"CHP Atatürk'ün partisi, ayrılmamak lazım" diyenlere şunu söylemeli: Mustafa Kemal de 1907-18 arasında İttihat ve Terakki üyesiydi. İttihat ve Terakki üyeliği de sıradan bir siyasal parti üyeliği gibi değildir, varoluşsal bir dava aidiyetidir. Ama 1919'daki yeni koşullarda Mustafa Kemal Paşa İttihatçılığı romantize etmedi, onu ardında bıraktı ve Anadolu'da yeni bir hareket başlattı.
Olağanüstü koşullar olağanüstü kararlar gerektirir.
"CHP seçmeni nasıl olsa ikna edilir" diyerek kendi seçmenini koyun yerine koyan bir anlayışın yönettiği parti seçimleri nasıl kazansın ki zaten.
Yeni Parti'nin kurulması, hem bizler hem de Butlan yönetimi tarafından koyun yerine koyulan CHP seçmeni için bir avantaj.
Tek istediğim şey: ileride mutlu olabilmek. Kimsenin şahsi hırsları yüzünden geleceğimin mahvolmaması.
Anlatacak, özellikle de sitem edecek çok şey var. Ama bu süreçte bunların hiçbiri benim için asıl dert değil.
İnsanların özgürlüğünden mahrum bırakıldığı, ailelerin hasretle yaşadığı, hayatların gözgöre göre karartıldığı bir yerde; kendi derdimi büyük bir dert gibi görmek bana kabalık geliyor. Ama artık süreç baş edebildiğim bir noktada değil. Ben bu yolun başında yalnız olduğumu biliyordum, hiçbir zaman da gocunmadım bu durum yüzünden. O sebeple kimse akıl satmaya kalkmasın.
Yine de hayat devam ediyor. Ve maalesef, hem sahada hem de sosyal medyada yürüttüğüm aktivizm nedeniyle, büyük zorluklarla ayarlayabildiğim iki iş görüşmesi de -istediğim alanlar olmadığı, mecburi sebeplerle başvurduğum halde- olumsuz sonuçlandı. Hatta bir işveren tarafından doğrudan kandırıldım.
"Belediyeden ekmek yiyor", "atm çalışanı" diyerek iftira atan kansızlar da kına yaksın. Allaha şükür, 1.5 yıldır boğazımdan babamdan başka tek bir kişinin lokması geçmedi. 🙂
Salyalarınızı akıtarak hayalini kurduğunuz belediyelerde ya liyakat sahibi insanlar çalışır ya da sizin gibi hiçbir işe yaramadığı için başkalarının emeğine çamur atan asalaklar. Ben ilk gruba giremedim diye üzülürüm; ikinci gruba benzemedim diye de gurur duyarım. :)
Sosyal medyadaki X ve Instagram hesabımı kapatıyorum ama mücadelemi elimden gelenin fazlasıyla, sonuna kadar sürdürmeye devam edeceğim. İyi bakınız kendinize 🌸🤍
Bu Rümeysa Eker isimli kadının hiçbir şey bilmemesini geçin, o attığı tweet için kaç dakika düşündüğünü hayal edin.
Muhalif cenah böyle bir şey yapsa kapıya polisin gelmesi 5-6 dakika falan. Cumhuriyet'e ve Türk Halkına alenen hakaret içeren cümleler için hâlâ "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçundan herhangi bir işlem başlatılmadı.
Hayır nasıl bir cesaretle yazdığı da inanılmaz. Bir de "gün gelir söylediklerim doğru çıkar" diyip rol kesmiş, gümledim aq.