Kongremizin yapılacağı Royal Teos Thermal Resort Clinic Spa Otel'in Hizmetleri 🌟:
🏨Konaklama:
💧Termal ve Spa Tesisleri:
💆Sağlık ve Güzellik Merkezleri
🏋️♂️Spor ve Aktiviteleri
🍽️ Sınırsız yiyecek içecek
Erken Kayıt İçin;
🖱️https://t.co/9stK1pJRaq
https://t.co/LC5r4KdSbO
3 Kasım Tek Sağlık Günü’nde deprem nedeniyle ortaya çıkan asbeste dikkat çekiyoruz
Tek Sağlık yerel, ulusal ve küresel düzeylerde — insanlar, hayvanlar ve çevre bakımından ideal sağlık koşulları elde etmek için — farklı disiplinlerin iş birliği içinde çalışmasını kapsayan bir yaklaşımdır. Tek Sağlık Günü’nün 2023 yılı teması ise “İnsan, hayvan ve çevre sağlığı birbirine bağlıdır: Birini korursak hepsinin korunmasına yardımcı oluruz.” şeklinde belirlenmiştir.
Son yıllarda ortaya çıkan iklim değişikliği, pandemi, vektörel hastalıklar gibi küresel sorunların yanında, özellikle 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra ortaya çıkan su ve hijyen yetersizliği ve bulaşıcı hastalıkların artması gibi ulusal sorunlar, ülkemizde Tek Sağlık yaklaşımına olan ihtiyacı daha da belirginleştirmiştir.
Deprem nedeniyle, binlerce canımızın bizlerden kopması sonucu toplumsal olarak yaşadığımız büyük duygusal travmayı takiben ve halen deprem bölgesindeki yurttaşlarımızın yaşadığı birçok problemin yanında, bölgeyi etkileyen çevre sorunları da insan ve hayvan sağlığını tehdit edecek hale gelmiştir. Bunlardan biri de asbesttir. Asbest, etkisi hemen belli olmayacak ama sonrasında kanser gibi ciddi rahatsızlıklara neden olabilecek bir tehlike olarak gündemimizde kalacak gibi görünüyor.
Asbest, doğal yollardan oluşan lifli yapıda bir grup mineral için kullanılan ortak bir isimdir. Fiziksel özellikleri asbestin geçmişte birçok işkolunda kullanılmasına ve bu yaygın kullanım da kaçınılmaz olarak insanların asbestle yoğun temasına neden olmuştur. Ancak Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), asbest maddesini “kesin kanserojen” (Grup 1 kanserojen) olarak sınıflandırmaktadır.
Avrupa Birliğine üye ülkelerde 2005 yılından itibaren asbest üretimi ve kullanımı yasaklamıştır. Türkiye’de de Avrupa Birliği mevzuatı benimsendiğinden 2010 yılında asbest üretimi ve kullanımı tamamen yasaklanmıştır. Ancak yasaklanan tarihe kadar inşa edilen birçok konut, kamu veya özel binada halen tonlarca asbestin olduğu bilinmekte, depremde yıkılan veya ağır hasarlı binaların molozlarında oldukça fazla asbest bulunduğu da önemli bir gerçeklik olarak karşımıza çıkmaktadır. AFAD tarafından yapılan açıklamalarda da depremde yıkılan binaların büyük çoğunluğunun eskiden inşa edilmiş binalar olduğu ifade edilmektedir. Asbest lifleri gözle görülemediklerinden bunlardan kaçınmak pek de mümkün olamamaktadır. Lifler havalandıklarında hava akımı çok az olsa bile günlerce havada asılı kalabilmekte ve solunum yoluyla akciğerlere kadar gidebilmektedir. Yıkılan binalardan çıkan molozların kaldırılması sırasında etrafa oldukça fazla asbest lifi yayılması da kaçınılmazdır. Molozların kaldırılması sırasında ileride daha vahim sonuçlarla karşılaşmamak için çok daha dikkatli olunmalı ve bilinçli hareket edilmelidir.
Depremden etkilenen illerimizde yaygın şekilde tarım ve hayvancılık yapılmaktadır. Enkazın kaldırılması ve taşınması sırasında toz oluşumunu engelleyecek önlemlerin alınmaması, asbestli enkaz depolama alanlarının belirlenmemesi veya gelişigüzel çevreye dökülmesi durumunda yeraltı suları dahil su kaynakları ile tarım arazileri başta olmak üzere toprağın kirleneceği, bunun insan ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyebileceği unutulmamalıdır. Molozların usulüne uygun olarak toplanması ve çevre, insan ve hayvan sağlığına zarar vermeyecek şekilde depolanması bölgedeki yaşam için elzemdir. Söz konusu önlemler alınmaz ya da uygulanması takip edilmezse gelecekte ciddi sağlık sorunları yaşanacağından kaygı duyuyoruz.
🔽
https://t.co/NjrogAh8FN
Veteriner Hekimlere şiddet,
topluma ve toplum sağlığına karşı şiddettir. Veteriner hekimlere karşı şiddeti durdurmak, halk sağlığını korumak demektir.
#ŞiddetVarsaVeterinerHekimYok
#ŞiddetVarsaVeterinerHekimYok#VeterinerHekimeŞiddeteSon
Sağlıkta şiddet hekimliğin her alanında artarak devam ediyor!
Bu defa Veteriner Fakültesi öğrencilerimiz darp edildi!
Sağlığın her alanında olduğu gibi, veteriner hekimlere karşı da giderek artan şiddet, bu defa Samsun'da veteriner hekimlerle birlikte veteriner fakültesi öğrencilerini de hedefine aldı ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesi Eğitim, Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde veteriner hekimler ve eğitimine devam eden dört öğrencimiz hasta yakınlarının sözlü ve fiziki saldırısına uğradı.
Üstelik, ülkemizde 23 Ekim 1842 tarihinde başlayan bilimsel veteriner hekimliği eğitiminin 181. yılını kutlamaya hazırlanırken!
Veteriner fakültesi öğrencileri, diğer hekimlik eğitimlerinde olduğu gibi üniversitelerin eğitim, araştırma ve uygulama hastanelerinde uygulamalı eğitim almakta, bu hastanelere getirilen hasta hayvanların muayene, teşhis ve tedavi süreçlerinde yardımcı olmakta, acil klinik hizmetlerine katılarak nöbet tutmaktadırlar.
Ancak hayvan, insan ve çevre sağlığı için kritik öneme sahip bu mesleğe adım atacak veteriner fakültesi öğrencilerinin, bu zor eğitim süreci için nitelikli, eşit ve güvenli bir eğitim almalarına uygun koşullar sağlanamamaktadır.
Veteriner fakültesi öğrencilerinin, aynı şartlarda olmasına rağmen, geçtiğimiz yıl tıp ve dişhekimliği fakültelerinin intörn ve son sınıf öğrencileri için sağlanan özlük haklarından ve maddi destekten de yararlandırılmayarak ayrımcılığa maruz bırakılmalarından sonra, bir de şiddete uğramalarını ve savunmasız bırakılmalarını asla kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz!
Veteriner hekimlere ve eğitimine devam eden veteriner fakültesi öğrencilerine karşı sergilenen her türlü şiddeti ve yok sayılmayı bir kez daha kınıyor bunun son olmasını diliyoruz.
İnsan, hayvan ve çevre sağlığı için aynı özveriyle görevimizi yaparken karşı karşıya kaldığımız bu durumu kabul etmiyoruz. Bu amaçla mücadelemize devam ederken, öğrencilerimizin ve ailelerinin bilmesini isteriz ki, verecekleri hukuk mücadelesinde yanlarında olacağız!
Sabrımızın artık tükendiğini bir kez daha seslendirerek yetkilileri bir an önce önlem almaya, veteriner hekimlerin de bir an önce Sağlıkta Şiddet Yasası kapsamına alınması için adım atmaya çağırıyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur!
Niyet ne olursa olsun bu suçtur ! Özellikle son dönemlerde artan bu durumlara müdahale edilmesi ve soruşturma açılması gerekiyor. 6343 sayılı Kanunun 68. Maddesindeki hükümler uygulanmalıdır.
@merkezkonseyi@ProfArslan@CemilSahince@gencvetiz
8 Eylül'de, Genç Veteriner Hekimler Derneği (GENÇVETİZ) tarafından organize edilen gençlik kampında, meslektaşlarımız ve meslektaş adaylarımızla buluşacağız.
@gencvetiz
Merhabalar, çok beklediğiniz Gençvetiz VetGo Gençlik Eğitim Kampı ve detayları çok yakında!😇🥳 Hem eğlenip hem öğreneceğimiz bu kampın başvuru formu açıldığı an sizler de kontenjanımız dolmadan yerinizi alın.🏕️🙏🏻
https://t.co/GhPOOgOoN2
2 Gece 3 Günlük Bu Kampta Sizleri Ne Bekliyor?
🏘️Bungalov Konaklaması,
🚶🏻♀️Sabah Yürüyüşleri,
🧑🏻⚕️Birbirinden Tecrübeli Hocalarımız ve Eğitimleri,
🚣🏼♀️Kano Turu,
🏸Spor Aktiviteleri,
🏕️Kamp ateşi,
🩺Mesleki Motivasyon,
🎴Eğlenceli Kamp Oyunları,
📜Kamp Sonunda Katılım Belgesi,
Meclise gelen 2/4618 esas numaralı kanun teklifinin intörn tıp ve diş hekimliği son sınıf öğrencileri hakkındaki 9. maddesinin veteriner fakültesi intörn öğrencilerini de kapsayacak şekilde yürürlüğe girmesini istiyoruz.
#intornveterinerhekimler
Bizler Veteriner Hekimiz, 5 yıl süren yoğun eğitim programımızın son yılını intörn hekim olarak geçiriyor muayene, teşhis tedavi yapıp operasyonlar yürütüyoruz. Talebimiz Tıp ve Diş Hekimliği Programında olan hekim arkadaşlarımız gibi intörn maaşı almak.
#intornveterinerhekimler