta kırsam...
("belirsizlik ilkesi" ama bana kadar.)
“Sigara satışında TC kimlik numarası şartı olacak”
Sağlık Bakanı Memişoğlu, ilk kez TRT Haber'de açıkladı: İlgili kanun teklifini birkaç hafta içinde Meclis’e sunacağız.
aynı yağlı fırın kağıdını ilkinin peşinden hemen ikinci kez kullandığ��nız oluyor mu ?
(cimrilikten değil arkadaşlar üşengeçlikten gücünü alan bir soru.)
bu kızı büyük babası seviyor, herkesle arası iyi, hoş.
peki bu kız niye hep yalınayak arkadaş ?
bir çift ayakkabı bu kızdan neden esirgeniyor ?
yaşadığı ülke (isveç yada isviçre sanırım) sıcak ülkeler de değil üstelik
bu yalınayaklık neyin alt metni ?
sorarım, sordum. çekinmedim.
yemek yaparken ellerimi çok sık yakıyorum.
becerikli bir beceriksizim.
(özür dilerim ellerim,
ben de böyle olsun istemiyorum aslında ama oluyor.
sizi seviyorum.)
bu hafta kasaba pazarından sebze almadım. (hepsinden bıktım sanırım.)
kısaca haftalık yemek yok.
plansız ne kadar hayatta kalabiliyorum göreceğiz.
(hem tedirgin hem cesur hissediyor.)
şurada şöyle rezalet, burada böyle bataklık ve dahası...
memlekette tek ferah aktivite, her şeyi erteleyerek kanepeye uzanmak sanırım
o da kafanın içi merhamet edip azıcık susarsa eğer.