Yasal yollardan Toplu başvuru ve Toplu dava açılması dahil olmak üzere ne gibi çözüm üretilebileceğini Hukukçu arkadaşlarla oturup konuşacağız.
Bu süreçte Kimseden "BİR KURUŞ PARA İSTENMEYECEKTİR."
Tek isteğimiz hesabı tüm mağdurların görmesini sağlamanızdır. RT desteği önemli
Yavru kediye işkence eden iki şahsın sesini ve bir tanesinin azda olsa yüzünü gördük.
— Burdan açık duyurumdur!
Bu şahısları mutlaka tanıyan birileri var. Tanıyıp polise ihbar etmeye korkan arkadaşlarımıza sesleniyorum; eğer cesaret gösterip bu soysuzları ihbar ederseniz ömür boyu kaliteli işlerde çalışmanız için ne kadar çevrem varsa aracı olacağım.
Gerekirse bizzat cepten maddi destek sağlayacağım. Kaliteli bir yaşam standartı ve kaliteli bir iş ömür boyu sizin olacak.
85 milyonluk ülkede mutlaka bu sesleri tanıyan birileri var. Fakat henüz yakalanmadılarsa ve ihbar eden olmadıysa bu sadece korkudan!
Kediye bunları yapan bize ne yapmaz diye korkuyorlar. Kimliğinizi açık şekilde ihbar etmek zorunda değilsiniz. Polise giderek kimlik bilgilerimin gizli tutulmasını istiyorum ihbarım var derseniz yine talebinizi dikkate alarak ilgilenirler.
Mazlumun cesareti alçakların en büyük düşmanıdır!
Haydi dostlarım tanıyan bilen birileri mutlaka var. Bakın vardır demiyorum kesinlikle var!
#HayvanKatliamınaDurDe
KEDİ VAHŞETİNİN FAİLLERİ HALEN BULUNAMADI!
Bir cana işkence ederek vahşice katledenlerin hâlâ bulunamamış olması kabul edilemez!
Bu vahşetin faillerinin tespit edilmesi ve hak ettikleri cezayı almaları için vicdan sahibi herkesi vicdani ve insani bir göreve çağırıyoruz.
Şahısları tanıyan, bilen veya olayla ilgili herhangi bir bilgiye sahip olanların, faillerin yakalanmasına yardımcı olmak için EMNİYET BİRİMLERİNE YA DA BİZE BİLDİRMELERİNİ önemle rica ediyoruz.
0 506 287 71 45
0 538 519 44 34
0 551 550 12 04
Sessiz kalmayın!
Görmezden gelmeyin!
#HayvanlaraŞiddeteDurDe
Bir üç beş on değil. On binlerce böyle psikopatın iplerini saldınız. Türkiye'ye, halka karşı bir psikolojik harp yürütüldü ve halen devam ediyor. Hayvanlara yönelen şiddeti iktidar içinde birileri bilinçli olarak kışkırttı ve teşvik etti.
Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması; Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir.
Üstelik burada en dikkat çekici ve en vahim noktalardan biri şudur… Henüz ceza davaları sonuçlanmamışken, mahkemenin fiilen “seçime hile karıştırıldığı” yönünde bir kanaat ortaya koyması; ceza mahkemesinin yerine geçerek hüküm tesis etmesi anlamına gelmektedir. Oysa hukuk devletinde hiç kimse, hiçbir kurum; kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez.
Anayasa’nın 79. maddesi açıktır. Seçimlerin yönetimi ve denetimi Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir ve YSK kararları kesindir.
Seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu anayasamızda da açıkça belirtilmiştir. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri ortadayken bu sınırlar aşılamaz.
Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. Ancak hukuki süreçler; siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin ya da tasfiye etmenin aracı hâline de getirilemez.
Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hâle getirmektir.
Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur. Tam tersine bu tablo; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer.
Bu nedenle yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir.
Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükûnetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ben dahil bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız.
Bu süreçte birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak gerekmektedir. Aksi takdirde bu kararları alanlar ve bu tartışmaları büyütmek isteyenler amaçlarına ulaşmış olacaktır.
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo ortadayken, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme ihtimalinin de oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kenetlenmesi değildir. Türkiye’nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve ortak vicdanda bir araya gelmesidir.
@tokcem Daha yeni emlak yetki belgesi parası kestiler 40.000TL, ben emlak işinden ayrılırken odaya olan üyeliğimi ve şirketimi kapatmıştım ticaret Bakanlığının verdiği yetki belgesi de diploma gibi evde duruyordu. Borç geldiğinde iptal süresinin geçtiğini öğrendim. Mecburen ödenecek…
Son günlerde belli çevreler tarafından bilinçli biçimde yürütülen bir kampanyayı dikkatle izliyorum. Bu algı operasyonu kimi zaman karşımıza bir manşetle kimi zaman da sosyal medyada yazılıp çizilenlerle çıkıyor.
Öncelikle şunu herkes bilsin:
Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana milletin emanetine namusumuz gibi sahip çıkacağımızı söyledik. Aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.
Ankara halkının parasını kendi cebimizdeki para gibi koruduk.
Çöp projelere değil, halkın gerçek ihtiyaçlarına yatırım yaptık.
Rant düzenine son verdik.
Belirli zümrelere sağlanan ayrıcalıkları kaldırdık.
“Kim daha çok oy verdiyse oradan başlarım” anlayışını değil,
“İhtiyaç neredeyse oradan başlarım” anlayışını benimsedik.
İhaleleri canlı yayınlamaya, Sayıştay raporlarımızı kamuoyuyla paylaşmaya, meclis oturumlarımızı şeffaf biçimde yayınlamaya devam ediyoruz.
Bütçemizi kalem kalem Ankaralı hemşehrilerimize anlatıyoruz.
Şeffaflık, yolsuzlukla mücadele ve mali disiplin politikalarımız sayesinde uluslararası alanda ödüller aldık, finansal güvenilirlik notlarımızla Türkiye’de örnek gösterilen belediye olduk.
Şimdi ise yürüyen adli süreçler üzerinden bir algı operasyonu yapılmak isteniyor.
Nisan 2019’dan bu yana hakkımda 100’ün üzerinde şikâyet yapılmıştır.
Bu dosyaların büyük bölümünde ifadem dahi alınmamıştır.
Danıştay’da ise iki dosyam bulunmaktadır:
Bunlardan biri Dodurga bölgesinde imar rantına karşı duruşumuz nedeniyle,
diğeri ise kamuoyunda “konser soruşturması” olarak bilinen süreç kapsamında, denetim görevimi yerine getirmediğim iddiasıyla açılmıştır.
Benim dönemimde en küçük bir iddia olduğunda iç teftişi başlatan da dosyayı savcılığa götüren de yine benim.
Kendi dönemimde dahi yanlışa göz yummadım, yummam.
Benim kendimden en ufak şüphem yok. Çünkü saklayacak hiçbir şeyim yok.
Şunu açıkça söylüyorum:
Ben yetkiyi Türk Milleti’nden aldım.
Ankara halkı da memnuniyetini yüzde 60’ın üzerinde oy vererek gösterdi. Nedeni de hayata geçirdiğim halka dokunan projelerim ve şeffaf oluşumdur.
Hâl böyle iken; kimse bizi siyasi operasyonların ve itibarsızlaştırma çabalarının bir figüranı yapamaz.
Bizim dayanağımız ne makamdır ne güçtür.
Bizim dayanağımız milletimizin vicdanıdır.
Akşam çocuğuna yemek yapabilen annenin duasıdır.
Evinin ihtiyaçlarını karşılayabilen babanın huzurudur.
Tarlasında alın teriyle toprağa tohum eken çiftçinin umududur.
Öğrencinin içtiği sıcak çorbadır.
Garibanın kapatılan veresiye defteridir.
Eczanede “borcunuz kapandı” denildiğinde yüzü gülen hastanın sevincidir.
Hiçbir baskı, hiçbir itham, hiçbir siyasi hesap bizi doğru bildiğimiz yoldan alıkoyamaz.
Bugün algı yapanlar şunu unutmasın:
Adalet bir gün herkese lazım olur.
Polis memuru Melih Okan Keskin Ankara, İvedik TÜVTÜRK istasyonunda dövülerek öldürülmüştü.
Kamera kayıtları incelendiğinde polis memurunun 3 farklı yerde acımasızca dövüldüğü görülüyor.
İlk olarak tesis içinde darb ediliyor. ikincisinde TÜVTÜRK personeli arkadaşımızın kendi arabası ile arkadaşımıza bilerek çarpıyor ve sonra araçtan inerek öldürücü yumruklar atıyor. Üçüncü bölümde ise TÜRVTÜRK yelekli yaklaşık 30 kişi polis arkadaşımızı linçliyor. İçlerinden bir insan evladı da, durun demiyor. Olay baştan sona TÜVTÜRK personeli tarafından bir hiyerarşi içinde gerçekleştiriliyor.
Bu cinayet mahalli maalesef yetkililer tarafından kapatılmadı. Ancak kıymetli Ankaralılar istasyona gitmeyerek fiilen kapattı.
Yaşadığımız anı tarif etmek için kullandığım bir metafor vardır; Haçovadayız.
Haçova idarenin çöktüğü yerde milletin duruma müdahalesidir.
#TüvtürkKapatılsın
🚘Bahse konu “araç muayene istasyonu” hakkında binlerce şikayet var ama kimsenin umurunda olmamış.
➖44 yaşında, 2 çocuk babası polis memuru Melih Okan Keskin, muayene için aracını bu istasyona götürüyor.
➖Aracın “park lambasının yanmadığını” söyleyip kendisini geri gönderiyorlar.
➖Dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra “park lambasının aslında yandığını” gören Okan Keskin,
➖Tekrar içeri gelerek “park lambam yanıyor” diyor.
➖İçerideki görevli şahıslar “artık geçti, şu an yapacak bir şey yok” diyerek ertesi gün tekrar gelmesini söylüyorlar.
➖Bunun üzerine yetkili bir kişi ile görüşmek isteyen Okan Keskin’e öfkelenen kalabalık bir grup çalışan, önce bir araçla onun ayağını eziyor, sonra da darp etmeye başlıyor.
➖Yardıma gelen vatandaşlar da polis memurunu kurtaramıyor.
➖Hastaneye kaldırılan Okan Keskin bir süre yoğun bakımda kalıyor ve maalesef kurtarılamayarak hayata veda ediyor.
➖Hastanede yaşam mücadelesi verirken mesai arkadaşı bir komiser ise “firar” verip kendisinden şikayetçi oluyor.
➖Kamera kayıtlarında 10’dan fazla saldırgan olmasına rağmen sadece iki kişi gözaltına alınıyor.
👉Bu arada;
📈Türkiye’de araç muayene ücreti İngiltere’nin iki katı,
📈Ödeme kredi kartı ile yapılırsa 300 TL daha fazla alınıyor.
📈Muayene tarihi geçmişse, gecikme süresine göre de ek ücret alınıyor.
💡İşte size AKP rejiminin Türkiye Yüzyılı!
#AnkaradaPoliseAdalet
Bakın bu adamın aracının park lambasının yanmadığı iddiası ile muayeneden geçirilmedi. Lambanın yendığını göstererek itiraz etti diye önce araçla kasten çarpılarak yaralandı, sonra dövülerek beyin kanaması geçirtildi. Kimse ambulans çağırmadı, kendi aracı ile hastaneye gitti. Adam hastanede öldü. Mehmet Can UCUZ denen haysiyetsiz de "görevi yaptırmamak için direnme" suçundan bu Polise işlem başlatıp, faili firar gösterdi. Allah hem @TUVTURK yönetiminin hem de bu ucuzun belasını versin.
#polis
#AnkaradaPoliseAdalet
#TüvTürk
2026, muhtemelen 2025'ten daha zor bir yıl olacak. Dünya "sistemi" bir belirsizlik sürecine girdi ve bu bir süre devam edecek. Türkiye de bundan nasibini alacak. Zaten yaşananlar ülkenin bir kuşatma altına alınmaya çalışıldığına işaret ediyor.
Herkes için hayatta kalma savaşı.
Hira nın babasını bulun @AliYerlikaya cezayı ona kesin
Kızın babası bulur darp eden kızı kesse katil diye mi anılacak ?
Kimsenin çocuğu kimsenin çocuğuna bunu yapması normal değildir
Herkes çocuğuna kendisi mi sahip çıksın ? Devlet sahip çıkacak mı ?
Şule Aydın, Melih Gökçek'i paçavra etmiş
*Fetö sizi nasıl kandırdı sorusuna, 3 harflilerle diyecek kadar mal
*6 milyar $'lık jelibon rezervimiz var diyecek kadar cahil
*5 dakika bakkal emanet etmeyeceğiniz kadar 3 kağıtçı
*Osman Gökçek'le beraber Mansur Yavaş'a iftira atıyor