AK Parti cenahının meseleye bakışı şu:
“Reis masaya yumruğunu vurdu, PYD kendisini feshetti.”
Yanlış anlamayın ama mesele bu kadar basit değil.
PYD kendisini feshetti ama karşılığında siyasi, askeri, ekonomik ve anayasal alanda ciddi kazanımlar elde etti. Böyle bir tablo karşısında “Ben devam edeceğim.” demesi zaten anlamsız olur.
Bakın gerçekleşenlere:
• YPG bayraklarının Suriye bayrağıyla birlikte kullanılmasına izin verildi.
• Kürtçe eğitim ve kapsamlı Kürtçe müfredat kabul edildi.
• Silahlı unsurlar Suriye ordusu ve güvenlik yapısına entegre edildi.
• Örgüt kadrolarına devlet içerisinde üst düzey görevler verildi.
• Yeni siyasi yapılanmanın önünün açılması sağlandı.
• Petrol gelirlerinden belirli bölgelere pay ayrıldı.
• Ölen örgüt mensupları “şehit” kabul edilerek ailelerine maaş bağlandı.
• Mevcut güvenlik ve askeri yapılanmalar büyük ölçüde korundu.
• Kürt haklarının Suriye Anayasası’na dahil edilmesi kabul edildi.
Ve en çarpıcı noktalardan biri:
“Suriye Arap Cumhuriyeti” ifadesindeki “Arap” ibaresi çıkarılarak ülkenin adı “Suriye Cumhuriyeti” olarak değiştirildi.
Şimdi bütün bunlara bakıp hâlâ:
“Reis masaya yumruğunu vurdu, PYD fesih oldu.”
diye değerlendirmek, meselenin sadece görünen kısmına bakmaktır.
PYD açısından düşünün:
Bu kadar siyasi, askeri, ekonomik ve anayasal kazanım elde etmişken “Ben fesih olmuyorum, mücadeleye devam ediyorum.” demesi neden mantıklı olsun?
Asıl soru şu:
Fesih oldu mu? Oldu.
Peki fesih karşılığında ne verildi?
Meseleyi doğru okumak istiyorsak asıl buraya bakmamız gerekiyor.
Akademisyen Nazan Üstündağ,
Türk ve Kürt savaş rantçılarına iyi ders vermiş..
"Kendinizi o kadar merkeze koyuyorsunuz ki, Kürt hareketinin size en doğru argümanla gelip sizi ikna görevini ona biçiyorsunuz. Böyle bir şey olamaz. Kürt Hareketi bir halk hareketidir."
Düşman düşmandır. Ölümüze de dirimizi de ne yaptığını iyi biliriz. Bundan da şikayetçi değiliz. "Düşmandır, düşmanlığını yapıyor" der, öfke ve intikamla kuşanıp gideriz. Ama Kürt hainlerinin "Kürt milliyetçiliği" maskesi altında yaptıkları bênamûsluğu ne unutur, ne de affederiz..
"Hiç kimsenin adını bile söylemediği bir ülkenin yurtseverliğini biz yaptık.
Hiç kimsenin kimliğini bile ağzına almak istemediği bir halkın gerçeğini ortaya çıkardık."
— A. Öcalan