“Betül” Olmak!
Tesettür sadece başa örtülen bir bez parçasına indirgenemez; o, şekilden önce kulun Allah’ın emrine tereddütsüz “Emrin başım üstüne!” diyerek yöneldiği derin bir teslimiyetin göstergesidir.
Kur’ân-ı Kerîm elbiseyi sadece bedeni sıcaktan ve soğuktan koruyan bir kumaş değil; mahremiyeti muhafaza eden, kalbe takvâyı kuşandıran ve mümini cennete hazırlayan ilâhî bir emanet olarak sunar.
Gerçek tesettür yalnızca bedeni örtmekle kalmaz; gözün bakışından sesin edasına, yürüyüşün vakarından kokunun sadeliğine kadar insanı bütünüyle kuşatan bir iffet ve vakar şemsiyesidir.
Örtünmek ve iffeti muhafaza etmek yalnızca kadınlara has bir sorumluluk değildir; erkeklerin de bakışlarını haramdan korumaktan avret sınırlarına riayet etmeye kadar çok hassas bir tesettür mükellefiyeti vardır.
İffet ve hayânın zirvesi olan “Betül” vasfı; hayatı edep üzerine kurmayı, hatta ölüm anında bile vücut hatlarının belli olmasından endişe edecek kadar ince ruhlu bir mahremiyet bilincini taşımayı ifade eder.
*
https://t.co/vnwqD8TJY3
SON 1 GÜN!
Mısır'dan başlayıp tüm dünyayı etkileyen Müslüman Kardeşler teşkilatını kurarak modern İslami uyanış düşüncesinin seyrini değiştiren, fikirleri kadar suikastla son bulan hayatıyla da iz bırakan aksiyon adamıdır.
#hidayetvarisleri#nebevivarisler
Dualarımızın kabulünü sadece dilimizle değil, lokmamızla, kazancımızla ve hayatımızla da aramalıyız.
Haramla beslenen bir bedenin duası, insanı ciddi bir muhasebeye davet eder.
•
#SiyerdenAhlaka
SON 3 GÜN!
En ağır iftiralara ve krizlere derin bir sakinlik, vakar ve şefkatle göğüs geren Hasan el-Bennâ, davası uğruna tüm ömrünü ve canını feda eden eşsiz bir adanmışlık abidesiydi.
#nebevivarisler#hidayetvarisleri
Çağın Krizlerine Nebevî Bir Reçete
Hakiki bir medeniyet sadece binalarla değil; ancak âdil bireylerin, merhametli toplumların ve ilme değer veren ümmetlerin nebevî bir şuurla yoğrulmasıyla inşa edilir.
Ahlâkın zedelendiği ve değerlerin yerini tüketimin aldığı modern çağda kurtuluş, Hz. Peygamber’in (sas) hayatında tecessüm eden hikmeti ve adaleti çölleşmiş ruh iklimimize yeniden taşımaktan geçer.
İslam medeniyetinin temelini oluşturan nebevî yönetim anlayışı; tevhidin güvene, adaletin kanaate ve istişarenin sarsılmaz bir emanet bilincine dönüşmesi üzerine kuruludur.
Sözde değil özde kardeşlik, menfaatler etrafında toplanmakla değil; birbirini yıkayıp temizleyen iki el gibi kardeşinin eksiğini şefkatle ve vefayla gidermekle tesis edilir.
Yeryüzünde yaşanan salgınlar, depremler ve felaketler yalnızca faturası kadere kesilecek doğa olayları değil, basiret sahipleri için tefekkürle okunması ve ders çıkarılması gereken birer hadisat ayetidir.
Siyer Vakfımızın İstanbul’da üniversite okuyan kardeşlerimize yönelik düzenlediği “Çağın Mus’abları Programı” kayıtları yakında başlıyor.
Program kapsamında; İstanbul’da bulunan çeşitli üniversitelerde okuyan öğrencilere, ilmî anlamda destekleyici eğitimler verilmesi ve barınma/yurt ihtiyaçlarının karşılanması hedefleniyor.
#çağınmusabları #üniversite
Dönem başında Medeniyet Üniversite’sinde böyle bir sahne yaşamıştık… Sağımdaki genç (mavi yelekli) Uğur Can Bütüner…
Önceki gün gece geçirdiği rahatsızlık neticesinde vefat etmiş. Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet, makamı alî olsun. Mevlâ Hz. Ebû Bekir’i (ra) yoldaşı kılsın.
SON 5 GÜN!
Nebevî Vârislerin İlâhî Sorumluluğu
Peygamberler vefat ettiklerinde geriye mal, mülk veya maddi bir servet değil; insanlığı dalâletten koruyacak en büyük hediye ve sarsılmaz bir kalkan olan ilmi miras bırakmışlardır.
İlimden daha değerli hiçbir şey olamaz; çünkü sıradan yöneticiler ve sultanlar insanlara hükmederken, nebevî mirası omuzlayan gerçek âlimler sultanlara da hükmeder.
Peygamberlerin gerçek vârislerinin taşıdığı ilim, asla kuru bir ezber değildir; aksine kalpleri dirilten, aklı aydınlatan ve toplumu kökten inşa eden canlı bir hakikattir.
İlim her zaman ameli davet eder; eğer edinilen bilgi amelle buluşup hayata sirayet ettiyse ne ala, aksi takdirde o ilim sahibini terk edip göç eder.
Vücudun gıdası nasıl yemekse kalbin ve ruhun gıdası da ilimdir; ancak ilmi arttığı hâlde ahlakı güzelleşmeyen bir kimse, yaratıcısından uzaklaşmaktan başka bir şey elde edemez.
Muhammed Emin Yıldırım hocamız ile yaptığımız dönemin kapanış programı.
Gelecek dömem de her Cuma günü saat 20:00'de Siyer Vakfı'nda derslerimize devam ediyor olacağız inşallah.
#GençSiyer#GençlikSohbetleri
Srebrenitsa'yı unutmamak; sadece geçmişe bakmak değil, geleceği korumaktır. Hafızayı diri tutmak, adalet talebini diri tutmaktır. Çünkü sessizlik zalimi cesaretlendirir; hakikati haykırmak ise mazlumun umudunu büyütür.
Rabbimizden niyazımız; Bosna-Hersek'e huzur, tüm mazlum coğrafyalara selamet vermesi ve yeryüzünde bir daha hiçbir milletin soykırım acısını yaşamamasıdır.
#Srebrenitsa #Srebrenica #UnutulanSoykırımTekrarlanır #NeverForget #Bosna #BosnaHersek
Dua, Müjde ve Rüya ile Başlayan Bir Hayat: Hz. Peygamber'in Çocukluk Yılları
"Seven ve sevilen Peygamber (sas) benim için ne anlam ifade eder?" sorusu, bir çocuğun zihninde ve kalbinde filizlenecek en kıymetli arayıştır.
Onun (sas) kutlu hayatı; geçmişten gelen derin dualar, geleceği haber veren müjdeler, sadık rüyaların eşsiz bereketiyle örülmüştür
Hz. Abdullah ile Hz. Âmine'nin örnek evliliği, yeryüzünün en "güzel yuva"sını kurmuş ve insanlığa en "güzel meyve"yi yani Efendimiz'i (sas) armağan etmiştir.
Tarihin en karanlık çağında gerçekleşen o kutlu doğum, tüm insanlığın ufkunu aydınlatan sönmez bir güneş olmuştur.
Peygamberimiz'in (sas) çocuk yaşta adım attığı ilk yolculuklar, Onun gelecekte üstleneceği o büyük risalet vazifesinin ve kutlu davanın ilk ayak sesleridir.
Zulme Karşı, Mazlumdan Yana
2026 Marş Mira Yürüyüşü için Bosna'dayız.
Dünyanın dört bir yanından gelen kardeşlerimizle aynı gaye etrafında buluştuk. Buraya bizi getiren şey; Srebrenitsa'yı unutmamak, zulme karşı durmak, mazlumun yanında yer almak ve Aliya'nın emanetine sahip çıkmaktır.
Allah'ım! Bize iman nimetini lütfettiğin, zalime karşı öfke ve mazluma karşı merhamet verdiğin için Sana hamd ediyoruz.
Mazlumlara nusret, zalimlere hüsran nasip eyle. Bosna'dan Gazze'ye bütün mazlum coğrafyalarına huzur, selamet ve zafer ihsan eyle. Şehitlerimize rahmet, ailelerine sabr-ı cemil ihsan eyle.
Seferimizi hayırlı eyle. İhlâsımızı ve dinine hizmet azmimizi artır. Bizi hak yoldan ayırma. Ümmet-i Muhammed'e yeniden izzet günleri göster ve son nefesimize kadar mazlumun yanında, zalimin karşısında duran kullarından eyle.